Mağusalının anıları canlandı

banner37

Geçmişin İzinden dizimizin geçen haftaki bölümünde yayınladığımız 1965 yılındaki Mağusa’da kayıtlı iş sahipleriyle ilgili liste büyük ilgi gördü

banner87
Mağusalının anıları canlandı
banner90
banner99

FAİZCİLERİN KREDİ ORANI YÜZDE 9… Listede yer alan meslek gruplarından en fazla ilgi çeken faizci mesleğiyle ilgili sorulara Mağusa’nın yakın tarihini iyi bilen maliyecilerden Hüseyin Garip’ten yanıt geldi. Faizcilerin verdiği kredi faizinin hiçbir zaman yüzde 9’uzu geçmediği ve bankalardan daha düşük oranda faiz verildiğini belirten Garip, “Benim aklımda kalan iki faizci dosyası biri Kazım Ramadan namı diğer Fukare Kazım, diğeri Ahmet Hulusi Soyer (bunun namı diğerini paylaşamam) idi” şeklinde dönemin analizini yaptı

AKTİF ÇALIŞAN SADECE İLKAY GENÇ KALDI… 1965 yılında daha 17 yaşında iş sahibi olan İlkay Genç, o yıla ait liste içinde iş yaşamına 55 yıldır devam eden tek kişi konumundadır. Mağusa esnafını vergilendirmek için Lefkoşa vergi dairesinden bir ekibin bölgede inceleme yaptığını anımsatan İlkay Genç, gelen memurun kendilerine kötü davranışının apırına gittiğini ve bu yüzden ağladığını anımsar

1965 yılında Mağusa’daki vergi verenler için oluşturulan listede o dönemin esnafının kimler olduğu ve ne tür işlerin yoğunlukta olduğu ve ne tür mesleklerin bulunduğunu gösteren listeye Mağusa’dan yoğun ilgi geldi.

Mağusa halkı listelerdeki isimler ve yaptıkları mesleklere bakarken nostalji yaşadılar.

Sosyal medya sayfalarında paylaşılan Geçmişin İzinden dizisinin geçtiğimiz haftaki yayınına gelen yorumları derlediğimizde yazının düşündürdüklerini derlemenin yerine olacağı inancıyla bazı yorumları sizlerle paylaşmak istedik.

Dr. Özkan Korun’un lisedekilerle açıklayıcı bilgi vermesiyle Mağusalının ilgisini çeken listeyle ilgili paylaşımının altına gelen yorumlarda birçok kişi o dönemin esnaf ve iş sahibi olan aile büyüklerini anarken, ölenlere rahmet dilendi.

Faizci ne demek?

Mağusa’da 1965 yılında yaygın olan meslekler arasında faizci de görülmektedir. Özellikle genç Mağusalılar bunu sorguladı. Serdar Atai ve ardından da Yenal Süreç’in bu yöndeki sorusuna Mağusa’nın yakın tarihini iyi bilen maliyecilerden Hüseyin Garip’in verdiği bilgi şöyle:

Faizcilik nedir diye soruyorsunuz? Benim aklımda kalan iki faizci dosyası biri Kazım Ramadan namı diğer Fukare Kazım diğeri Ahmet Hulusi Soyer (bunun namı diğerini paylaşamam) idi. Verdikleri kredi faizi yüzde dokuz idi. Hiçbir zaman yüzde dokuzdan yüksek faiz almadılar. Bankalardan daha kolay verirlerdi. Maraş’ta Rumların, Ahmet Hulusi Soyer adına ipotek edilmiş onlarca evin mevcudiyetini hatırlarım. Zaten borç senetlerin birer kopyası vergi dosyasında mevcut idi. Rum avukat her ay kredi taksitlerinin tahsilatını yapar, komisyonunu keser, geri kalanı iade ederdi. 1974 savaşına kadar, evler ödenmediği için Tapu Dairesi’nde, Ahmet Hulusi Soyer adına ipotek idi. Ha onlar da vakıf malının üzerine yapılmışsa ne olacak, onu bilemem. Evler Maraş’ta, borçlu Rumlar, aracı avukat Rum, o halde neden Cumhuriyetin ya da Rumların Vergi Dairesi almazdı? Onu da Üçlü Kararnamelerle atanan Ekabirler anlatsın.”

O dönemde de memurların işyerleri eşleri adınaydı

Ülkemizin bugün en büyük sorunlarından olan ve gizli işsizlik yaratan etkenlerden olan kamu görevlilerinin ikinci iş yapması ve bu işlerin kaydını da özellikle çalışmayan eşleri adına yapması 55 yıl önce bile var olan bir durumdu.

1965 yılındaki Mağusalı esnaf listelerinde bazı işyerlerinin eşler adına kayıtlı olmasına dikkat çekenlerin paylaşımlarına göre, Belediye Müdürü Necati Erozan ticaret işini eşi adına yaparken bir diğer örnekte de, Elektrik Dairesi Müdürü Kemal Çapraz da eşi adına ithalat yapmaktaydı.

Yazının gayesi ne?

Mağusa’nın 1965 yılındaki işyerleri ve yapılan meslekleri yansıtan listesiyle ilgili yayınımıza farklı platformlardan “gayeniz ne?” eleştirisi gelmiştir.

Her hafta geçmişin izinden giderek bulabildiğimiz belgelerle yaşanmışlar ve ilgili dönemin tartışmalarını okurlarla paylaştığımız köşemizin gayesinin ne olduğunu eleştiri getirenlerin algılarına hitap edecek şekilde açıklamak zor gibi.

Ancak Mağusalı Funda Onar Türkeş’in bu yöndeki değerlendirmesi yazılanlardan art niyet arayanlara verilecek yeterli bir cevaptır diye düşünüp sizlerle paylaşıyorum:

Suriçi çocuğuyum, birçok esnafı tanır ve hatırlarım, hatta fazlasını. Babam ve amcamı da listede görünce, hem duygulandım, hem gurur duydum. Bu bazılarını nasıl rahatsız etti, anlamadım. Bakın ne kadar güzel, bu vesileyle onları hem anıyor, hem de ölmüşlere rahmet diliyoruz. Nur içinde yatsınlar. Güzel paylaşımlar için teşekkürler.”

Yaşayan 2 kişi, aktif çalışan sadece İlkay Genç

Dr. Özkan Korun’un liste üzerinde yaptığı incelemeye göre 1965 yılının esnaflarından sadece dört kişi bugün yaşamını devam ettiriyor.

O dönemde daha 17 yaşında bir iş sahibi olan İlkay Genç, liste içinde iş yaşamına 55 yıldır devam eden tek kişi konumundadır.

O dönemler ilgili hatıralarını bizlerle paylaşan İlkay Genç, Mağusa esnafını vergilendirmek için Lefkoşa vergi dairesinden bir ekibin bölgede inceleme yaptığını anımsattı.

İlkay Genç’in Lefkoşa’dan gelen yetkililerle girdiği diyalogdan anılarında kalan anekdot şöyle: “Beni de görüşmek için vergi dairesine çağırdılar. Maalesef o zamanki Lefkoşa’dan gelen yetkili arkadaş bana çok sert davranmıştı ve beni çok sıkıştırdılar. Korkumdan ve yapılan sert muamele o kadar çok ağırıma gitmişti ki, ağlamıştım.”

Dönemin radyo tamircisi Nafi Riza da listedeki isimler arasında bugün hayatta bulunan ikinci kişidir.

Fadıl Rıza’nın dükkanı

Dönemin Mağusa’sında en fazla anı barındıranlardan biri de Fadıl Rıza ve dükkanındaki çeşitlilik bulunuyor.

Özkan Korun, Fadıl Rıza ile ilgili anısını, “Hiçbir dükkanda bulunmayan ihtiyaç duyulan bir mal onun dükkanında bulunurdu. Dükkanın yanındaki evde kız kardeşi yani büyük halan Leman Hanım Nam-ı Diğer Kraliçe otururdu. Rahmetliğe Kraliçe denme sebebi sokağa çıktığında çok güzel giyinmesi şık şapkalar takması idi. Babam Yemci Kasım’dan bullilerine yem alırdı. O yıllarda Mağusa’da Bulli beslemeyen ev azdı. Bullilere yemi genellikle ben götürür Kraliçeden de harçlığımı alırdım” şeklinde aktardı.

Şeniz Hunter ise “ilkokuldayken Fadıl Dayı’nın dükkanından kalem, silgi, lastik potin vs gibi okul ihtiyaçlarımızı almaya giderdik. Dükkanın içi “Aladdin’s Cave” gibiydi, ne arasak bulurduk. Bazen bahsettiğin kız kardeşi servis yapardı, daima şık giyimli bir hanımdı. Işıklar içinde uyusunlar. Bunca yıllardan sonra bile hafızamda sanki dünmüş gibi” şeklindeki sözleriyle geçmişe uzandı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75