Mağusa’nın tarihi yok oluyor!

banner37

Mağusa’daki Serbest Liman içerisinde yer alan ve sur taşlarına uygun taşların bulunduğu tek tarihi taş ocağının olduğu bölümün 2007 yılında özel bir şirkete kiralanması, Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin Mağusa’da gerçekleştireceği projelerin önünü tıkadı

Mağusa’nın tarihi yok oluyor!
banner90
banner99

TARİHİ TAŞOCAĞI ÇALIŞTIRILAMIYOR… Adadaki kültürel mirasların korunması ve iyileştirilmesi için çalışmalar yürüten iki toplumlu Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin Mağusa’da gerçekleştireceği projeler, Serbest Liman’da bulunan taş ocağının çalıştırılamaması nedeniyle hayata geçirilemiyor. Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin Mağusa’daki projeleri arasında baştan sona Mağusa Surları, Kertikli Hamam ve daha birçok tarihi eserin tadil edilmesi yer alıyor.

“ŞİRKET TAHLİYE ETMEDİKÇE KULLANAMAYIZ”… Dışişleri Bakanlığı Genel Koordinatörü Mustafa Kendir, konunun bilgilerinde olduğunu ancak söz konusu taşocağının bulunduğu alanı da kapsayan parsellerin 2007 yılında özel bir şirkete kiralanması nedeniyle bu taşocağını çalıştıramadıklarını açıkladı. Kiralanan parselin söz konusu taşocağını da kapsadığını söyleyen Kendir, “bu konudaki savcılık görüşü de şirket orayı tahliye etmeden bu taşocağına giremeyeceğimiz yönünde” dedi.

“10 YILDIR UĞRAŞIYORUZ”… Kültürel Miras Teknik Komitesi Eş Başkanı Ali Tuncay ise yaklaşık 10 yıldır bu konuda mücadele verdiklerini anlattı. Tuncay, bu nedenle Mağusa’da yapılacak projeleri iptal etmek zorunda kaldıklarını söyledi ve “şu anda taş bulunsa dahi bütçe ayarlanmadı. Zaten proje hazırlamak da masraflı bir iştir. Bu nedenle projeler başlayamayacaktır” diye konuştu.

Ceren ÖZBİL

Adadaki kültürel mirasların korunması ve iyileştirilmesi için çalışmalar yürüten iki toplumlu Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin Mağusa’da gerçekleştireceği projeler, Serbest Liman’da bulunan taş ocağının çalıştırılamaması engeline takıldı.


Kültürel Miras Teknik Komitesi, bu taş ocağının çalıştırılamaması sebebiyle Mağusa’daki eserlerde yapacağı projeleri durdurmak zorunda kaldı.


Mağusa Serbest Liman’da yer alan ve tarihi surların tamir edilebilmesi için uygun taşların yer aldığı ülkedeki bu tek taşocağı ise, bulunduğu alanın 2007 yılında Portİsbi adında bir şirkete kiralanması nedeniyle çalıştırılamıyor.


Bu arada söz konusu şirkete açılan ve mahkemede görüşülmeye başlanan bir de tahliye davası bulunuyor. Mahkemenin şirketin Serbest Liman’dan tahliyesine karar vermesi durumunda söz konusu taşocağının kullanılabileceği tahmin ediliyor.


Ayrıca söz konusu şirketin kısa süre önce CMC arazilerini işletme sözleşmesinin de iptal edildiği biliniyor.


Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Dışişleri Bakanlığı Genel Koordinatörü Mustafa Kendir, konunun bilgilerinde olduğunu ancak söz konusu taşocağının bulunduğu alanı da kapsayan parsellerin 2007 yılında özel bir şirkete kiralanması nedeniyle bu taşocağını çalıştıramadıklarını açıkladı.


Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan bir diğer isim olan Kültürel Miras Teknik Komitesi Eş Başkanı Ali Tuncay ise, yaklaşık 10 yıldır bu konuda mücadele verdiklerini ancak bu taşocağının bir türlü aktif hale getirilemediğini anlattı.

Tuncay: 10 yıldır uğraşıyoruz


Ali Tuncay, söz konusu taş ocağının faaliyete geçirilmesi için yaklaşık 10 yıldır uğraştıklarını ancak olmadığını belirtti.


Tuncay, bu nedenle Mağusa’da yapılacak projeleri iptal etmek zorunda kaldıklarını söyledi ve “şu anda taş bulunsa dahi bütçe ayarlanmadı. Zaten proje hazırlamak ta masraflı bir iştir. Bu nedenle projeler başlayamayacaktır” dedi.


Söz konusu projelerin Mağusa’daki tüm surları kapsadığını belirten Tuncay, bunlar içerisinde Kertikli Hamam’ın da bulunduğunu ifade etti.

Kendir: İhalesiz bir şekilde verildi


Dışişleri Bakanlığı Genel Koordinatörü Mustafa Kendir, Eski Eserler ve Müzeler Dairesi’nin Dışişleri Bakanlığı’na 2019 yılının Haziran ayında bağlandığını hatırlattı.


Söz konusu kiralamanın 2003 yapılıp, 2007 yılında da şirketin isim değişikliği olduğunu kaydeden Kendir, bu konuda yaptıkları incelemelerde de taş ocağının ihalesiz bir şekilde kiralandığını öğrendiklerini söyledi.

banner134

Bu konuda ihaleye nasıl çıkılabileceği konusunda araştırma yaptıklarını kaydeden Kendir, konuyla ilgili Ombudsman raporu da hazırlandığını hatırlattı.


Kendir, “Bize verilen bilgi, ihalesiz bir şekilde bu taş ocağının verilmesine rağmen çalıştırılmamış olduğu yönündeydi. Çalıştırılmamış olmasının nedeni konusunda da resmi bilgiye ulaşamadık” dedi. 

“Firma orayı tahliye

etmeden taşocağına giremiyoruz”


Konuyla ilgili detayları inceleyip, hem sivil toplum örgütü yetkilileri ile hem de diğer devlet yetkilileri ile görüşme yaptıklarını kaydeden Kendir, şu şekilde konuştu:


“Başsavcı ile de görüşme yaptık. Konuyu baştan sona anlattık ve kamu yararı olacak bir şekilde nasıl bir yol izleyebiliriz diye sorduk. Ancak yaptığımız görüşmede, firma orayı tahliye etmediği sürece bizim girmemizin mümkün olmadığını öğrendik. Başsavcı bu taş ocağı firmadan alınsa bile tahliye davası olması nedeniyle hiçbir şey yapamayacağımız yönünde görüş verdi. Bunun ardından da tıkandık. Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile temasımızda da oranın tapusunun Eski Eserler ve Müzeler Dairesi’nde olduğunu öğrendik. Ancak kiralama yapılırken bir bütün olarak yapıldı ve bu durumda da parsel dikkate alındı. Doğal olarak da biz bu taş ocağını kullanamıyoruz.”

“Alternatif çözümler aradık”


Başsavcı ile yapılan görüşmenin ardından alternatif çözümler aradıklarını kaydeden Kendir, ülkenin dört bir yanındaki taş ocaklarının bu projeleri hayata geçirmek için uygun olup olmadığını incelediklerini söyledi.


Ancak tek uygun taşın bu ocakta olduğunu öğrendiklerini kaydeden Mustafa Kendir, “Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdürümüz de AB yetkilileri ile görüşme yaptı. Alternatif ocaklar arandı. Ancak en uygun taş bu ocakta var” dedi.

“Parsel bir bütün olarak kiralandığı

için taşocağını kullanamıyoruz”


Mustafa Kendir, 2007 yılında kiralama yapılırken, taşocağının yer aldığı bölüm sözleşmenin dışında bırakılsaydı, o taş ocağının şu an kullanılabilir olacağını belirtti.


Ancak kiralamanın parsel üzerinde yapıldığını ve parselinde taşocağının bulunduğu alanı kapsadığını söyleyen Kendir şu şekilde konuştu:


“Bugün o taş ocağının işletilememesinin en büyük nedeni 2007 yılında tam detaylı tapu araştırması yapılmadan, yani kurumlar arası düzgün, sağlıklı bir iletişim olmadan kiralama olmasıdır. Bu benim kişisel görüşümdür. Bu aşamada biz bu taş ocağını kullanamıyoruz. Yapılan sözleşmede kiralama parsel olarak yapıldı ve parsel bir bütündür. Parsel bir bütün olunca taşocağını ayıramıyoruz. Yani zamanında taşocağı kısmı ayrılıp, geri kalan yer kiralansaydı bu taş ocağı kullanılabilecekti. Ancak şu anda bölemiyoruz. Zamanında bölünüp verilseydi bu sıkıntı yaşanmayacaktı.”

“Dava süreci ayrı bir konu”


Mustafa Kendir, şirkete açılmış bir tahliye davası olduğunu ancak bu davanın kendilerini ilgilendiren tek kısmının dolaylı yoldan bağlantılı olan taşocağı ile ilgili kısım olduğunu belirtti.


Kendir, “dava süreci bu konudan ayrıdır diye tahmin ediyorum. Bu nedenle onunla ilgilenmedik. Ancak eğer tahliye kararı çıkarsa bu taş ocağını kullanabiliriz” dedi.

Güncelleme Tarihi: 09 Ağustos 2020, 10:39
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner75