banner6

Makul olan, taksitleri TL’ye çevirmek yerine, ötelemek veya borçluya göre düzenleme

banner37

Vatandaş bankalara olan döviz kredi taksitlerini nasıl ödeyeceğinin açmazını yaşarken, bankaların yöneticileri KIBRIS’a konuşarak, bu konuda nelerin yapılabileceğini, nelerin yapılamayacağını anlattı:

Makul olan, taksitleri TL’ye çevirmek yerine, ötelemek veya borçluya göre düzenleme
banner8

Ali ÇATAL

TL’nin, yabancı para birimleri karşısında yaşadığı ürkütücü değer kaybı, ülkedeki mal ve hizmet alımlarının fiyatlamasını artırırken; döviz borcu olan yurttaşların ise ödemeleri gereken miktar bir anda katlandı.

TL’nin, sadece Amerikan Doları karşısındaki yıllık bazda değer kaybı, önceki gün itibarıyla yüzde 70’i buldu.

Döviz fiyatlamasında çok kısa sürede yaşanan anormal değer kaybı da kredi borçlarının TL’ye çevrilmesi veya döviz kurunun sabitlenmesi ile kredi taksitlerinin ötelenmesi gibi ‘çözümleri’ kamuoyunda tartışır hale getirdi.

Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Tosunoğlu, önceki gün ve dün yaptığı açıklamalarda, “Kur sabitlemesini gündeme almak kaçınılmazdır” derken, TL’nin döviz karşısındaki ciddi değer kaybı ve kurdaki dalgalanma sonrasında kimi tedbirlerin kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Döviz kurundaki dalgalanma sonrasında, kredi borcunu yıllardır düzenli ödeyen işletmelerin dahi yeniden ciddi bir borç yüküyle karşı karşıya kaldığını anlatan Tosunoğlu, “Özellikle döviz cinsinden borcu olanlara yönelik kur sabitlemesi ya da TL üzerinden makul faiz oranlarıyla yeniden yapılandırma süreçleri gündeme getirilmelidir” diye konuştu.

Kalkınma Bankası’nda bu yönde atılacak adımları tartışmak üzere kurumun yönetim kurulunu önümüzdeki hafta ‘olağanüstü gündemle’ toplantıya çağıracağını da belirten Tosunoğlu, “Dövizdeki dalgalanmaya seyirci kalmadan, ülkede atılması gereken adımlar konusunda tüm ilgili çevreleri de sorumluluk almaya çağırıyorum” ifadelerini kullandı.

Albank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ahmet Melih Karavelioğlu, yabancı para geliri olmayan kişilere yabancı para cinsinden kredinin zaten verilmediğini hatırlatarak, yabancı para cinsiden daha önce alınmış bireysel kredilerin TL’ye dönülmesinde ise ‘hangi kurun baz alınacağı, hangi faiz oranının kullanılacağı ve bu durumun bedelini kimin ödeyeceği’ hususlarında ciddi açmazların söz konusu olduğunu aktardı.

Limasol Türk Kooperatif Bankası Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi İlkin Yoğurtçuoğlu da böylesi kriz durumlarında bankaların ‘ateşe atıldığını’ kaydederken, bankacılık sektöründen ‘rasyonaliteden uzak’ beklentilere girilmemesi gerektiğini söyledi.

Kuzey Kıbrıs Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Kıbrıs İktisat Bankası LTD. Genel Müdürü Olgun Önal ise Başbakan Faiz Sucuoğlu, Maliye Bakanı Dursun Oğuz ve Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun ile ‘döviz borçlarının üç ay ötelenmesini’ de kapsayan bir pakete yönelik görüşmelerin sürdüğünü söyledi.

Paketin son şekli açıklanmadan konuya dair yorum yapmanın makul olmayacağını da belirten Önal, “Üzerinde konuşulan konuların ne kadarı hayata geçirilecek, bunu da göreceğiz” şeklinde görüş belirtti.

Karavelioğlu: Cevapsız üç soru var

Albank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ahmet Melih Karavelioğlu, bankacılık sektörünün, yapılan son düzenleme neticesinde, yabancı para geliri olmayan kişilere yabancı para cinsinden kredi zaten vermediğini hatırlatırken, daha önceden yabancı para cinsiden alınmış bireysel kredilerin TL’ye dönülmesinde ise önümüze üç sıkıntının çıktığı bilgisini verdi.

Buna göre, ‘hangi kurun baz alınacağı, hangi faiz oranının kullanılacağı ve bu durumun bedelini kimin ödeyeceği’ hususlarında ciddi açmazların söz konusu olduğunu aktaran Karavelioğlu, bu sorular yanıtlanmadığı sürece yabancı paradan TL’ye dönme yönünde bir talebin oluşacağını düşünmediğini kaydetti.

“Bize ‘Bu kurlardan TL’ye dönelim’ yönünde de talep gelmiyor”şeklinde konuşan Karavelioğlu, mevcut faiz oranları ve güncel kur ile yabancı paradan TL’ye dönülmesi durumunda da ‘ödenmesi mümkün olmayan’ taksitlerin ortaya çıktığını belirtti.

“Ortalık toz duman ve sakin kalıp, bu belirsizliğin ortadan kalkmasını beklemek gerekir” ifadelerini kullanan Karavelioğlu, belirsizliğin ortadan kalkmasıyla ise mal ve hizmet alımlarında ‘kaçınılmaz bir şekilde’ fiyat artışlarının olacağı gerçeğine dikkat çekti.

Karavelioğlu, sözlerini de şu ifadelerle sonlandırdı:

“Bu dönemde yapılması gereken en önemli şey, sabit gelirli kişilerin gelirlerini enflasyon oranında artırmak ve böylelikle bu kişilerin yaşam standartlarının geriye gitmesini önlemek olarak karşımıza çıkıyor.”

Yoğurtçuoğlu: Beklentiler ‘rasyonaliteden uzak’ olmamalı

Limasol Türk Kooperatif Bankası Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi İlkin Yoğurtçuoğlu, kredi müşterisinin, döviz bazında aldığı bir krediyi TL’ye çevirme talebinde bulunması durumunda hiçbir bankanın buna şerh koymayacağını ancak böylesi bir talebin, mevcut kurlar ve faizler göz önünde bulundurulduğunda akla yatkın olmadığını kaydetti.

banner134

TL kredi faizinin, döviz kredi faizinin ‘dört katı’ olduğunu hatırlatan Yoğurtçuoğlu, güncel kurlar ve faizler hesaba katıldığında ‘vatandaş İlkin olarak’ döviz kredisini TL’ye kesinlikle çevirmeyeceğini zira böylesi bir hamlenin ‘ödenmesi imkansıza yakın’ kredi taksitleri ortaya çıkaracağını belirtti.

Döviz borcunu TL’ye çevirmek için bankalara müracaat eden müşterilerin de ortaya çıkan rakamı gördüklerinde bu planlarından zaten vazgeçtiklerini aktaran Yoğurtçuoğlu, kurların yanında TL faizlerinin de yüksek olduğu gerçeğine parmak bastı.

“Olağanüstü zamanlar, pozisyon değiştirmek için uygun değildir” ifadelerini kullanan Yoğurtçuoğlu, döviz bazında borcu olanların da bu ‘genel doğruya’ uygun hareket etmeleri önerisinde bulundu.

Hükümetin, kaynak bulması durumunda, TL’ye çevrilen faizlerinin bir kısmını sübvanse etme gibi bir yaklaşımının bulunduğunu fakat bunun da olası görünmediğini aktaran Yoğurtçuoğlu, içerisinden geçtiğimiz dönemin, hükümetin böylesi bir kaynağı bulmasını mümkün kılmadığını açıkladı.

Kriz durumlarında bankaların ‘ateşe atıldığını’ da kaydeden Yoğurtçuoğlu, bankacılık sektöründen ‘rasyonaliteden uzak’ beklentilere girilmemesi gerektiğini söyledi.

Bankaların, sadece imkan ve yasalar dahilinde açılımlar gerçekleştirebileceğini fakat söz gelimi kimsenin kirasını ödeyemeyeceğine veya İngiltere hükümetinin aksine reel sektörü fonlayamacağına dikkat çeken Yoğurtçuoğlu, “Beklentiler üst düzeyde tutulmamalı” şeklinde konuştu.

Yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını döneminde gerçek ve tüzel kişilerin nakit akışının kesildiğine de işaret eden Yoğurtçuoğlu, kredi taksitlerinin ötelenmesinin veya kredi vadesinin ‘borçlunun ödeme gücü baz alınarak’ ayarlanmasının, içerisinden geçtiğimiz dönemde ‘çok daha rasyonel’ olduğunu söyledi.

Önal: Görüşmeler sürüyor

Kuzey Kıbrıs Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Kıbrıs İktisat Bankası LTD. Genel Müdürü Olgun Önal ise Başbakan Faiz Sucuoğlu, Maliye Bakanı Dursun Oğuz ve Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun ile ‘döviz borçlarının üç ay ötelenmesini’ de kapsayan bir pakete yönelik görüşmelerin sürdüğünü söyledi.

Paketin son şekli açıklanmadan konuya dair yorum yapmanın makul olmayacağını da belirten Önal, “Üzerinde konuşulan konuların ne kadarı hayata geçirilecek, bunu da göreceğiz” şeklinde görüş belirtti.

Bankalar sermayesi ve finans sektörünün de ilgili faaliyetlere aktif katılmanın yanı sıra talep ve önerileri olduğunu da aktaran Önal, kamuoyunu yanıltmama adına ‘Başbakan’ın nihai açıklamasına kadar’ beklemenin en doğrusu olduğunu vurguladı.

Önal, resmi açıklamanın ise aslında dün akşam saatleri itibarıyla kamuoyuna duyurulmasının planlandığını söyledi fakat resmi makamlardan konuya dair herhangi bir bilgi gelmedi.

Güncelleme Tarihi: 25 Kasım 2021, 15:30
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104