Maraş, İmar Planı’nda yer almalıdır

banner37

UBP Genel Sekreteri ve İmar Planı Komitesi Başkanı Saner, İçişleri Bakanı’yla sorunlar yaşamalarına neden olan Gazimağusa, Yeniboğaziçi, İskele İmar Planı’nda yapılmasını istedikleri değişiklikleri KIBRIS’a açıkladı:

Maraş, İmar Planı’nda yer almalıdır
banner90
banner8

Ceren ÖZBİL

   Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri, UBP İmar Komitesi Başkanı Ersan Saner, Gazimağusa, Yeniboğaziçi, İskele İmar Planı’nda yapılmasını elzem gördükleri değişiklikleri bir rapor halinde Başbakan Ersin Tatar’a sunduklarını ve ilgili bakanlığın bunları dikkate almasını beklediklerini söyledi.

   KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Saner, hazırlanan planın en önemli eksikliğinin hükümetin Kapalı Maraş’ın açılması vizyonunu içermemesi ve bir imar planı için şart olan 7 kriteri karşılamaması olarak gördüklerini vurguladı.

   Saner, uzun süre kendilerine gerekli bilgilerin verilmemesi üzerine çalışma yapamadıklarını ancak bilgiler verildikten sonra UBP İmar Komitesi’nde bulunan Gürkan Kara, Osman Çağakan, Olsan Oran, Sadık Gardiyanoğlu, Mehmet Aktunç’la yoğun ve titiz bir çalışma yürüttüklerini söyledi.

   Çalışma sonucunda planda gördükleri eksiklikleri rapor haline getirdiklerini, rapora uygun olarak imar planı ile ilgili haritalarda gerekli değişiklik ve düzenlemeleri de yaptıklarını ifade eden Saner, “Raporumuzun, halkımıza sürdürülebilir bir imar planı sunmak adına dikkate alınacağına inanıyoruz. Daha önce de pek çok kez ifade ettiğimiz üzere UBP ülkenin emirnameler ile yönlendirilmesine karşıdır. Biz imar planlarının yapılmasını ve uygulanmasını istiyoruz. İnşallah yaptığımız çalışma dikkate alınır ve uzun süredir devam eden bir mesele geride kalır” dedi.

“Potansiyel yokmuş gibi varsayıldı”

   Ersan Saner, imar planlarının genel olarak kentlerin düzenli gelişimlerini sağlamak, kent sakinlerine ve kullanıcılarına sağlık, huzur, rahatlık, sosyal refah sağlayacak şekilde yaşanabilir bir çevre yaratmak, gelişmeleri denetlemek, yönlendirmek, gelişmelerin aşama ve sınırını belirleyerek sektörler arası dengeleri sağlamak, altyapı yatırımlarının planlanmasını öngören ve belirleyen yol haritaları olduğunu söyledi.

   Yapılan planların uygulanabilir ve sürdürülebilir olabilmesi için çevre, ekonomi ve sosyal yapı arasındaki dengelerin çok iyi kurgulanması ve planın halk ile farklı sektörlerce kabul görmüş/sahiplenilmiş olması gerektiğine dikkat çeken Saner, 55/89 İmar Yasası’nın 12’nci maddesinin imar planlarının “20 yıllık” dönemleri kapsayacak şekilde hazırlandığını belirttiğini anımsattı.

   Saner, yasanın yine aynı maddesinin imar planlarının esas kararlarına (ön imar sınırı, arazi kullanımı, kat sayısı, yoğunluk, yapı arsa oranları vb) yönelik değişikliklerinin 5 yılda bir yapılabileceğinin açıkça belirtildiğini söyledi.

   1974 Mutlu Barış Harekatı sonrasında Gazimağusa kenti Maraş bölgesinin büyük bölümünün iskana kapandığını ve 46 yıldır kapalı olarak tutulduğunu anımsatan Saner, Mağusa kentinin turizm, finans, eğlence dinlence, konut, sulu tarım gibi kullanımlarının büyük bölümünün Maraş bölgesinde yer aldığını vurguladı.

   Saner, Maraş’ın 1974 sonrası kapanmasının ardından kentin önceleri ekonomik anlamda bocaladığını belirterek ülke ölçeğinde önem arz eden Gazimağusa Limanı ve Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin yaratmış olduğu artı değerle gelişimin sağlandığını söyledi.

   Bölgede son yıllarda durağan olan turizm sektörünün canlanmaya başladığını, yeni yatırımlar gerçekleştiğini, özellikle Yeni İskele ve Yeniboğaziçi bölgelerinde yabancı ülke vatandaşlarına yapılan satışların ekonomiye ciddi girdiler sağladığını ifade etti.

   Saner, hükümetin Maraş açılımı politikası çerçevesinde Maraş’ın yeniden yerleşime açılmasıyla birlikte hazırlanmış olan imar planının kent içerisinde sektörler arası dengeleri kurup korumakta yetersiz kalacağının altını çizerek şöyle dedi:

   “Planda öngörülmeyen Maraş açılımı ve yokmuş gibi varsayılan potansiyelin, açılım sonrası yer alacak olası gelişme ile cazibesi Gazimağusa, Yeni İskele, Yeniboğaziçi’nde imar planı ile öngörülen hedeflere ulaşmasını engelleme ve hatta gölgede bırakma olasılığı oldukça yüksektir.

   Mevcut plan taslağı Maraş’ın potansiyelini ve açılması durumunda kentin geri kalan kesiminde yaratacağı etkileri göz önünde bulundurmamakla kalmamış, Maraş’ın hiç açılmaması durumunda dahi Derinya Sınır Kapısı ile Açık Maraş’ın kentin geri kalanı ile ilişkilerini öngörülen nüfus ile ulaşım ağı açısından yeterli şekilde göz önünde bulundurmamıştır”.

UBP’NİN İMAR PLANIYLA İLGİLİ ÖNERİLERİ İLE TALEPLERİ ŞÖYLE:

Kapalı Maraş

   “Kent planlama prensipleri ve esasları ortadayken, 55/89 İmar Yasası imar planı hazırlanma ve değişiklik süreci ve sürelerini net olarak belirlemişken Maraş hiç yokmuş ve olmayacakmış gibi bir öngörü ortaya koymak planlama açısından eksik, yanlış ve kabul edilemez bir yaklaşım olmuştur.

   Gazimağusa kenti için yapılacak planlama çalışmalarında;

1. “Maraş Hiç Açılmayacak”, 2. “Maraş K.K.T.Cumhuriyeti yönetimi altında açılacak”, 3. “Maraş Uluslararası kuruluşlar gözetiminde açılacak” alternatifleri göz önünde bulundurulmalı ve hazırlanmış olan İmar Planında da bu alternatifleri göz önünde bulundurarak farklı senaryolara göre alternatifli bir plan taslağı geliştirilmeliydi.

   3’üncü alternatif Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devlet ve Hükümet politikalarına net olarak ters düşmektedir. Gazimağusa gibi her an çok ciddi değişikliklerin olabileceği bir kentte alternatif senaryo ve İmar Planı taslaklarının ortaya konulmaması sürdürülebilir planlama prensip ve kriterleri ile çelişmektedir.

   Hazırlanmış olan plan geriye kalan senaryolardan sadece 1’inci alternatife kısmen cevap verebilecek niteliktedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti en üst makamları (Başbakan ve Başbakan yardımcısı) ile T.C. en üst makamlarının Maraş’ın açılması konusunda son aylarda ortaya koymuş olduğu irade ve kararlılık sonrasında, hazırlanmış olan ancak henüz yürürlüğe girmemiş olan “Gazimağusa-Yeni İskele-Yeniboğaziçi İmar Planı” Kapalı Maraş açılımı gibi oldukça önemli ve en üst ölçekli devlet ve hükümet politikaları ve öngörülerini göz önünde bulundurmayıp bu yönde bir vizyon ortaya koymadığından daha yürürlüğe giremeden geçerliliğinin yitirmiştir.

   İmar Yasası’nın yukarıda belirttiğimiz kurallarından dolayı hazırlanmış olan plan Maraş’ın teknik ve hukuki olarak önümüzdeki 20 sene boyunca açılmayacağını dolaylı olarak belirtmektedir. Bu durum da devletin siyasi karar vericilerinin hayati önem arz eden kararlarının plana yansıtılmadığını ve/veya göz önünde bulundurmadığını açıkça ortaya koymakta, devlet ile hükümet politikaları ile çelişki yaratmakta, devletin ve hükümetin güvenilirliğini sarsmaktadır.

   T.C. ve K.K.T.C. devletlerinin genel öngörülerine uygun olarak hükümetimizin Kapalı Maraş açılımına uygun alternatifli bir imar planının hazırlanmadan yayınlanması halinde ileride çözümü mümkün olmayacak sıkıntılara imkan tanıyacağı kesindir. Kapalı Maraş açılarak ne şekilde gelişeceğinin ve kent ile bölgenin geri kalanı ile ilgili ilişkiler/dengeler göz önünde bulundurularak yapılaşma koşulları ile vizyonun imar planı çerçevesinde mutlaka değerlendirilmelidir. Maraş konusu hükümetimiz için hedeflenen en güçlü proje olması nedeniyle Maraşın içinde yer almadığı bir imar planının yayınlanması mümkün değildir.

Ulaşım:

A) Anayol sistemi

   İmar planında ulaşım ağı sistemi üzerinde yeterli olarak çalışılmamıştır. Planda sunulan öngörüler 20 yıl sonrasının sorunlarını değil günlük trafik yükünü karşılamaktan uzaktır. Planda genel olarak sadece bugün mevcut olan anayollar korunmuştur. Yeni önerilen yollar ise bütünlüklü, çalışır bir anayol sistemi oluşturmaktan oldukça uzaktır.

   Bölge ve Planlama alanı içinde anayol sisteminin yeniden ele alınarak çalışılması gerekmektedir. Derinya sınır kapısının bugün dahi ülkeye giriş kapısı olduğu gerçeği göz önünde bulundurularak, Maraş bölgesine önerilen sosyal konut projesi ile çevre yerleşimler ve öngörülen yoğunlukları taşıyabilecek çevre yolları ve ara bağlantı yollarının, güzergahlarının belirlenerek önümüzdeki 20 yıllık süreç ve sonrasında kentin ihtiyaçlarına cevap verecek karayolu çözümlemesi yapılmalıdır.

   Bununla birlikte tüm otopark standartları yeniden düzenlenmeli günün ihtiyaçları dikkate alınarak düzenlenmeli, plan alanı içerisindeki kamu arazileri tespit edilerek merkezi otopark alanları projelendirilip plan kararlarına işlenmelidir. Bu kararlar 1/2500 karar haritalarına işlenmelidir.

   Özellikle Yeni İskele ve Yeniboğaziçi bölgelerinde öngörülen kentsel hizmet alanlarına (ticaret alanlarına) ulaşımı sağlayacak şekilde yol ağının belirlenerek merkezlerin ulaşılabilirliğinin artırılması ve bu merkezlerin hayata geçme olasılığını artırılmalıdır.

   Kemikleşmenin gerçekleştiği ticaret alanlarındaki otopark sistemi plana ek olarak yapılmalı merkezi otoparkların yapımının bedelleri inşaat ruhsatlarına yansıtılarak belediyelerde oluşturulacak fonda toplanmalı ve otopark standartlarının güncellenmesi gerekmektedir. Bunun yapılması bölgenin düzenli gelişimine katkı koyacak ve yerel yönetimlerin mali yüklerini azaltacaktır.  Bu sebepten dolayı otopark tüzüğünün de hazırlanması ve plan ile eş zamanlı olarak uygulamaya konulması gerekmektedir. Gazimağusa hudutlarında bulunan Mağusa-Larnaka yolunun güneyinde bulunan ve ekteki haritada belirtilen yolların toplayıcı-dağıtıcı yol olarak genişleterek plana yansıtılması gerekir.

B) Deniz ulaşımı

   Sahil yerleşimi olan Gazimağusa’da,  Yeniboğaziçi ve Yeni İskele’de deniz ulaşımı, yat limanı gibi yatırımlara ışık tutacak ve kentin karasal altyapısını belirleyecek kararların netleştirilmesi gerekmektedir.

Mağusa kurulduğu ilk günden itibaren Liman kenti kimliğini kaybetmemiştir ve bundan sonra da kente ekonomik ve sosyal anlamda büyük katkı sağlayan bu özelliği geliştirilerek korunmalıdır.

   Yat limanı/Marina/balıkçı barınağı/ bağlama/çekek yerleri belirlenerek kentsel yaşam ile deniz potansiyelinin ortaya çıkarılması ve Bölgenin sahil kenti/yerleşimi kimliğinin güçlendirilmeli, yapılacak yer seçimlerine göre karasal ulaşım ağı desteklenmelidir.

   Yeniboğaziçi ve Yeni İskele’de balıkçı barınağı geliştirilmelidir. İskele Boğazı’nda yat limanı bölge denizciliğine önemli katkılar sağlayacaktır. Yer seçimi ve bağlantı yolu güzergahlarının belirlenmesi gerekmektedir.

Kazanılmış haklar

   KKTC’de bugüne kadar yayınlanan imar planı ve/veya emirnamelerde kazanılmış haklarla ilgili ortaya konulan yaklaşımların, devlet uygulamaları açısından herhangi bir farklılık ve/veya eşitsizlik göstermemesi adına bu imar planı içerisinde de aynen yer alması gerekmektedir.

   Plan ve emirnamenin hazırlanma ve yayınlanma sürecinde vize ve/veya ruhsat almak için müracaat etmiş dosya sahiplerinin çok büyük sorumluluk altında olduğu dikkate alınarak çözümlenmemesi durumunda iflasların yaşanacağı aşikardır. Aynı şekilde satış yapmış ve taahhüt altına girmiş vatandaşların yaşayacağı ekonomik sorunlar göz ardı edilmemelidir.

   Şu anda bu bölgede üretilen konutların büyük bölümünün yabancı kişiler tarafından satıldığı dikkate alındığında mevzuat değişikliği kaynaklı ortaya çıkacak mağduriyetler ülke imajı açısından telafi edilemez hasarlar ortaya çıkacaktır.

   İlk çıkan emirnamede kazanılmış haklar ile ilgili yapılmış tanımda Kamunun ve/veya Vize bürosunun ağır çalışmasından dolayı ortaya çıkan süre aşımları sonucu müktesep hak kapsamı dışında kalan dosyalar ile ilgili durumun netleştirilmesi ve emirname öncesi ruhsat makamına ve/veya vize bürosuna yapılan tüm başvurular kazanılmış hak kapsamına alınmalıdır.

İmar sınırı ve yapılaşma kuralları

A)Ön imar hududu, arazi kullanım bölgelemeleri ile bölgeler arasındaki imar farklılıkları

   Oluşturulacak ulaşım ağı ve Maraş’ın açılacak olması göz önünde bulundurularak tüm bölge için yapılaşma kural ve koşullarının yeniden belirlenmelidir. Önerilen çevre yolunun doğusunda 1. ve 2. derece tarım toprakları, eski eser alanları, dereler, dere yatakları, dere taşkın alanları, sulak alanlar, orman alanları dışında kalan araziler imara açılmalıdır.

   Çevre Yolunun doğusunda Y. Boğaziçi köyü çevresinde kalan ve haritada yeşil renk ile işaretlenerek gösterilen araziler özel mülk olup olmadıkları tapu kadastro kayıtlarından kontrol edildikten sonra (özel mülk olmaması koşulu ile) kent parkı olarak ayrılarak, düzenlenmelidir.

   Gazi Mağusa-Larnaka yolunun kuzey ve güneyindeki araziler ön imar sınırları içerisine dahil edilmelidir. Yine aynı bölgede haritalarda yeşil ile belirtilen muhtemelen devlet mülkiyetindeki araziler özel mülk olup olmadıkları tapu kadastro kayıtlarından kontrol edildikten sonra (özel mülk olmaması koşulu ile) kent parkı olarak ayrılarak, düzenlenmelidir.

   ÖÇKB içerisinde hangi tür gelişmelerin hangi koşullarda yapılabileceği Çevre Koruma Dairesi görüşleri doğrultusunda belirlenmelidir. Çevre Koruma Dairesinin uygun gördüğü bölgelerde, dairenin belirleyeceği koşullara uygun olarak kontrollü şekilde imar hakları verilmelidir.

   Benzer özellikler taşıyan Karakol ve Baykal Bölgelerinde KA7 ve KA5 olarak ayrıştırılan bölgelerde yapılaşma koşulları arasındaki farklılıkların giderilmesi ve/veya bölgelemeler arası farklılıkların anayol vb eşikler ile belirlenmelidir.

   İmar planı içerisinde öngörülen yapılaşma kural ve koşulları (taban inşaat alanı oranı/ inşaat toplam alanı oranı/bina yüksekliği/konut yoğunluğu/kat sayısı/otopark standartları) kağıt üzerinde bazı hakları verirmiş gibi görünse de uygulamada bu gelişmeler mümkün olmamaktadır. Konu tekrar değerlendirilerek plan içerisindeki çelişkiler ortadan kaldırılmalıdır.

   Mevcut yapılaşmalar ve/veya izni alınmış projeler ve/veya müktesep hak kapsamında belirlenecek gelişmeler göz önünde bulundurularak imar planında öngörülen yapılaşma kural ve koşulları yeniden ele alınmalıdır. Örneğin mevcut yüksek binalar arasında kalan parsellere de önceden izin almış gelişmeler göz önünde bulundurularak yüksek kat verilmelidir.

   Yapılaşmasını büyük ölçüde tamamlamış yapı adalarında (kemikleşme) yapılaşma oranı yüzde 70’ten, yüzde 50-55 oranı olacak şekilde düzenlenmelidir.

   İmar Sınırlarının yeniden düzenlenerek mevcut yapılaşmalar, planlama onayı ve inşaat ruhsatı almış gelişmeler sonucu neden imara kapalı olduğunu vatandaşa teknik ve mantık çerçevesinde açıklanmakta zorlanılacak alanlar planın genelini etkilemeyecek şekilde imara açılmalıdır.

banner134
   Yol boyunca oluşturulan Faaliyet Koridorlarında adalet ve eşitlik duygusunu sarsacak şekilde ticaret kullanımı engellenmeyecek ticaretin yol boyunca devamlılığı sağlanmalıdır.

   1/25000 ölçekli haritalarda ülke sınırları, planlama alanı sınırları ve komşu yerleşim sınırlarının haritalarda net olarak gösterilmesi.

   İmar planı kapsamında Gazimağusa belediye hudutları içerisinde yapılaşmamış 288 hektar net alan öngörülmekte ve bu imar planı ile birlikte bu alan içerisinde Şehircilik Dairesi verilerine göre 26 bin 661 konut öngörülmektedir. Planlama alanı içerisinde yer alan ve yapılaşması büyük oranda tamamlanan 4 ayrı bölgede 76 hektar alan üzerinde Şehircilik Dairesi verilerine göre 7 bin 650 konut olduğu ifade edilmektedir.

   Bölge içerisinde yapılaşması tamamlanan ve bölge tarafından  planlamanın en çok hissedildiği bu 4 bölgedeki (KA7 bölgesi) oran genel orana kıyaslandığında yapılaşmasını tamamlamamış 288 hektar üzerine gelebilecek konut oranı 28 bin 989 konut gerçekleşebilir. Şehir Planlama Dairesi’nin hazırlamış olduğu bu imar planında yapılaşması tamamlanmayan aynı 288 hektar üzerinde öngördüğü konut sayısı 26 bin 661 konuttan ibarettir. Yapılaşmayan inşaat alanlarında bu denli farklılıklar gözetecek imar planlamasının tekrardan değerlendirme zorunluluğu olduğu bir gerçektir.

B) Köy gelişme sınırları

   Kuzey köyleri gelişme sınırlarının yeniden gözden geçirilerek eski köy dokusunun çevresinde mevcut yapılaşma hududu, elektrik, su, yol altyapısı göz önünde bulundurularak eski köy alanı çevrelerinde ve/veya komşu parsellerinde gelişmeye olanak sağlayacak şekilde düzeltilmelidir.

   Bunun dışında kalan tarımsal alanlarda da arazi büyüklüğüne göre birden fazla konut yapılmasına olanak sağlanmalıdır. Köy gelişme alanlarında minimum parsel büyüklükleri belirlenmeli ve güvenli-yeterli yol tanımına göre gelişmeye müsaade edilmelidir.

C) 55/89 İmar Yasası ve Fasıl 96’daki değişiklikler

   İmar planı içerisinde yer alan ve 4.8 maddesi içerisinde yer alan 21 alt başlıkta düzenlenen bir çok kural ve koşulların imar planı kapsamında değil, 55/89 İmar yasası ve Fasıl 96 kapsamında  değerlendirilip değişiklikler mevcut yasalar içerisinde tanımlanmalıdır ve/veya düzenlenmelidir.

Turizm

   Planda öngörülen Turizm Alanı ve Kıyı Düzenleme şema ve prensipleri uygulanıp arazilerden planlama onayı aşamasında ve/veya kamulaştırma sonrasında ayrılacak kamusal alanlar ayrıldıktan sonra yapılaşma (Turistik tesis) yapılabilecek araziler küçülecektir. Bu çerçevede Turizm Bakanlığı’nın öngördüğü ve halen yürürlükte olan Turizm Planlama ve Strateji hedeflerine erişmek için ortaya konulan öngörülere bu koşullarda ulaşılması mümkün görülmemektedir.

   Turizm ve eğlence alanı olarak öngörülen bölgelerde mevcut mülkiyet yapısı, parsel büyüklüleri ve derinlikleri göz önünde bulundurulduğu zaman kıyı düzenlemesi alanları ayrıldıktan sonra geriye kalacak parsel büyüklükleri ve planda öngörülen yapılaşma kural ve koşullarına (taban inşaat alanı oranı/inşaat toplam alanı oranı/kat yüksekliği) göre ekonomik akla ve turizm ihtiyaçlarına uygun olarak yatırım yapılabilmesi olasılığı dolaylı olarak oldukça kısıtlanmıştır. Yatırımcı açısından cazibesi azaltılmıştır.

   Maraş’taki 1974 öncesi turizm yatırımları, Salamis Bay otel kat sayısı, Güney Kıbrıs’taki benzer turizm bölgelerinde (Larnaka, Limasol) öngörülen yatak sayısı, kat sayısı gibi kriterler göz önünde bulundurularak Turizm Bildirgesi ile 36 yıl önce ortaya konmuş olan turizm yapılaşma koşulları ve vizyonun yeniden ele alınması gerekmektedir.

   Yeni İskele ve Yeniboğaziçi bölgelerinde Maraş açılımı sonrası oradaki yatak sayısı ve Turizm potansiyeli ile rekabet edebilecek şekilde düzenlemelerin yapılması kaçınılmazdır. Bu bağlamda özellikle tesis yatak sayısına getirilen sınırlandırmalar ile kat sayısı, taban inşaat alanı, toplam inşaat alanı gibi kuralların mülkiyet yapısı, parsel büyüklükleri göz önünde bulundurularak Turizm ve Çevre Bakanlığı görüşleri doğrultusunda artırılmalıdır.

   Turizm yatak sayılarındaki kısıtlamalar konusunda ekonomik sürdürülebilirlik, ülkedeki teşvik politikaları ve turizm sektörü sivil toplum örgütleri temsilcilerinin görüşleri alınarak konu yeniden gözden geçirilmelidir.

Eğitim

A)İlk ve orta eğitim

   Planlama alanına gelecek nüfus dikkate alındığında bölgedeki okulların yetersiz kalacağı aşikardır. Yine kamuya ait arazilerin belirlenmesinden sonra okul alanlarının (okul öncesi eğitim-ilkokul-ortaokul-lise) alanlarının belirlenerek plana aktarılması gerekmektedir. Özellikle İskele ve Yeniboğaziçi bölgesinden konut alanların yabancı uyruklu kişiler olduğu dikkate alındığında devlete ait özel statüde yabancı dille eğitim veren okulların da yapılması için yer düşünülmelidir. Hazırlanan emirnamede/planda Mağusa’daki okul alanları ve öğrenci sayıları ortalamalar dikkate alındığında İskele ve Yeniboğaziçi bölgesinde düşünülen okul alanlarının yetersiz olduğu görülmektedir. Okul alanları düşünülürken yoğun olabilecek trafikte dikkate alınarak yolların planlaması da düşünülmelidir.

   Özellikle Y. İskele ve Yeniboğaziçi bölgelerinde öngörülen nüfusa yetecek şekilde okul alanları belirlenmemiştir, bu konunun yeniden değerlendirilerek okul alanlarının öngörülen nüfusa ve şehircilik standartlarına göre belirlenmesi.

B) Üniversite

   Y. İskele bölgesinde yeni bir üniversite yapılması konusunda konmuş olan vizyona uygun olarak Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ile ilgili dairelerinin görüşlerinin alınarak yeni üniversite alanının belirlenmesi ve plana yansıtılması gerekmektedir.

Organize hayvancılık bölgeleri

   Organize ağıl alanları (Mormenekşe ve Kuzucuk köyü doğusundaki alan) yürürlükteki yasalara (hakim rüzgar yönü, en yakın konut bölgesine uzaklık) uygun olmalıdır.

   Yakın yerleşim birimleri (köyler) arasında altyapıyı fazla zorlamadan ve dağıtmadan hayvancılık bölgeleri oluşturulmalı ve plana işlenmeli. Bölgedeki hayvancı sayısı düşünüldüğü zaman her köye bir hayvancılık bölgesi gereksiz ve yüksek maliyetli olacağından mümkün olduğu kadar bölgesel hayvancılık alanları yaratılmalıdır.

Sanayi

   Kirli sanayi için yeni bölge öngörülmemiştir. 20 yıl içerisinde bölgenin ve kentin öngörülen gelişimi sonrasında kirli sanayi bölgesi ihtiyacının ortaya çıkması kuvvetle muhtemeldir. Sanayi amaçlı yeni alanların planda yer seçimleri belirlenerek yakın gelecekte sanayi amaçlı gelişme taleplerine imkan yaratmalıdır.

   Önerilen Çevre yolunun batı kısmında kalan ve haritalarda menekşe renk ile işaretlenerek ÖKAS (Öneri Kirli Ağır Sanayi) olarak kodlanarak gösterilen araziler Tapu Kadastro Dairesinden özel mülk olmadığı kontrol edildikten sonra gerekli tasarımları yapılarak Kirli sanayi ve sanayi bölgesi olarak ayrılabilir.

   Yukarıda belirtilen arazi dışında Gazimağusa Limanı’na daha yakın bir bölgede gerekli mülkiyet araştırmaları yapılarak devlet mülkiyetindeki arazilerden kirli ve büyük sanayi bölgesi ayrılmalıdır.

Binalar ile ilgili kural ve koşullar

   İmar Planı raporunun 4.8 kısmında belirtilen ancak ülke genelinde uygulanması gereken ve uygulanmakta olan bina yapılaşması ile ilgili diğer kural ve koşullar kentlerin anayasası niteliğindeki İmar Planlarında değil binaları düzenleyen yasa ve tüzükler (Fasıl 96) içerisinde yer almalıdır.

   Bu kural ve koşullar belirlenirken ne amaca hizmet edeceği ve ne sonuçlar doğuracağı iyice değerlendirilmeli. İmar Yasası esas konularına yönelik olmayan ancak çok kesin/keskin kurallar ve koşullar mimari yaratıcılığı ve mimariyi kısıtlar nitelikte olmamalıdır.

   Geçit hakları ile ilgili düzenlemeler gözden geçirilerek gelişmesini büyük ölçüde tamamlamış bölgelerdeki parsellerin gelişmesini engellemeyecek şekilde düzenlemeler yapılmalıdır

   Konut alanlarında bina cephe boyu ile ilgili 25 metre sınırlaması büyük arsalarda veya arsa birleşmesi sonucu büyüyecek arsalarda mimariyi kısıtlayan ve imar haklarını kısıtlayan bir sonuç doğurmaktadır. Doku koruma bölgeleri (Mağusa suriçi ve köy içi alanları) dışında Konu gözden geçirilmelidir.

   Konunun tekrar değerlendirilerek ülke genelinde uygulanmakta olan ve/veya uygulanması hedeflenen bina yapılaşması ile ilgili kural ve koşullar İmar Planlarında ayrı ayrı alması yerine gerekli düzenlemeler yapılıp ilgili yasa ve tüzükleri ile düzenlenmelidir.

Kentsel Altyapı

A) Atık Su

   Kanalizasyon ve atık su arıtma tesislerinin öngörülen nüfusa göre mekansal dağılımının özellikle Yeni İskele bölgesinde gözden geçirilmelidir. Örneğin plan raporunda atık su arıtma tesislerinin yer seçim yapılırken doğal cazibeye göre olacağı belirtilmişken öneri arıtma tesisi haritalarda yerleşimin batısında daha yüksek rakıma sahip bir noktada belirlenmiştir. Bu yer seçimi pompa istasyonları ihtiyacını ortaya çıkararak işletme maliyetlerini yükseltecektir. Yapılacak gelişmelerden Atık su arıtma tesisi ile ilgili harç talep edilerek fon oluşturulmalı ve atık su arıtma tesisi ile kanalizasyon ana hat güzergahları belirlenip inşa edilmeden yeni gelişmelere izin verilmelidir.

B) Yağmur suyu drenajı ve taşkın riski yönetim planı

   Ülke genelindeki yağışlar dikkate alındığında planlama esnasında yağmur suyunun drenajının düşünülmesi gerekmektedir. Planlama yapılan arazinin yapısının düz olduğu dikkate alındığında yaygın akış söz konusudur. Yaygın akışın kesinlikle bölgedeki mevcut derelere kanalize edilerek yağmur suyunun denize ulaşımının sorunsuz olarak sağlanması gerekmektedir. Mevcut derelerin genişlemeleri de düşünülerek dereler ile ilgili kararların kesin olarak belirlenmesi ve plana yansıtılması gerekmektedir.

   Yapılaşmanın yoğunluğu dikkate alındığında ise bu yaygın akışın ortadan kalkacağı ve akış alanlarının daralacağı bir realitedir. Bu sebepten dolayı mevcut derelerin yağmur suyunu denize ulaştırması için gerekli düzenlemenin yapılması, derelere olan yapılaşma sınırlarının belirlenmesi, derelerin Fasıl 82 ye göre korunması gerekmektedir.

   Bu amaçla derelere olan yaklaşma sınırları 1/2500  karar  haritalarına işlenmeli ve plana ek yapılmalıdır. Tüm bölgenin (plan alanının)  Taşkın riski yönetim planının ivedi olarak hazırlanması ve plan ile eş zamanlı uygulamaya konulması gerekmektedir. Bu Taşkın riski yönetim planı hazırlana taslak planda yoktur. Yapılması veya ne zaman kim tarafından yapılacağı da belirlenmemiştir. Bu eksiklik planın uygulanmasında ciddi sıkıntılara sebep olabilecek ve ivedi olarak çözümlenmesi gereken bir konudur.

   Yine bölgede yağmur suyu drenajı için beton büz kullanımından vazgeçilmeli ve kutu menfez türü sanat yapıları tercih edilmelidir. Belirlenecek ana yol arterleri üzerine bu geçişler de işlenmelidir. Müktesep hak kapsamında olan dosyalarda ise bu geçişler ruhsata koşul olarak konulmalıdır. Yine buradaki amaç yerel yönetimlerin mali yüklerini minimize etmektir.

C) Merkezi trafo alanları

   Bölgeye gelecek yapılaşma dikkate alındığında bu bölgeyi besleyecek elektrik ile ilgili Kalecik bölgesinden yeni nakil hatlarının çekilmesi gerekmektedir. Bu amaçla yine kamuya ait arazilerin üzerine trafo merkezlerinin, merkezi trafo alanlarının, yüksek gerilim hatlarının geçeceği güzergahların belirlenmesi ve gerekli planlamanın yapılması gerekmekte ve bunların plana yansıtılması gerekmektedir.

D) İçme suyu

   İçme suyu konusunda ise belediyelerin görüşlerinin alınması koşuldur. Belediyeler nereye nasıl su verebileceğini planlamalıdır. Bunun yapılmaması durumunda ise tekrardan yapılan altyapıda kazı işlemlerine gidilecek ve ek maliyetler gündeme gelebilecektir. Bununla birlikte bölgedeki mevcut deniz suyundan içme suyu sağlanması ile ilgili tesislerin ilerleyen süreçte yetersiz kalacağı düşünülmeli ve kapasite artıracak veya yeni tesis kurulacak alanların belirlenmesi şarttır”.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner75