Maronit köylerinde şimdi de altyapı eksiği var

banner37

Maronitlerin eski köylerine geri dönmesi için siyasi krizi aşıldı bu kez de başka sorunlar gündeme geldi

banner87
Maronit köylerinde şimdi de altyapı eksiği var
banner99
banner90

Ahmet KARAGÖZLÜ

Kıbrıs’ta yüzlerce yıldır varlığını sürdüren Maronit topluluğu, eski köyleri olan Agia Marina (Gürpınar), Asomatos (Özhan) ve Karpasia (Karpaşa) köylerine geri dönebilmek için gün sayıyor.

26 Temmuz 2017 tarihinde Cumhurbaşkanlığı’nda gerçekleştirilen üst düzey toplantıda karara bağlanarak kamuoyuna duyurulan ‘Maronit Açılımı’ çerçevesinde, eski Maronit köylerinin yerleşime hazır hale getirilmesi için ihtiyaç duyulan altyapı çalışmaları halen yapılmadı.

Eski Maronit köylerine herhangi bir altyapı yapılmadığı için de Maronitler kuzeyde bıraktıkları köylerine geri dönemiyor.

2006 yılından 2013 yılına kadar 38 Maronite kuzeyde ikamet etme izni verildiği, 34’ünün Kormacit’e, 4’ünün ise Karpasia’ya yerleştirildiği öğrenildi.

KIBRIS’a konuşan uzmanlar, Maronitlerin eski köylerine geri dönebilmesi için köylerde yapılması gereken altyapı çalışmalarının bir an önce tamamlanması gerektiğine dikkat çekti.

Başbakanlıktan elde edilen bilgiye göre, Başbakan Tufan Erhürman da ‘Maronit Açılımı’ konusunda önümüzdeki hafta basına açıklamada bulunacak.

Dayıoğlu: 38 Maronit’e kuzeyde ikamet etme izni verildi

Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı Üyesi Ali Dayıoğlu, Maronit Açılımı’nın ilk olarak 28 Haziran 2004 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla gündeme geldiğini belirterek, söz konusu tarihte Kormacit köyünde yaşayan Maronitlere mallarının geri verilmesin kararlaştırıldığını ifade etti.

Dayıoğlu, söz konusu kararla Kormacit bölgesinde yaşayan Maronitlerin kullanımında bulunan taşınmaz malların yasal hak sahiplerine iade edilmesinin öngörüldüğünü ve bu kararın güneyde yaşayan Maronitleri de kapsadığını belirterek, aradan geçen zaman içerisinde hak sahiplerinin mallarını almaya başladığını dile getirdi.

Söz konusu kararın alınmasından sonra Kormacitli Maronitlerin köylerine geri dönmeleri için çağrıda bulunulduğunu belirten Dayıoğlu, bunu başarabilmek adına da bürokrasideki eski zorlukların kaldırılmaya başlandığını söyledi.

Dayıoğlu, ilk başlarda Kormacitli Maronitlerin geri dönme konusunda endişe duyduklarını belirterek, şu şekilde konuştu:

“Maronitler, eğer kuzeye geri dönerlerse KKTC Kimlik Kartı almak zorunda kalacaklarını düşündüler. Bu durumun ardından da dönemin Başbakan Yardımcısı olan Serdar Denktaş, Kormacitli Maronitlerin geri dönüşünün koşulsuz olduğunu ve hiçbirinin kimlik kartı almak zorunda olmadığını açıklamıştı. Maronit açılımı aslında ilk olarak bu şekilde başladı”.

Dayıoğlu, Kormacitli Maronitlerin yavaş yavaş geri dönmeye başlamasından sonra Agia Marina, Asomatos ve Karpasia köylülerinin “Niye sadece Kormacitlilere çağrıda bulunuldu? Niye biz de bu kararda yoğuz” şeklinde çağrıda bulunmaya başladıklarını söyledi.

2006 yılından 2013 yılına kadar 38 Maronite kuzeyde ikamet etme izni verildiğini kaydeden Dayıoğlu, bunların 34’ünün Kormacit’e, 4’ünün ise Karpasia’ya yerleştirildiğini dile getirdi.

“Geri dönebilmeleri için herhangi bir siyasi sıkıntı kalmadı”

Dayıoğlu, Agia Marina ve Asomatos köyleri ile ilgili meselesinin birkaç yıllık olduğunu belirterek, söz konusu köylerin askeri bölge olduğunu ve yapılan görüşmelerin ardından askerin oralardan çekilmeyi kabul ettiğine dikkat çekti.

Maronitlerin köylerine geri dönebilmesi için artık herhangi bir siyasi sıkıntının kalmadığını söyleyen Dayıoğlu, “Maronitler, ya işlerin yavaş ilerlemesinden, ya da altyapı sorununun maddi sıkıntılar nedeniyle yapılamaması yüzünden köylerine geri dönemiyor. Maronitlerin geri dönebilmesi için köylerin altyapıları bir an önce yapılması gerekir” dedi.

banner9
Dayıoğlu, Maronitlerin Lübnan asıllı Katolik Arap olduklarını, dolayısıyla da Vatikan’ın koruması altında olduklarını belirterek, 1974 yılından sonra Kıbrıslı Türklerin bir ‘ulus devleti’ kurmak istemesi yüzünden Maronitlere baskı uygulandığını söyledi.

Maronitlerle Kıbrıslı Türkler arasında geçmişte hiçbir sıkıntının yaşanmadığına vurgu yapan Dayıoğlu, 1963 yılına kadar da Kıbrıslı Türkler ve Maronitler arasında evlilik yolu ile akrabalık ilişkilerinin de yaşandığını kaydetti.

“Tapu devri yapılmadığı için statüleri daha farklı”

Dayıoğlu, Maronitlerle Kıbrıslı Türkler arasında daha önce bir sıkıntı yaşanmaması nedeniyle Maronitlerin geride bıraktıkları mallarının devlete devredilmediğine dikkat çekerek, Maronit mallarına tapu devri yapılmadığı için onların statüleri daha farklı olduğunu dile getirdi.

Maronitlerin köylerine geri dönmesinin hem insan hakları, hem de Kıbrıs Türk toplumu açısından çok önemli bir adım olduğunu söyleyen Dayıoğlu, “Kıbrıslı Türkler küçük bir azınlığın haklarını ihlal eden bir yönetim olarak mı yoksa azınlık haklarını savunan bir yönetim olarak mı anılmak istiyor? Eğer ikincisi ise gereken adımlar hemen atılmalıdır” dedi.

Kemal: Uluslararası hukuka uyum açısından çok önemli bir adım

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. İsmail Kemal, Maronitlerin eski köylerine geri dönmesinin hem uluslararası hukuka uyum açısından çok önemli olduğunu, hem de uluslararası toplumda Kıbrıslı Türklerin pozisyonunu güçlendirecek bir adım olduğunu vurgu yaptı.

Kemal, Maronitlerin köylerine geri dönebilmesi için köylerde bir an önce altyapı çalışmalarına başlanması gerektiğine dikkat çekti. Kemal, Maronitlerin Katolik Hıristiyan inancına sahip olduğunu belirterek, Vatikan’ın bu duruma çok önem verdiğini ve bu durum sayesinde Vatikan’ın bakış açısının da etkilenebileceğini söyledi.

Maronitlerin eski köylerine geri dönmesi durumunda Kıbrıslı Rumların da eski köylerine geri dönebileceği algısının doğru olmadığını belirten Kemal, “Kıbrıslı Rumların durumu ancak müzakereler sonucunda yapılacak olası bir antlaşmayla belirlenebilecek” dedi.

Yücel: Maronitlere ayrılan bütçenin farklı bir yere aktarıldığı iddia ediliyor

Göç, Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi Direktörü Mine Yücel, uzun zamandır Maronitlerin eski köylerine geri dönebilmesi için gerek siyasilere, gerekse bürokrasiye defalarca çağrıda bulunduğunu söyledi.

Yücel, Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ın “Maronit açılımı” konusunda siyasi sürecin bittiğini ve bundan sonraki süreçte işin artık yürütmenin elinde olduğunu söylediğini kaydetti.

Sosyal medyada Maronitlere ayrılan bütçenin farklı bir yere aktarıldığı ve Maronit köylerinin altyapısının da bu nedenle yapılamadığına yönelik iddiaların bulunduğunu belirten Yücel, ancak bu iddiaların gerçek olup olmadığını bilmediğini söyledi.

Mine Yücel, Moronitlerin geri dönüşünün çok önemli olduğunu, bu nedenle eski Maronit köylerinin altyapısının bir an önce tamamlanması gerektiğine dikkat çekerek, “Maronitler toplum olarak ‘Kıbrıs’taki barış sürecinde biz de varız ve biz de barışa evet diyoruz’ şeklinde barışı teşvik eden ve barış yanlısı olduklarını topluca ilan eden ilk toplumdur. Bu nedenle de Maronitlerin toplum olarak Kıbrıs sorununda hak eden bir duruşları vardır” dedi.

“Barışa ve kökten çözüme yönelik bir adım olacak”

Maronitlerin köylerine geri dönüşlerini başarabilirsek, bunun ‘Kıbrıs’ta barış’ ve ‘çok kültürlülük’ açısından olumlu bir adım olacağını belirten Yücel, “Maronitlerin geri dönüşü bu adada hep birlikte barış içerisinde yaşayabileceğimizin bir göstergesi olacaktır. Ayrıca adada sembolikte olsa barışa ve kökten çözüme yönelik bir nevi ilk adım gibi de olacaktır” şeklinde konuştu.

Yücel, eski Maronit köylerinin boş ve atıl bir durumda olduğunu belirterek, hükümetin niye Maronitlerin geri dönüşünü sağlamada çekincesinin olduğunu anlayamadığını kaydetti.

Mine Yücel konuşmasında şu şekilde devam etti:

“Cumhurbaşkanı tarafından bir söz verildiyse, bu sözün uygulanmasında yaşanan gecikme ülke adına da hoş olmayan bir görüntüdür. Bu sözün hayata geçirilmesi bir tek Kıbrıslı Türk toplumunun elinde olan bir şeydir. Yani bu konu, tek yanlı olarak adım atabileceğimiz bir konudur. Kıbrıs’taki barış sürecinde, tek yanlı olarak da olsa olumlu adımlara ihtiyacımız vardır. Maronitlerin eski köylerine geri dönmesini sağlamak da çok önemli bir olumlu adım olurdu. Hükümet niye bu konu hakkında olumlu adım atmadı? Bence hükümetin açık ve şeffaf bir şekilde bunu bizimle paylaşması gerekir”.

Yücel, Maronitlerin bir an önce köylerine geri dönüşlerinin sağlanması gerektiğine dikkat çekerek, “Maronitlere verilen sözlerin tutulup tutulmayacağı Kıbrıs Türk toplumunun elinde olan bir şeydir” şeklinde konuştu. Yücel, Kıbrıslı Rumların olası bir anlaşmada en büyük korkularından birinin Kıbrıslı Türklerin verdiği sözleri tutup tutmayacağı olduğunu belirterek, “Sadece bize bağlı olan konularda bile verdiğimiz sözleri belirli olmayan nedenlerden dolayı tutamıyorsak, bu durum karşı tarafa bizim için hoş olmayan bir yansıma ortaya çıkarır” dedi.

Güncelleme Tarihi: 21 Aralık 2018, 09:44
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96

banner109