banner6

Mazot desteğini ödeyin!

banner37

Mazot desteğini ödeyin!
banner150 banner151 banner143

Cemre CEMALİ

   Mazot, gübre, elektrik gibi tarımdaki girdi maliyetlerinin her geçen gün artmasıyla baş edemeyen çiftçilerin derdine, bir de son iki ayın kurak geçmesi ve tarlalardaki arpa ile buğday tarlalarını kırağı vurması da eklendi.  

    Yeterli yağış olmaması nedeniyle arpa ve buğdayların yeterli boyuta ulaşmadığını ve üstüne üstlük don ve kırağı nedeniyle arpa ve buğdayda halk dilinde “başak çalınması” denen olayın yaşandığını anlatan çiftçiler, tarlalarını sürüp, bu zararı en aza indirmeleri için devletin bir an önce mazot desteğini ödemesini istiyor.

    Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan çiftçiler, yetkilileri, gelip tarlalarını görmeye ve gerekli tespitleri yerinde yapmaya davet etti.

Üreticiler ne dedi?

Mehmet Aziz Yalçın

  “1974’ten beri üreticiyim. 100 dönüm ekili arazim var. Arpa ve buğday ekiyorum. Arazim yağmur almadığı için bu sene ürünlerim olmadı. Gübre gününde gelmedi, şimdi de 50 kg gübre 730 TL’ ye satılıyor, altın fiyatıyla yarışır oldu. İlaç fiyatları da astronomik fiyatlara ulaştı. Zirai ilaçlar, kanser hastalarının kullandığı ilaçtan daha pahalı oldu. 4 litrelik mazot bidonunu 88 TL’ye dolduruyoruz. 4 litre mazot, kaç okka çıkaracak? Arabaya da, traktöre de, kombaya da bu mazottan döküyoruz. En lüks araçtan, arazide kullandığımız araçlara kadar aynı fiyattan koyuyoruz akaryakıtı. Durum böyleyken biz nasıl üreteceğiz? Eskiden akaryakıtı varille alırdık, şimdi litre olarak almaya başladık. Mazot fiyatları asgari ücretin yarısına geldi. Bir dönüm araziyi biçemez hale geldik. Litresi 21 TL olan mazotun çıkardığı arpayı, çiftçi ve hayvancı kaç paraya alacak? Bu sene orta Mesaryamız yandı, üretici bu durumda ne yapacak? Burası İngiltere, Almanya değil ki, burası KKTC’dir, niye bu kadar pahalı? Ülkede asla olmaz dediğimiz şeyler olmaya başladı. Ben buğday ekmeğini kaça alacağım? 50 sene önce annelerimiz arpa ekmeği yerdi, bizi de mahkûm edecekler, onu bile bulamayacağız. Rusya-Ukrayna savaşını bahane ediyorlar da fiyatlar orda da mı öyle? İstikrar yok, istikrarlı hükümet nerede?”

Gencel Barbaros

   “Hayvancıların gecesi gündüzü yoktur. 24 saat hayvanımızın yanında olmak zorundayız. Bu insanların sorunlarına çare bulması gereken kişiler çözüm üretmiyorlar. Yetmezmiş gibi sahtekâr gözüyle bakıyorlar. Doğal gübre atan çiftçilerin arazisini devlet ödemedi. Memur, müdür, müsteşarlar dairelerinde sıcak- soğuk havadan uzak rahat bir yaşam sürerken, hayvancı gece gündüz mandırasında”.

Hasan Kuset

  “Ben büyükbaş hayvan üreticisiyim. Yaklaşık 400 dönüm arazim var, arpa buğday ekiyorum. Ekinlerim bu sene çok zayıf, en çok da buğday ekinim kötü durumda. Araziye gübre taşımak için Çukurova Geliştirme Ajansı’ndan yüzde 50 hibe ile araç aldım. Bu araç sadece hayvanların doğal gübresini alıp ovaya taşır başka bir hizmeti yoktur. Devlet bunu doğal gübre olarak kabul etmeyecekse ben bu aracı niye aldım? Süs olarak burada bırakmaya almadım ya. Bu aracı kullanacağım süre zaten en fazla 1 ay, o da arazimi hazırlamak için. Geçen sene kuraklık oldu kimyasal gübre atmadığım için ödememi 21 bin TL eksik aldım. Biz doğal gübreyi tekrar dönüp hayvanlara mı yedirelim? Bu kadar birikti, nerede değerlendireceğiz bu gübreyi. Kimyasal gübre attığımız zaman süresi 1 yılken, doğal gübrenin süresi daha fazladır. Hayvanım olduğu için her yıl sano ve silaj yaparım daneyi beklemem. Buna göre aletlerim var ama bu böyle gitmez. Devletin bize destek olması gerekiyor. Mazot aldı başını gitti. Tüccardan ham madde almaya gittiğim zaman ben cebimde TL ile gidiyorum, tüccar o günkü kurla bana hesap çıkarıyor. Onu da geçtim 2 buçuk aylık süt param var içerde ne zaman ödeneceği de belli değil. Bu sıkıntıları nasıl aşacağım? Koltuklarda oturup ahkâm kesmek olmaz. Uygulanabilir tarım politikası olması lazım. Bizim derdimize çare üretilmeyecekse bıraksınlar bu işi, çare üretecek kişiler gelsin başa. Üretici ve hayvancılar nereye kadar dayanacak? Araçlarımın parçaları Euro ya da dolar bazında ücretlendiriliyor, benim gelirim ise TL. Böyle olacaksa devlet süt parasını bana da döviz kuruyla ödesin ki ben de mekanik parçalarımı dövizle alayım”.

Osman Kadı

   “Ben her gün ovalardayım. Şimdi en büyük sıkıntımız yağmursuzluk ve gübrenin zamanında gelmemiş olması. Gücü olan ucuz fiyattan gübreyi aldı, yani ‘Balı tutan parmağını yalıyor’. Fakir fukarayı soran yok. Geçen sene 4.93 olan mazot bugün 21 TL. Çiftçi ne alacak, ne verecek? 1 litre mazotla yarım dönüm araziyi biçemezken, bir dönüm araziyi sürmek için yaklaşık 3 litre mazota ihtiyacımız var. Bunun parası da şimdi 60 TL’yi geçiyor. Traktörün bütün gün çalışmasının maliyeti de az değil. Devlet gübre kurusunun teşvikini vermiyor”.

Mehmet Yağcı

   “Ben çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşıyorum. Yaklaşık 700 tane küçükbaş hayvanım ve 3 bin dönüme yakın ekili arazim var. Baştan sona her şeyde sıkıntı var. Gübreyi zamanında alamadık. Arazilerimizi ekemedik. Her sene kooperatiften 800-900 torba gübre alırken bu sene 400 torbayı zor aldık. ‘Paramızla belamızı bulduk’. Ektik ama yağış az olduğu için göbeklendi, başak tutmadı, o yüzden bu malı onlara yedireceğiz. Küçükbaş hayvancılıkta da belli başlı sorunlar var. Hayvan yeminin torbası 230 TL’den 330 TL’ye yükseldi. Bugün yarın alacağız derken ilaç alamadık. 40-50 TL olan zirai ilaçlar 250-300 TL oldu. Ektiğimiz arpayı hasat zamanı geri alamıyoruz. Kombayın servisi için 50 bin TL para harcamamız gerekiyor. Durum böyleyken araçları servise verelim mi, vermeyelim mi diye düşünüyoruz. Mazot 21 TL’yi buldu. Üretim bitecek öyle görünüyor. Ben 40 yaşındayım kendimi bildim bileli devlet dönüm başına 30-40 TL destek veriyor, yarısını zaten vergi olarak geri alıyor. Gübrenin torbası 350 TL iken 500-600 TL oldu. Yetkililer en kısa zamanda bu işe bir çare bulsun, gelip görsünler de bu işin içinden nasıl çıkılacağını bize onlar söylesin. Eskiden arazilerin biçiminde yeşile teşvik vardı artık ona yemlenme de yok. Katkımızı almak için biçerdik, şimdi araziyi nasıl biçeceğiz? Arpayı yarın kaça alacağımız belli değil. 100 dönüm arazideki ekinler olgunlaştığı zaman iki üç kamyon arpa alırdık şimdi ise hayvanlara yedirmek için biçeceğiz. Geçmiş senelerde 15 tona yakın mazot yaktım. Bu sene bütün ürünlerimizi versek 15 tonluk mazotu tekrar alamayız. Araziler bu sıcağa en fazla 1 hafta dayanır, ürünleri biçmemiz lazım. Bu ovadaki bin dönüme yakın arazideki ürünler hep bu boyda”.

Mustafa Turhan

  “Hayvancılık ve çiftçilik yapıyorum. Geçen yıl kurak bir mevsimden çıktık çok zor şartlarda ekime hazırlandık. Sağdan soldan tohum bulmaya uğraştık. Bazı tarlalarımızı gübreleyerek, bazısını da doğal gübreleme yöntemiyle ektik. Sene iyi başladı ama havaların ısınmasıyla yağış kesildi. Ekinlerimiz günden güne geriye gitti. Son 49 yılın en sert iklimini yaşadık. Kuzeyden poyraz rüzgârının esmesiyle de çimlenen ekinlerimiz başak atamadan yandı. Başak atan ekinlerin de içi dolmadı. Bu ekinlerin çok acil biçilmesi lazım… Hiç biri kombaya girecek kadar büyümedi. On gün içinde ekinler kaba yem olarak yapılmazsa hepsi boşa gidecek. Devletin acil olarak buna bir çözüm bulması gerekiyor. Hayvancılık ve çiftçilik bitme noktasına geldi. Gereken teşviki bize sağlamaları gerekiyor.”

Ali Gökçeri

   “Ben de hayvancılık ve çiftçilik yapıyorum. Geçen yılki kuraklıktan dolayı hayvancı da çiftçi de mağdur oldu. Bu da yetmezmiş gibi yağış almayan bir bölgeyi kuraklığa koymadılar bile. Hayvancılık yaptığım için en az 250 kamyon gübre çekiyorum ovaya. Buna rağmen gübrelediğimiz tarlaları beyan edemiyoruz. Etsek de gübre göstermemizi istiyorlar. Aslında bizim çektiğimiz gübreler, gübreden daha pahalıya geliyor bize. Bizim gübremiz olmasına rağmen maliyeti daha fazlaya geliyor.  Ülkemizdeki tarım desteği de çok komik rakamlara ulaştı bu rakamlarla kesinlikle tarım sürdürülemez. Bunun derhal düzelmesi lazım. Mazot 21 TL oldu. Bir traktörün deposunu doldurmak için eskiye göre iki katı para vermemiz lazım. Ovaya çıktığımız her gün bir depo mazot gidiyor. Mazot desteklerinin her sene zamana göre yükseltilmesi lazım. Eskiden öyleydi ama son 10 yıldır her şey kötü. Dönümüne 25 kg gübre verirlerdi onu da paraya çevirdiler bir kilo bile alamıyoruz o destekle. Mağdur olmamamız için dönüm başı para yerine bize gübre versinler. Böyle giderse bu memlekete kıtlık gelecek, hayvancı da, çiftçi de duvara toslayacak. İşsizlik, hırsızlık başlayacak. Üretim de durdu duruyor. Geçen yıldan alacağımız destekler henüz tamamlanmadı. Onların da tamamlanmasını talep ediyoruz”.

Fotoğraflar: Özmen YILANCILAR

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110