banner6

Meclis’te güncel konuşmalar devam ediyor

banner37

Meclis’te güncel konuşmalar devam ediyor
banner151 banner143

 Meclis Genel Kurulu’nda CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın bir internet gazetesinde kendisine ilişkin yaptığı açıklamaya tekrardan değinerek, Tatar tarafından “kendisi tarafından yapılmadığı” şeklinde bir açıklama yapılmadığı takdirde bunun “hakaret ve sövmeden” daha ağır bir suç olduğunu savundu.

Erhürman, dün görüşülen yasa tasarılarının konularının 2007’de yürürlüğe konulan yasalarda yer aldığını, sosyal medyanın da bunun kapsamında olduğunu belirtti ve yeni tasarıyla getirilmek istenen maddelerin ülkeyi çağdaşlaştırmak yerine İngiliz Sömürge dönemine taşıyacağını ifade etti.

Erhürman, Tatar’ın kendisine yönelik yaptığı açıklamaya hükümette yer alan vekillerden hiçbir tepki verilmediğini, ancak kendilerine yapılan sözler söz konusu olduğunda hemen eyleme geçtiklerini savunarak, “Söz konusu yasa tasarısı yürürlükte olsa, böyle bir metine ne yapılırdı?” diye sordu, Bakan Arıklı’nın  “BTHK’nın bunun engelleyeceği” yönündeki cevabı üzerine de, böyle bir maddenin tasarıda yer almadığını ileri sürdü.

- Şahali

CTP Milletvekili Erkut Şahali ise, tekrardan kürsüye çıkarak, TC-KKTC arasındaki ilişkilere değinerek, CTP’nin “Türkiye ile iyi ilişkilerimiz olmasın” demediğini kaydederek, “Mütekabiliyet esasına dayalı iyi ilişkilerimiz olsun, eşitler arası olsun. Emir alan emir veren şeklinde olmasın diyoruz” ifadelerini kullandı.

Şahali, “Kabinelerde bakan kim olsun diye sorulmasının, taleplere olumsuz cevap verme cesareti olmamasından dolayı emir olarak kabul edildiğini “ savundu.

20 Nisan’da Resmi Gazete’de yayımlanan yasa tasarılarının, bakanlar tarafından dün sabah görüldüğünün söylediğini, halbuki yayımlanmadan önce bu tasarıların bakanlar tarafından imzalandığını savunan Şahali, “Bunu izah edemiyorsanız, kukla olma durumu budur” dedi.

Şahali, son olarak, dün ele alınan yasa tasarılarının içeriklerinin demokrasiyle bağdaşmadığını savunarak, kendisinin de Bakan olduğu dönemlerin gergin dönemler olduğunu ve hakkında çok sert sözler söylendiğini kaydetti ve pozisyonu gereği bunların hepsini hoş gördüğünü, yüzleşme gereği bile duymadığını, olması gerekenin bu olduğunu kaydetti.

Eski Başbakan Faiz Sucuooğlu’nun istifası ve şu an Meclis’te oturmamasını da eleştiren Şahali, bakanları hükümeti yönetememekle suçladı.

Barçın

Cumhuriyetçi Türk Partisi Lefkoşa Milletvekili Devrim Barçın’ın, “Yüksek Enflasyon Dönemlerinde Alım Gücünü Korumak Adına Uygulanan Politikalardaki CTP ve UBP’nin Farkı” başlıklı konuşmasında, ekonomik sıkıntılarda esas sorunun TL kullanımı olduğunu öne sürdü.

Barçın, hayat pahalılığı konusunda İstatistik Kurumu’nun yayınladığı rakamların gerçeği göstermediğini öne sürerek, İstatistik Kurumu’nu bu konuya ilişkin açıklama yapmaya davet etti. Barçın, buna kanıt olarak, kurumun sitesinde yer alan otomobil fiyatlarının düşmesini ve cep telefonu görüşme ücretlerinin 18 aydır sabit kalmasını gösterdi.

5 aylık süre boyunca yaşanan enflasyon rakamlarını dile getiren Barçın, döviz olarak maaşlardaki düşüş, asgari ücretlinin ve kamuya giriş ücretiyle çalışan bir memurun süre içerisinde gıda alımındaki düşüşü hakkında bilgi verdi. Barçın, 2 milyar 230 TL olan tasfiye olacak kredilerin yüzde 59.25 arttığını, 3 milyar 552 milyon TL’ye çıktığını söyledi.

Barçın, ne yapılması gerektiğine de değinerek, CTP’nin iktidarda olduğu 1994 yılında benzer bir durum yaşandığını yüzde 215 enflasyon olduğunu, bu süreçte maaşlara yüzde 220 artış verilmesini öngördüklerini, hayat pahalılığını 4 ayda bir verme kararı aldıklarını, bunun yanında asgari ücretin alım gücünü koruduklarını anlattı. Barçın, bunlar yapılırken, Türkiye Cumhuriyeti’nden bir kuruş alınmadığını öne sürdü.

Benzer bir irade gösterilmemesi halinde ciddi sıkıntıların doğacağını öne süren Barçın, “Hayat pahalılığı maaşlara yansıtılmasıyla geçici olarak rahatlanacaktır ama ilerleyen aylarda sonra yine gıda alımı azalacaktır. Türk lirasından kurtulmadıkça, çözüm bulunmayacaktır” dedi.

-Amcaoğlu

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu ise, dünden beri yaşanan tartışmaları dikkatle dinlediğini belirterek, 3 yasa tasarısı ile ilgili söylenmek istenenlerin söylendiğini, aynı şeylerin tekrar edilmesini çok gerekli bulmadığını ifade etti.

Ülkede çok daha önemli bir konu olduğunu dile getiren Amcaoğlu, “Mutfakta bir yangın vardır. Çok doğrudur. Bunun siyaseti yoktur. Bunun ideolojik yaklaşımlarla hiçbir alakası söz konusu bile değildir” dedi.

Ekmeğin 7 TL olduğuna işaret eden Amcaoğlu, asgari ücretlinin eve daha az gıda götürmesinin imkansızlığını sadece dile getirerek değil alternatif çözüm önerileri de aktarılarak, hep birlikte çözüm yollarının aranması gerekliliğini ifade etti.

Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararla “Mayıs ayı sonunda yüzde 43.10’luk Hayat Pahalılığı oranının maaşlara aktarılacağını” belirten Amcaoğlu, asgari ücretlinin de sıkıntısını aşma adına asgari ücret düzenlenmesi için mevzuat takip edilerek, soruna çare üretilmek için adımlar atılacağını söyledi.

“Tabi ki bunlar yeterli değildir” diyen Amcaoğlu, geçen yılın aynı dönemine oranla Dolardaki kaybın yüzde 140 civarında olduğunu kaydetti. TL ile ilgili kur farklılıklarının geçmişte de yaşandığına dikkat çeken Amcaoğlu, bunların şimdi yaşanıyormuş gibi gösterilmesini eleştirdi.

“Tek çaremiz TL ekonomi büyütebilmenin önemli adımlarını atmaktan başka bir şey değildir” vurgusu yapan Olgun Amcaoğlu, alım gücünü yukarıya çekebilecek cesaretli adımların atılmasının tam zamanı olduğunun altını çizdi.

“2022 yılında enflasyon muhasebesinin uygulanmasıyla ilgili gerekli mevzuatları tekrardan hayata geçirmezseniz önümüzdeki yıl yaşanacak olan iflasların da önüne geçemezsiniz, bunlar bu ülkenin gerçeğidir” diye konuşan Amcaoğlu, bunların üstesinden gelecek adımları atacaklarını söyledi.

Belediyelerle ilgili dün yapılan ek bütçeye değinen Amcaoğlu, yerel yönetimlerle ilgili çok daha önemli maddi kaynak sıkıntıları yaşanırsa mevzuatlarda gerekli düzenlemeler yapılıp, belediyelerin ayakta kalması için gerekenin yapılması gerektiğini belirtti.

Sadece mali gelirlerdeki 9.25’lik katkı payını verip, belediyeleri kurtarabilmenin yeterli olmayacağını bilerek adımlar atmanın doğru olmadığını ifade eden Amcaoğlu, haklı eleştirilere katıldığını ancak birilerini itibarsızlaştırıcı ve yaralayan betimlerden uzak durulmasını istedi. Amcaoğlu, benzetmelerin daha dikkatli seçilmesini talep etti.

- Atun

Maliye Bakanı Atun da, Barçın’ın iddialarına yanıt vererek, İstatistik Kurumu’ndan teknik yanıt beklediklerini söyleyerek, bir yanlışlık varsa düzeltilmesini talep edeceklerini söyledi.

Atun, döviz bazında ücretlerin geriye doğru gittiğinin bir parametre olduğunu, enflasyon dönemlerinde esas odaklanılması gerekenin en düşük gelir grubunun aldığı ücret ve buna ne kadar ek verileceği olması gerektiğini söyledi.

Sürekli enflasyonun ülke ekonomisini törpülediğini, ücretlerin de bu değişikliklere adapte olduğunu belirten Atun, hayat pahalılığı vermedeki gayenin fakirleşmenin önüne geçilmesi olduğunu belirtti.

Bu noktada hayat pahalılığı karşısında toplumun tüm kesimlerine sahip çıkılması gerektiğine ve asgarü ücretin de güncellenmesine dikkat çeken ve Atun, hayat pahalılığının “eldeki imkanlara göre” illaki maaşa yansıtılacağını, en iyi stratejinin uygulanacağını söyledi.

Revize bütçenin dün Bakanlar Kurulu’na sunulduğunu söyleyen Atun, bütçede yaklaşık 6 milyar TL’lik bir artış yapıldığını, bütçenin 18 milyar TL’ye yükseltildiğini açıkladı ve yıl sonuna kadar beklenen gelir artışları hakkında bilgi verdi.

Atun, uzun yıllardır bu kadar yüksek bir enflasyon oranıyla karşılaştıklarının altını çizerek, bu yeni bütçe çerçevesinde hayat pahalılığı ve asgari ücretin düzenleneceğini kaydetti.

Atun, hayat pahalılığı oranının tüm maaş ve maaş nitelikli ödemelere yansıtılması kararının kesinlik kazandığını, tamamının karşılanması için de Bakanlar Kurulu’nda çalışılmaya devam edileceğini belirtti.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104