banner6

Mevzuat uygulansa iş kazası olmaz

banner37

Ülkemizde önüne geçilemeyen iş kazalarına dün bir can daha verdik. İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Uğur Ergün, kazaların yeterli, etkin ve düzenli denetimlerin yapılmaması, işverenlerin de tedbirleri gereksiz masraf olarak görmesi ve işçilerin eğitimsiz olmasından kaynaklandığını belirtti

Mevzuat uygulansa iş kazası olmaz
banner8

Eniz ORAKCIOĞLU

- “YETERLİ, ETKİN VE DÜZENLİ DENETİMLER YAPILMIYOR”… İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Uğur Ergün, iş sağlığı ve güvenliği konusunda devlet tarafından yeterli, etkin ve düzenli denetimlerin yapılmadığını vurguladı. Ergün, işverenlerin de iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini gereksiz masraf olarak görme eğiliminde olduğunu, işçilerin ise eğitimsizlikten dolayı kendilerini riske attığını, ekmek parası peşinde, çaresiz tehlikeli koşullarda çalıştıklarını kaydetti

- “İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ, EĞİTİM MÜFREDATINA ALINMALI”… Ergün, hizmet almadan tamamen kendi namına, hesabına ve amatörce yapılan faaliyetler sonucu yaşanan yaralanma, sakatlık ve ölümlere de değinerek, en sık yaşanan kazaların merdivenden düşme ve yemeklerin altı açık ocakta unutulması sonucu yaşanan yangın vakaları olduğunu kaydetti. Ergün, bu noktada yapılacak şeyin de etkin kontrol, denetim, iş sağlığı ve güvenliği konusunun küçük yaşlardan müfredata eklenmesiyle, ülkemizde yeterli bilinç seviyesine ulaşılabileceğini ve kazaların önünde geçilebileceğini belirtti

Ülkemizde birçok kişinin yaralanması, hatta ölümüyle sonuçlanan iş kazalarının önü bir türlü alınamıyor.

İş kazaları sonucu dün bir canı daha yüksekten düşme sonucu kaybettik. Lefkoşa’da 21 Aralık günü 7 metre yükseklikten düşerek ağır yaralanan 19 yaşındaki Şemsettin Bayraktar, tedavi görmekte olduğu hastanede dün hayatını kaybetti.

KIBRIS’a konuşan İSGÜM LTD Direktörü İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Uğur Ergün, iş sağlığı ve güvenliği konusunda ülkemizin özlenen seviyede olmadığına vurgu yaparak, “Yürürlükteki yasal mevzuat mükemmel olmamakla birlikte layıkıyla uygulanması halinde neredeyse tüm kazaların önlenmesi için yeterlidir” dedi.

Etkin kontrol, denetim, iş sağlığı ve güvenliği konusunun küçük yaşlardan müfredata eklenmesiyle, ülkemizde yeterli bilinç seviyesine ulaşılabileceğinin altını çizen Ergün, “Ülkemizde genel tabloya bakacak olursak, işverenler, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini gereksiz masraf olarak görme eğilimindedir. İşçiler de eğitimsiz olup kendilerini riske atmaktan çekinmemekte, ekmek parası peşinde, çaresiz tehlikeli koşullarda çalışmaktadır” şeklinde konuştu.

Ergün, kişinin evinde veya dükkanında profesyonel hizmet almadan tamamen kendi nam ve hesabına ve amatörce yaptığı faaliyetler sonucu yaşanan yaralanma, sakatlık ve ölüm olaylarının da 35/2008 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası kapsamında düzenlenmediğine dikkat çekerek, kişilerin, kendilerinin ve başkalarının güvenliğini sağlamak için 35/2008 sayılı yasanın ve bu yasa altında düzenlenen tüzüklerin öngördüğü şekilde önlemlerini alması gerektiğini belirtti.

Dokuz sendikanın oluşturduğu Emek Platformu ise, “Patronların kârı için açlık sınırının altında maaş alıp, izin kullanamayıp üstüne bir de can güvenliği olmadan çalıştırılan” özel sektör emekçilerinin yalnız olmadığını kaydederek, “iş cinayetlerinin kader olmadığını ve özel sektördeki sömürünün durdurulması, yitip giden canlara yenilerinin eklenmemesi için” mücadeleyi yükseltme kararlılığında bulundu.
 

Ergün: “Yeterli, etkin ve düzenli denetim yapılmıyor”

İSGÜM LTD Direktörü İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Uğur Ergün, iş sağlığı ve güvenliği konusunda ülkemizin özlenen seviyede olmadığına vurgu yaparak, “Yürürlükte bulunan mevcut yasal mevzuat mükemmel olmamakla birlikte layıkıyla uygulanması halinde neredeyse tüm kazaların önlenmesi için yeterlidir” şeklinde konuştu

Ergün, şu anda devlet tarafından yeterli, etkin ve düzenli denetimlerin yapıldığını söylemenin mümkün olmadığını belirterek, devletin denetim yapmak ve esaslı sorunlara odaklanmak yerine, bir takım tüzük çalışmalarıyla yükün büyük bir kısmını iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarına yükleyerek tüm sorunların kökten çözümleneceğine inandığını kaydetti.

Etkin kontrol, denetimler, iş sağlığı ve güvenliği konusunun küçük yaşlardan müfredata eklenmesiyle ülkemizde yeterli bilinç seviyesine ulaşılabileceğinin altını çizen Ergün, “Ülkemizde genel tabloya bakacak olursak, işverenler, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini gereksiz masraf olarak görme eğilimindedir. İşçiler de eğitimsiz olup kendilerini riske atmaktan çekinmemekte, ekmek parası peşinde, çaresiz tehlikeli koşullarda çalışmaktadır” dedi.

“İş kazaları, insan hayatının önemsiz olduğunu gösteriyor”

“İş kazaları sebebiyle sakatlık ve ölüm vakalarının sıklığı ülkemizin acı gerçeğidir” diyen Ergün, iş kazalarının basit tedbirlerle önlenmesi mümkün iken, tedbir almaktan kaçınılmasıyla acı kayıplarla karşılaşıyor olmamızın, coğrafyamızda, insan hayatının nasıl da önemsiz olduğunun göstergesi olduğunu vurguladı.

Bu kadar sıklıkla iş kazaları yaşıyor olmamızın asla normalleştirilebilecek bir olgu olmadığına dikkat çeken Ergün, iş kazalarının günlük yaşantımızın bir parçası olduğunu ve duyarsızlığımızı da giderek artırdığını belirtti.

banner134

“Eğitim konusu önemli”

Ergün, kişinin evinde veya dükkanında profesyonel hizmet almadan tamamen kendi nam ve hesabına ve amatörce yaptığı faaliyetler sonucu yaşanan yaralanma, sakatlık ve ölüm olaylarının 35/2008 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası kapsamında düzenlenmediğine dikkat çekerek, “Bu faaliyetler sonucunda bir başkasının yaralanmasına, sakat kalmasına veya ölümüne sebep olunursa, bu durumda da kişinin ihmali sebebiyle cezai sorumluluğu oluşacaktır” dedi.

Ergün, ancak her halükarda kişiler kendilerinin ve başkalarının güvenliğini sağlamak için 35/2008 sayılı yasanın ve bu yasa altında düzenlenen tüzüklerin öngördüğü şekilde önlemlerini alması gerektiğini belirterek,  herkesin kendi güvenli çalışma koşulları yaratması gerektiğini söyledi.

Genel olarak dikkat edilmesi gerekenler arasında elektrik çarpmasına ve yangın riskine karşı her türlü tedbirin alınması olduğuna işaret eden Ergün, şunları kaydetti:

“Yüksekten düşmeye bağlı yaralanma ve ölümlerin önüne geçmek için yüksekte çalışma risklerinin elimine edilmesi gereklidir.

Sıklıkla yaşanan kazalar, merdivenden düşme ve yemeklerin altı açık ocakta unutulması sonucu yaşanan yangın vakalarıdır.

İşte tam da bu noktada yukarıda değinmiş olduğum toplumun küçük yaşlardan tehlikeli davranışlara karşı eğitilmesi konusu çok büyük önem arz etmektedir”.

“İşverenler tedbirleri almalı”

İş sağlığı ve güvenliğinin oldukça geniş kapsamlı bir konu olduğuna dikkat çekerek, her iş kolunun kendine göre riskleri bulunduğunu ve bunlar için bir iş sağlığı ve güvenliği uzmanından profesyonel destek ve eğitim alınarak, hem işverenlerin, hem de işçilerin güvenliğinin sağlanmasının mümkün olacağını kaydetti.

Ergün, iş yerlerinde sağlık ve güvenliğin üç bacağı olan bir kavram olduğunu söyleyerek, işverenlerin kendi işyerlerinde mevcut tehlike ve riskleri ortaya koyup tüm tedbirleri alması ve çalışanlarını eğitmek zorunluluğu olduğunu bildirdi.

Ergün, söyle devam etti:

  “Çalışanlar, sağlık ve güvenliklerini riske atmayacak güvenli çalışma ortamı talep etmek, eğitimlere katılmak, tehlikeli davranışlardan kaçınmak ve gerekirse çalışmayı reddetmek zorundadırlar.

Devlet ise tüm iş yerlerini denetlemek ve güvenli çalışma ortamları olup olmadığını kontrol edip, gerekirse yaptırım uygulayarak güvenlik tedbirlerinin alınmasını sağlamak zorundadır.

Son olarak hatırlatmak istediğim güncel bir husus da işverenlerin Covid 19 salgını kapsamında sorumlu olup, işyerlerinde uygulamaları gereken genel önlemler ile birlikte inşaat şantiye alanları ve kapalı çalışma ortamı ile ofis alanları için uygulanması gereken önlemler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının resmi web sitesinden kontrol edilip uygulanabilir.”

Emek platformu: İş

cinayetleri kader değildir
 

Dokuz sendikanın oluşturduğu Emek Platformu, çalışanların, emekçilerin ve işçilerin canından, yaşamından, ruh ve beden bütünlüğünden daha önemli hiçbir şey olmadığına işaret etti.

“Patronların kârı için açlık sınırının altında maaş alıp, izin kullanamayıp üstüne bir de can güvenliği olmadan çalıştırılan” özel sektör emekçilerinin yalnız olmadığını kaydeden platform, “iş cinayetlerinin kader olmadığını ve özel sektördeki sömürünün durdurulması, yitip giden canlara yenilerinin eklenmemesi için” mücadeleyi yükseltme kararlılığında bulundu.
HAKSEN, KTÖS, GÜÇ-SEN, EL-SEN, VERGİ-SEN, HAZİNE-SEN, BASIN-SEN, KTOEÖS, KOOP-SEN’in oluşturduğu Emek Platformu, çalıştığı sırada 8 metre yükseklikten düşerek yaralanan Şemsettin Bayraktar’ın yaşam mücadelesini kaybetmesi üzerine yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada, son yıllarda sayısı artan “iş kazalarının ve iş cinayetleri” nin normal, sıradan, olağan olaylar olmadığını,  sebepleri tespit edilebilecek, önlemleri alınabilecek ve engellenebilecek olaylar oldukları kaydedildi. Açıklamada, “Eğer gerekli tedbirler alınmış olsaydı bugün hayatını kaybetmiş onlarca emekçi aramızda olacak; iş kazaları sonucu kalıcı yaralanmalar yaşayan yüzlerce insanımız bu duruma maruz kalmayacaktı” ifadelerine yer verildi.
Emek Platformu, İş cinayetinde hayatını yitiren her emekçinin, geride kalan her gözü yaşlı ailenin; gerekli önlemlerin alınmasını maliyet olarak gören patronların, bu önlemleri aldırmak için gerekli baskıyı oluşturmayan idarenin ve özel sektördeki aleni sömürünün kurbanları olduğunu belirtti.
Emek Platformu şöyle devam etti;
“İş cinayetlerini sıfıra indirmek, herkesçe bilindiği için artık buradan tekrar etmenin anlamsız kaldığı önlemlerle mümkün olabilecekken; bu önlemlerin alınmayışı, aldırılmayışı, alınmasının sağlanmayışı bilinçli bir tercih, “maliyetleri” düşürmek için takınılan bir tutumdur. Bu da yaşananların kaza değil, cinayet olmasının en bariz göstergesidir. Risklerin analiz edilmesi, kişisel ve toplu koruma önlemlerinin alınması, gerekli eğitimlerin verilmesi, alet ve teçhizatın bakımlarının yapılması, iç ve dış denetimlerin yeterli sayıda personelle etkin bir şekilde yürütülmesi, emekçilerin örgütlülüğü yoluyla bu sürecin güvence altına alınması rahatlıkla atılabilecek adımlardır. Ancak sermayenin büyümesi, maliyetlerin düşmesi, kârın artması yönünde tercih yapan idare; emekçilerin canı ile ilgili önlemleri “kabul edilebilir bir risk” olarak görmektedirler.”
 

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104