banner6

Milli servet yok olmasın Dane mısırımızı kendimiz üretelim

banner37

Milli servet yok olmasın Dane mısırımızı  kendimiz üretelim
banner150 banner151 banner143

Ali ÇATAL

   Ülkemizde döviz kurlarına bağlı olarak artan maliyetlerle üretim yapmak oldukça zor bir hal aldı.

   Bir yandan pandemi, diğer yandan döviz krizi derken, şimdi de peşi sıra gelen elektrik ve akaryakıt zamları birçok sektörü perişan etti, ekonomik yıkıma neden oldu.

   Ayrıca dünyanın ‘tahıl deposu’ olarak bilinen Rusya ile Ukrayna arasında patlak veren savaş da tarımsal ürünlerin hammadde fiyatını arttırdı; çiftçi ve hayvancı, üretim yapamayacak noktaya geldi.

   Özellikle döviz krizi, zamlar ve savaşın etkisi, birçok alanda dışa bağımlı olan ülkemizde ‘üretim olmadan ayakta durulamayacağını’ bir kez daha gösterdi.

   KKTC’ye her yıl hayvan yetiştiriciliği için 18 milyon Amerikan Doları karşılığında 86 bin ton ‘dane mısır’ ithal ediliyor… Ziraat Mühendisleri Odası, milli servetimize darbe vuran bu duruma karşı yeni bir formül üretti, dane mısır yetiştiriciliği hakkında proje geliştirdi.

   KIBRIS’a konuşan Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Erkut Uluçam, hayvan yetiştiriciliğinde kullanılan ‘dane mısırın’ KKTC’de de yetiştirilmesi için Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz’a rapor sunduklarını söyledi.

   Uluçam, dane mısırın üretiminin ülke ekonomisi için ne kadar büyük katkı sağlayacağının anlaşılması gerektiğini belirterek, şu an için en büyük sıkıntının ‘su’ olduğunu söyledi.

   Elektriğe yapılan zamlar sonrasında, üreticinin maliyetinin iki kattan fazla arttığını kaydeden Uluçam, özellikle Güzelyurt bölgesinde ‘yerin 100 metre altından çıkarılan’ suyun, üretici için artık çok masraflı olduğunu belirtti.

   Avrupa Birliği (AB) projeleriyle arıtma tesislerinin son derece verimli çalıştığını ifade eden Uluçam, neredeyse ‘yüzey suyu’ olarak adlandırılan ve yerin sadece bir metre altından çıkarılan bu suların maliyetinin, Güzelyurt’taki tesisten ‘beş kat daha ucuz’ olduğunu söyledi.

   Özellikle Haspolat’ta mısır silajının hâlihazırda yapıldığını dile getiren Uluçam, 2008 yılındaki kuraklıktan sonra üreticinin de bilinçlendiğini, ancak donanım konusundaki eksikliğin sürdüğünü kaydetti.

   Ülkemizin dane mısır yetiştirilmesi konusunda çağın çok gerisinde kaldığını belirten Uluçam, dane mısırın toplanmasında biçerdövere monte edilen ve gerektiğinde sökülebilen aparatın ‘kimsede olmadığını’ söyledi.

   Uluçam, söz konusu aparatın 20 bin dolar olduğunu, kendi arazisi ve suyu olan Devlet Üretme Çiftlikleri tarafından bu aparatın satın alınabileceğini kaydetti.

“Mısırı sadece silajlık yem bitkisi olarak kullanıyoruz”

   Erkut Uluçam, danelik mısır yetiştiriciliğindeki üretim şeması hakkında da bilgi verdi.

   Mısırın kullanım alanının yaygın olmasıyla öneminin de günden güne arttığını kaydeden Uluçam, önceden sadece insan ve hayvan beslenmesi için düşünülen mısır tanesinin, içeriğindeki besin maddeleriyle nişasta bazlı şeker sanayisi, bitkisel yağ sanayisi ve biyodizel yakıt üretiminin ham maddesi haline geldiğini söyledi.

   Dünyanın birçok ülkesinde üretimi olmasına rağmen KKTC’de sadece silajlık mısır üretiminin yapıldığına dikkat çeken Uluçam, yılda 3-4 bin dönüm alanda silajlık yem bitkisi üretiminin yapıldığını ifade etti.

   Mısırın, gerek insan beslenmesinde gerek hayvan yemi olarak, pek çok ülkenin tarımsal ürün deseninde kolayca yerini bulabildiğine dikkat çeken Uluçam, dünyada üretilen mısırların yaklaşık yüzde 90’ının insan beslenmesinde ve hayvan yemi olarak kullanıldığına işaret etti.

   KKTC’nin ihraç ettiği tarımsal ve hayvansal ürün yelpazesinde 2020 yılı için ilk sırada 44 milyon dolarlık ihracat tutarıyla süt ürünlerinin geldiğini aktaran Uluçam, bunu da 30 milyon dolarla narenciyenin izlediğini söyledi.

“Hayvancılık sürdürülebilir olacak”

   Uluçam, KKTC’nin ithal ettiği ham maddelerde ise 2020 yılı özelinde ilk sırayı 18 milyon Amerikan Doları tutarındaki 86 bin tonluk ithalat hacmiyle dane mısırın aldığını kaydetti.

   Erkut Uluçam, ithalatta ikinci sırada ise aynı yıl için 41 bin ton ve 16 milyon dolarla soya küspesinin aldığını belirtti.

   Uluçam, ithal edilen dane mısır ve soya küspesiyle kurak veya yeterli üretim olmayan senelerde arpa ve diğer hayvancılık hammaddelerinin parasal değerinin toplamının, KKTC’nin ihraç ettiği süt ürünlerinin parasal değerinden fazla olduğuna dikkat çekti.

   “Birkaç aydır yaşanan döviz krizine ve yem hammaddelerinin uluslararası borsalarda döviz bazında artış göstermesine bağlı olarak, ülkemiz hayvancılık sektörü de çıkmaza girmiştir” diyen Uluçam, konuya geniş bir çerçeveden bakıldığında, en fazla ithal ettiğimiz hayvancılık yem hammaddelerinin ülkemizde de üretilmesinin, ülkemiz hayvancılığının sürdürülebilirliği açısından da çok önemli olduğunu söyledi.

   Mısır bitkisinin toprak ve iklim isteği üzerinde de duran Uluçam, tipik bir sıcak iklim bitkisi olan mısırın, toprak seçiciliğinin fazla olmadığını ifade etti.

   Zamanında işlenmek ve gerekli bitki besin maddeleriyle takviye edilmek kaydıyla değişik tip topraklarda mısır üretiminin başarıyla gerçekleştirilebileceğini vurgulayan Uluçam, KKTC’de danelik mısır yetiştiriciliği için önerdikleri ekim tarihlerinin, yılın mart-nisan-mayıs periyodu olduğunu kaydetti.

   Uluçam, KKTC’nin toprak ve iklim koşulları dikkate alındığında, mısırda ideal bir üretimin yapılabileceğini söyledi.

“Ton başına 3 bin 279 TL kâr edeceğiz”

   Danelik mısır üretiminde kullanılan temel ürünlerin ise ‘taban gübresi, damlama hortumu, danelik mısır tohumu, sulama borusu ve ekipmanı ile su ve enerji yani yakıt’ olduğunu aktaran Uluçam, bitki koruma ilaçları ve bitki besleme gübrelerine de üretim safhalarında ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

   Silajlık mısır üretiminde kullanılan ekipmanların, danelik mısır üretiminde de kullanılabildiğin belirten Uluçam, dane mısır yetiştiriciliğinde sadece bitki besleme ve bitki koruma kısmında bazı farklılıkların olduğunu ifade etti.

   Uluçam, danelik mısır yetiştiriciliği için her dönüme, yani bin 338 m2 alana yönelik ortalama total maliyet hesaplamasını da çıkardı.

   Uluçam, ‘11 Mart 2022 piyasa fiyatlarına’ göre taban gübresine 500 TL; damlama hortumuna bin 300 TL; mısır tohumuna 450 TL; gübre ve ilaca bin 50 TL; su ve mazota 2 bin TL; işçilik giderine 500 TL; toprak hazırlığına 125 TL ve hasada da 250 TL’ye ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

   Doğru bakım ve yetiştiricilik durumunda, dönüm başına bin 500-2 bin 300 kilogram verim alınabileceğini kaydeden Uluçam, dane mısır üretimde toplam dönüm maliyetinin ise ortalama 6 bin 175 TL olduğunu belirtti.

   Uluçam, dane mısır üretiminde, ortalama dönüm veriminin bin 800 kilogram esas alındığında kilogram başına 3,43 TL; ton başına ise 3 bin 430 TL olduğuna işaret etti.

   Erkut Uluçam, 10 Mart 2022 itibarıyla dane mısır satışının ortalama 450 dolar, ton fiyatının ise 6 bin 709 TL seviyelerinde olduğunu; bu bağlamda, ürünü ‘kendimiz ürettiğimiz takdirde’ ton başına 3 bin 279 TL’nin yurt dışına kaçmasının önüne geçileceğini vurguladı.

“Üretim yapan toplumlar ayakta kalabilir”

   Ekonomik krizi çok yoğun hissettiğimiz bu dönemde, ülkenin imkanları dahilinde üretim yapabilmenin alternatiflerini aradıklarını belirten Erkut Uluçam, “Üretim yapan toplumlar ayakta kalabilir” dedi.

   Kendi toprağı ve sulama altyapısı olan üreticiler için girdi maliyetlerinin düşürülmesinin, üretmek isteyen diğer çiftçilere ek gelir kaynağı da sağlayacağını söyleyen Uluçam, KKTC’de bugüne kadar danelik mısır yetiştiriciliği yapılamamasının en büyük sebebinin ise bu işe uygun biçerdöver tablasının temin edilememesi olduğunu dile getirdi.

   “Yetkili kurumlar inisiyatif alırsa, inanıyoruz ki ülkemizde de danelik mısır yetiştiriciliğini yapacak üretici arkadaşlarımız olacaktır” diyen Uluçam, dane mısırı üretmekte sorun olmadığı halde hasat için gerekli ekipmanın KKTC’de olmamasının, üretim için en büyük engel olduğunu söyledi.

   Dane mısırı biçmek için tahıl hasadında kullanılan biçerdöverde bazı değişiklikler yapılması gerektiğini; bu değişiklik için de 20 bin doları değerinde bir yatırıma ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Uluçam, “Biçerdöverin fiyatını da katarsak, sadece dane mısır hasadı için toplam 50 bin dolar yatırım gereklidir ve bu yatırımı sadece bir üreticinin yapması rantabl değildir” dedi.

   Ziraat Mühendisleri Odası olarak bilgi, birim ve tecrübe açısından üretimden hasada kadar kendilerine güvenlerinin tam olduğunu vurgulayan Uluçam, “Ekonomik krizi çok yoğun hissettiğimiz ve dışa bağlılığımızın arttığı bu süreçte, ülke ekonomisine ve üretimine gerek teknik, gerek mesleki anlamda katkıda bulunmaya hazır olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110