Modern köleliğin önüne geçilecek

Hukukçular, mecliste ivediliği alınan Ceza (Değişiklik) Yasası Önerisi’ni KIBRIS’a değerlendirdi. Hukukçular, yasa önerisinin yasallaşması halinde, insan kaçakçılığının suç kapsamına alınacağını söyledi ve bunu, çok değerli bir adım olarak niteledi.

Modern köleliğin önüne geçilecek
  • 08 Haziran 2018, Cuma 8:50

Ahmet İLKTAÇ

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) milletvekilleri tarafından Cumhuriyet Meclisi’ne sunulan Ceza Yasası’nda değişiklik önerileri, insan hakları uzmanları ve hukukçular tarafından olumlu karşılanırken, devletin, suçun oluşması öncesinde de yapması gerekenler olduğuna dikkat çekti.

Hukukçular, ülkemizde sığınma politikası olsa ve mültecilerin geri gönderilmemesi ilkesi uygulansa, insan kaçakçılığı ve ticareti gibi suç oranlarının azalacağına inanıyor.

Yasada öngörülen değişiklik önerisi ile insan kaçakçılığının suç kapsamına alınmak istenmesinin çok önemli ve geç kalınmış bir adım olduğunu değerlendiren hukukçular, bu yasa ile modern köleliğin önüne geçilmek istendiğini söyledi.

Hukukçular, ülkemiz şartlarında, 14’üncü haftada hamileliği sonlandırmanın da makul bir süre olduğuna işaret ederken, yasayı hazırlayan milletvekillerinin, dünyada yapılan araştırmaları referans vererek, her yıl 22 milyon kadının güvencesiz kürtaj yaptırmak durumunda kaldığını, 47 bin kadının hayatını kaybettiğini, bu gibi sağlıksız uygulamalardan dolayı 5 milyon kadının sağlığının tehlikeye atıldığını ve anne ölümlerinin yaşandığını aktardıklarını kaydetti.

Hukukçular ayrıca, İngiliz sömürge döneminden kalan intihara teşebbüs eyleminin de suç olmaktan çıkarılmak istenmesinin olumlu bir adım olduğu değerlendirmesinde bulundu.

 

Murat: 5 yıl az değil, ağırlaştırıcı haller de var

Gazetemiz KIBRIS’ın sorularını yanıtlayan Kıbrıs Türk Barolar Birliği, İnsan Hakları Komitesi Başkanı Avukat Aslı Murat, öneri maddeleri ile birlikte genel gerekçenin okunduğunda, öneriyi sunan vekillerin, Ceza Yasası’na dair ufak çaplı bir insan hakları paketi sunduklarının söylenebileceğini dile getirdi.

2014 yılında yapılan değişikliklerin de benzer nitelik taşıdığını, fakat yeterli olmadığını söyleyen Murat, bu öneri maddeleri ile de yeniden insan haklarını gözeten bir takım iyileştirmelerin yapılmaya çalışıldığının görüldüğünü kaydetti.

Aslı Murat, öncelikle modern cezalandırma prensipleri düşünüldüğü zaman cezanın süresinin önemli olduğunu, ancak, buna ek olarak devletin suçu önlemek için neler yapması gerektiğinin de dikkatle ele alınması gerektiğini açıkladı.

İnsan kaçakçılığında öngörülen 5 yıl hapisliğin çok kısa bir süre olduğunu düşünmediğine değinen Murat, verilecek hapislik süresini ağırlaştıran hallerin de sayıldığını bildirdi.

Aslı Murat, şöyle devam etti:

“Buna göre kişi, ‘18 yaşından küçük veya bedenen veya aklen savunmasız olan kişiye karşı veya suçun mağdurlarını hayati tehlike teşkil eden şartlar altında bırakarak veya onur kırıcı bir muameleye maruz bırakarak veya kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzunu kötüye kullanarak suçu işlerse’ cezası 10 yıla kadar çıkabilmektedir”.

Fiilin ilk kez ceza kanununa dâhil ediliyor oluşunun, cezanın süresinin, suçun önlenmesi açısından ne denli yeterli olduğu değerlendirmesini yapmamıza imkân sağlamayabileceğini belirten Murat, eğer öneri yasalaşır ve ceza kanunundaki ilgili yasa işlerlik kazanırsa, cezanın süresinin, suçu ortadan kaldırmak için yeterli olup olmadığının görüleceğini kaydetti.

Aslı Murat, sadece cezalandırmanın, bu gibi suçların oluşmasını engellemek için yeterli olmadığını da dile getirdi.

Devletin suçun oluşması öncesinde de yapması gerekenler olduğunu anlatan Murat, özellikle bu gibi durumlarda insanların zor durumlarından faydalanıp, kazanç elde eden kişilerin takibi ve önlenmesi için farklı denetim mekanizmalarının da işletilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Aslı Murat, insan kaçakçılığı veya öneri içerisinde yer verilen insan ticaretiyle ilgili maddeleri, her zaman olmasa da belli durumlarda sığınmacı ve mülteciler söz konusu olduğunda yaşanmakta olduğunu söyledi.

Bunun, her mültecinin, bu suçların mağduru olduğu anlamına gelmediğini kaydeden Murat, ancak bunun yine de örnekleri olduğunu dile getirdi.

 

Sığınma politikamız olsa bu suçlar azalacak

Avukat Aslı Murat, yasa önerisinin gerekçesine bakıldığında ise zorlu yaşam koşulları içindeki insanlar referans verildiğinden, belki de bu noktaya da değinmek gerekeceğini ifade etti.

Devlet eğer bu yönde bir adım atacaksa, bu gibi suçların oluşmasına zemin hazırlayan koşulları da gözden geçirmesi gerektiğine dikkat çeken Murat, Kıbrıs’ın kuzeyinde işleyen bir sığınma politikası olsa, uluslararası örf ve adet hukukunun önemli ilkelerinden biri olan mültecilerin geri gönderilmemesi ilkesi uygulansa, ülkemize sığınmaya çalışan kişilerin, düzensiz yollardan giriş yaptıkları için cezalandırma ile karşılaşmasa, insan kaçakçılığı veya ticareti gibi suçların oluşma oranının da azalacağını aktardı.

Aslı Murat, insan kaçakçılığını düzenleyen maddenin 2’inci fıkrasının, zaten bu gibi mağduriyet yaşayan insanların cezalandırılmayacaklarını söyleyerek, bir şekilde az önce söylediğine yönelik bir adım atmaya çalıştığını ancak bunun daha geniş bir devlet politikası haline getirilmesi ve koruma mekanizmalarının kurulmasının önemli olduğunu bildirdi. 

 

Modern köleliğin önüne geçilecek

K. T Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi Başkanı Aslı Murat, şunları kaydetti:

“İnsan ticaretinin suç kapsamına alınmak istenmesi çok önemli ve geç kalınmış bir adımdır. 2018 yılında ceza yasamızda bu gibi bir insan hakkı ihlalinin cezalandırılmıyor oluşu kabul edilebilir değildir. Bu suçu toplum dilinde, “modern kölelik” olarak tanımlamak mümkündür.

Suç kapsamına dâhil edilen fiillere bakıldığında bu açıkça ortaya çıkar. Şöyle ki: “Bir kişiyi zorla çalıştırmak, fuhuş yaptırmak, esarete tabi kılmak, hizmet ettirmek, vücut organlarının verilmesini sağlamak için tehdit – baskı- zor ve şiddet uygulamak, kişilerinin çaresizliğinden yararlanarak rızalarını elde etmek- nüfuzu kötüye kullanmak” gibi durumlarda, kişileri ülkeye sokar, ülke dışına çıkarır, kaçırır, bir yerden başka bir yere götürür, tedarik ederseniz insan ticareti suçu işlemiş olursunuz. Bu koşullar içine giren birçok durum ülkemizde mevcuttur. Özellikle kimi yabancı işçiler ve konsomatrist adı altında çalıştırılan seks kölelerinin çalışma koşulları değerlendirildiğinde, bu bariz bir şekilde ortaya çıkmaktadır”.

 

Kürtajda 14 hafta makuldür

Kürtaj veya yasadaki ismi ile “hamileliğin yasal bir şekilde sona erdirilmesinin”, Ceza Yasası’nda düzenleniyor olması yanında doğurganlık hakları bakımından da değerlendirilmesi gereken bir husus olduğunu söyleyen Murat, mevcut önerinin, geçtiğimiz dönemde gündeme geldiği esnada, bu maddenin, hafta tartışması ile değersizleştirilmeye çalışıldığını kaydetti.

Aslı Murat, öncelikle yasa koyucunun öneri gerekçesini incelediğinizde, sağlıksız koşullarda, ulaşılabilir olmayan ve zor uygulanabilir kürtaj düzenlemelerinin, kadınların sağlığı açısından ne kadar kötü boyutlara ulaşabileceğinin görüldüğünü bildirdi.

Milletvekillerinin dünyada yapılan araştırmalara referans vererek, her yıl 22 milyon kadının güvencesiz kürtaj yaptırmak durumunda kaldığını, 47 bin kadının hayatını kaybettiğini, bu gibi sağlıksız uygulamalardan dolayı 5 milyon kadının sağlığının tehlikeye atıldığını ve anne ölümlerinin yaşandığını aktardıklarını anlatan Murat, bunların çok önemli veriler olduğuna dikkat çekti.

Aslı Murat, şöyle dedi:

“Mesela edindiğim bilgiye göre, devlet hastanelerinde ücretsiz kürtaj hakkı, yasal sınır içerisinde (10 hafta) bir anomali olmadığı sürece gerçekleştirilmiyor. Bu tamamen keyfi bir uygulamadır. Siz parası olmayan kadınları doğurmaya mahkûm ediyorsunuz. Yine doğum kontrol yöntemlerine ücretsiz erişim gibi bir devlet uygulamanız yok. Okullarda cinsel eğitim ve doğum kontrol yöntemlerine ilişkin bilgi verilmiyor, gelecek nesilleri bu yönde eğitmiyorsunuz. Sonra da insanların karşısına geçip, kürtaj yaptırmak isteyen kadınları katil olarak tanımlıyorsunuz. Bu kabul edilebilir değildir. Tabi ki kürtaj bir doğum kontrol yöntemi olarak kullanılamaz ki bu öneri de bunu sağlamak için yapılmamıştır. Ama 10 hafta dünyadaki düzenlemelere baktığınızda, çok kısa bir süre olarak tanımlanmaktadır. Kimi durumlarda kadınlar o dönemde hamile kaldıklarının bile farkına varmazlar. O yüzden 14 hafta daha makul bir süredir”.

 

İntihara teşebbüsün suç olması kamu yararı barındırmaz

Yapılmak istenen değişiklikle, modern bir hukuk sisteminde yer almaması gereken bir maddenin de ceza yasasından çıkarılmak istendiğine vurgu yapan Murat, İngiliz sömürge döneminden kalan, intihara teşebbüs eyleminin suç olmasının, hiçbir kamu yararını içerisinde barındırmayan bir düzenleme olduğunu belirtti.

Aslı Murat, hatta psikolojik ve sosyal sorunlar neticesinde yaşanması muhtemel bir durumun, bir de cezalandırmaya tabi tutulmasının, gayri insani ve insan hakkı bakımından oldukça sorunlu olduğunu dile getirdi.

Eğer sosyal devlet içerisinde yaşadığımız iddia ediliyorsa, o zaman yöneticilerin, intihara teşebbüs etmiş bir insanı cezalandırmak yerine rehabilite etme girişimde bulunmaları gerektiğinin altını çizen Murat,  ümidinin bu olumlu adımların bir sonuca erdirilmesi ve Fasıl 154 Ceza Yasası’nın daha çağdaş, insan haklarına duyarlı (hak ihlâl etmeyen) bir boyuta kavuşturulması olduğunu sözlerine ekledi.

 

Düzgün: “Bu suçları engellemek için yasal düzenlemeler önemli”

Kıbrıslı İnsan Hakları Vakfı Başkanı Avukat Deniz Düzgün, Ceza (Değişiklik) Yasası Önerisi içerisinde yapılması planlanan değişikliklerin oldukça önemli olduğunu söyledi.

Deniz Düzgün, yasa önerisinde, özellikle insan kaçakçılığı ve insan ticareti konusunda çok ciddi önlemler alındığını kaydetti.

Bu iki başlığın, ilk kez Ceza Yasası’nda yer bulacağına dikkat çeken Düzgün, her kim maddi menfaat elde etmek amacıyla yasal olmayan yollardan bir yabancıyı ülkeye sokarsa veya ülkede kalmasına imkân sağlarsa, vatandaş olan bir kişinin veya bir yabancının yurt dışına çıkmasına imkân sağlarsa, insan kaçakçılığı suçu işlemiş olacağını ve beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılabileceğini bildirdi.

İnsan ticaretine ilişkin değişikliğin ise Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nde “Sınır aşan örgütlü suçlara” karşı var olan insan ticareti tanımana uygun olarak düzenlendiğini ifade eden Düzgün, yine insan ticareti suçunun yasa altında ağır bir suç olarak nitelendirilip, 10 yıla kadar hapislik cezası öngördüğünü aktardı.

Bu ve buna benzer suçları engellemek için yasal düzenlemelerin ciddi önem arz ettiğine değinen Düzgün, insan ticaretinin dünyadaki tüm ülkeleri ilgilendiren bir suç olduğunu dile getirdi.

Deniz Düzgün, çoğu zaman sınır aşan suç niteliği taşıyan insan ticareti ile mücadele için yasal düzenlemenin şart olduğunu belirtti.

Düzgün, kürtaj sınırlaması ile ilgili olarak da hem 10 haftadan 14 haftaya çıkarılması, hem de kürtaj olacak kadının sadece fiziksel sağlığı değil ruhsal sağlığının da göz önünde bulundurulduğu bir yasal düzenlemenin mevcut olduğunu kaydetti.

 

Paşa: Güvenli yollardan seyahatleri sağlanmalı

Mülteci Hakları Derneği aktivisti Avukat Faika Deniz Paşa, insan kaçakçılığı ile mücadelede sadece cezaların yükseltilmesinin yeterli olmadığını söyledi.

Faika Deniz Paşa, cezaları artırmanın yanında mültecilerin düzenli ve güvenli yollardan seyahat edebilmelerine de olanak sağlamak gerektiğini kaydetti.

Bu olanağın sağlanmadığı hallerde ve mültecilerin sınırlarımızdan reddedildiklerinde, insan kaçakçılığının devam edeceğini ifade eden Paşa, böylece de mültecilerin insan kaçakçılarının ellerine mahkum edileceğini dile getirdi.

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 13 10 2 1 22 32
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 10 2 1 17 32
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 13 8 0 5 11 24
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 ÇETİNKAYA TSK 13 6 3 4 1 21
6 TÜRK OCAĞI LİMASOL 13 6 2 5 7 20
7 GÖNYELİ SK 13 6 2 5 4 20
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 6 2 5 -3 20
9 LEFKE TSK 13 5 4 4 0 19
10 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 3 4 6 -6 13
12 BİNATLI YSK 13 4 1 8 -9 13
13 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 2 7 4 -12 13
14 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 1 5 7 -16 8
15 GİRNE HALK EVİ 13 2 1 10 -10 7
16 ESENTEPE KKSK 13 2 1 10 -16 7
yukarı çık