Muayeneler usulünce yapılsa araçların yüzde 60’ı trafiğe çıkamaz

banner37

MASİB Genel Sekreteri Hasan Tosunoğlu, KKTC’de yapılan araç muayene işlemlerinin, çağı yakalamanın çok uzağında olduğunu söyledi:

Muayeneler usulünce yapılsa araçların yüzde 60’ı trafiğe çıkamaz
banner99

Ali ÇATAL

“ARAÇ MUAYENELERİ ÖZELLEŞMELİ”… Hasan Tosunoğlu, araç muayenelerinin süratle özelleştirilmesi gerektiğini savunurken, bu sayede hem ‘üstünkörü’ yapılan araç muayenelerinin sonlanacağını hem de trafik güvenliği seviyesinin yükseleceğini belirtti.Trafiğe çıkabilecek yetkinliği ölçen muayenenin, KKTC’de ‘iş ola’ yapıldığını kaydeden Tosunoğlu, “Muayeneler usulünce yapılsa, ülkedeki araçların yüzde 60’ı trafiğe çıkamaz” ifadelerini kullandı.

“SATIŞLAR DÜŞTÜ, GALERİCİ SAYISI ARTTI”… Hasan Tosunoğlu, ülkedeki yıllık araç satış rakamlarıyla ‘galerici sayısındaki artışın’ örtüşmediğini kaydederken, salgın döneminde satışlar ‘binlerle ifade edilen’ rakamlarla düşerken, galerici sayısının ‘neredeyse iki katına’ çıkmasının ‘denetlenmeye muhtaç’ bir durum oluşturduğunu vurguladı. Tosunoğlu, “Satışlar düşerken, galerici sayısı 150’den 300’e çıkıyorsa yani pasta küçüldüğü halde ithalatçı sayısı artıyorsa, bunun ‘birilerini’ rahatsız etmesi lazım” ifadelerini kullandı.

Motorlu Araç Satıcılar ve İthalatçılar Birliği (MASİB) Genel Sekreteri Hasan Tosunoğlu, Kuzey Kıbrıs’ta yapılan araç muayenelerinin çağın son derece gerisinde olduğunu söyledi.

Araç muayenelerinin süratle özelleştirilmesi gerektiğini de savunan Tosunoğlu, bu sayede hem ‘üstünkörü’ yapılan araç muayenelerinin sonlanacağını hem de trafik güvenliği seviyesinin yükseleceğini belirtti.

Trafiğe çıkabilecek yetkinliği ölçen muayenenin, KKTC’de ‘iş ola’ yapıldığını kaydeden Tosunoğlu, “Muayeneler usulünce yapılsa, ülkedeki araçların yüzde 60’ı trafiğe çıkamaz” ifadelerini kullandı.

Yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını, halk arasında “Döviz krizi” diye anılan ve TL’nin yabancı para birimleri karşısında yaşadığı değer kaybını anlatan ‘kur şoku’ ve bunun doğal sonucu olarak karşılaşılan düşen alım gücü ile yükselen banka faizleri sarmalının, sektörün ‘isteyeceği son tablo’ olduğu bilgisini veren Tosunoğlu, hükümetlerin de sektöre ‘zaten salgın öncesinde başlayan’ KDV indirimini uzatmak haricinde hiçbir desteğinin olmadığını paylaştı.

Covid-19 salgını döneminde iki kez uzatılan KDV indiriminin geleceğine yönelik herhangi bir bilgilendirme yapılmamasının da hem sektör bileşenlerinde hem de halkta ‘nasıl olsa tekrar uzayacak’ algısına neden olduğunu ve bu yanlış öngörü nedeniyle bu kez de otomobil galerilerinin stoklarının şiştiğini kaydeden Tosunoğlu, son derece modern ve doğru bir yaklaşımla başlatılan projenin devamının getirilemediğini söyledi.

Otomobil alım-satımını düzenleyen kuralların da 1974’ten kalma olduğunu aktaran da Tosunoğlu, o dönemin otomotiv sektörüyle yaşadığımız çağın teknolojisi ve ihtiyaçlarının örtüşmediğini kaydetti.

Araç vergilendirilmesinde yapılan ‘kilogram üzerinden ücret belirleme’ uygulamasının da ‘absürt ve çağ dışı’ olduğunu vurgulayan Tosunoğlu, modern dünyanın yaptığı gibi ‘motor hacmine göre vergi belirleme’ yaklaşımının belirlenmesi gerektiği gerçeğine parmak bastı.

banner134
“İnsanın dahi ağırlığı çok kısa sürede değişebilir. Motor hacmi küçük ve yaşı büyük olduğu halde sırf ağır olduğu için bazı araçların vergisini arttırmanın hiçbir mantığı yoktur. Araçlar ‘patates misali’ tartılmamalı” şeklinde konuşan Tosunoğlu, ülkede araç vergilendirmede kullanılan kıstasların modernize edilme ihtiyacı duyduğuna işaret etti.

“Sektörün denetlenmesi şart”

Hasan Tosunoğlu, ülkedeki yıllık ortalama araç satış rakamlarıyla ‘galerici sayısındaki artışın’ örtüşmediğini de kaydederken, özellikle salgın döneminde satışlar ‘binlerle ifade edilen’ rakamlarla düşerken, galerici sayısının ‘neredeyse iki katına’ çıkmasının ‘denetlenmeye muhtaç’ bir durum oluşturduğunu vurguladı.

Tosunoğlu, ülkedeki yıllık araç satış ortalamasının 13 binlerde olduğunu fakat salgın döneminde bu rakamın çok düştüğünü de ifade ederken; 2021 yılı için ‘en iyimser’ öngörünün ise yedi binler olduğunu söyledi.

Tosunoğlu, “Satışlar düşerken, galerici sayısı 150’den 300’e çıkıyorsa yani pasta küçüldüğü halde ithalatçı sayısı artıyorsa, bunun ‘birilerini’ rahatsız etmesi lazım” ifadelerini kullandı.

Ülkedeki araç muayenelerinin ‘olması gerekenin’ çok uzağında bir seviyede olmasının yanı sıra İngiltere ve Japonya’dan ithal edilen ve Gazimağusa Serbest Liman’dan bir dönem yurda sokulan kazalı ve hatta çoğu ‘pert’ yani ‘kullanılmaz’ durumdaki araçlar konusuna da değindi.

MASİB olarak, Makine Mühendisleri Odası ve Araç Muayene Dairesi gibi paydaşların, konuyla ilgili komite oluşturarak bu arabaları değerlendirmesi gerektiğine uzun süredir dikkat çektiklerini hatırlatan Tosunoğlu, “Ağır hasara uğrayan araçlar, yedek parça amacıyla ayrılmalı ve kesinlikle kullanılmamalı. Vatandaşın kafasında oluşan ‘aracım acaba güvenli mi?’ sorularının önüne ancak bu şekilde geçilebilir” şeklinde görüş belirtti.

İngiltere’nin, kaza yapan araçlar için farklı beş kategori oluşturduğunu ve ‘en ağır hasarı ifade eden’ A ve B kategorilerine dahil araçların trafiğe dönüşüne asla izin vermediğini de aktaran Tosunoğlu, asıl tehlikenin de ‘genel kanının aksine’ ithal araçlarda değil; ülkemizde ağır kazaya karışıp trafiğe dönmesine izin verilen arabalarda olduğunu söyledi.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ak Sakallı
Ak Sakallı - 2 ay Önce

Ehliyeti para ile uzatmak hangi çağın geliri acaba , , , bunada çözüm bulsanız ...

SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75