Müteahhitler arazilerinin değer kaybetmesinden korkuyor

banner37

Şehir Planlama Dairesi tarafından hazırlanan Gazimağusa-Yeniboğaziçi- İskele Emirnamesi Taslağı’na Şehir Plancıları Odası destek verdi ancak Müteahhitler Birliği’nin birçok konuya itirazı var.

banner87
Müteahhitler arazilerinin değer  kaybetmesinden korkuyor
banner99

Ahmet İLKTAÇ
İçişleri Bakanlığı’na bağlı Şehir Planlama Dairesi tarafından Gazimağusa-İskele-Yeniboğaziçi İmar Planı yürürlüğe girinceye kadar geçecek sürede; yaygın ve parçacıl gelişmenin önlenmesi, yerleşimlerin karakterinin korunması ve doğal çevre ile tarihi ve kültürel miras alanlarının korunmasını sağlamak amacıyla hazırlanan emirnamenin taslağı büyük tartışmalara neden oldu.
Şehir Plancıları Odası Başkanı Merter Refikoğlu, emirnamelerin kısa süreliğine yapılan planlama öncesi bir araç veya büyümeyi engelleyen araç olduğunu belirterek tartışmaları ve itirazları rant çevrelerinin daha fazla kat yapıp bu katları daha fazla satıp, daha fazla para kazanmak istemesine bağladı.
Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer ise, Gazimağusa-Yeniboğaziçi ve İskele Emirname Taslağı’nda itiraz ettikleri çok nokta olduğunu ifade ederek geçmişte insanların devletin atmış olduğu adımlardan mağdur oldukları için haklı olarak endişeye kapıldıklarını belirtti. Gürcafer, 2-3 yıl sonrasını planlayarak yatırım yapan müteahhitler olduğunu, bu müteahhitlerin “arazilerin değerlerinin sıfırlanacak ve zarara uğrayacağız” diye endişeye kapıldıklarını aktardı.
Gürcafer, teknik elemanlarının emirnameyi inceleyip, rapor hazırlayacağını, bu raporu İçişleri Bakanlığı ve Şehir Planlama Dairesi ile görüşeceklerini ve neticede ülkemiz için en doğru olana ulaşacaklarını söyledi.
 

Refikoğlu: Plan olmazsa her yer Girne gibi olur

Şehir Plancıları Odası Başkanı Merter Refikoğlu, geçmişten gelen emirnamelerin insanlarda korku yarattığını söyledi.  Refikoğlu, emirnamelerin kısa süreliğine yapılan planlama öncesi bir araç veya büyümeyi engelleyen araç olduğunu kaydetti.  Bu emirnameyle ilgili umutlarının 1 yıl içinde yerini İmar Planı’na bırakması olduğunu belirten Refikoğlu, toplantı sırasındaki abartılı durumun gerçekte söz konusu olmadığını bildirdi.
Refikoğlu, şöyle dedi:

“Bu emirnameyle bazı kat sayıları düşürülecek ve bazı yerler imara kapanacak. İmar Planı çalışmaları devam edecek ve bitirilecek. İnsanların emirnamelerin ne demek olduğunu iyice öğrenmeleri gerekir. Emirname plan değildir. Toplantıda konuşulanlar çerçevesinde emirnamenin bir plan olmadığını, emirnamenin plan öncesi bir ön hazırlık. Danışma Toplantısı’na halk katılmaya çağırıldı ama toplantıda çok büyük çoğunluk rant çevresiydi. Herkes kendi çıkarını gözeten konuşmalar yaptı. Kamu yararını gözeterek hiçbir açıklama yapılmadı”.

Emirnamede yüksek katların aşağıya çekildiğini ancak bunun emirname olduğunu ve plan olmadığını belirten Refikoğlu, İmar Planı’nın hayata geçtiği zaman alt yapısı olan bölgelerde yüksek katın da uygun bir şekilde yapılmasına izin verileceğini düşündüğünü dile getirdi. 
Refikoğlu,  insanların çok büyük çoğunluğunun müstakil evlerde yaşamak istediğini aynı zamanda birçok kişinin de yüksek kat yapmak istediğini belirtti. Bunun sebebinin rant çevrelerinin daha fazla kat yapıp, bu katları daha fazla satıp, daha fazla para kazanmak istemesi olduğunu savunan Refikoğlu, dünyada yüksek katlı binaların, büyük iş çevrelerinin merkez ofislerini bir araya getirdikleri yerler olduğunu söyledi. Refikoğlu, bu yüksek katlarda çalışan üst gelirli insanların bir saatlik yolun ardından müstakil evlerinde yaşamaya gittiklerini ifade ederek “Ancak biz yüksek katlı yurtlar yapmak istiyoruz. Her tarafı yurtlarla doldurmak istiyoruz. Hem o bölgenin değerini düşüreceğiz hem de arazi değerini de düşürüyoruz. Eğer kontrolsüz ve plansız şekilde yapılaşmaya devam edersek ev ve arazi fiyatları da düşecektir. Ancak kontrollü bir şekilde yapılaşmaya geçilirse arazi fiyatları da ve ev fiyatları da bölgenin kalitesine göre yükselecektir. Bu kötü bir durum değildir” dedi.

Dünkü toplantıda ülkemizin en solunda yer alan insanlarla, en sağında yer alan insanların planlama yapılmaması için kol kola verip mücadele edebildiklerini gördüğünü anlatan Refikoğlu, bunun da ayrıca düşünülmesi gereken bir konu olduğunu ifade etti. Refikoğlu, dünyanın her yerinde planlar olduğunu ve bizim ülkemizde de planlar olacağının iyi bilinmesi gerektiğini dile getirdi.  Planlalar yapıldıktan sonra bazı yerlere inşaatlar yapılabileceğini ve bazı yerlere de inşaat yapılamayacağını aktaran Refikoğlu, “Atamdan kaldı. Buraya inşaat yapacağım” diye bir şeyin de söz konusu olamayacağını söyledi.

Refikoğlu, inşaatla ekonomiyi tamamen bir araya getirmenin mümkün olmadığını dile getirdi.
Geçtiğimiz gün milletvekillerinden birinin “Bırakın isteyen yere istediği inşaatı yapsın. İmar Planlarına gerek yok” diye bir söylemi olduğuna değinen Refikoğlu, bu söylemin doğru olmadığını, bu şekildeki bir anlayışın Girne’yi bitirdiği gibi diğer bölgeleri de bitireceğini kaydetti.  Refikoğlu, kendilerinin yüksek katlara karşı olmadıklarını, kendilerinin karşı oldukları hususun alt yapısı ve üst yapısı tamamlanmadan kontrolsüz şekilde yüksek kat yapılması olduğunun altını çizdi.  Refikoğlu, “Bir iş adamı 50 kata izin verilmesi gerektiğini söylüyor. Ben sorarım o iş adamı kendisi neden 50 katlı bir yerde yaşamıyor” dedi.
 

Gürcafer: Müteahhitler endişeye kapıldı

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer ise, Gazimağusa-Yeniboğaziçi ve İskele Emirname Taslağı’na birçok itirazları olduğunu söyledi. Gürcafer, ancak tansiyonun yükselmesinin nedeninin birilerinin kasıtlı olarak ortalığa “Emirname pazartesi günü tartışılacak, çarşamba günü de yürürlüğe girecek” tarzında spekülasyonlar yayması olduğunu kaydetti.
Geçmişte de devletin yanlış adımlardan mağdur olan insanların haklı olarak endişeye kapıldıklarını belirten Gürcafer, 2-3 yıl sonrasını planlayarak yatırım yapmış müteahhitler olduğunu, arazilerinin değerlerinin sıfırlanacağı ve zarara uğrayacağı endişesine kapıldıklarını bildirdi.
Gürcafer, “Endişeden dolayı tansiyon biraz yükseldi. Üzücü bir takım olaylar oldu. Keşke bunlar olmasaydı. Genel hatları ile toplantı bir olgunluk içerisinde geçti. Doğru sorular sorulup doğru eleştiriler yapıldı. Yarın itibarıyla teknik elemanlarımızca emirnameyi inceleyeceğiz. Rapor hazırlayıp hükümet, İçişleri Bakanlığı ve Şehir Planlama Dairesi’yle, belediyelerle görüşeceğiz. Neticede ülkemiz için en doğru olana ulaşacağız” dedi.
Müteahhitler olarak bölgede plan olmasını, plansız şekilde yaşamaya devam edilmesi yönünde bir iddialarının olmadığını anlatan Gürcafer, Müteahhitler Birliği’nin girişimiyle bölgeye İmar Planı yapılması yönünde işin başını çektiklerini dile getirdi.
Gürcafer, bu düşüncelerinin de arkasında olduklarını, emirname ve imar planı yapılırken eş zamanlı atılması gereken birçok adım olduğunu, bu adımların eş zamanlı atılması halinde ülkenin kazanacağını ifade etti.
 

Emirname taslağında neler var?
Şehir Planlama Dairesi’nde görevli Şehir Plancısı Nurhan Hızal önceki akşamki “Danışma Toplantısı’nda” Gazimağusa-Yeniboğaziçi- İskele Emirnamesi Taslağı’nı şu şekilde açıkladı:

“Gazimağusa’da kent içinde çok yüksek katlı apartmanlar her geçen gün artmakta ve İskele’de Kalecik’e uzanan sahil şeridinde yoğun siteleşmeler görülmektedir. Yerleşimlerden kopuk, sosyal donatı ve alt yapıdan yoksun yeni yaşam alanları yaratılmaktadır. Kontrolsüz gelişen bu yapılaşma beraberinde kontrolsüz büyüyen nüfusla birlikte elektrik, su, kanalizasyon, katı atık ve yol gibi alt yapıyı zorlamaktadır. Okul, hastane ve yeşil alan gibi sosyal alt yapılar yetersiz kalmakta, kıyılar, verimli tarım alanları, sulak alanlar ve dere yatakları gibi doğal alanlar ve tarihi kültürel miras alanlarını tehdit etmekte ve hatta yok etmektedir. Her geçen gün inşaat ve nüfus verileri artma yönünde değişmektedir. Bu da bizim plan sürecimizi sekteye uğratmaktadır.
 

İhtiyaçtan fazla konut var
Bölgede konut sektörü kontrolsüz büyümektedir. Her 3 belediye alanında ihtiyaçtan fazla konutlar bulunmaktadır. Gazimağusa’da yüzde 50, İskele’de 3 katı fazlası. Yeniboğaziçi’nde yüzde 42 konut fazlası olduğunu gözlemledik.
Emirnamede Ön İmar Sınırları çizilmiştir. Ön İmar Sınırları gelişmelerin yapılabileceği alanlardır. Bu sınırlar orman alanları, verimli tarım alanları, sulak alanlar, benzeri doğal alanların korunması ve yerleşimlerin gelişme alanları da gözetilerek çizilmiştir.
Ön İmar Sınırı içerisindeki bölgeler Köy İçleri, Gazimağusa Suriçi, Sarı Bölge, Mavi Bölge, Kahverengi Bölge ve Kırmızı Bölgedir. Bunlarla birlikte Yeniboğaziçi Küçük Esnaf Sanayi Sitesi, Kalecik Elektrik Santrali, Petrol Dolum Tesisi, Çimento Fabrikası ve Serbest Limanı, sahil şeridi, eski eser alanı, orman alanı ve akifer alanı ön imar sınırı içerisinde bulunmaktadır.

banner9
 

Gazimağusa Suriçi’nde bina yüksekliği 8 metre 20 santimi aşamaz
Gazimağusa Suriçi’nde yapılabilecek gelişmeler köy içlerinde yapılabilecek gelişmelerle aynıdır. Yapılaşma kural ve koşulları da yine köy içleri ile Gazimağusa Suriçi’nin aynıdır. Gazimağusa Suriçi’nde tek fark bina yüksekliği 8 metre 20 santimi aşamaz.
Sarı Bölgeler, Tuzla, Mutluyaka Maraş Bölgesi ve köylerin gelişme alanlarının etrafında bulunan bölgelerdir. Sarı bölge olarak belirlediğimiz alanlarda hayvancılık, her türlü radyoaktif, endüstriyel, kimyasal atık ve malzemelerin depolanması ve saklanması için taşınmaz malın kullanılması, madencilik, sanayi veya depolama kullanımı, organize sanati ve ilan edilmiş sanayiler dışındaki, disko ve benzeri gürültü yaratan türdeki eğlence kullanımı, kasiono, gece kulübü türündeki kullanımı ve yurt kullanımı yapılamaz.
Sarı bölgede bulunan Gazimağusa Organize Sanayi Bölgesi’nde ve ilan edilmiş sanayi bölgelerinde inşaat toplam oranı 1 bölü 1’i, taban alanı oranı yüzde 50’yi, kat sayısı 2’yi, toplam yüksekliği de 8 metre20 santimi aşamaz. Diğer tüm arazi kullanım amaçlı binalarda inşaat toplam alanı oranı yüzde 35 bölü 1’i, inşaat taban alanı oranı yüzde 20’yi, bina katsayısı 2’yi, bina toplam yüksekliği de 8 metre 20 santimi aşmamak koşuluyla yapılabilir.
Sarı bölgede olarak tanımladığımız bölgelerde mevcut nüfus ve konut yoğunluklarını devam ettirebilmek amacıyla minimum açılacak arsaya tek konut yapılabilecektir. Arsa büyüklüğü de büyüdükçe konut sayısı da artacaktır.
Mavi bölge olarak tanımladığımız alanlar da yapılabilecek gelişmeler sarı bölgenin aynısıdır. Mavi bölgenin sadece taralı olarak gösterilen alanlarında turizm konaklama, restoran, kafeterya veya benzeri eğlence ve dinlence kullanımına yönelik kullanımlar yapılabilir. Bu bölgede otel binalarında toplam alan oranı yüzde 50 bölü 1, taban alan oranı yüzde 25, bina kat sayısı 3, toplam yükseklik de 11 metreyi aşmamak koşulu ile yapılabilir.
Kahverengi olarak tanımladığımız alan tam idari sınırlarından geçmese de Baykal, Sakarya ve Çanakkale Mahalleri’ni kapsamaktadır. Yine sayacağım kullanımlar dışında İmar Yasası’nda belirtilen tüm gelişmeler yapılabilir.
Kahverengi Bölgede, hayvancılık, radyoaktif, endüstriyel, kimyasal atık malzemelerinin depolanması, madencilik, sanayi ve depolama yapılamaz. Ancak Küçük Sanayi Bölgesi’ne yapılacak olanlar bundan hariçtir. Disko ve benzeri gürültü yaratan eğlence kullanımları yapılamaz. Bunun haricinde yasada belirtilen tüm gelişmeler yapılabilir.
Gazimağusa Küçük Sanayi Bölgesi’nde tüm sanayilerdeki koşullar geçerlidir. Diğer tüm arazi kullanım amaçlı binalarda inşaat toplam alan oranı yüzde 80 bölü 1’i, taban alanı oranı yüzde 40’ı, kat sayısı 3’ü, toplam yükseklikte 10 metre 50 santimi aşmaması koşulu ile yapılabilir.
Mevcut nüfus ve konut yoğunluklarının devamının sağlanması amacıyla burada açılacak minimum arsalara 4 konut yapılabilecektir.
Kırmızı Bölge olarak tanımladığımız alanda yapılabilecek gelişmeler, Kahverengi Bölge ile aynı gelişmelerdir. Hayvancılık, Madencilik, gürültülü eğlence kullanımları ve Sanayi yapılaşması yapılamaz. Bunun dışında yasada belirtilen tüm gelişmeler yapılabilir.
Kırmızı Bölge’nin yapılaşma oranı da inşaat toplam alanının 1 bölü 1’i, taban alanı oranı yüzde 40’ı kat sayısı 4’ü, bina toplam yüksekliği 13 metre 70 santimi aşmaması koşulu ile yapılabilir. Mevcut nüfus ve konut yoğunluğunun devamının sağlanması amacıyla minimum açılacak olan arsalara 5 konut yapılabilecektir.
Yeniboğaziçi Küçük Esnaf Sanayi Bölgesi’nde yapılabilecek gelişmeler, oto kaportacısı, elektrikçisi, makinist ve araba benzeri tamir atölyeleri, marangoz ve benzeri mobilya üretim atölyeleri, alüminyum, torna atölyeleri, matbaacılık ve baskı atölyeleri ile birlikte Sanayi Dairesi tarafından uygun görülebilecek benzeri türderki diğer küçük ölçekli diğer sanayi kullanımı ve bölgedeki ihtiyacı karşılayacak ve bu bölgeye hizmet verecek kafe, restoran gibi eğlence kullanımları yapılabilir. Yine oranları tüm sanayi alanları ile ilgili aynı orandadır. 
 

Sahil şeridinde 7 metreden yüksek inşaat yapılamaz

Sahil şeridi olarak belirlediğimiz alan kamu yararına planlama makamının uygun ve gerekli görmesi halinde duş, soyunma kabini, cankurtaran kulesi ve plajlara hizmet verecek diğer amaçlarla yapı ve inşaat ile yaya yolu, kanalizasyon gibi alt yapıya yönelik gelişmeler yapılabilir. Binde 5 bölü 1 inşaat toplam alanını aşmaması koşulu vardır. Sahil şeridinde emirnameden önce belirli bir projeye göre izin almış, açılmış veya açılacak olan arsalarda bu az önce sayılan yapılabilecek gelişmelere ek olarak konut kullanımı yapılabilir ve izinde eğer başka türlü bir şey yazmadığı sürece sadece konut kullanımı yapılabilir. Burada da oranlar yüzde 35 bölü 1 inşaat toplam alanı, taban alanı yüzde 20, kat sayısı 2, yükseklik ise 7 metreyi aşmamak koşuluyladır.
Eski Eser Alanları’nda Eski Eserler Yasası uyarınca belirlenecek kural ve koşullara göre gelişmeler yapılabilir. Dere Koruma Alanı olarak belirlenen alanlarda dere yatakları ve su arklarının korunması esastır. Bu alanlarda parselleme ile yapı ve inşaat gelişmeleri yapılamaz. Suyun akışını engelleyecek hiçbir gelişme yapılamaz.
Emirname Bölgesi büyük oranda maalesef Akifer Alanı üzerinde yer almaktadır. Akifer Alanı üzerinde yapılabilecek gelişmeler akiferi kirletecek veya bozacak hiçbir faaliyet yapılamaz. Tarımsal kirliliğe neden olacak tarımsal amaçlı malzemeler kullanılamaz. Emirnamede belirlenmiş yapılabilecek olan gelişmeler Jeoloji ve Maden Dairesi ve Çevre Dairesi’nin belirleyeceği görüş ve öneriler çerçevesinde gerekli önlemlerin alınması koşulu ile yapılabilir.
 

ÖÇKB’de ekolojik denge korunmalıdır
Özel Çevre Koruma Bölgeleri’nde (ÖÇKB) 9 Nisan 2008 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilmiş Gazimağusa Sulak Alanlar, 16 Nisan 2003 Bakanlar Kurulu’nca ilan edilen Salamis, Kocareis Tesisleri, Park Otel, Özel Çevre Koruma Bölgeleri bulunmaktadır.  Özel Çevre Koruma Bölgeleri sınırları içerisinde doğal kaynakların ekolojik dengenin ve yaşam ortamlarının korunması esastır. Bu alanlarda Çevre Koruma Dairesi’nin görüş ve öneri ve kararlarıyla Çevre Yasası kuralları uygulanır.
Emirname Bölgesi’nde birçok sulak alanlar bulunmaktadır. Sulak Alanlar, çevresinde Çevre Yasası ve diğer ilgili yasalar uyarınca belirlenmiş Çevre Yasası altında yayınlamış Sulak Alanları’nın Korunma Yasası’nca belirlenmiş gelişmeler Çevre Koruma Dairesi ve ilgili diğer kurumlarla görüş alış verişi çerçevesinde planlanma onayı aşamasında değerlendirecektir. Sulak Alanların etrafından koruma seviyelerine göre yüksek, orta ve düşük olmak üzere 3 koruma bölgesi belirlenmiştir. Genel koruma ilkeleri yanında her biri için belirli kısıtlamalar getirilmiştir. Sulak Alanların Korunması ve Yönetimi Tüzüğü uyarınca koruma bölgesi çizilmemiş olan sulak alanlara çevresindeki 100 metreden daha yakın mesafedeki alan ve parseller içerisine hayvan barınağı, hayvancılık tesisi dışındaki tarımsal gelişme yapılabilir.
Emirname Bölgesi, Jeoloji ve Maden Dairesi’nden elde ettiğimiz verilere göre bölgenin büyük bir alanı potansiyel risk taşıyan alanlardır. Potansiyel risk taşıyan alanlar Potansiyel Zemin Riski Taşıyanlar, Heyelan Riski Taşıyanlar, Potansiyel Göçme Boşluğu ve Erozyon Riski Taşıyanlar Yerleşimlerdir. Kuzucuk, Kurutuluş, Ergazi ve Mormenekşe yerleşim yerleri dışında bölgede kalan tüm yerleşimlerde bu risk taşıyan alanlar olmaları nedeniyle zemin riski yapılması ve gerekli önlemlerin alınması gereklidir”

Güncelleme Tarihi: 21 Kasım 2018, 09:16
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96