banner6

Ne İsa’ya ne Musa’ya yaranacaklar

banner37

Maliye Bakanlığı tarafından ‘Gelir Vergisi Yasa Tasarısı’na’ ilişkin yapılan son açıklama, kamuoyunu tatmin etmedi; uzmanlar, tasarıyı olumsuz karşıladı:

Ne İsa’ya ne Musa’ya yaranacaklar
banner150 banner150 banner151 banner152

“İŞVEREN DE ÇALIŞAN DA MUTSUZ OLACAK”… Bankalar Birliği Başkanı Olgun Önal, “İşveren, ödediği yüksek brüt ücret; ücretli çalışan da kesintilerden sonra eline geçen düşük net ücret nedeniyle mutsuz olacak” dedi. Önal, Güney Kıbrıs’ta yıllık 19 bin 500 euro brüt kazanca kadar yüzde 0, 19 bin 501–28 bin euro arası için yüzde 20, 28 bin 001–36 bin 300 euro arası için yüzde 25, 36 bin 301–60 bin euro arası için yüzde 30 ve 60 bin euronun yukarısına ise yüzde 35’lik bir vergilendirmenin söz konusu olduğunu söyledi.

“MALİYE ‘ALGI OPERASYONU’ DEDİ”…Maliye Bakanlığı tarafından yazılı bir açıklama yapılarak, basında yer alan gelir vergisi düzenlemelerine ilişkin açıklamaların tamamen ‘yanıltıcı ve eksik bilgiden’ kaynaklandığı ifade edildi. “Yapılan açıklamalarda, asgari ücretten vergi alınacağı söylenerek algı yaratılmaya çalışılmaktadır” denilen metinde, “Asgari ücretin vergilendirilmemesi yasa gereğidir. Düzenleme ile düşük gelirli ve düşük ücretli vatandaşlardan daha az vergi alınacaktır” ifadelerine yer verildi.

Ali ÇATAL

Hükümetin, mevcut Gelir Vergisi Yasası’nın 14. maddesinde, yükümlülerin matrahlarının saptanmasında sözkonusu gelirlerin veya kazançlarının brüt miktarları üzerinden yüzde on bandında özel indirim yapılacağı ve Bakanlar Kurulu’nun, her yıl ocak döneminde alacağı bir kararla, belirtilen bu oranı yüzde 30’a kadar artırmaya ve yüzde 10’a kadar indirmeye yetkili kılındığına yönelik karar, bankacılık sektörü başta olmak üzere ekonomi çevrelerinin genelinde olumsuz karşılandı.

İlgili tasarıya göre ayrıca, yine mevcut Gelir Vergisi Yasası’nın 52’nci maddesinde, yıllık matrah dilimleri ve vergi oranları düzenlendiği halde, Bakanlar Kurulu’na sadece matrah dilimlerini 10 katını aşmayacak şekilde yükseltme veya asli miktarlarına kadar indirme yetkisi,bahse konu değişiklik kapsamında veriliyor.


Diğer taraftan, mevcut yasaya binaen uygulamadaki vergi oranları yüzde 10, yüzde 20, yüzde 25, yüzde 30 ve yüzde 37 olarak belirlenmişken; söz konusu yasa tasarısı ile vergi bantlarının yüzde 20, yüzde 25, yüzde 30, yüzde 35 ve yüzde 40 olmasına yönelik bir düzenleme de yapıldı.

Öte yandan, Maliye Bakanlığı tarafından gecen cuma yazılı bir açıklama yapılarak, basında yer alan gelir vergisi düzenlemelerine ilişkin açıklamaların tamamen ‘yanıltıcı ve eksik bilgiden’ kaynaklandığı ifade edildi.


“Yapılan açıklamalarda, asgari ücretten vergi alınacağı söylenerek algı yaratılmaya çalışılmaktadır” denilen metinde, “Gelir Vergisi Yasası’nın 12’nci maddesi ile vergilendirme dönemi başında yürürlükte bulunan asgari yıllık ücretin vergilendirilmeyeceği düzenlenmiştir. Bu konuda hiç kimsenin veya hiçbir kuruluşun ya da sendikanın kamuoyuna yanlış ve gerçeklerle bağdaşmayan açıklama yapmaya hakkı yoktur.


Asgari ücretin vergilendirilmemesi yasa gereğidir. Düzenleme ile düşük gelirli ve düşük ücretli vatandaşlardan daha az vergi alınacaktır” ifadelerine yer verildi.


Gelir Vergisi Yasası gereği, sene başında yürürlükte bulunan asgari ücretin vergiden muaf tutulacağı da belirtilen açıklamada, “Gelir Vergisi düzenlemelerine ilişkin yapılan açıklamaların eksik yetersiz ve yanıltıcı açıklamalar olduğunu görülen lüzum üzerine kamuoyuyla paylaşma gereğini duyuyoruz” denildi.

Uzmanlar ne dedi?

Önal: Ücretlinin vergi yükü yükseliyor

Kuzey Kıbrıs Bankalar Birliği Başkanı, Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Olgun Önal, meclis gündemindeki tasarı ile yüzde 10’luk indirimin kaldırıldığını söylerken; matrah dilimleri ile vergi oranlarının ise yükseltildiği bilgisini verdi.


“Ücretlinin vergi yükü böylelikle artırılıyor” şeklinde konuşan Önal, bu uygulamanın, hayat pahalılığının ücretli kesimin canını ‘yönetilemez şekilde’ acıttığı bir dönemde ‘son derece yanlış’ olduğunu belirtti.

Bu uygulama ile işverenlerin yeni yıl için bütçeledikleri maaş artışlarının çok önemli bir bölümünün ücretli çalışanlar yerine Maliye’nin kasasına gideceğine dikkat çeken Önal, çalışanların, hayat pahalılığına karşı kendilerini ‘belli ölçüde’ koruyacak maaş zamlarına ise erişemeyeceğini söyledi.

“İşveren, ödediği yüksek brüt ücret; ücretli çalışan da kesintilerden sonra eline geçen düşük net ücret nedeniyle mutsuz olacak” ifadelerini kullanan Önal, Güney Kıbrıs’ta yıllık 19 bin 500 euro brüt kazanca kadar yüzde 0, 19 bin 501–28 bin euroarası için yüzde 20, 28 bin 001–36 bin 300 euroarası için yüzde 25, 36 bin 301–60 bin euroarası için yüzde 30 ve 60 bin euronun yukarısına yönelik de yüzde 35 bandında bir vergilendirmenin söz konusu olduğuna işaret etti.


Önal, aylık bin 500 euroalan bir çalışanhiç vergi ödemezken, bizde ise bu tutarın TL karşılığını kazanan bir kişininyüzde 40’lık vergi dilimine girdiği bilgisini de verdi.


“Doğrusu, zaten düzenli vergi ödeyenlerin vergisini yükseltmek değildir. Yoksulluk sınırını belirleyip, onlardan hiç vergi almamak, vergilendirilmeyen gelirleri vergilendirmek ve kayıt dışılığı önlemektir” diyen Önal, kolay ama adaletsiz sözde çözümlere yönelmek yerine‘zor ama doğru’ çözümler üretmeye ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.


Önal, “Sadece bugünü kurtarıcı kolaycılıklardan artık kurtulma zamanı çoktan geldi ve geçti” dedi.

Karavelioğlu: ‘Kümesteki kazlara’ yükleniyorlar

Albank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ahmet Melih Karavelioğlu da hükümetin yeni planladığı düzenleme ile ‘kümesteki kazlara yüklenme’yolunu tercih ettiğini gördüklerini söyledi.


“Halbuki yapılması gereken, vergisini düzenli ödemek durumunda olan ücretli çalışanlar üzerindeki vergi yükünü daha da artırmak değil; kayıt altına alınmayan ve vergi ödemeyen diğer kesimleri kayıt altına almak olmalı” diyen Karavelioğlu, kayıtlı vergi tabanını genişletmek için gerekli reformları yapmak yerine ‘kolaycılığa’ kaçıldığını belirtti.

Planlanan yeni vergi dilimlerine göre simülasyon yaptıklarını ve yüzde 30 civarında artış yaptıklarında bazı çalışanlarının eline geçen maaşının düştüğünü gördüklerini de kaydeden Karavelioğlu, vergisini ödeyenden daha çok vergi almak yönündeki bu girişimin tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.


Karavelioğlu, hükümeti kast ederek, “Bu düzenleme ile amaçlanana ulaşamayacaklar ve ne İsa’ya ne Musa’ya yaranabilecekler” ifadelerini kullandı

Karip: Vergi eşitsizliği daha da artar

Asbank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Çağatay Karip, KKTC hükümetinin planladığı yeni gelir vergisi yasa tasarısının hayata geçirilmesi durumunda ‘sosyal vergi eşitsizliğinin’ daha da artacağını savundu.

Merkezi hükümetin, çalışan ücretliler üzerinden vergi toplayarak bütçe dengesine ulaşmasının sürdürülebilir bir yöntem olmadığını kaydeden Karip, her ekonominin bu gibi çalkantılı dönemlerde ‘kendi yolunu’ bulacağını ve merkezi yönetimin ‘daha fazla gelir elde edeceğim’ diye çıktığı yolda sadece birkaç ay içerisinde önceki dönemlere göre daha az vergi topladığını keşfetmesi ile bu yolculuğun biteceğini aktardı.


“Vergiden kaçınmanın pek çok yolunun olduğu, eli para tutan herkes tarafından bilinir” diyen Karip, içinde bulunduğumuz yüksek türbülanslı ekonomik krizde yapılması gerekenakılcı davranışın ise tüm gelir vergi dilimlerinde geçici olarak indirime gidilerek piyasada daralan tüketiminin canlandırılması olduğunu belirtti.

Bu sayede kümüle harcamaların artacağını ve akıllı yönetim yani takip ve tahsilat ile daha fazla vergi geliri elde edilebileceğini söyleyen Karip, “Burada otoritenin etkin vergi toplama yolunu tercih etmesi, vergi kaçıranların üzerine gitmesi, adil vergi tahsilatını sağlaması ve toplanan vergi gelirlerinin doğru kanallara aktarımı ile yatırımlara dönüşmesini sağlayacaktır” şeklinde görüş belirtti.

Bu politikanın, orta ve uzun vadede optimum refaha ulaşmak için izlenmesi gereken yol olduğunu vurgulayan Karip, sosyal devletin görevininde zaten fakirleşen toplumu hayat pahalılığı karşısında ayakta tutabilecek makro ekonomik ihtiyati tedbirleri uygulamak olduğuna dikkat çekti.


Çalışanların ücretleri üzerinden ‘böylesi dönemlerde’ vergi dilimini arttırmanın‘ekonomik iflastan’ başka bir şey getirmeyeceğine de işaret eden Karip, sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı:

“Vatandaş, marketteödeme yapmak için sırada beklerken, bir önündeki sırada duran ve Güney Kıbrıs’tan gelen birisinin doldurduğu sepeti ve ödeme yaparken kendisinin yüzündeki tebessümü görmeye devam ettikçe, KKTC’de çalışan beyaz ve mavi yakalı iş gücünü de kaybetmeye başlayacağız.”

Barçın: Vatandaşı korumak bu mu?


Ekonomist Devrim Barçın ise Maliye Bakanlığı’nın son açıklamasını “Vergi dilimleri genişletiliyor diyorlar evet ama vergi oranları da artırılıyor, onu söylemiyorlar” şeklinde yorumladı.


Bu bağlamda, bugün yıllık vergiye tabi geliri 5 bin TL olan birisinin yüzde 10'dan yıllık 500 TL vergi öderken,bahse konu yasa tasarısı sonrası yüzde 20 bandı üzerinden yıllık bin TL vergi ödeyeceğini kaydeden Barçın, “Düşük gelirlilerden ve düşük ücretlilerden daha az vergi alınması bu mu? Hadi cevap verin” ifadesini kullandı.

En düşük ücretle çalışanın dahil olduğu en alt vergi oranının yüzde 10'dan yüzde 20'ye çıkarılmasının “Vatandaşı koruyacağız” açıklamasıyla örtüşmediğini belirten Barçın, “Vatandaşı korumak bu mu?” dedi.

Barçın, yılın başındaki asgari ücretin vergiden muaf olduğunu zaten herkesin bildiğini fakat hükümetten, yılın başındaki bu asgari ücrete artış yapıldığında da asgari ücretten vergi ‘yine’ alınmayacağına yönelik bir açıklamanın ise gelmediğine dikkat çekti.

Barçın, ayrıca, asgari ücret şayet vergilendirmeyecekse,Eylül 2021 itibarıyla yürürlüğe giren asgari ücretten şu anda neden vergi alındığının da sorgulanması gerektiği gerçeğine parmak bastı.

banner350 banner343
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110