“Ne yapılırsa yapılsın, virüs yayılmaya devam edecek”

banner37

KIBRIS TV’ye konuşan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Hızal, Korona virüsü için sadece havaalanına termal kamera kurulmasının yetersiz olduğunun altını çizerek ülkeye giriş noktalarının hepsinde önlem alınması gerektiğini belirtti

banner87
“Ne yapılırsa yapılsın, virüs yayılmaya devam edecek”
banner90
banner8

Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan, ülke geneline yayılan yeni tip Korona virüsü, ülkemizde herkesi paniğe sürükledi.


KIBRIS TV’de Hasan Hastürer’in sunduğu “Haber ve Hayatın İçinden” programına konuk olan Toplumcu Demokrasi Partisi Genel Sekreteri, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Hızal, Korona virüsünün, ne yapılırsa yapılsın, kesinlikle yayılmaya devam edeceği uyarısında bulundu.


Hızal, Korona virüsü için sadece havaalanına termal kamera kurulmasının yetersiz olduğunun altını çizerek ülkeye giriş noktalarının hepsinde önlem alınması gerektiğini belirtti.

Hızal: Yüzde 3’ü kurtarılamıyor


Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Hızal, Korona virüsünün ilk olarak 2003 yılında Çin’de görüldüğünü ve adının Sars olarak konulduğunu ifade etti. Hızal, bu hastalığın Çin’den sonra Ortadoğu ülkelerinde de görüldüğünü, hastalığın yüzlerce can aldığını söyledi.


Korona virüslerinin kış aylarında insanları nezle yapan virüsler olduğunu belirten Hızal, bu virüsün 4 tipinin olduğunu, bunların tamamının önemli olmadığını ve soğuk algınlığında yaşanan belirtilerin görüldüğünü kaydetti.


Tarih boyunca Dünya’nın birçok ölümcül hastalıklarla boğuştuğunu hatırlatan Hızal, 1918 yılında, Birinci Dünya Savaşı sırasında kuşlardan insanlara geçen İspanyol Gribi vakasının yaşandığını ve 50 milyon insanın canında olduğunu ifade etti. Hızal, Korona virüsünün, ilk olarak Çin’in Wuhan kentindeki balık pazarıyla temas etmiş insanlarda görüldüğünü, sonrasında ise Korona virüsünün balık pazarına temas etmemiş insanlarda da görülmeye başlamasıyla virüsün insandan insana bulaşma riskinin de ortaya çıktığını belirtti.


Hızal, Korona virüsüne yakalanan insanların ölüm oranlarının çok düşük olduğunu, virüse yakalanan insanların ortalama olarak yüzde 3’ünün kurtulamadığını ve geri kalan yüzde 97’lik kısmın hayatta kaldığını söyledi.


Hızal, sözlerine şöyle devam etti:


“Korona virüsü, ne yapılırsa yapılsın, kesinlikle yayılmaya devam edecek. Çin’in çok gelişmiş sağlık sistemi var. Çin’in en yakın komşuları Hindistan, Pakistan ve Afganistan. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) endişesi ise Çin’in komşusu olan bu ülkelere hastalığın yayılması halinde önüne geçilememesi ve durdurulamaması. Çünkü, bu ülkeler Çin veya başka güçlü ülkeler gibi geniş çaplı önlemleri alacak kadar güçlü bir yapısı yok ve bu nedenle hastalığın bu ülkelere bulaşmaması çok önemlidir.”

“Önlemlerimizi artırmalıyız”


Dr. Halil Hızal, Korona virüsü için Ercan Havaalanı’na kurulan termal kamera sisteminin yetersiz olduğunu, çünkü ülkeye girişlerin sadece oradan olmadığını belirtti.


Ülkeye giriş yapılabilecek bütün noktaların taranması gerektiğine işaret eden Hızal, önlemlerin daha geniş çaplı alınması gerektiği çağrısında bulundu.


Korona virüsünün mevsimsel hastalıklarda görülen ateş, öksürük, baş ağrısı ve nefes darlığı gibi belirtileri olduğunu belirten Hızal, doktorların bu şikayetle gelen hastalarına “yakın zamanda Çin’e gittiniz mi?” sorusunu yöneltmesi gerektiğini söyledi.


Hızal, “Ülkemizde Korona virüsü teşhisini kesinleştirecek kayıtlı verileri Türkiye’ye hangi şartlarda taşıyacağımızı çözmemiz gerekiyor, sabah gönderdiğimiz bir tahlilin sonucunu akşamleyin alabilmemiz gerekiyor” dedi.


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, Rum Lider Nikos Anastasiadis’i arayarak, 3 Şubat Pazartesi günü iki toplumun sağlık heyetlerinin, birlikte toplantı yapacaklarını ve bunun çok önemli bir şey olduğunu ifade eden Hızal, adaya girişlerin tamamında önlemlerin alınması ve bu konunun konuşulması gerektiğini vurguladı.

Hızal, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Sosyal medyada Korona virüsünün nasıl ortaya çıktığı ve yayıldığı ile ilgili birçok teori yer alıyor. İnsanlarımız da maalesef bunlara inanıyor. Oysa, sosyal medyada paylaşılan bilgilerin büyük bir çoğunluğu gerçek değil. Sosyal medyada, ABD’nin Çin’i rakip olarak gördüğü orada hastalık yayıp ekonomisine zarar vermesi istediğiyle ilgili teori var. Bir başka teoride ise hastalığın yarasa çorbasından çıktığına dair teori var. Sosyal medyada bunun gibi birçok teori yer alıyor fakat hiçbiri gerçek değil.


İnsanlarımıza çağrım, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile tüm dünyadaki tarafsız ve güvenilir gazeteleri takip etsinler. En güvenilir ve önemli bilgileri bu sayede edinebilirler.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75