Ölümün kıyısından döndü !

banner37

Ağına takılan zehirli aslan balığının dikeni eline batan Gazimağusalı balıkçı İskender Madak, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

banner87
Ölümün kıyısından döndü !
banner90
banner99

Ahmet İLKTAÇ

Gazimağusa’da, geçimini balıkçılıktan kazanan İskender Madak, dün, balık avlamak için açıldığı denizde, az kalsın canından oluyordu.

Oldukça zehirli olan ve ölüme dahi neden olabilecek aslan balığının dikeni, Madak’ın eline battı. Zehirli diken eline batar batmaz fenalaşan İskender Madak, hemen eşini aradı ve yardım istedi.

Madak, kıyıda kendisini bekleyen Maraş Sağlık Ocağı’ndan gelen ambulansla Gazimağusa Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Ölümün kıyısından dönen İskender Madak, Gazimağsua Devlet Hastanesi’nde bir süre tedavi gördükten sonra kendi isteğiyle taburcu edildi.

Uzmanlar, yaklaşık 2 yıldır denizlerimizde görülen aslan balığıyla ilgili mücadele yapılması gerektiğini bildirdi.

Balıkçılar Birliği Başkanı Kemal Atakan, deniz sever vatandaşları aslan balığı konusunda uyardı ve bu balığın görüldüğünde yanına yaklaşılmamasını istedi.

Madak: “Batar batmaz vücudum kasıldı”

Gazetemiz KIBRIS’a konuşan İskender Madak, 5 yıldır balıkçılık yaptığını söyledi. İskender Madak, dün, günün ilk saatlerinde Palm Beach’ten teknesiyle balık avlamak için açıldığını, 04.00 sıralarında da denize ağlarını bıraktığını kaydetti.

Bir süre denizde bekledikten sonra saat 07.00 sıralarında ağlarını toplamaya başladığını anlatan Madak, son ağlara yaklaştığında saatin 07.30’u gösterdiğini ve ağın üzerinde aslan balığı olduğunu gördüğünü bildirdi.

İskender Madak, aslan balığını ağdan kurtarmaya çalıştığı sırada balığın çırpındığını ve sol eline dikenin battığını belirtti.

Madak, aslan balığının dikenin eline batar batmaz vücudunda bir kasılma ve üşüme hissettiğini, baş dönmesi, mide bulantısının ardından kusma, denge kaybı ve son olarak ayaklarının hareket edememeye başladığını dile getirdi.

Dikenin eline batmasıyla denizdeyken hemen eşi Zehra Madak’ı aradığını ve yardım istediğini anlatan Madak, ambulansın Palm Beach’e gelip kendisini teknesinden aldığını ve hastaneye götürdüğünü söyledi.

İskender Madak, ambulansta ve hastanede kendisine 14 adet iğne salındığını ve daha sonra da kendi isteğiyle taburcu olduğunu kaydetti.

Sağlık ekiplerine kendisini ölümden kurtardıkları için teşekkür eden Madak, 40 yaşında olduğunu ve böylesi bir ağrıyı daha önce hiç yaşamadığını anlattı.

İskender Madak, “ Allah’tan kıyıya çok yakındım. Kıyıya çok erken geldim. Uzakta olsaydım daha kötü sonuçlar olabilirdi” dedi.

Bu balıktan uzak durun

Gazetemiz KIBRIS’a konuşan Balıkçılar Birliği Başkanı Kemal Atakan ise, hem halkımızı hem de denizde gerek amatör, gerekse de profesyonel olarak balık avlayan deniz severleri bu balık hakkında uyardı. Kemal Atakan, vatandaşlardan bu tehlikeli balığı gördüklerinde çok dikkatli olmalarını ve uzak durmalarını rica etti.

Zehri ölüme neden olabilir

Konuyla ilgili bilgilerine başvurduğumuz Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Sualtı Araştırma ve Görüntüleme Merkezi Başkanı ve Biyolojik Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Burak Ali Çiçek, Indo-Pasifik kökenli olan Aslan Balığı’nın Pterois miles (Bennett, 1828) Doğu Akdeniz için ilk kaydının, tek bir birey ile 1991 yılına dayandığını söyledi.

Yrd. Doç. Dr. Burak Ali Çiçek, Aslan Balığı’nın yaygın olarak, 2012’de Lübnan (Bariche, Torres ve Azurro, 2013)  ve 2014’de Anadolu’nun güney sahillerinde tespit edildiğini kaydetti.

Aslan balığının yaklaşık iki yıldır denizlerimizde de bulunduğunu anlatan Çiçek, denizlerimizde bu balıklarla ilk karşılaşanların zıpkıncılar olduğunu belirtti.

Yrd. Doç. Dr. Burak Ali Çiçek, bu balığın kısa sürede daha çok rastlanır hale geldiğini, deniz sezonunun açılmasıyla birlikte tatilini deniz kıyısında geçirenlere de korku saldığını bildirdi.

Batı Atlantik’te 15 yıldır yaygın olan bu balığın bir zamanlar aynı tür olduğu kabul edilen Pterois volitans ile birlikte en başarılı yayılımcı balıklar olarak kabul edildiğini ifade eden Çiçek, Doğu Akdeniz’deki yayılımın büyük olasılıkla küresel ısınma ile ilişkili olduğunun düşünüldüğünü aktardı.

Yrd. Doç. Dr. Burak Ali Çiçek, bu balığın saldırgan olmadığı için insanlar açısından büyük bir tehlike arz etmese de ekosistem açısından olumsuz etkiler yarattığını ve bu balığın kısa sürede 300 balık yiyebildiğine değindi.

Aslan balığı ile mücadele için, Hayvancılık Dairesi’nin önderliğinde tüm adayı kapsayacak bir mücadele planı oluşturduklarını ifade eden Çiçek, bu konudaki çalışmalara DAÜSAGAM olarak destek verdiklerini kaydetti.

Yrd. Doç. Dr. Burak Ali Çiçek, “Genel olarak 20 – 40 metrelerde yaygın ancak bazı noktalarda karaya çok yakın bireyler de tespit ettik (5 metre). Daha çok kayalık habitatlarda bulunduğu için, buralarda yüzenlerin dikkatli olmasında fayda var. Çıplak elle dokunulması halinde yüzgeç dikenlerindeki zehir çok ağrı vericidir. Bu balığın dikenlerinden arındırıldıktan sonra eti çok lezzetlidir” diye konuştu.

Balığın zehrinin birkaç gün süren ağrı, yanma, terleme ve solunum zorluğu gibi etkilere neden olduğuna dikkat çeken Çiçek, balığın zehrinin ölüme dahi neden olabileceğini açıkladı.

Yrd. Doç. Dr. Burak Ali Çiçek, aslan balığının zehrine maruz kalan kişilerin mutlaka en yakın sağlık merkezine başvurmaları gerektiğinin altını çizdi.

Güncelleme Tarihi: 17 Kasım 2017, 08:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner75

banner108