Onu Kıbrıs'a aşık olduğu adam getirdi, şimdi o Kıbrıs'a aşık

banner37

İngiltere’de hemşirelik yaptığı yıllarda bir gün eve döner ve eşi ona “ “Neden Kuzey Kıbrıs’a tatile gitmiyoruz?” diye sorar… İlk kez 1995’te buraya tatile gelirler ve Kuzey Kıbrıs’a aşık olurlar. Daha sonra her yaz geldikleri Kuzey Kıbrıs, eşinin ölümünden sonra Pearl Mitchell’in evi olur.

Onu Kıbrıs'a aşık olduğu adam getirdi, şimdi o Kıbrıs'a aşık
banner99

Gizem ÖZGEÇ

Hayat dolu tam da yetmişinde Karayipli bir kadın… Yaşamını Kıbrıs’ta sürdürmeye karar vermiş… Aslında geliş nedeninin arkasında bir aşk var… Kaybettiği kocasına duyduğu o büyük aşk… Eşiyle birlikte sık sık Kıbrıs’a tatile gelirler ve eşi burayı çok severmiş. O da eşini kaybettikten sonra onun sevdi yerde yaşam sürdürüp burada ölmeye karar vermiş... 2003 yılında adaya gelmiş ve kaybettiği eşinin çok sevdiği Kuzey Kıbrıs’a yerleşmiş…  Pearl Mitchell… Şu anda Kuzey Kıbrıs Türk İngiliz Derneği’nin başkanlığını yürütüyor.   Ve Kıbrıs’a âşık… Belki de kimi Kıbrıslı Türk’ten daha fazla… Kıbrıslıları, yemeklerini, yaşamını, her şeyi çok seviyor. Ve asla geri dönmek istemiyor. “Burası benim evim” dediği Kuzey Kıbrıs için biraz da üzülüyor. Çünkü ülkenin göz göre katledildiğini düşünüyor.

Mitchell’le bir kafede tanıştık… Gülüşü, samimiyeti ve Kıbrıs’a duyduğu aşk tam da yazılabilecek türdendi. Mitchell’le çok samimi ve keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Trinidad Tobago’nun adasından Kıbrıs’a

SORU: Pearl… Öncelikle kendini biraz anlatır mısın?

CEVAP: Ben Pearl Mitchell. Karayipler’in iki kız kardeş adaları olarak bilinen Trinidad Tobago’nun büyük adası Trinidad’a doğdum. 19 yaşına kadar adada yaşadım. Ve şimdi buradayım. Bir kızım var, o Glasgow’da yaşıyor. Şu anda Karşıyaka’da yaşıyorum.

Kırk yıl hemşirelik

SORU: Neler yaptınız orada? Şimdi emeklisiniz sanırım… Ne işle meşguldünüz?

CEVAP: Hemşire oldum. İlk olarak hastanenin geleneksel yardım servisinde çalıştım sonra ameliyathanesinde görev aldım. Tam kırk yol bir fiil hemşirelik yaptım.  Evlendikten sonra Karayipler’den ayrılıp eşimle birlikte İngiltere’ye gittim.

Önce İngiltere sonra Kuzey Kıbrıs

SORU: İngiltere’de neler yaptınız?

banner134

CEVAP:  Bir pubta çalıştım. Kızım doğduktan sonra ayrıldım. Kızım 4 yaşına gelene kadar çalışmadım. Sonrasında hemşireliğe geri dönüş yaptım. Ayrıca o zamanlarda bir karar verdim ve eski işim olan hemşirelik işini yapmadım ve farklı bir branşta eğitim alarak onu yaptım. Okul öncesi ailelere bilgilendirme sektörünü seçtim. Çocukların doğuştan büyüme sürelerine kadar… Gelişimleri, becerileri, sağlıkları ve yardıma ihtiyaç duydukları alanları gözlemledim. Bir nevi danışmanlık gibi. Burada birçok doktorun ve annenin yapmış olduğu işi ben İngiltere’de meslek olarak yapıyordum. 2003 yılında emekli oldum ve 2004 yılında kalıcı olarak Kıbrıs’a geldim.

Eşinin aşık olduğu yerde ölmek istiyor

SORU: Sizi yanımıza getiren şey ne oldu? Neden Kıbrıs?

CEVAP:  Bir gün işten eve döndüğümde eşim bana dedi ki “Neden Kuzey Kıbrıs’a gitmiyoruz? İlk kez 1995’te buraya tatile geldik. Buraya aşık olduk ve daha sonra her yaz hatta bazen senede iki kez gelmeye başladık… O öldüğünde, tam ben buraya gelmeye karar verdim. Ve hayatım artık burada.

“O insanı bulmuştum”

SORU: Özlüyor musun onu?

CEVAP:  Çok fazla… Benim evliliğim çok güzeldi ve evet onu özlüyorum. Ama burada onu sevdiği yerde olmak beni muştu ediyor.  Her insan için tek bir kişi vardır. Ben onu bulmuştum.

“Burada ölmek istiyorum”

SORU: Ailenizden başka biri var mı Kıbrıs’ta?

CEVAP: Ailem Karayipler’de… Benim için üzülüyorlar. Suriye, Türkiye yanı başımızda ve bazen korkuyorlar. “Neden geri gelmiyorsun?” diye soruyorlar. Ben de onlara diyorum ki, “ Burası benim evim ve ben burada öleceğim. Çünkü burada çok mutluyum.”

Kıbrıslı bir otağı bile oldu

SORU: 12 yılı aşkındır buradasınız… Hayatınız nasıl gidiyor burada?

CEVAP: Aslında çok şey yapıyorum. Araç kiralama şirketinde bir iş arkadaşımla birlikte 8-9 yıl kadar yöneticilik yaptım. Çok fazla para kazanamadığıma karar verdim. Diğer insanlar kadar para kazanamıyordum. İşi bıraktıktan bir yıl sonra bu dernekte görev aldım. Ve hiçbir ücret almıyorum. Hepimiz gönüllü çalışıyoruz. İş yeri sayesinde çok arkadaşlarım oldu ve onların sayesinde başka arkadaşlıklar edindim.

“Kıbrıslılar iyi arkadaşlar”

SORU: Kıbrıslılarla ilişkileriniz nasıl?

CEVAP: Kıbrıs insanlarını çok arkadaş canlısı, her şeye açık ve kibar buluyorum. Kısaca söylemek gerekirse, bence onlar iyi arkadaşlar ve arkadaş yanlısılar. Yabancı kişiler olarak bence en önemli şey şudur; buradaki bütün geleneksel kültürleri tanımayı ve öğrenmeyi istemek. Bazı yerlerde sinir bozucu şeyler oluyor. Dün yapılması gereken şeyler Kıbrıs’ta gelecek haftaya kadar sarkabiliyor. Burası ada ve ben bunu kabul ediyorum. Son derece normal bir şey… Çok fazla Kıbrıslı arkadaşım var. Ve her uçağa binip geri geleceğimde, aşağıya bakarım, St. Hilarion’u görünce ve derim ki “İşte memleketime geldim…”

“Eski Girne’yi özlüyorum”

SORU: Kıbrıs’ta nelerle karşılaşıyorsunuz. Sizi burada zorlayan şeyler var mı?

CEVAP: Tabii ki de var. Yüksek binalar, çevrenin kirletilmesi, yolda araçla seyir halindeyken insanların hafif bir duraksamaya bile tahammülü kalmamış. Hemen kornaya basıyorlar. İnsanların karşıdan karşıya geçerken araçların yol vermediklerine tanıklık ediyorum. Eskiden buralar daha güzeldi. Artık buna bir dur denmeli. Eski Girne hep gözümün önüne geliyor. Ve çok üzülüyorum.  Özellikle Girne’de çok yüksek binalar yapılıyor. Burası fotoğraflanacak eşsiz bir yer. Gereksiz bir yapılaşma var.  Elbette ülke gelişmeli ama bu şekilde değil. Para büyük bir motive edici ancak zararları bazen büyük olabiliyor. Kıbrıs bu şekilde kaybedilmemeli. Doğal ortam yok ediliyor. Gelecek nesillere güzel bir şeyler bırakmak lazım. Politikacılar daha uzu hedefler koymalı.  Bazen fikrilerim, söylediğim zaman “Pearl, sen cumhurbaşkanı olmalısın” diyen Kıbrıslı arkadaşlarım var J

“Burada barış var”

SORU: Size son sorumu soruyor ve bu güzel sohbet için teşekkür ediyorum. Kıbrıs’ta çözüm çabaları rafa kalkmış bir durumda… Nasıl bir Kıbrıs hayaliniz var? Birleşik mi yoksa mevcut haliyle mi?

CEVAP: Ben öncelikle şunu söylemek isterim ki, burada barış var, savaş yok.

Barış dendiği zaman kızıyorum. Dünyanın haline bir bakın.  O zaman savaş görebilirsiniz. Burada kimse birbirini öldürmüyor. Kuzey Kıbrıs bu şekilde devam edebilir. Eğer kötü bir anlaşma olursa yeniden savaş çıkacağından korkanlardan biriyim.

 

 

Güncelleme Tarihi: 23 Temmuz 2017, 12:33
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75