Önyargı yapmadan önce, ‘durun’ ve ‘düşünün’

banner37

Serdinç Maypa sosyal medya hesabından Lefkoşa’da kısa süre önce bir arabanın bagajında ölü olarak bulunan Nijeryalı Obasanjo Adeola Owoyale hakkında yaptığı duygu yüklü paylaşımla, önyargı ile bakılan Afrika kökenlilerin ülkede karşı karşıya kalan durumunu özetledi:

banner87
Önyargı yapmadan önce, ‘durun’ ve ‘düşünün’
banner99

Serdinç Maypa sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla genç görünmesi ve aralarındaki diyalog nedeniyle “Benjamin” diye nitelendirdiği Obasanjo Adeola Owoyale hayatının bir bölümünü paylaştı. Onunla arabasının lastiğinin patladığı bir sabah saat 02.00 sularından kendine “yardım etmek isterken” tanıştığını yazan Maypa, bunun ardından parasının ve pasaportunun çalındığını öğrendiğini belirtti. Buna rağmen Obasanjo Adeola Owoyale’nun para yardımı kabul etmediğini ifade eden Maypa, annesi para gönderene kadar kalabilecek bir yer bulmak için iş istediğini söyledi

Lefkoşa’da kısa süre önce bir otomobilin bagajında ceset bulundu. Bu olayın ardından polis geniş çaplı bir soruşturma başlattı ve cesedin ülkeye okumak için gelen Nijeryalı Obasanjo Adeola Owoyale’ye ait olduğu ortaya çıktı.

Yine soruşturma kapsamında olayın cinayet olduğu tespit edildi ve birçok kişi tutuklanarak yargı önüne çıkarıldı. Tüm bu gelişmelerin ardından Obasanjo Adeola Owoyale’in “neden öldürülmüş olabileceği”, “kimlerin öldürdüğü” halk tarafından da merak edilen bir konu oldu.

Ancak onun bu ülkede neler yaşamış olabileceği ya da onun durumunda olan birçok öğrencinin hangi durumlarla karşı karşıya kaldığı çok az kişi tarafından sorgulandı.

Serdinç Maypa ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla “Benjamin” diye nitelendirdiği Obasanjo Adeola Owoyale hayatının bir bölümünü paylaştı.

Bu paylaşım birçok kişinin ülkeye okumak için gelen ve “Afrika kökenli” diye nitelendirilen kişilerin karşı karşıya kaldığı durumların sorgulanmasına ve en önemlisi yerli halkın onlara bakış açısının sorgulanmasına neden oldu.

“Parası ve pasaportu çalındı, para kabul

etmedi, iş istedi, çalışıp kazanmak istedi”

Serdinç Maypa’nın sosyal medya hesabından nitelendirdiği Obasanjo Adeola Owoyale ile ilgili yaptığı paylaşım şu şekilde:

Saat gecenin bir yarısı 02.00 civarı… Arabamın Girne yolunda lastiği patlamış, telefonla arayıp yardım bulmaya çalışıyorum, ama ne mümkün, hiç kimseden bir ses yok… Birden “tak tak” arabanın camına birinin vurduğunu fark ettim… Hava soğuk buz gibi... Hafiften yağmurda kendini belli ediyor...

Sadece gülerken meydana çıkan bembeyaz dişlerini görebildiğim Afrika kökenli bir arkadaş “Sir” diye hitap ederek yardım isteyip istemediğimi soruyor... Orada, o soğukta ne yaptığını hiç düşünmeden “arkadaşları arıyorum, yardım için gelecekler” diyerek teşekkür ediyorum...

O ise yine gülümseyerek “ok sir” deyip biraz ilerde birini bekler gibi öylece orada duruyor...

Belli ki üşüyordu, çünkü üzerinde kalın bir giyecek bile yoktu... Gecenin bir yarısı saat 02.00’de, soğukta ve yağmurlu bir havada orda öylece bekliyordu...

Lastik için kimseye erişememiştim aşağıya indim, acaba bu soğuk ve yağmurlu havada lastiği değiştirebilir miyim diye düşünürken bunun pek mümkün olmadığını fark ettim...

Yanına gittim, “niye gecenin bu saatinde burada duruyorsun? Birini mi bekliyorsun?” dedim. Yine o içten gülümsemesi ile “yes sir” dedi... Her kelimesinin sonundaki “sir” kelimesi beni etkilemişti...

Afrika’dan geldiğini o bölgede kaldığını “arkadaşlarının” tüm parasını ve pasaportunu çaldığını söyleyip, başka bir arkadaşının onu almaya geleceğinden bahsetti… Saat 10.00’dan beridir orada o şekilde beklediğini söyledi...

banner9
Beraber tekerleği değişirken şarkı mırıldandığını fark ettim… Kıbrıs’a geldiğine pişman olduğunu ailesinin maddi durumunun iyi olduğundan bahsedip bilhassa annesi bu durumunu bilse çok çok üzüleceğini söyledi...

Ve Evet O Bir zenciydi...

Arabada giderken “kaç yaşındasın” diye sordum “31” dedi… “Hiç göstermiyorsun 18/19 yaşında gibisin” dedim… “Yes sir” dedi ve gülerek ekledi “ ben Benjamin Button’un siyahisiyim sir” dedi.

Birkaç gün kalabileceğini söyleyip emlakçı torpilimle bir eve yerleştirip, bir miktar para vermek istedim. Başını öne eğip “thank you sir” dedi...

Sadece ‘yiyecek ve içecek’ olursa sevineceğini, onların yeteceğini söyledi. Marketten su ve piskot ( bisküvi) alıp geldi. Paranın geri kalanını ise geri verdi.

Ertesi gün bakmak için gittiğimde akşamüzeriydi… Onu 70 yaşlarında bir teyzeyle, elinde süpürge ile gülerek sohbet etmeye çalışırken buluverdim. Arabadan indim; “Hayırdır teyze” dedim, Teyze, “ne olsun a oğlum, aha bu arabcık, annamamda dilinden ama bu gara çocuk geldi, elimden süpürgeyi aldı bütün bahçayı kapının önünü süpürdü,temizledi” dedi...

Ve Evet O Bir Zenciydi...

“Bana iş bulur musunuz sir” dedi. “Annem para yollayana kadar kalacak yer bulup karnımı doyurmam lazım tüm bunlar için de para gerek” dedi... Bir hafta daha olduğu yerde kalabileceğini, boşalan evlerin temizliğini yaparak da ona harçlık verebileceğimi söyledim… Çok sevinmişti “thank you sir, thank you so much” dedi...

Yine bir geceydi ve bir telefon geldi arayan polisti… Onun ismini vererek tanıyor musunuz? dedi... “Evet ne oldu ki” dedim...”Hakkında şikayet var” dedi... “Sizin isminizi verip bildirmemizi söyledi” dedi...

Yolda kız arkadaşını feci şekilde döven Türkiye kökenli bir ‘insan müsveddesinin’ elinden kızı kurtarıp yardım ettiği için polis hücresinde olduğunu öğrendim... Kızı kurtarırken oluşan itiş kalkıştan sonra polise giden “müsveddenin” onu şikayet edip onun hapse düşmesine sebep olduğunu fark ettim...

Ve o kız ise ağzını açıp olayla ilgili, onu koruyucu tek bir doğru kelime bile etmemiş, sırf bu nedenle yardım edip, insanlık ettiği için başı belaya girmişti...

Ve Evet O Bir Zenciydi...

Yıllar geçti beni gördüğünde hiç bir zaman saygıda kusur etmedi, hiç kimseye etmezdi, iyi bir insan, yardım sever ve en önemlisi zorluklardan yılmayan birisi idi...

Ve geçen gün kendini değil ama resmini son olarak gazetelerde fark ettim… Bir arabanın bagajında ölü bir şekilde bulunmayı hiç hak etmemişti...

Adı Adeola Owoyale idi... O benim ona hep Benjamin Button’dan dolay “Benjamin” diye seslendiğim yukarda bahsettiğim kişiydi...

Ve Evet O Bir Zenciydi...

O zenci ki biz Kıbrıslıların hiç bir empati yapmadan, kendi çocuklarımızı bir an olsun bu çocukların yerine koyup düşünmeden, çoğunun yaşının 20’li yaşlarda olduklarına bakmaksızın sırf renklerinden, “zenci” olduklarından dolayı bu sayfalarda günlerdir acımasızca yerenden yere vurup “pislik” muamelesi yaptığımız insanlardan “zencilerden” sadece birisiydi...

Yüzde doksanı bu adaya geldiklerinde senin, benim, bizim çocuklarımız gibi tertemiz, saf olan bu çocuklarında bir yerlerde “bir annesi ve babası” olduğunu unutacak kadar gözünü karartan Kıbrıslı... Peki sen... Evet sen ne ara bu kadar merhametsizleştin.

İnsanlara renkleri ile değil insani yönleriyle bakabilmeniz temennisi ile…

YORUM EKLE
YORUMLAR
selim cankat
selim cankat - 3 ay Önce

abi adam para ile oynuyordu hesabında binlerce yuro para vardı siyahi kadınları getirip pazarlıyordu her her getirdigi afrikalının üzerinden para kazanıyordu nijeryalıları digerlerinden ayırın insan bile olmazlar onlar

Emine katirci yazıklar olsun bizlere
Emine katirci yazıklar olsun bizlere - 3 ay Önce

Renginden size ne siz kendinize bakan

Selim
Selim - 3 ay Önce

Türkiyeli insan müsveddesi demek hoş olmamış. Ayrım yapmadan insan müsveddesi diyebilirsin. Türkiyeden kıbrısa gelenler başarısız öğrenciler ve bunları siz istiyorsunuz. kampanyalarla okutuyorsunuz.

Gülser Murat
Gülser Murat - 3 ay Önce

Mükemmel bir yazdıydı. Ne yazık ki insanlık ölmüş. İyilere yer yok!

SIRADAKİ HABER

banner96