‘Orams Davası’nın benzeri gündemde

banner37

Girne’de Savoy Hotel’in bulunduğu arazinin 1974’ten önceki Kıbrıslı Rum sahipleri, Kıbrıslı Türk bir avukat aracılığıyla arazilerinin üzerine “kendilerinden izin alınmadan” otel yapıldığı gerekçesiyle arazilerinin iadesini talep etti. Avukat, talebin yerine gelmemesi halinde yasal girişim başlatılacağını açıkladı

‘Orams Davası’nın benzeri gündemde
banner99

Ahmet KARAGÖZLÜ

“ORAMS DAVASI YOLUNDA İLERLEMEYİ DÜŞÜNÜYORLAR”… Girne’de Savoy Hotel’in bulunduğu arazinin bir bölümünün 1974’ten önce kendilerine ait olduğunu belirten 2 Kıbrıslı Rum, Kıbrıslı Türk Avukat Tarık Kadri aracılığıyla mal iadesi için otele ihbar yazısı gönderdi. KIBRIS’a konuşan Kadri, müvekkilinin, arazisinin kendisine iadesini talep ettiğini belirterek buna riayet edilmemesi durumunda yasal yollara başvurulacağına dikkat çekti. Kadri, müvekkilinin Orams Davası yolunda ilerlemeyi düşündüğünü ifade etti. Savoy Hotel’in ortaklarından Ahmet Arken de, otelin 8 ayrı koçan üzerinde bulunduğunu, ihbarın bu arazilerin sadece küçük bir kısmıyla ilgili olduğunu belirterek konuyu avukatlarının takip ettiğini söyledi.

SÜREÇ NASIL OLACAK?… Avukat Murat Metin Hakkı, Rum mahkemelerinin verdiği kararların KKTC ve Türkiye tarafından asla uygulanmadığını, ancak Avrupa Birliği Adalet Divanı kararlarına göre Rum mahkemelerinden çıkan kararların tüm AB ülkelerinde uygulanmak zorunda olduğunu belirtti. Hakkı, bu kararlara istinaden Rum mahkemesinin vereceği bir kararda ‘AB genelinde tutukluluk emri’ veya davalının AB sınırlarında herhangi bir malı varsa ‘el koyma hakkının’ olduğuna dikkat çekti. Kısa bir süre önce Taşınmaz Mal Komisyonu Başkanlığı görevinden ayrılan Ayfer Said Erkmen ise, AİHM’in, kuzeyde kalan taşınmaz mallarla ilgili konuların önce Taşınmaz Mal Komisyonu’nda görüşülmesini şart koştuğunu vurguladı.

Girne’de faaliyet gösteren Savoy Hotel’in bulunduğu arazinin 1974’ten önce kendilerine ait olduğunu belirten 2 Kıbrıslı Rum girişim başlattı, arazilerinin geri iadesini talep etti.

Arazilerine “kendilerinden izin alınmadan ve yasa dışı” olarak otel inşaatı yapıldığını öne süren eski mal sahipleri, Kıbrıslı Türk Avukat Tarık Kadri aracılığıyla otele ihbar yazısı gönderdi, talebin yerine gelmemesi halinde yasal girişim başlatılacağını bildirdi.

KIBRIS’a konuşan Avukat Tarık Kadri, müvekkilinin 1974’ten önce Savoy Hotel’in bulunduğu arazinin yasal sahibi olduğunu, ancak taşınmazının üzerine izin alınmadan bina yapıldığını, söz konusu arazinin kendisine iadesini talep ettiğini söyledi. Kadri, buna riayet edilmemesi durumunda yasal yollara başvurulacağını belirterek, müvekkilinin Orams Davası yolunda ilerlemeyi düşündüğünü ifade etti.

Savoy Hotel’in ortaklarından Ahmet Arken, otelin bulunduğu arazinin 8 ayrı koçan üzerinde olduğunu ve oteli bu arazileri birleştirerek inşa ettiklerini belirterek, otelle ilgili yapılan ihbarın iki-üç gün önce kendilerine ulaştığını ve konuyu hemen avukatlarına ilettiklerini söyledi.

Arken, söz konusu ihbarın otelin üzerinde bulunduğu arazinin küçük bir kısmıyla ilgili olduğunu, konunun yakın takipçisi olacaklarını, şu anda beklemek dışında yapabilecekleri hiçbir şeyin olmadığını ifade etti.

Avukat Murat Metin Hakkı, Rum mahkemelerinin verdiği kararların KKTC ve Türkiye tarafından asla uygulanmadığını, ancak Avrupa Birliği Adalet Divanı kararlarına göre Rum mahkemelerinden çıkan kararların tüm AB ülkelerinde uygulanmak zorunda olduğunu söyledi.

Hakkı, bu kararlara istinaden Rum mahkemesinin vereceği bir kararda ‘AB genelinde tutukluluk emri’ veya davalının AB sınırlarında herhangi bir malı varsa ‘el koyma hakkının’ olduğuna dikkat çekti.

Kısa bir süre önce Taşınmaz Mal Komisyonu Başkanlığı görevinden ayrılan Ayfer Said Erkmen ise

AİHM’nin kuzeyde kalan taşınmaz mallarla ilgili konuların önce Taşınmaz Mal Komisyonu’nda görüşülmesini şart koştuğunu söyledi.

Orams Davası’nda ne olmuştu?

Bu durum, 2004 yılında başlayan ve 2010’a kadar süren “Orams Davası”nı akla getirdi. Bu davada, Kıbrıslı Rum Meletios Apostolidis, Lapta’da 1974’ten önce mal sahibi olduğu arazinin iadesi için, o dönemdeki ev sahipleri olan İngiliz çift David Oram ve Linda Oram’a dava açmıştı. Rum mahkemesi, Oram çiftinin mülkü yıkmasına yönelik karar verse de KKTC yönetimi bu kararı onaylamamıştı.

Apostolidis ise daha sonra davasını İngiltere’ye taşımış ve Cherie Blair tarafından temsil edilen ilk davayı 2006 yılında kazanmıştı. Ancak Apostolidis, Avrupa Adalet Divanı’na atıfta bulunulan karara itiraz etmiş ve İngiltere Temyiz Mahkemesi de 2010 yılında Apostolides’i haklı bulmuştu.

Oram çiftinin İngiltere Yüksek Mahkemesi kararına itirazı ise Mart 2010’da reddedilmişti.

Kadri: ‘Orams Davası’ yolunda ilerlemeyi düşünüyorlar

Avukat Tarık Kadri, müvekkilinin 1974’ten önce Savoy Hotel’in bulunduğu arazinin yasal sahibi olduğunu, ancak taşınmazının üzerine izin alınmadan bina yapıldığını görmesi üzerine kendisine başvurduğunu söyledi.

Müvekkilinin otelin bulunduğu arazinin üzerinde yapılan faaliyetlerin derhal durdurulmasını ve arazinin kendisine iadesini talep ettiğini belirten Kadri, buna riayet edilmemesi durumunda yasal yollara başvurulacağını ifade etti, konuyla ilgili olarak ihbar yazısı da gönderdiklerini belirtti.

Yıllar önce görülen Orams Davası’na işaret eden Kadri, geçmişte yasal mal sahiplerinin AİHM’e başvurduğunu hatırlattı.

Kadri, müvekkillerinin KKTC’de mahkemeye başvurma haklarının olmadığını, ancak Güney Kıbrıs’ta mahkemeye gidebileceklerini söyledi.

Güney Kıbrıs’taki yetkili avukatın kendisi değil, bir Rum avukatın olduğunu belirten Kadri, müvekkilinin Orams Davası yolunda ilerlemeyi düşündüğünü ifade etti.

banner134

Arken: İhbar 8 koçandan sadece biriyle ilgili

Savoy Hotel’in ortaklarından Ahmet Arken, Savoy Otel’in bulunduğu arazinin 8 ayrı koçan üzerinde olduğunu ve bu arazileri birleştirerek oteli inşa ettiklerini söyledi.

Otelle ilgili yapılan ihbarın iki-üç gün önce kendilerine geldiğini kaydeden Arken, hiç zaman kaybetmeden bu konuyu hemen avukatlarına ilettiklerini ifade etti.

Arken, ihbarın otelin üzerinde bulunduğu arazinin küçük bir kısmıyla ilgili olduğunu belirterek, “Bu ihbar otelimizin bulunduğu 8 koçandan sadece 1 tanesiyle ilgilidir” dedi.

Otel avukatlarının konuyu yakından takip ettiğini söyleyen Arken, şu anda beklemek dışında yapabilecekleri hiçbir şeyin olmadığını ifade etti.

Hakkı: Orams Davası’yla örtüşüyor

Avukat Murat Metin Hakkı, Savoy Hotel ile ilgili konunun Orams Davası’yla örtüşen bir durum olduğunu söyledi.

Hakkı, Orams Davası’nda, 1974’ten önce Lapta’da bulunan bir arazi sahibinin Güney Kıbrıs’ta Orams çiftini dava ettiğini ve davada söz konusu arazinin üzerine yapılan binaya hem yıkım emri, hem de arazinin yasal mal sahibine iadesine yönelik bir sonuç çıktığını hatırlattı.

Hakkı, dava kararının başta İngiltere ve AİHM’de gündemi oldukça meşgul ettiğini anımsattı ve Orams Davası’ndan sonra emlak sektöründe uzun bir süre panik ve sıkıntı yaşandığını belirtti.

Hakkı, TMK’nın kurulup tanınmasıyla emlak sektöründe yaşanan paniğin yatıştığını söyledi.

Hakkı, Rum mahkemelerine başvuruların daha önce sadece yabancı uyruklu kişiler için yapıldığını, ancak KKTC’de inşaat sektörünün gelişmesiyle artık Kıbrıslı Türklere ve Türkiye vatandaşlarına de dava açılmaya başlandığını dile getirdi.

“Rum mahkemelerinden çıkan kararlar AB ülkelerinde uygulanmak zorunda”

Hakkı, Rum mahkemelerinin verdiği kararların KKTC ve Türkiye tarafından asla uygulanmadığını, ancak Avrupa Birliği Adalet Divanı kararlarına göre Rum mahkemelerinden çıkan kararların tüm AB ülkelerinde uygulanmak zorunda olduğunu kaydetti.

Hakkı, bu kararlara istinaden Rum mahkemesinin vereceği bir kararda ‘AB genelinde tutukluluk emri’ veya davalının AB sınırlarında herhangi bir malı varsa ‘el koyma hakkının’ olduğuna dikkat çekti.

“TMK bizim için hayati önem taşıyor”

Hakkı, Rumların mülkiyetlerle ilgili KKTC mahkemelerine başvuramayacağını, ancak TMK’ya başvuru yapabileceklerini söyledi. Avukat Hakkı, TMK’ya başvurarak kuzeydeki mallarını satmak isteyen Rumlara ödeme yapılmamasından dolayı Rumların cesaretinin kırıldığını, bu nedenle de komisyona eskisi kadar başvurunun olmadığını belirterek, “TMK bizim için hayati önem taşıyor” dedi.

Hakkı, TMK sayesinde 1974’ten sonra verilen koçanların uluslararası geçerliliğinin olacağını, bu durumun, Kıbrıs sorununa yönelik ‘iki devletli çözüm’ modelinde elimizi güçlendireceğinin altını çizdi.

Rumların TMK tarafından karara bağlanan davalarda ödeme alamadıkları için artık TMK’ya başvurmadığını yineleyen Hakkı, bu yüzden KKTC sınırları içerisindeki Rum mülkiyetinde olan yüz binlerce dönüm arazinin Türkleştirilemediğini söyledi.

Erkmen: AİHM, önce TMK’yı şart koşuyor

Kısa bir süre önce Taşınmaz Mal Komisyonu Başkanlığı görevinden ayrılan Ayfer Said Erkmen, kuzeydeki taşınmaz mallarla ilgili TMK’ya başvuruların üç safhanın olduğunu belirtti.

“Önce dava zabtı hazırlanır, başvuru sahibi memnun kalmazsa Yüksek Mahkeme’ye gider, orada da bekledikleri karar çıkmazsa AİHM yolu görünür” diyen Erkmen, AİHM’nin kuzeyde kalan taşınmaz mallarla ilgili konuların önce komisyonda görüşülmesini şart koştuğunu söyledi.

YORUM EKLE
YORUMLAR
GUNER ERKOSE
GUNER ERKOSE - 1 hafta Önce

TMK YI YA GUCLENDIRECEKSINIZ YADA BATIRACAKSINIZ. RUMLARIN BU KEPAZELIGINI VE AB NIN ADALETSIZLIGINE SON VERME ZAMANI GELDI

SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75