Pahalılık yumuşatılmalı

banner37

Ekonomist Göksel Saydam, pahalılık, zamlar, dövizin yükselişi, alım gücünün düşmesi, kısacası kötü gidişat karşısında “kaderimize küsemeyiz” diyerek, alınabilecek önlemler olduğunu söyledi

Pahalılık yumuşatılmalı
banner99

Eniz ORAKCIOĞLU

“TEK ENSTÜRÜMAN PAHALILIĞI YUMUŞATMAK”…Saydam, bu gidişat için elimizdeki tek enstrümanın, oluşan pahalılığı minimize ederek yumuşatmak olduğunu söyledi. Saydam, bunun için alınabilecek önlemler arasında, “ithalatta döviz kurunu sabitlemek, gıda, temizlik, ilaç gibi zaruri ihtiyaçlarda KDV’yi geçici süreliğine kaldırmak, devlet bütçesine giden ve borçluların banka taksiti üzerinden alınan Banka Sigorta İşlemleri Vergisi’ni almamak” olabileceğini vurguladı

Ülkemizde yaşanan ekonomik krizin yanı sıra dövizin durmaksızın yükselişi, pandemi, zamlar derken vatandaşın alım gücü günden güne düşüyor.

Ekonomist Göksel Saydam, KKTC’de Türk Lirası’nın(TL) kullanılması ve para birimine müdahale edilememesi nedeniyle şu an içinde bulunduğumuz durumu yaşamaya mahkum olduğumuzun altını çizerek, özellikle dar ve sabit gelirlilerin ciddi derecede etkilendiğini söyledi.

“Ama oturup kaderimize küsemeyiz” diyen Saydam, alınabilecek önlemler olduğunu vurguladı.

Saydam, bu gidişat için elimizdeki tek enstrümanın, oluşan pahalılığı minimize etmek ve yumuşatmak olduğunun altını çizdi.

Saydam, ithalat vergilerinde bir süreliğine kur sabitlemeye gidilebileceğini, temel gıda maddelerinde, temizlik malzemelerinde ve ilaçlarda, hatta gerekli konfeksiyon ürünlerinde KDV’yi yarıya indirmek, hatta mümkünse sıfırlamak gibi önlemlerin önemli olduğunu belirtti.

“Bankalara olan birçok borç ödenemez durumda” diyen Saydam, özellikle döviz borçlananların ve faiz artıranların borçlarını ödeyemediğinin altını çizdi.

Saydam, devletin de bankaların aldığı taksit üzerinden bütçeye yüzde 3 oranında Banka Sigorta İşlemleri Vergisi aldığını kaydederek, “Bin TL bir taksitiniz varsa, devlete, bin TL’nin yüzde 3’ü kadar Banka Sigorta İşlemleri Vergisi ödemek zorundasınız. Para yüksek olduğunda ise yük daha fazla artıyor. Bu durumda hükümetin yapması gereken bir süreliğine bu yüzde 3 vergiyi almaktan feragat etmektir” şeklinde konuştu.

“Kaderimize küsemeyiz”

Ekonomist Göksel Saydam, Türk Lirası kullanımımızdan ve Türk Lirası’nın döviz karşısında değer kaybetmesinden dolayı ülkemizin ekonomik anlamda günden güne kötüye gittiğini belirtti.

Saydam, Türkiye’nin mali yapısının güven verici olmadığının altını çizerek, Türkiye Merkez Bankası rezervlerinin tükendiğini, Türkiye’deki hukuki düzenlemelerin yetersiz olduğunu,  komşuları ile devamlı sürtüşme içinde olması gibi sebeplerle Türk Lirası’nın değer kaybının devam ettiğini söyledi.

Ekonomik nedenlerin yanında, jeopolitik ve siyasal nedenlerle de Türk Lirası’nın etkilendiğini vurgulayan Saydam, “KKTC’nin para biriminin de Türk Lirası olması ve müdahale edememesi sebebi ile şu an içinde bulunduğumuz durumu yaşamaya mahkumuz. Ama oturup kaderimize küsemeyiz çünkü bugünkü durumdan özellikle dar ve sabit gelirliler olmak üzere orta gelirliler ciddi derecede etkilendi” dedi.

“Sosyo-ekonomik plan program şart”

Saydam, Kıbrıs’ta özelikle pandemi nedeni ile mevcut ekonomik şartların zor olduğuna dikkat çekerek, hükümetin tüm bu olanlara rağmen halen sosyo-ekonomik bir program yapmadığını vurguladı.

  Hükümetin bu şartlarda “bütçeye ne kadar gelir getirirsem o kadar karımadır” zihniyetiyle devam ettiğine işaret eden Saydam, diğer ülkelerin ise bütçe gelirlerini bir kenara bırakarak, piyasaya para pompalayarak ekonomiyi canlandırmak için önlemler aldığını kaydetti.

“Ülkemizde de sosyo-ekonomik plan program şarttır” diyen Saydam, gün işleyip gün yediğimizi, “Allah kerim yarına” dediğimizi belirtti.

Saydam, bu gidişat için elimizdeki tek enstrümanın, oluşan pahalılığı minimize etmek ve yumuşatmak olduğunu vurgulayarak, haftada iki fiyat artışı yerine ayda bir kez artış yapılabileceğine dikkat çekti.

“İthalata kur sabitleyip, KDV alınmasın”

İthalatımızın büyük bir bölümünün Türkiye’den olmasına rağmen ülkemize döviz olarak geldiğini ifade eden Saydam, ithalatta dövizle gelen faturaların günlük kurdan hesaplandığını söyledi.

banner134
Saydam, vergilerin, Katma Değer Vergisi’nin ve gümrük harçlarının günlük kurdan alındığını belirterek, yapılması gerekenin geçici bir süreliğine kur sabitlemek olduğuna işaret etti.

Diğer alınabilecek önlemin ise temel gıda maddelerinde, temizlik malzemelerinde ve ilaçlarda hatta gerekli konfeksiyon ürünlerinde KDV’yi yarıya indirmek hatta mümkünse sıfırlamak olduğuna dikkat çeken Saydam,

“Bugün devletin bütçesine kimi üründen yüzde 16, kimisinden yüzde 10, kimisinden ise yüzde 5 girmektedir. Bu süreçte, belirli bir zaman sınırı konularak KDV alınmamalıdır” şeklinde konuştu.

“Banka Sigorta İşlemleri Vergisi’ni almamalı”

“Bankalara olan birçok borç ödenemez durumda” diyen Saydam, özellikle döviz borçlananların ve faiz artıranların borçlarını ödeyemediğinin altını çizdi.

Saydam, ülkemizde çok acil ihtiyaç olan ve acil geçmesi gereken Faiz Yasası’nın henüz yapılmadığına dikkat çekerek, faiz uygulamalarının bankaların kendi yönetimlerine bağlı olduğunu bu nedenle de Faiz Yasası’nın şart olduğunu vurguladı.

Öte yandan Saydam, devletin de bankaların aldığı taksit üzerinden bütçeye yüzde 3 oranında Banka Sigorta İşlemleri Vergisi aldığını kaydederek, “Bin TL bir taksitiniz varsa, devlete, bin TL’nin yüzde 3’ü kadar Banka Sigorta İşlemleri Vergisi ödemek zorundasınız. Para yüksek olduğunda ise yük daha fazla artıyor. Bu durumda hükümetin yapması gereken bir süre bu yüzde 3 vergiyi almaktan feragat etmektir” dedi.

Saydam, Bir diğer sıkıntıyı da şöyle anlattı:

“Türkiye’den Türk Lirası üzerinden TL faturalandırılmış ithal bir konteynır mal getiren biri, para olmadığı için gümrükten malın 3’de 1’ini çıkarıyor. 3’de 2’sini de daha sonra para bulduğunda almak için antrepoya koyuyor.

Gümrüğün antreposuna giren mal ise Türk Lirası faturalıyken, o günün kurundan döviz olarak hesaplanarak bekletiliyor.

Mal sahibi 2 hafta sonra malını almaya geldiğinde günlük döviz kurundan alabiliyor.  Bu da maliyenin bütçeye gelir getirmek için yaptığı bir diğer uygulamadır.

Vatandaş bu yükten de kurtarılmalıdır”.

“3 kilo domates alan artık 3 tane domates alıyor”

Saydam, vatandaşların gıda, temizlik malzemesi ve ilaç almadan hayatını idame ettiremeyeceğini söyleyerek, bugün devlet eczanesine ilaç almaya gidip aradığı ve devletin doktorunun yazdığı ilacı bulamayan insanlar olduğunu, sosyal sigortasını, ihtiyat sandığını ödediği halde devletten hizmet alamadığını kaydetti.

Saydam, gıda ve temizlik malzemelerinin ise günden güne pahalı olduğunu belirterek, bir zamanlar markete giderek 3 kilo domates alan vatandaşın, şimdi3 domates alıp kasaya gittiğini gözlemlediğine dikkat çekti.

Tüm bunlara rağmen devletin kamu çalışanından, emekliden Hayat Pahalılığı ödeneğini kestiğine vurgu yapan Saydam, “Bu durum piyasayı ekonomik olarak günden güne daraltıyor. Piyasa daraldıkça özel sektör zorunlu fiyat artışı yapıyor, mal ve hizmet pahalı oluyor ve özel sektör alıcı bulamaz duruma geliyor. Eskiden 10 satan artık 5 satıyor” ifadelerini kullandı.

Saydam, pandemi sonrası 3 ekonomik paket yapıldığından bahsederek, 3 paketin de vatandaşa yaramadığını kaydetti.

“Ekonomi bakanı her fırsatta fiyat sabitleyeceğiz dediği halde hiçbir fiyatı sabitlemedi” diyen Saydam, ülkemizin uzmanlardan kurulan bir ekonomik kurula, bir komiteye ihtiyacı olduğunu, bu işlerin vekillerle, bakanlarla yürümeyeceğini anlattı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75