banner6

Pandemi bir savaşsa, kurallara uymamak ihanettir

banner37

Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Abidin Akbirgün, toplumdan bekledikleri kaygı düzeyinin düşük olduğunu vurgulayarak, amaçsız yere yasakların hiçe sayıldığını söyledi ve ekledi:

Pandemi bir savaşsa,  kurallara uymamak ihanettir
banner99

Doğan SAMER

“KORKUNUN YERİNİ EKONOMİK KAYGI ALDI”…Pandeminin ülkede ilk kez görülmesiyle toplumun korktuğunu ve herkesin kendi önlemini kendisinin aldığını hatırlatan Akbirgün, şimdi ise insanlarda korku yerine can sıkıntısı ile ekonomik kaygının arttığını ifade etti. Pandemiyi savaş mantığında düşünmek gerektiğini söyleyen Akbirgün, “Şuan savaş olsa ekonomik kaygısı ne olur diye düşünmezsin. Düşman içimize girmiş, ekonomiyi düşünmek sonraki iş” diyerek, kurallara uymamanın ihanet olduğunu vurguladı.

“HASTA SAYIMIZ ARTTI”…Başhekim Abidin Akbirgün, kapanmanın yaşandığı dönemde hasta sayısında artış yaşandığını, bu sebeple sadece hastalara odaklandıklarını kaybetti. Akbirgün, obsesif hastalarda, kaygı bozukluğu yaşayan hastalarda artış olduğunu, “Şuan hastalıklar alevlenmiştir. Depresyon ve panik atak tanısı konulmuş hastalarda hastalık ilerledi” şeklinde konuştu.Akbirgün, ülkede antidepresanların peynir ekmek gibi satıldığını söyleyerek bu ilaçların reçeteyle satılması gerektiğinin altını çizdi.

Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Abidin Akbirgün, “Pandemi bir savaşsa kurallara uymamak ihanettir” dedi.

Pandeminin insanlar üzerindeki ruh sağlığı etkileri konusunda KIBRIS’a konuşan Akbirgün, geçen sene Koronavirüs’ün ülkemizde görülmesiyle toplumda korku ve kaygının yüksek olduğunu ama bu yaşanan ikinci dalgada toplumun kaygı düzeyinin düşük olduğunu söyledi.

Yaşanan ikinci dalgada toplumda kaygıdan ve endişeden çok can sıkıntısı, öfke gibi duyguların var olduğunu belirten Akbirgün, “Bundan dolayı insanlar umursamaz davranıyor, amaçsız yere dışarı çıkıp yasakları hiçe sayıyorlar” şeklinde konuştu.

Akbirgün, insanların Koronavirüs etkilerinin risk gruplarını gördükçe “Bana bir şey olmaz” söyleminde bulunduklarını ve toplumdaki bu sayının gittikçe arttığına işaret etti.

Pandeminin ülkede görülmesiyle toplumun korktuğunu ve herkesin kendi önlemini kendisinin aldığını hatırlatan Akbirgün, şimdi insanlarda korku yerine can sıkıntısı ile ekonomik kaygının arttığını ifade etti.

“Hasta sayımız arttı”

Başhekim Abidin Akbirgün, hasta sayısında artış yaşandığını, bu sebeple sadece hastalara odaklandıklarını kaybetti. Akbirgün, obsesif hastalarda, kaygı bozukluğu yaşayan hastalarda artış olduğunu, “Şuan hastalıklar alevlenmiştir. Depresyon ve panik atak tanısı konulmuş hastalarda hastalık ilerledi” şeklinde konuştu.

Akbirgün, hasta artışıyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Obsesif hastalarımız, kaygı bozukluğu yaşayan hastalarımızda artış var. Şuan hastalıklar alevlenmiştir. Depresyon ve panik atak tanısı konulmuş hastalarda hastalık alevlenmiştir. Bu hastalara daha fazla vakit ayırmaya çalışıyoruz. Doktorlarımız gerçek-acil hastalara daha fazla vakit ayırıyor. Psikologlarımızda destek oluyor bize. Bireysel hastalara tedavi uygulanmasıyla ilgili sıkıntımız yok ama yetkimizde sınırlı olduğu için toplum ruh sağlığı için şuan bir müdahalemiz yok. Şuan toplumda yanlış anlaşılmalar var. Şuan kurallara uyulmaması,vurdumduymazlık, umursamazlık gibi toplumsal olaylara müdahale edemiyoruz. Toplumun ruh sağlığı bizim için sorun. Bir algı oluşturulacaksa buda devletin sorumluluğudur. İlk dalgada psikolojik anlamda halka doğru mesajlar verdik. Bunun için ilk dalgayı rahat atlattık yaza kadar. Yazdan sonra kaygı düzeyi oldukça düştü. Bu kaygı düzeyi kontrol edilemedi. Şuan yeni yeni yapmamız gerekeni yapıyoruz. Şuan bireysel girişimlerde sorun var.”

“Evde kalıp sıkılmak

akıl hastalığı değildir”

Kapanmanın yaşandığı dönemde herkesin evinde zaman geçirmek zorunda olduğunu söyleyen Akbirgün, kendilerine en çok gelen soruna değinerek “Evde kalıp can sıkıntısı yaşamak akıl hastalığı değildir” dedi.

Evde can sıkıntısı yaşayıp, dışarıya çıkıp gezmek tozmak isteyen insanların kişisel gelişim sorunu olduğunu vurgulayan Akbirgün, “Yani evde canınız sıkılıyor diye dışarıya çıkıp gezip tozmak bu psikolojik bir rahatsızlık değil bu kişisel gelişim sorunudur. Yani kişinin şöyle düşünmesi gerekir; dışarıya çıkma yasağı var, artık aileme daha fazla zaman ayıracağım, hobilerimi geliştireceğim, çocuklarımla daha fazla zaman geçireceğim” şeklinde konuştu.

Kişisel gelişimini tamamlamamış insanların yoğun bir can sıkıntısı çektiğini söyleyen Akbirgün, “Can sıkıntısı farklıdır, panik atak farklıdır” bilgisini paylaştı.

Doktorların bireyin can sıkıntısıyla uğraşamayacağına işaret eden Akbirgün, “Herkes aynaya bakacak, kendi hobilerini, ilişkilerini kontrol edecek. Şimdi siz yanlış bir ilişki yapmışsanız ve pandemiden önce eşinizle günde iki üç saat görüşüyorsanız ve şimdi yasaklardan dolayı 24 saat beraber olduğunuz eşinizle canınız sıkılıyorsa bu psikiyatrik bir sorun değil. Bence bu dönem herkesin kendisini tanıması için uygun bir zamandır. En büyük şikâyet; çalışıyorum ve çocuğumu karımı göremiyorum diyor insanlar, işte size fırsat görün çocuğunuzu eşinizi” yorumunda bulundu.

“İnsanlar bizden rapor

talebinde bulunuyor”

Birçok insanın Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden yasaklardan muaf olmak için rapor talebinde bulunduğunu söyleyen Başhekim Abidin Akbirgün, “Karantina oteline yerleştirilecek insanlar da evde karantinaya girmek için bize başvuruyor” şeklinde konuştu.

Geçen sene pandeminin ülkede artışa geçmesiyle açılan “Covid-19 Ruhsal Dayanışma Hattı” hakkında da bilgi veren Akbirgün, hattın genel olarak amacının dışlında kullanıldığını, gereksiz yere meşgul edildiğini belirtti. Akbirgün, hattın protokolünün bitmesiyle kullanılmadığını söyledi.

“Antidepresanlar peynir

ekmek gibi satılıyor”

Bu dönemde eczanelerde satılan ilaçlar konusunda da açıklamalarda bulunan Akbirgün, antidepresanların reçeteli satılması gerektiğinin altını çizdi.

Antidepresanların peynir ekmek gibi satıldığını söyleyen Akbirgün,“Canı sıkılan antidepresan alıyor. Her sorunu olana antidepresan veriyorlar” dedi.

Akbirgün, bu konuda eczacıların suçlanmaması gerektiğini, çünkü bu konu hakkında her hangi bir yasa olmadığını belirtti.

Antidepresan kullanımının toplumda vurdumduymazlığı arttıracağını söyleyen Akbirgün, normal bir bireyin antidepresan kullanmasının, umursamazlığı ile vurdumduymazlığını çoğaltacağını işaret etti.

“Devlet hata yapsa bile vatandaş

kendi tedbirini alması gerekiyor”

Devlet hata yapsa bile vatandaşın kendi tedbirini alması gerektiğini ifade eden Akbirgün, “Sadece devlet halkı yönlendirmiyor, halk da devleti yönlendiriyor” dedi.

Çok yüksek baskı altındaki her bireyin yanlış kararlar alabileceğini söyleyen Akirgün, “Karar alanlarda insan, bunu unutmamak gerekiyor” şeklinde konuştu.

Pandemiyi savaş mantığında düşünmek gerektiğini söyleyen Akbirgün, “Bu işi savaş varmış gibi düşünmek gerekiyor. Şuan savaş olsa ekonomik kaygısı ne olur diye düşünmezsin. Düşman içimize girmiş, ekonomiyi düşünmek sonraki iş. Önce gereğini yapmak gerekiyor. Amaçsız yere dışarıya çıkanlar, kurallara riayet etmeyenler, 10 kişi toplayıp aktivite yapanlar var. Eğer bu durumu savaş olarak algılıyorsak bunlar ihanettir. Pozitif olduğu bilmesine rağmen dışarıya çıkanlar var. Pozitif olduğunu yada temaslı olduğunu bildiği halde dışarıya çıkanların cezası hapis olmalıdır. Temaslı yada pozitif olduğunuzu gizliyorsanız da lütfen dışarıya çıkmayın, evinizde kendinizi izole edip sağlık kuruluşlarına haber verin. Devlet halka güvenmiyor. Bu yüzden bu kararlar alınıyor. Dünyanın çoğu yerinde ev karantinası uygulanıyor, çünkü devlet halkına güveniyor” diyerek sözlerini noktaladı.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104