Polis ve Başsavcılık bu dosyayı yine incelemeli

banner37

Polis, Cypfruvex’in 2011-2012 ve 2012-2013 yıllarına ait hesaplarında, primlerle ilgili şahsi menfaat elde edildiği yönünde bir bulguya rastlamazken, aynı dönemde, İran’a gönderilen ve gönderildikten sonra orada satılmaya çalışılan 1 milyon dolarlık ürünle ilgili neden soruşturma başlatılmadığı merak ediliyor

Polis ve Başsavcılık bu dosyayı yine incelemeli
banner90

TEK SORUN PRİMLER DEĞİL… Polis Genel Müdürlüğü’nün, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na, Cypfruvex’in 2011-2012 ve 2012-2013 yıllarına ait hesaplarıyla ilgili yazdığı yazıda, Maliye Bakanlığı’na bağlı Teftiş ve İnceleme Kurulu’nun saptadığı İran’a yapılan ihracattaki “tahsili şüpheli” alacaktan söz edilmedi. Teftiş ve İnceleme Kurulu tarafından hazırlanan raporlarda, yaklaşık 1 milyon dolarlık ürünün, söz konusu dönemde, İran’a gönderildiği, ancak orada alıcısı olmaması nedeniyle depolara alındığı ve daha sonra da konsinye olarak satılmasına yani satıldıkça parasının alınmasına karar verildiği yer alıyor.

Cypfruvex’in geçmiş hesaplarıyla ilgili yapılan araştırma ve soruşturmalar, bu dosya üzerindeki şüpheleri hâlâ ortadan kaldıramadı.

Maliye Bakanlığı’na bağlı Teftiş ve İnceleme Kurulu tarafından Cypfruvex’in geçmiş hesaplarında yapılan incelemede, “vurgun” iddialarına neden olabilecek ciddi çelişkiler ortaya çıkmış, bunun ardından polisin yaptığı soruşturmadan ise sonuç alınamamıştı.

Kurulun hazırladığı raporun ardından soruşturma başlatan polis, Cypfruvex’in elde ettiği teşvik dışında, şahsi menfaat ya da kazanç elde edildiği yönünde şahadetin olmaması, tahkikatın başlamasının üzerinden geçen süre ve Ticaret Dairesi’nde görevli şube amirinin ifadeleri dikkate alınarak, dosyanın ileri götürülmemesi kararı aldı. Karar yazılı olarak Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bildirildi.

Ancak Polis Genel Müdürlüğü’nün, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na yazdığı yazıda, Maliye Bakanlığı’na bağlı Teftiş ve İnceleme Kurulu’nun saptadığı İran’a yapılan ihracattaki “tahsili şüpheli” alacaktan söz edilmedi.

Maliye Bakanlığı’na bağlı Teftiş ve İnceleme Kurulu tarafından hazırlanan raporlarda; yaklaşık 1 milyon dolar değerindeki malın söz konusu dönemde İran’a gönderildiği ancak orada alıcısı olmaması nedeniyle depolara alındığı ve daha sonra da konsinye olarak satılmasına yani satıldıkça parasının alınmasına karar verildiğini yer alıyor. Kamuoyu, polisin ve Başsavcılığın söz konusu dosyayı yeniden incelemesi ve İran’daki depolarda çürümeye terk edilen 1 milyon dolarlık zararı ele alması gerektiğini belirtiyor.

Bu konu aydınlatılmadan da söz konusu dönemdeki Cypfruvex Genel Müdürü’nün yeniden kuruma müdür atanması, kurum içinde olduğu kadar, halk arasında da ciddi huzursuzlulara yol açtı.

İran’a yapılan ihracatla ilgili Teftiş ve İnceleme Kurulu Raporu’ndan alıntı:
   Toplam 1.344.940 kg (750 $ birim fiyatlı) ve toplam 1.016.9955 $ tutarında narenciye ihracatı yapıldığı,
   Bunun için 09.05.2012 tarihli, “Abdollah Rahbar-Sero Komruk-Iran) adına beş adet (8498, 8497, 8496,8494 no’lu) ihracat satış faturası kesildiği, ancak Cyfruvex’e alıcı olarak Davoud Babaei isimli şahsın kabul edildiği,
   Kesilen satış faturalarının hiçbirinin muhasebe kayıtlarının yapılmamış olduğu, ihracata ilişkin giderlerin ise muhasebe kayıtlarının yapılmadığı, 30.06.2013 tarihi itibariyle yapılan masrafların toplam 183.923,77 TL olup tümünün ödendiği,
   09.09.2012 tarihinde Cemal Redif ve Davoud Babaei arasında karşılıklı imzalanmış bir doküman bulunduğu (Ek 4), bu dokümanda; depodaki kalan malın 1000 ton civarında olduğu, piyasalardaki satış fiyatının 900-1100 tümen arasında olduğu, yapılan satışların ise takriben 400 ton olduğu, toplamda 61 tır=1464 palet=1.380 ton net mal gönderildiği, anılan malların 21.05.2012 tarihinde depoya alındığı, Davoud Babaei’nin, toplam yol ve diğer tüm masrafları için nakit 209.140 USD ve gümrükleme ve TIR’ların kolay geçişi için avanta olarak da toplam 361.497.800 tümen ödeme yaptığı, soğuk hava depolarında ilave bir ay daha kalması halinde malların muhafazası için toplam 90.000.000 tümen ödenmesi beklendiği, buna göre Davoud Babaei'nin ödediği US Dolarlarını dolar, tümenleri de tümen olarak alacağı, şu ana kadar satmış olduğu malların tahsilat tutarlarını ve miktarlarını bir tamam belgeleyeceği, Cemal Redif'in tüm hesapları gördüğü ve gerekli inceleme ve araştırmaları bir tamam kendisinin yaptığı, tüm ürünün satışı yapıldıktan sonra geriye kalan kısım için alacak verecek hesabı yapılarak Serhat Narenciye, Cpfruvex ve Davoud Babaei arasındaki alacak vereceğin düzenleneceği şeklinde ifadelerin bulunduğu,
   Yönetim Kurulu’nun 25.03.2013 tarih, 09/12-13 no’lu toplantısında, İran'a narenciye ürün ihracatının son tarihinin 20.05.2012 olarak belirlenmiş olması dolayısıyla, alternatif pazarı bulunamayan ürün için İran’ın iç pazarında değerlendirilmek üzere Serhat Narenciye’nin verdiği destek ve işbirliği sayesinde malın muhtemel pazar olan İran piyasasına girmesi ve stoklanarak konsinye olarak dahi olsa satılarak değerlendirilmesi ve özellikle Türkiye Cumhuriyeti (TC) Halk Bankası kanalı ile İran’daki resmi dolar kuru baz alınarak gelirin tahsil edilmesi şeklindeki 40.1 sayılı Kararın (Ek 5) alındığı, ancak kararın alınmış olduğu bu tarihte konu malın İran'da olduğu gözlemlenmiştir.
   Ayrıca, 21.06.2013 tarihinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunan Davoud Babaei ile yapılan ve tutanağa bağlanan görüşmede (Ek 6); Davoud Babaei’nin Cemal Redif ve Fikret Değirmenci ile bir görüşme yaptığını, kendisine ortak olduklarını söylediklerini ve ellerindeki malın İran'a girmesi için yardımcı olmasını istediklerini, on beş gün içerisinde malı alacaklarını ve satışını kendilerinin gerçekleştireceğini söylediklerini, kendisinin de ithal izni olan Abdullah Rahbar adına 1380 ton malı İran'a geçirip soğuk hava depolarında muhafaza ettiğini, sonrasında malı almadıklarını, ilk başta Cemal Redif'ın kendisine “Bu mal emanettir ve satmayacaksın" dediğini, daha sonra kendisine bu malı satmasını, içerisinden masrafını düştükten sonra kalanını vermesini söylediği, malı bugünkü kur ile 289.000 USD'ye sattığını, ancak bu malın kendisine maliyetinin 381.000 USD olduğunu, dolayısıyla 92.000 USD daha Cypfruveks’ten alacaklı olduğunu, İran Bankalarında Cpfruvex’e verilmek üzere tuttuğu herhangi bir paranın da olmadığını, 6-7 ay önce Fikret Değirmenci ile telefonda görüştüğünü ve onun kendisine bu alacak verecekle bir ilgisinin olmadığını söylediğini, kendisinin Cypfruvex'e, Cemal Redif’e veya Fikret Değirmenci’ye herhangi bir borcunun olmadığını, aksine 92.000 USD alacağı olduğunu ifade etmiştir.

banner9
   Bu görüşmede Davoud Babaei, yapmış olduğu masraflara ilişkin belgeler olduğunu iddia ettiği evrakların fotokopilerini tarafımıza sunmuştur. Belgelerin tümü Farsça olduğundan yapıldığı ifade edilen masrafların anılan mala ilişkin olup olmadığı anlaşılamamıştır. Bu belgelerin Türkçeye çevrilmesi gerekmektedir. Ancak KKTC Meclis’i ile KKTC Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan araştırmada konu belgelerin Türkçeye çevrilebilmesi için gerekli olan çevirmenin olmadığı öğrenilmiştir. Çevirinin yapılabilmesi için hizmet alımı gereklidir. Öte yandan Davoud Babaei'den, yapmış olduğu konu mal satışlarına ilişkin faturaların fotokopilerini göndermesi veya getirmesi de talep edilmiş, ancak bu talebimize karşılık tarafımıza herhangi bir belge ulaşmamıştır.
   1.9.2011-31.8.2012 dönemine ilişkin olarak Buba & Co tarafından düzenlenerek imzalanmış, ancak Yönetim Kurulu Başkanı ve sekreterin imzaları bulunmayan, Başkanlık Makamı’nca (Para Kambiyo ve İnkişaf Sandığı Dairesi tarafından iletilen) tarafımıza ulaştırılan Cypfruvex'ın hesapları içersindeki 19 no’lu 2011-2012 sezonu narenciye ihracatı başlığı altında İran Ihracatian için, özetle;
   Genellikle alıcılarla sözleşme yapılmadığı, İran için de yazılı bir sözleşme bulunmadığı, yapılan ihracat tutarının 1.016.955 USD olduğu,
   Mersin-İran arası Babaei Trading Co tarafından yapılan harcamalara ilişkin belgelerin Iran Riyali üzerinden düzenlenmiş ve Cypfruvex'çe Türkçeye tercümesinin yapılmış olduğu, bu harcama tutarının toplam 679.795,60 USD olduğu, ancak çevrilmeye çalışılmış olan belgelerin 6.000 USD'lık kısmının okunamadığı, bakiye alacağı"
 337.159,40 USD olduğu,
   Alıcı firmanın İran Riyali’nin değer kaybetmesi sonucu ürün bedellerini kara borsa kurunu kullanarak USD'a çevirdiği, şirket tarafından ise TC Merkez Bankası kurundan işlem yapıldığı, bu durumda alıcı firmanın 91.995 USD alacaklı olduğunu iddia ettiği, şirket kayıtlarında ise 337.159,40 USD Cypfruvex’in alacaklı bulunduğu, konunun nasıl çözüleceğinin belirsiz olduğu, “Kanaatimizce söz konusu miktarların tahsili şüphelidir"
 şeklinde ifadeler bulunduğu gözlemlenmiştir.
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner108

banner107

banner88

banner96