banner6

Politis sorumluluğu Kocas'a yükledi

banner37

Kıbrıs Rum Basını, KKTC ve Güney Kıbrıs arasında İsviçre’nin Mont Pelerin bölgesinde gerçekleştirilen birinci ve ikinci tur müzakerelerde perde gerisinde yaşananlara ilişkin iddialara yer vermeyi sürdürdü.

Politis sorumluluğu Kocas'a yükledi
banner99

Politis gazetesi: “Mont Pelerin’in Kaybedenleri” başlığı altında geniş yer verdiği haberinde özetle, Mont Pelerin’de ikinci kez gerçekleştirilen zirvedeki başarısızlığın nedeninin Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocas olduğu imasında bulundu.

Gazete, müzakerelerin içerisinde bulunduğu bu aşamada, liderler kabul etmese dahi bir al-ver süreci öncesinde bulunulduğunu ve bir başlığın diğerlerinden ayrı görüşülmesinin imkansız olduğu yorumunda bulunurken Mont Pelerin’de yapılan ilk tur görüşmelerde Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın “büyük bir kişisel bedel ödeyerek çıkmazın aşılmasını sağladığını” yazdı.

Gazete, ilk tur görüşmelere toprak ile mülkiyet konusunu ilişkilendirmek amacıyla giden Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı Nikos Anastasiadis’in, Akıncı'nın “momentumunu ve niyetlerini ciddiye almaması sebebiyle başarısız olduğunu ve sanki telefonlar birden ortadan kaybolmuş gibi, Yunanistan’la istişare ve partileri bilgilendirmek için görüşmelere bir hafta ara verilmesini istediğini” yazdı.

Akıncı'yı politik olarak küçümsediler

Anastasiadis’in bu talepte bulunmasının tek sebebinin Yunanistan’ın olası bir vetosu olduğu yorumunda bulunan gazete, Anastasiadis ve Yunanistan’ın, “Türkiye’nin ‘yüzde 30’un altına düşme’ uyarılarına rağmen kişisel inisiyatif alan Akıncı’yı politik olarak küçümsemiş olduklarını” öne sürdü.

Haberde, Akıncı’nın Mont Pelerin’e çözüme daha hazırlıklı olarak gittiği ve toprak konusunda Ankara’yla istişare edilmeyen açılımlar yaptığı savunuldu.

Gazete, Mont Pelerin’deki ikinci tur görüşmelerde Anastasiadis’in toprak ile mülkiyet konusunu ilişkilendirme çabasının ortaya çıktığını, Anastasiadis’in, istemeleri durumunda Kıbrıslı Türklerin Güzelyurt ve Kıbrıs Rum idaresine verilecek diğer bölgelerde kalmalarını kabul ederken, Karpaz bölgesinde de Kıbrıslı Rumlar için benzer statünün olmasını talep ettiğini savundu.

Kocas'ın nota nitelikli belgesi

Mont Pelerin’deki görüşmelere bu şekilde sürerken birden bire Kocas’ın söz konusu “nota nitelikli belgesini” ortaya çıktığını, söz konusu belgenin, aralarında ciddi Yunan basın kuruluşlarının da bulunduğu 30 yere gönderildiğini belirten gazete, belgenin Yunanistan Başbakanı Çipras’ın diplomatik bürosu tarafından tespit edilmesinin ardından geri çekilmesi için yoğun çaba sarf edildiğini aktardı.

Habere göre Çipras’ın ofisi, basın yayın kuruluşlarından, söz konusu belgeyi yayınlamamaları için yalvardı ve belgenin yayılması durumunda Anastasiadis’in zor durumda kalacağını belirttiler.

Çiper ile Erdoğan'ın 4 Aralık'ta görüşmesi konusunda uzlaşı

Elbette belgenin bazı internet sitelerinde yer aldığını ve Türkiye Dışişleri Bakanlığı’na da ulaştığını ifade eden gazete, Anastasiadis-Çipras ve daha sonra Çipras-Erdoğan görüşmelerinin akabinde Çipras ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 4 Aralık’ta görüşmeleri konusunda uzlaşıya varıldığını aktardı.

Gazete, Yunanistan’ın bu müdahalesinin Mont Pelerin’deki ortamı tamamen değiştirdiğini, çok değerli zamanın kaybolmasına yol açtığını belirtirken, Kocas’ın çoklu konferans yapılmadan garantilerin kaldırılmasını talep etmesi sonrasında toprak konusunda anlaşmaya varılmasının bir amacı kalmadığını savundu.

Akıncı önerilerini geri çekti

Akıncı’nın bu sebepten ötürü Türkiye’yle istişare ederek müzakere masasına döndüğü ve toprak başlığında varılan üç uzlaşıyı kapatmak istemediğini öne süren gazete, Akıncı’nın böylece ikinci uzlaşı unsuru olan “Kıbrıs Rum idaresi altına verilecek topraklara 78-90 bin Kıbrıslı Rum’un geri dönmesini de geri çektiği” iddiasında bulundu.

Haberde, Kocas’ın zamansız müdahalesiyle Akıncı’nın müzakere elini güçlendirdiği de iddia edildi.

Garantiler için 5 yıl süre

Öte yandan Fileleftheros gazetesi: “Garantiler Konusunda Isınma – Kırmızı Çizgilerle Zıtlaşmalar” başlıkları altında verdiği haberinde, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin adaya gelişiyle yeni müzakerelerin başlayacağını, Garantiler ve Güzelyurt’un iadesinin ise tarafların kırmızı çizgilerini teşkil ettiğini yazdı.

Gazete, garantiler konusunda Kıbrıs Rum Dışişleri Bakanı Kasulidis’in dün yansıyan açıklamasına atıfta bulunarak “Kıbrıs Rum tarafının garantilerde geçiş dönemi olarak kabul ettiği uzun sürenin (5 yıl) uzlaşı için zemin oluşturabileceğini” belirtti.

Gazete, öte yandan Kıbrıs Türk tarafının, “nüfusun taşınmasının zor olacağı gerekçesiyle” Güzelyurt’un idaresini müzakere etmediğini, hatta Güzelyurt’u hiçbir şeyle al-ver yapmadığı iddiasında bulundu.

"Mont Pelerin şoku çözüme ne kadar çok ihtiyaç olduğunu gösterdi"

Alithia gazetesi ise konuya ilişkin haberini: “Başarısızlığın Arasından Umuda” başlığı altında verirken, Mont Pelerin’de yaşanan şokun Kıbrıslıların ve bölgedeki birçok ülkenin Kıbrıs sorununun çözümüne ne kadar çok ihtiyacı olduğunu gösterdiği yorumunda bulundu.

Gazete özetle, Kocas’ın garantileri görüşmek üzere çoklu bir zirveye katılmayacağı şeklindeki “nota nitelikli tezinin” Türklere Mont Pelerin’deki müzakereleri “bilerek sonlandırma” imkanı verdiğini iddia etti.

Yunan Dışişleri Bakanının bu eylemiyle, “Akıncı en güçlü kozunu vermeye ve Kıbrıs Rum tarafı da en önemli talebini, toprağı almaya hazırken Türklere çıkış fırsatını verdiği” yorumunda bulundu.

“Türkiye’nin Müdahalesi Frenledi”

Kathimerini gazetesi yorum haberini: “Türkiye’nin Müdahalesi Frenledi” başlığı altında verirken, Mont Pelerin’deki ilk görüşmede Akıncı’nın yüzde 28.2-29.2 toprak oranını kabul ettiğini ancak ardından Türkiye’nin müdahale etmesiyle geri adım atıldığını öne sürdü.

Gazete bir diğer haberinde ise, Eide’nin yarın liderlerle yapacağı görüşmelere değinirken, ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya İşleri Bakan Yardımcısı Vekili Jonathan Cohen’in perşembe günü Güney Kıbrıs’ı ziyaret edeceğini yazdı.

Gazete, Cohen’in Güney Kıbrıs ve ardından Yunanistan’a giderek temaslarda bulunacağını, ziyaretin önceden planlanmış olmasına karşın son gelişmeler göz önüne alındığında merakla beklendiğini belirtti.

“Çıkmaz söylenenden daha büyük”

Simerini gazetesi ise, konuya ilişkin haberlerini: “Çıkmaz Söylenenden Daha Büyük” başlığı altında verirken Akıncı’nın “İsviçre’deki görüşmeleri istemesinin sebebinin toprak konusunu ele almak değil, “‘de facto’ beşli konferans olduğunu” öne sürdü.

Gazete ayrıca, Eide’yi takip eden bilindik çevrelerin, Türk uyuşmazlığını gizlemek için “sahte Kocas olayını” kullandıkları iddiasında da bulundu.
Haravgi gazetesi ise konuya ilişkin haberini: “Müzakerelere Yeniden Geri Dönülmesi Arzulanıyor” başlığı altında aktardı.

banner134

 

Güncelleme Tarihi: 27 Kasım 2016, 14:34
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104