“Proaktif olmalıyız”

banner37

UBP Gazimağusa Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, Kıbrıs sorunu başta olmak üzere birçok konu başlığını ele alarak çarpıcı açıklamalarda bulunurken izlenmesi gereken yolla ilgili değerlendirmede bulundu

“Proaktif olmalıyız”
banner87

“KLASİK ÖTEKİLEŞTİRME TAKTİĞİNİ UYGULUYORLAR”... Rumların Kıbrıslı Türkleri anlaşma masasına oturtup klasik ötekileştirme taktiğini uyguladığına dikkat çekerek UBP Gazimağusa Milletvekili Hasipoğlu, Kıbrıslı Rumlara karşı sürekli proaktif adımlar atılmasının bunu terse döndürebileceğini kaydetti.

Doğan SAMER


UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, Maraş kriziyle konuşmasına başlarken Doğu Akdeniz Sondaj çalışmaları ile devam edip, adadaki güncel krizi ele alarak izlenilen yolları ve süreç hakkında bilgiler verip Kıbrıs sorunu ile ilgili proaktif adımlar atılarak ilerleme sağlanabileceğini vurguladı.


KIBRIS TV’de Emin Akkor’un hazırlayıp sunduğu “Ayrıntı” programına konuk olan UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, kapalı Maraş’ın açılma kararı ile başlayan kriz sürecinin Doğalgaz konusuyla tırmandığını belirterek Rum yönetiminin anlaşmalar konusunda Türk yönetimini müzakere masasına oturtup klasik ötekileştirme taktiğini uyguladığını söyledi.


Bakanlar Kurulu’nun kapalı Maraş’ı açma kararı ile başlayan kriz sürecine atıflarda bulunan Hasipoğlu, 1983’te dönemin hükümetinden gelen kapalı Maraş’ı açma kararının Uluslararası Hukuk bakımından kabul görülmediği için geri adım atılması sebebinden şimdiki hükümetin geri adım atma şansı olmadığını söyledi.


Bu zaman zarfında hızla tırmanan doğalgaz krizini de yorumlayan UBP Gazimağusa M.V Oğuzhan Hasipoğlu, Uluslararası Deniz Hukuku’na göre kıyıların uzunluğuna dikkat edilmesini işaret ederken karasularda egemenlik hakkımız olduğu gibi geriye kalan kıta sahasında da tam egemenlik hakkımız olmasa bile ekonomik olarak herhangi bir yer altı zenginliği varsa arama yapılmasına hakkımızın olduğunu söyledi. Arama konusu gündeme geldiğinde aranacak olan bölgelerin Güney Kıbrıs’a, Mısır’a ve diğer ülkelerin kıta sahasıyla çakıştığını söyleyen Hasipoğlu, anlaşma yapılması için gereken adımların atıldığını, Uluslararası Deniz Hukuku’na uygun şekilde müzakereler düzenlenmeye çalışıldığını belirtti. Hasipoğlu, Siyaseten Uluslararası Deniz Hukuku’nun emrettiği gibi adım attıklarını ama Rum Yönetiminin anlaşma müzakerelerini kabul etmemesi kriz sürecini tırmandırdığını söyledi.

“Benim temennim bu krizin çözülmesi”
 


Güney tarafıyla komite kurulmasını istediklerini söyleyen Hasipoğlu, komitede de anlaşılmaması durumunda oturup nasıl paylaşılacağını konuşmak istediklerini vurguladı.


Hasipoğlu, “Rum tarafı krizi tırmandırıyor, bu temenni ettiğimiz bir şey değil. Benim temennim bu krizin çözülmesi, komitenin uygun bir formülasyon olacağı görüşündeydim. Çözüme ulaşmak zordur,  başlayacak olan müzakerelerin stratejileri bellidir, sonuç istediğimizde Rum tarafının amacının sonuç alamamak olduğunu öğrendik. Önünü görmek isteyen Kıbrıs Türk halkı ve netlik isteyen de Kıbrıs Türk halkıdır. Kapsamlı çözüm olmuyorsa alternatifleri direteceğiz parça parça adımlar atacağız. Biz bu adımları atmazsak Rum tarafının o rahatlığını bozamayız, mesela kapalı Maraş’ta bir adım attık Rum tarafı rahatsız oldu, futbol konusunda adım attık rahatsız oldular, Vakıf malı dediğimizde tüyleri diken diken oldu.” diyerek sözlerine devam etti.


UBP Gazimağusa M.V Oğuzhan Hasipoğlu, zamanında yapılan anlaşmaya değinerek, adanın çevresinde bulunan doğal zenginliklerin federal devlete ait olduğunu belirterek Rum Yönetiminin, Kıbrıslı Türklerle adayı ve adanın çevresinde, içinde bulunan zenginlikleri paylaşmak istememesini dile getirdi. Konuyla ilgili “ paylaşmak istemiyorlarsa bunun adını koymak lazım” diyen Hasipoğlu, Federasyon denilen olgunun paylaşmak üzere var olduğunu vurguladı. Hasipoğlu aynı zamanda Rum tarafının en büyük korkusunun “Taksim” olduğunu söyledi.

“Anlaşamadığımız için iki ayrı devlet doğdu”


Birleşmiş Milletler’in adadaki kriz konusunda neler yapabileceğine de değinen Hasipoğlu, her iki tarafın da federasyon istemesi ve başka çözüm yolu görmemesi durumunda ne Birleşmiş Milletler’in Genel Sekreteri ne de Genel Konseyi bunun aksine bir tutum içinde olmaz, anlaşamadığımız için iki ayrı devlet doğduğunu söyledi.

“Rumlar dünyaya olumlu, konu işe gelince reddediyorlar”


Rum tarafının son dönemlerdeki tutumu Kıbrıslı Türklerin olumlu oyu olmaması görüşünde olduğunu söyleyen Hasipoğlu, Rum Yönetiminin dünyaya olumlu tavırlar sergilediğini belirtirken konunun işe gelmesi üzere tüm önerileri reddettiklerini söyledi.


Avrupa Birliği’nin tavrının tam bir hayal kırıklığı olduğunu da söyleyen Hasipoğlu, Birleşmiş Milletler’in tavrına bakıldığında Kıbrıslı Türklerin hakları vardır deyip daha objektif baktıklarını vurguladı. Avrupa Birliği’nin 2004’te yaptığı hatayı tekrarladığını işaret eden Hasipoğlu, Avrupa Birliği, Türkiye bizim ve kendi haklarını aramaya kalktığında görüşmelerin askıya alındığını ve yaptırım kararının verildiğini söylüyor, bu kararlar Rum tarafının ekmeğine yağ ve bal sürmektir söyleminde bulundu. Aslında tam tersinin yapılması gerektiğini söyleyen Hasipoğlu, çözüme girilmesi için AB’nin BM gibi objektif bakması lazım olduğunu söyledi.

“FİFA’ya Kıbrıs Türkünün futbol oynama taleplerini ilettik”


Spor konusuna da değinen UBP Gazimağusa M.V Oğuzhan Hasipoğlu, bundan yaklaşık bir ay önce Paris’teki FİFA Genel Kurulu’na Meclis heyeti ve Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu olarak ortak bir heyet oluşturulup gidildiğini söylerken, önceden almış oldukları randevular ile görüşme gerçekleştirdiklerini söyledi.


Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu ve Kıbrıs Türk sporu hakkında sunum yapıldığını işaret eden Hasipoğlu, bu önemli fırsatı uzun yıllardan sonra elde ettiklerini vurguladı. Hasipoğlu, aynı zamanda Kıbrıs Türkünün futbol oynama taleplerini direk FİFA ile yaptıkları sunum sonucunda ilettiklerini vurguladı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER