“Psikolojimiz alt üst oldu”

banner37

Eğlence ve müzik sektöründen kazanç sağlayan sanatçılar, pandemi nedeniyle 1 yıldır çalışamadıkları için büyük bir çıkmaz yaşıyor. Gelir elde edemediği için kirasını, taksitini ve faturasını ödeyemeyen sanatçılar arasında çocuğuna süt alamayan ve evine ekmek götüremeyenler de var

“Psikolojimiz alt üst oldu”
banner90
banner99

“ESAS SIKINTI, FATURA VE TAKSİTLERİN ÖDENMESİNDE”… Bir yıldır çalışmadığı için para kazanamayan ses sanatçıları ve müzisyenler çok zor durumda. Bu süreçte ailelerinden ve yakın çevrelerinden aldıkları destekle ayakta durmaya çalışan sanatçılar, bir tas çorba veya sulu bir yemek ile karınlarını doyurabildiklerini ancak esas sıkıntının, fatura ve taksitlerin ödenme zamanında yaşandığını kaydetti. “Bu süreçte psikolojimiz alt üst oldu” diyen sanatçılar, başka geliri olmayan müzisyenlerin, ev kirası ödemekte, çocuklarına süt almakta, ekmek parası bulmakta zorlandığına dikkat çekti.

Eniz ORAKCIOĞLU

Pandeminin başından beri birçok sektör çeşitli zorluklarla mücadele ediyor, sağlığını korumak için yeni normale ayak uydurmaya çalışırken, ekonomik kayıplar da yaşıyor.


1 yılı aşkın süredir bu sektörler içerisinde en çok etkilenenler arasında müzik sektöründeki sanatçılar da var.


1 yıldır çalışmadığı için para kazanamayan ses sanatçıları ve müzisyenler çok zor durumda.


Gelir elde edemediği için kirasını, taksitini ve faturasını ödeyemeyen sanatçılar arasında çocuğuna süt alamayan ve evine ekmek götüremeyenler de var


Özellikle tek gelir kapısı eğlence sektörü olan sanatçıların 1 yıldır kazanç sağlayamaması, ekonomik çıkmazın yanı sıra psikolojik çöküş yaşamasına neden oluyor.


Bu süreçte umutsuzluğa kapılan sanatçılar, moral ve motivasyon kaybının yanında psikolojik çöküş içerisinde olduklarını söylüyor.

Kırlangıç: Bir tas çorba ile karnımızı doyururuz ama bekleyen ödemeler var

Sanatçı Nil Kırlangıç, pandemi sürecinin başından beri en çok zorlanan sektörlerden birinin de müzik ve eğlence sektöründe çalışanlar olduğunu ifade ederek, “Meyhanelere baktığımızda hepsi öğle saatinde kapılarını açıyor ama bugüne kadar mesafe kuralına uyulup uyulmadığını denetleyen kimseyi görmedim” dedi.


Kırlangıç, maddi sorunlardan ve moral motivasyon durumundan dolayı meyhane ve bar tarzı yerlere gitmediğini kaydederek, çekilen fotoğraflardan, insanların neredeyse üst üste oturduğunu, öğleden itibaren alkol almaya başladıklarını ve bağıra bağıra şarkı söylediklerinin çok net görüldüğünü vurguladı.


Uzun süre kazanç sağlayamadıkları için biriken ödemeleri ve kredi taksitleri olduğunu ifade eden Kırlangıç, işe başlasalar dahi ödemeye nereden başlayacaklarını ve birikmiş ödemelerle nasıl başa çıkacaklarını bilemediklerini ve endişeli olduklarını belirtti.


“Bir tas çorba veya sulu bir yemek ile karnınızı doyurabilirsiniz” diyen Kırlangıç, fatura ve taksitlerin ödenmemesi halinde sıkıntının büyük olduğunu söyledi.


Kırlangıç, bu dönemde faturasını ödeyemediği için iki kez elektriğinin kesildiğine dikkat çekerek, durumun ne kadar ciddi olduğunu gözler önüne serdi.


Kırlangıç, kademeli açılım konusuna da değinerek, şunları kaydetti:


“Kafeteryaları, restoranları ve meyhaneleri açıp, müzik olmayacak denildiği zaman, zaten kalabalık olan mekanlarda müziğin olmamasına anlam veremedik.


Kaldı ki biz sahneden aşağıya inen bir müzik grubuna sahip sanatçılar değiliz.


Sahnede kendimize ait bir bölümde işimizi yapıp, saatimiz dolduğunda mekandan ayrılarak evine dinlenmeye çekilen insanlarız.


Kimseyi eleştirmek istemiyorum ama, bana, bu davranış biçimi tuhaf geliyor”.


Hükümetten hiçbir beklentisi olmadığını anlatan Kırlangıç, bugüne kadar verilen yardımlardan hiçbir şekilde faydalanamadığını, yardım konularında yanlış kararlar alındığını ve insanların mağdur edildiğini belirtti.


“Allah, annemden ve bana destek olan arkadaşlarımdan binlerce kez razı olsun, haklarını helal etsinler” diyen Kırlangıç, bu süreçte psikolojisinin alt üst olduğunu ve uykusuz geçeler geçirdiğini vurguladı.


Allah'a, aklına mukayyet olması için sürekli dualar ettiğinin altını çizen Kırlangıç, “Sabırlı bir insanım diye düşünüyorum. Güzel günler göreceğiz, neşeli günler” dedi.

Barani: Siz, hiç, evinize evladınıza ekmek götüremeyecek durumda kaldınız mı?

Sanatçı İrem Barani, restoranların açık olduğunu, insanların yine alkol kullandığını ve bağıra çağıra, mesafe kuralını unutarak şarkılar söyleyip eğlendiklerini kaydetti.


Hükümetin eğlence sektörüne “yazık” ettiğini vurgulayan Barani, iyi bir denetim ile her yerin açılması gerektiğine dikkat çekti.


Pandemi sürecinde kazanç sağlayamayan birçok sanatçı ve müzisyen gibi kendisinin de aile ve yakın çevresinden aldığı destekle geçinmeye çalıştığını anlatan Barani, bu süreçte psikolojilerinin bozulduğuna dikkat çekti.


Barani, şöyle konuştu:


“Hükümete soruyorum, hiç açtığınız meyhanelerden birine gittiniz mi?

banner134

Ben gittim, insanlar, öğle saatinde içmeye başlıyor. Memleketi ayyaş ettiniz.


Tüm bunların yanında insanlar takıldığı mekanlarda müziği sonuna kadar açıp eğlencesini yapıyor”.


Barani, hükümete “Vicdanınız var mı ve siz hiç evinize evladınıza ekmek götüremeyecek durumda kaldınız mı?” diye soru yöneterek, durumlarını anlamaları gerektiğine işaret etti.

Çiçek: Süreç bir değil, bin sancılı geçti

Sanatçı Salih Çiçek, severek yaptığı ve iş olarak gördüğü müzikle bu süreçte bağını kopardığını söyleyerek, her elzem durumlarda günah keçisi olarak ilk ekmek teknesini terk etmesi istenenlerin kendileri olduğuna dikkat çekti.


Sanatçıların ve müzisyenlerin de diğer sektörlerdeki insanlar gibi giderleri ve sorumlulukları olduğuna vurgu yapan Çiçek, bu süreçte hükümetin aldığı kararlar doğrultusunda ise sorumluluklarını yerine getiremediklerinden yakındı.


Çiçek, hükümetin hiçbir şekilde yanlarında olmadığını belirterek, destek görmedikleri bu sürecin bir değil bin sancılı geçtiğini ve halen daha geçmekte olduğunu ifade etti.


İşlerine dönecekleri güne kadar eş, dost ve aile desteği ile idare etmeye çalıştıklarının altını çizen Çiçek, sokağa çıkma yasağının 9 olmasının eğlence sektörü önünde bir diğer engel olduğunu ama her yeni güne yine de umutla uyanmaya çalıştıklarını kaydetti.


Çiçek, 9-10 yıldır bu mesleği icra ettiğine dikkat çekerek, “Ben, hayatta, makinist makinist, sanatçı sanatçı, x meslektekinin ise x meslek olduğunu savundum. Fakat hem gündüz dairelerde çalışan meslektaşlarım, hem de müzik yapmak isteyip ve bunu fiyat kırarak yapan kişiler de (gündüz geliri olduğu için), sadece bu işi yaparak geçinen ben ve benim gibi sanatçıların işini daha çok zorlaştırıyor” şeklinde konuştu.


Çiçek, KKTC vatandaşı bir sanatçı olarak devlete güvenemediğini ve umudunu kestiğini kaydederek, işine dönmek için psikolojisinin yettiği ve sabrının kaldığı kadar bekleyeceğini vurguladı.

Çelebi: Psikolojik sorunlar yaşayan arkadaşlar var

Klavye sanatçısı Gökhan Çelebi, tek geçim kaynakları olan bar, meyhane gibi mekanların uzun süre kapalı kalmasından kaynaklı zor durumda kaldıklarının altını çizerek, birçok sektörün açıldığını ama kendi sektörlerinin pandeminin başından bu yana sadece 1 haftalığına açılıp yeniden kapandığını belirtti.


“1 senedir işsizim” diyen Çelebi, toplumda yok sayıldıkları için psikolojik sorunlar yaşayan müzisyen arkadaşları olduğunu söyledi.


Çelebi, bu bir yıllık sıkıntılı süreçte geçimini annesinin desteği ile sürdürmeye çalıştığına işaret ederek, başka geliri olmayan kendi gibi müzisyenlerin ev kirası ödemekte, çocuklarına süt almakta, ekmek parası bulmakta zorlandığına dikkat çekti.


Çelebi, hükümete, acil olarak bu durumdaki müzisyen ve sanatçılara sahip çıkması çağrısında bulundu.

Coşkuner: Sektörü yok saymalarını hazmedemiyorum

DJ Yusuf Coşkuner, sektörün ve ekmek parasını bu sektörden kazanan kişilerin yok sayılmasını hazmedemediğini vurgulayarak, bu kadar büyük bir sektörün sadece 200 kişiyle miting yapmasını utanç verici olarak değerlendirdi.


“Sektörde çalışanlar sektöre sahip çıkmazsa kim sana sahip çıkar” diyen Çoşkuner, bir kenara bir şeyler koyanların süreci bir süreliğine idare edebildiğini, ama bunu yapamayanların ise açlıkla boğuştuğunu, psikolojilerinin kalmadığını belirtti.


Coşkuner, evine ekmek götüremeyenlerin özgüvenini kaybettiğinin altını çizerek, pandeminin elbet biteceğini ve sahnelerine kavuşacaklarını söyledi.


Devletin müzisyenlerden vergi aldığını belirten Coşkuner, müzisyenlerin tek isteğinin bir çatı altında toplanmak ve soysal güvenliklerini sağlamak olduğunu kaydetti.


 

Gül: Sadece müzikten gelir sağlayanlar zor bir süreçten geçiyor

Solist, gitarist Deniz Gül, müzik sektöründen gelir sağlayan müzisyenler için pandemi sürecinin zor olduğunu belirterek, başka herhangi bir geliri olmayan müzisyenlerin ise daha da zor bir süreçten geçtiğini vurguladı.


Gül, bir yıldır geliri olmayan müzisyenler için bir çözüm bulunması gerektiğine dikkat çekerek, eğlence sektörünün insanların günlük koşuşturmalarında yorgunluklarını atmak ve kafalarını dağıtmak için bir deşarj yeri olduğunu kaydetti.


Müzisyenler ve sanatçılar için bir platform oluşturulması gerektiğini belirten Gül, “İyi günlerinde de, kötü günlerinde de biz müzisyenler olarak hem ağlıyoruz, hem gülüyoruz, hem oynuyoruz. Güzel günlerde yanımızdalar da, kötü günlerimizde neden yanımızda olmuyorlar” dedi.


Gül, yaşamını sadece müzikten idame ettiren sanatçı denilen bir topluluk olduğuna işaret ederek, “Sanatçı, toplumun aynasıdır, ama toplum o aynayı kırar ise sanatçı kendini nasıl göstersin, nasıl ekmeğini evine götürsün? Her yerin açılması ama sanatın açılmaması, insanların kişiliğine vurulmuş bir darbedir” şeklinde konuştu.


Deniz Gül, sanatçıların evine ekmek götüremediğini, ondan bundan borç aldığını söyleyerek, birçoklarının önünde saygı ile eğildiği sanatçıların, başkasının önünde eğilir duruma geldiğini kaydetti. Gül, bir ülkede sanata ve sanatçıya saygı yoksa, ülkeyi yönetenlerin kendisine de saygısı olmadığını belirtti.

Güncelleme Tarihi: 03 Nisan 2021, 09:52
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75