Püsküllü’nün suyu yeniden inceleniyor

Çevre örgütleri, Sağlık Bakanlığı’nın önceki gün Püsküllü bölgesindeki deniz suyu ile ilgili yaptığı uyarıyı yerinde bulurken, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi bölgeden ikinci bir örnek alındığını ve sonuçların beklendiğini açıkladı.

Püsküllü’nün suyu yeniden inceleniyor
  • 21 Haziran 2018, Perşembe 8:49

Mustafa ÖZYAĞCI

Çevre örgütleri, Sağlık Bakanlığı’nın önceki gün Püsküllü bölgesinden alınan deniz suyu analizlerinde normal değerlerin üzerinde kirlilik tespit edildiğini ve halkın bu bölgede denize girmemesi yönünde yaptığı açıklamayı olumlu bir adım olarak değerlendirirken, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürü Yeşim Gümüşdağ, dün aynı bölgeden ikinci bir numune alındığını ve analize gönderildiğini, laboratuvar sonuçlarının beklendiğini açıkladı.

Sağlık Bakanlığı tarafından her yıl rutin olarak yüzme plajlarından deniz suyu numunesi aldıklarını ve alınan suyun da Devlet Laboratuvarı’nda incelendiğini belirten Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürü Yeşim Gümüşdağ, Püsküllü bölgesinden alınan numunelerin incelemelerden sonra normal değerlerinin üzerinde olduğunun tespit edildiğini söyledi.

Gümüşdağ, söz konusu alanda dün ikinci kez numunelerin alındığını ve şu an laboratuvarda incelemeler yapıldığını, sonucun çıkmasının ise birkaç gün alacağını söyledi.

Konunun hem Çevre Dairesi’ne hem de belediyeye bildirildiğini anlatan Gümüşdağ, alanla ilgili gerekli araştırmaların yapılarak önlemin alındığını belirtti.

Yasa gereği, su numunesi alındıktan sonra sonuçların ilgili belediye ve Çevre Dairesi’ne verildiğini ifade eden Gümüşdağ, herhangi bir sorunun yaşanması halinde ise, belediye ve Çevre Dairesi’nin olay yerine gidip, sorunun nerede kaynaklandığını tespit ederek gerekli önlemleri aldıklarını kaydetti.

Aktolgalı: Belediye ve Sağlık Bakanlığı’nın sorumluluğundadır

Yüzme suları ve kıyıların analizlerinden Sağlık Bakanlığı’nın sorumlu olduğunu anlatan Çevre Dairesi Müdürü Abdullah Aktolgalı, Çevre Dairesi’nin ise derin deşarj ve arıtmalardan sorumlu olduğunu söyledi.

Yaşanan sıkıntının Çevre Dairesi’nin sorumluluğunda olmadığına dikkat çeken Aktolgalı, sorunun tamamen belediyelerle ve Sağlık Bakanlığı’nda olduğunu belirtti. Aktolgalı, denizde yaşanan kirliliğinin çevre, canlılar ve insanlar için tehlike yarattığını, burada yüzülmemesi için gerekli uyarıların yapılması gerektiğini söyledi.

Aktolgalı son olarak, bu yerlerin yetkisinin kendilerine verilmesi için girişimde bulunduğunu, ancak yasal mevzuatın izin vermediğini ifade etti.

Sarpten: Püsküllü bölgesi somut bir örnektir

Püsküllü bölgesinde yaşanan çevre sorunun somut bir örnek olduğunu belirten Biyologlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Sarpten, bu sorunun ne yazık ki Girne sahili boyunca devam ettiğini ve mikro biyolojik açıdan insanların gönül rahatlığıyla yüzebileceği bir ortam olmadığına dikkat çekti.

Sarpten, basit olarak özetlemek gerekirse; Girne nüfusunun resmi olarak şu an 33 bin olduğunu, ancak öğrenci ve Girne’de konaklayanlarla bu sayının 50 binin üzerine çıktığını, bundan dolayı da arıtma sisteminin yetersiz kalmasına neden olduğu söyledi.

Mevcut kanalizasyon şebekesinin 10 bin kişiye hitap ettiğini hatırlatan Sarpten, geriye kalan 40 bin insanın atığının bir şekilde ya yeraltı suyuna ya da yeraltı suyu aracılığıyla denize karıştığını kaydetti.

Girne’de birçok yerde sızıntıların mevcut olduğunu ifade eden Sarpten, bunun dışında sağlıklı bir arıtmanın da yapılmadığını vurguladı.

Büyük otellerin bulunduğu sahillerde de arıtma sistemlerinde sıkıntı olduğuna vurgu yapan Sarpten, Girne’nin jeolojik yapısından dolayı karadan denize doğru bir yeraltı su hareketinin söz konusu olduğunu, dolayısıyla Girne sahilinde bu kirlenmelerin çok uzun süredir yaşandığını söyledi.

 

Sahir: Ülkemizde işletmeler yasal mevzuata uymuyorlar

Girne’de kanalizasyon sisteminin yetersiz olduğunu belirten Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir, turistik tesislerin kanalizasyon arıtma sistemlerinin yeterli olmadığını, bu tesislerin yasa gereği işletme izni alabilmesi için, yeterli merkezi arıtma sistemlerinin olması gerektiğini söyledi.

Bütün dünyada ‘denizin kıyısına yakın betonlaşmaya izin verilmemeli’ denmesine rağmen, ne yazık ki, ülkemizde yasal mevzuata işletmelerin uymadığının açıkça görüldüğünü belirtti.

Denizlerimizde gerek turistik amaçlı gerekse ticari amaçlı gezen gemilerin kirliliğe neden olduğunu anlatan Sahir, limanlarımızda dolaşan gemilerin bıraktığı kirliliğe karşı hiçbir donanım olmadığından belli alanlarda kirliliğe neden olduğunu kaydetti.

Sahir son olarak, Sağlık Bakanlığı’nın analizler sonrasında yaptığı çağrının olumlu olduğunu belirterek, buralarda denize girilmesi halinde bakteriler ve mikroplardan dolayı insan vücudunda kaşıntıyla birlikte bazı hastalıklara yakalanma riskinin bulunduğunu sözlerine ekledi.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 1

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 13 10 2 1 22 32
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 10 2 1 17 32
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 13 8 0 5 11 24
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 ÇETİNKAYA TSK 13 6 3 4 1 21
6 TÜRK OCAĞI LİMASOL 13 6 2 5 7 20
7 GÖNYELİ SK 13 6 2 5 4 20
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 6 2 5 -3 20
9 LEFKE TSK 13 5 4 4 0 19
10 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 3 4 6 -6 13
12 BİNATLI YSK 13 4 1 8 -9 13
13 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 2 7 4 -12 13
14 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 1 5 7 -16 8
15 GİRNE HALK EVİ 13 2 1 10 -10 7
16 ESENTEPE KKSK 13 2 1 10 -16 7
yukarı çık