Rum basını: Kıbrıs Türk tarafının hedefi AB ile özerk ilişki

banner37

Kıbrıs Rum basınında bugün yer alan bir haberde “Ankara ile Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Komisyonu’nun desteğiyle, Kıbrıslı Türklerin Avrupa müktesebatıyla ‘kesintisiz (engelsiz)’ uyumu için, iki toplumlu ad hoc komitenin ‘yeniden yaşama döndürülmesini’ sağlamayı umdukları” iddia edildi.

banner87
Rum basını: Kıbrıs Türk tarafının hedefi AB ile özerk ilişki
banner99

Fileleftheros gazetesi “Sahte Devletin Düzeyinin Yükseltilmesi İçin KıbrısTürklerin Kesintisiz Uyumu” başlığıyla yayımladığı Brüksel kaynaklı haberinde, iki toplumlu ad hoc komitenin, Crans Montana’daki müzakerelerin başarısız olmasının akabinde ve Rum kesiminin kararıyla çalışmalarını askıya aldığını; Rum kesiminin ise, Kıbrıslı Türklerin uyumunun Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin doğrudan müzakerelerle paralel şekilde yürütülmesinin öngörüldüğünü anımsatarak, Brüksel’i bilgilendirdiğini yazdı.

Öte yandan gazete “elde ettiği bilgilere” dayanarak, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın ise “Kıbrıslı Türklerin AB müktesebatıyla ‘kesintisiz’ uyumunun, Kıbrıs sorunuyla ilgili doğrudan müzakerelerin devam edip etmemesinden bağımsız olarak sağlanması için, AB merkezine yönelik müdahalelerde bulunduğunu” öne sürdü.

Bu tezi Kıbrıs Türk tarafının müzakerecisi Özdil Nami’nin de Brüksel’e ilettiğini ileri süren gazete, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın kısa bir zaman önce Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker’e gönderdiği mektupta da benzer bir mesajın yer aldığını öne sürdü.

“Türk tarafının girişimlerinden, Ankara ile KKTC’nin, Kıbrıslı Türklerin AB müktesebatıyla uyumu için, katılım adayı olan tanınmış devletlerde olduğu gibi, AB ile özerk bir ilişki kurulması hedefine sahip olduğunun ortaya çıktığını” öne süren gazete, Rum kesiminin ise KKTC’nin düzeyinin yükseltilmesiyle ilgili sebeplerden ötürü bunu kesin bir şekilde reddetmekte olduğunu belirtti.

“Ancak kurulmaya çalışılan oyunun en tehlikeli unsurunun, Türk tarafının talepleriyle ilgili değil de, çeşitli sebeplerden ötürü BM ile AB çevrelerinde şekillenen destekleyici eğilim olduğunu” iddia eden gazete, “Bunun sahte devletin düzeyinin yükseltilmesiyle değil de, Kıbrıs Türk toplumunun müktesebatla mümkün olduğunca uyumlu hale gelmesi amacıyla desteklenmesi ve Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin koşullar meydana getirilmesi durumunda, zaman kaybedilmemesiyle alakalı olduğunu” öne sürdü.

BM Genel Sekreteri’nin eski Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide tarafından geliştirilen argümanın da bu olduğunu ve Eide’nin görevinden ayrılmadan önce meseleyle ilgili görüş belirtmeye özen göstererek, BM’nin niyetlerini tanımladığını kaydeden gazete, Avrupa Komisyonu’nun da aynı çizgide hareket etmekte olduğunu ileri sürdü.

Haberde “gazete tarafından ortaya çıkarıldığı üzere”, “Komisyon’un Kıbrıslı Türklerin finanse edilmesine ilişkin tüzük aracılığıyla, bu gidişata yönelik ödenekler tahsis ederek ‘arka kapıdan’ Kıbrıs Türk toplumunun uyumunu sürdürmeye yöneldiği” de iddia edildi.

Her halükarda, Komisyon’un, Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin müzakerelerin yokluğuna rağmen, Kıbrıslı Türklerin uyumunu hayatta tutmaya çabasının, Komisyon Başkanı Jean Claude Juncker’in Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e verdiği taahhütlerin ihlalini teşkil ettiğini öne süren gazete, çünkü Juncker’in söz konusu prosedürün, özerk değil de Kıbrıs sorununun çözümüyle ilişkin doğrudan müzakerelerle paralel yürütülmesi gerektiğini kabul ettiğini ifade etti.

Haberde “Çok iyi bilgi almış diplomatik kaynakların, gerek BM, gerek de Brüksel’in önümüzdeki haftalarda iki toplumlu ad hoc komitenin yaşama döndürülmesi için eylemlerde bulunacağının kesin olarak addedildiği” de savunuldu.

Güncelleme Tarihi: 03 Eylül 2017, 12:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner108