“Rumların amacı Kıbrıs Türklerini eritmek”

banner37

“Rumların amacı Kıbrıs Türklerini eritmek”
banner90

Cumhurbaşkanlığı Eski Görüşmecisi Osman Ertuğ, Rumların ENOSİS yerine şimdi OSMOSİS dediğini amacın ise; “Kıbrıs Türklerini ELEN Kıbrıs içerisinde eritmek” olduğu uyarısında bulundu

Cumhurbaşkanlığı Eski Görüşmecisi ve Sözcüsü, Emekli Büyükelçi Osman Ertuğ, Radyo Güven’de yayınlanan Taner Gönül’ün sunduğu “Gündem Özel” programında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Devlet kurmak her toplumuna nasip değil, Kıbrıs Türk halkı büyük mücadeleler sonucu bu devleti kurdu. Bunun kıymetini bilelim” dedi.

Cumhuriyetin kuruluşunun kolay olmadığını, askeri mücadelenin yanında, çok büyük bir de diplomatik mücadele verildiğine dikkat çeken Ertuğ, “Biz de o mücadelenin bir parçası olarak o günleri yaşadık, bunun da mutluluk ve gurunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanından önceki döneme de değinen Ertuğ; Kıbrıs adasında 1963 yılında Rumların, Türklere karşı başlattıkları soykırımın, etnik temizlik noktasına ulaştığı bir dönemde BM Genel Kurulu’nda Rum egemenliğinin Kuzey’e de yayması konusunda sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’ne destek verilmesiyle ilgili çağrının yapılmasının da bardağı taşıran son damla olduğunu kaydetti. 

Ertuğ, bütün bunlara bakıldığında Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık ilan etmesi için gerekli ortamın nasıl yaratıldığının ortada olduğunu ifade ederek, “Biz Rumları federasyon noktasına getiremiyoruz. Kıbrıs Rum tarafı ise egemenliğini Kuzey’e de yaysın diye BM Genel Kurulu’ndan açıklamalar ve kararlar alınıyor. Bütün bunlar ışığında Kıbrıs Türkü’nün tarihi bir karar vermesi gerekti ve KKTC’nin ilanı kararı bu şekilde alındı” dedi. 

banner9
15 Kasım 1983 tarihinde KKTC’nin ilanının ardından ise, dünya ülkelerinin, Rum-ELEN lobisinin de tahrikleriyle 18 Kasım’da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde; alınan 541 sayılı kararla üye ülkelere, “KKTC’nin İlanını tanımama” çağrısının yapıldığını hatırlatan Ertuğ, Bağımsızlık ilanının ardından KKTC’yi Türkiye, Pakistan ve Bangladeş’in tanıdığını ancak, ABD ve İngiltere’nin baskıları sonucu Pakistan ve Bangladeş’in bu kararından vazgeçtiğini belirtti. 

BM Güvenlik Konseyinde alınan 541 sayılı kararın, KKTC’nin tanınmasının önüne konulan engel olduğunu, ifade eden Ertuğ; “Biz bu engeli Annan Planı’ndan sonra aşabilirdik. Planı Rumlar reddetti biz kabul ettik. O zaman tanıyın bizi eşitleyin koşulları öyle oturalım müzakere masasına denmesi gerekirdi, ikinci fırsat ne zaman doğdu; Crans Montana’dan sonra doğdu; Kıbrıs’ta federal çözüm arayışlarının sonu olduğu ve tarafların yeni yaratıcı fikirler ortaya koyması gerektiği yönünde BM Genel Sekreter açıklama yaptı. Genel Sekreterin bu açıklaması Kıbrıslı Türklere yeni bir kapı açtı ancak, biz o kapıdan yürüyeceğimize ve devletimizi tanıtmak yerine ölmüş olan bir Kıbrıs müzakere sürecini diriltmeye çalışıyoruz maalesef. Kesin olan bir şey vardır ki, Kıbrıs’ta federasyon temelinde çözüm bulunması yönündeki eski sayfa kapanmıştır ” şeklinde vurguladı.

“1960’larda Kıbrıs sorunu ne ise bugün de aynıdır. Rumların Kıbrıs’a bakış tarzları, mentalite o dönemde ne ise bugün yine aynıdır” diyen Ertuğ, metotların değişmiş olabileceğini ancak, Rumların ENOSİS yerine şimdi OSMOSİS dediğini amacın ise; “Kıbrıs Türklerini ELEN Kıbrıs içerisinde eritmek” olduğu uyarısında bulundu.

Kıbrıs Türkü’nün karşısında “ELEN egemenliğini sadece Kıbrıs’a değil, Doğu Akdeniz’de de yayma peşinde” olan bir Rum toplumunun bulunduğuna da dikkat çeken Ertuğ, “Stratejimizi, politikamızı, mücadelemizi bunun bilinci içerisinde yürütmemiz gerekiyor” dedi. 

Ertuğ, Müzakere masasında Kıbrıs Türkü’nün elindeki en büyük gücün, KKTC devleti olduğunu, aynı zamanda garantör Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin de her zaman Kıbrıs Türkü’nün yanında olduğunun altını çizdi.

Kıbrıs Türk tarafının müzakere masasında çözümden yana olduğunu, Rum tarafının da Kıbrıs adasını paylaşmak istemediğini her defasında ortaya koyduğuna işaret eden Ertuğ, “Rumlarda 1963’ ten bugüne bir zihniyet değişikliği olmadı. Federasyon temelinde de bir çözüm mümkün değil. Dolayısıyla bugün devletimize daha çok sahip çıkmalı, dış dünyada tanınmamış olsak bile statümüzü daha iyi bir aşamaya getirmek için uğraşmamız lazım. Federasyon gündemli bir Müzakere masasında kaybedilecek zaman, Kıbrıs Türkü’nü statükoya mahkum eder. Zaman devletimize sahip çıkma zamanıdır” ifadelerine yer verdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96

banner108