banner6

Rusya devreye girmek istiyor

banner37

Kıbrıs müzakereleri ile ilgili son dönemlerde Rusya’nın yaptığı çıkış, geleneksel bağları bulunan Rum tarafının, Rusya’yı yeniden oyuna dahil etme ve Rusya’nın da uluslararası konferans masasında olma niyetini ortaya koyuyor

Rusya devreye girmek istiyor
banner151

Emine DAVUT YİTMEN

Kıbrıs müzakereleriyle ilgili son günlerde Rusya tarafından yapılan açıklamalar, bu ülkenin bir şekilde müzakerelere müdahil olmak istediği şeklinde değerlendiriliyor.

KIBRIS’a, Rusya’nın son dönemlerdeki açıklamalarını değerlendiren DAÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Sözen ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. İsmail Kemal, geçmiş yıllarda Rum tarafının Rusya’yı kullandığını ve tarihsel deneyime bakıldığında bu açıklamaların Rum tarafıyla koordinasyon içinde yapıldığı belirtildi.

Rusya “hazırım” mesajı veriyor

Rusya’nın Kıbrıs Büyükelçisi Stanislav Osadchiy, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada, Moskova’nın, Kıbrıs sorununu yakından takip ettiğini, iyi bilgi sahibi olduğunu ve buna devam edeceğini belirterek, “Ülkem, güvenlik konularında bir rol oynamalı, iç meseleler de müzakere masasında çözülmeli” demişti. Ayrıca, BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinin de katılacağı bir uluslararası konferansın düzenlenmesinden yana olduğunu kaydetmişti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova ise Batılı ortaklarının, her ne pahasına olursa, Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunması amacıyla yapılan müzakereleri hızlandırmak için ısrar ettiklerini söyleyerek, bunu “kabul edilemez” olarak nitelendirmişti.

Sözen: Rum tarafının geçmiş yıllarda Rusya’yı kullandığını biliyoruz

DAÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Sözen, Rusya Büyükelçisi ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü tarafından Kıbrıs’la ilgili yapılan açıklamaları, iki şekilde okumanın mümkün olduğunu söyledi.

Sözen, ilk olarak dünyaya bir mahalle olarak bakılırsa “mahalledeki kabadayılardan biriyim. Siz ne yapıyorsunuz?” şeklinde okuma yapılabileceğini belirtti. Sözen, Rusya’nın 100 km ötede Suriye’de olduğuna dikkat çekerek, “Siyasi açıdan baktığımızda, Suriye’de olan Rusya’nın, buralarda da olmak istemesi kadar doğal bir şey yok” dedi.

Sözen, ikinci olarak, “Rum tarafı, Rusya’yla olan geleneksel sıcak ilişkilerini kullanarak, hızlanan müzakere sürecini biraz frenlemeye mi çalışıyor?” yönünde soru işareti doğurduğunu kaydetti.

Geçmiş yıllarda Rum tarafının Rusya’yı kullandığının bilindiğini anımsatan Sözen, “Böyle bir şey var mıdır, şu anda bilemiyoruz. Geçmişte buna benzer davranış şeklini bildiğimiz için ister istemez kafama bu soru işareti de geliyor” diye konuştu.

“Arka planda çoklu konferans girişiminin sinyali olabilir”

Sözen, “Cumhurbaşkanı Akıncı beşli konferanstan söz ederken, Rum tarafı çoklu konferansı telaffuz ediyor. Rusya’nın bu çıkışı, konferansın çokluya dönüştürülmesi için olabilir mi veya Rusya’nın yanında diğer daimi üyeleri de konferansta görebilir miyiz?” sorusu üzerine, bunun Rum tarafıyla danışlıklı şekilde bir olasılık dahilinde bulunduğunu söyledi.

Sözen, Rum tarafının, BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin katılacağı veya onların da içinde olacağı bir sistemle ilgili daha önceden birtakım söylemlerde bulunduğuna işaret ederek, “O yüzden de arka planda böyle bir girişimin sinyali olabilir. Ancak elde şu an için bilgiler yok” dedi.

Kemal: Rusya’nın Kıbrıs konusundaki tavrı değişmedi

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. İsmail Kemal, tarihsel deneyimin Rusya’nın, Kıbrıs sorunu ile ilgili açıklamalarının, Kıbrıslı Rumlarla koordinasyon içinde yapıldığını gösterdiğini söyledi.

“Son açıklamalar hükümet kanadı ile mi yoksa muhalefet partileri ile mi koordinasyon içinde yapıldı bilmiyorum” diyen Kemal, DİKO'nun Rusya’nın sürece niye dahil edilmediği yönündeki eleştirilerine bakıldığında, muhalefetle bir koordinasyon olasılığının daha güçlü göründüğünü belirtti.

Rusya’nın, Güvenlik Konseyi daimi üyesi olarak diğer daimi üyeler kadar süreçte rol oynadığını ifade eden Kemal, “Müzakereler BM gözetiminde yapılıyor ve Güvenlik Konseyi BM'nin en önemli organıdır. Gerek Ban Ki-Moon, gerekse Eide, Güvenlik Konseyi’ni düzenli olarak bilgilendirir. Konsey de görüşlerini açıklar. Rusya’nın bunun ötesinde bir rol üstlenmesi mümkün değildir. Müzakereler esas itibarıyla iki taraf arasındadır ve BM devamlı olarak bunu vurguluyor” dedi.

Rusya’nın, Kıbrıs konusundaki rolünün tartışmalı olduğuna dikkat çeken Kemal, “Annan Planı sürecindeki rolünü biliyoruz. Son açıklamalar o dönemi hatırlatır nitelikte. Bu nedenle çözüm yönünde çaba harcayanlarca pek olumlu karşılanmıyor. Olumlu karşılayanlar müzakere sürecini sert bir şekilde eleştiren Kıbrıs Rum siyasi partileridir” diye konuştu.

“Rusya elbette masada olmak ister”

Rusya’nın Kıbrıs konusundaki tavrının değişmediğini vurgulayan Kemal, Türkiye ile yaşanan yumuşama nedeniyle Rusya’nın Kıbrıs politikasında değişiklik bekleyenlerin yanıldığını söyledi.

Kemal, iki tarafın güvenlik ve garantiler konusunun ele alınacağı konferansın formatı üzerinde anlaşmadan bir değişiklik olmayacağını dile getiren Kemal, “Beşli mi yoksa çoklu mu olacak? Buna taraflar karar verecek. Rusya elbette masada olmak ister. Kıbrıs Rum tarafı da bunu ister ama iki tarafın onayı şart. Zaten henüz böylesi bir konferanstan uzağız. Öncelikle diğer başlıklardaki görüş farlılıklarının aşılması gerekiyor. Bu da zaman alacak” dedi.

Güncelleme Tarihi: 22 Eylül 2016, 10:08
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner75

banner88

banner110