Sağlığı müsaade eden herkes oruç tutabilir

banner37

Diyetisyen Dilara Topcan, oruç tutmanın, insan ruhuna olduğu kadar beden ve zihin sağlığına da olumlu katkılar sağlayabilen bir hal olduğunu belirterek, vurguladı:

Sağlığı müsaade eden  herkes oruç tutabilir
banner90
banner8

Erol KANLIADA


“ORUÇ, KİLO KAYBETME ARACI DEĞİL”… Oruçlu olma halinin insanoğluna büyük faydalar sağladığını kaydeden Topcan, kişilerin oruç tutmayı bir nevi kilo kaybetme aracı olarak da görebildiğini ve bunun çok yanlış olduğunu söyledi. Topcan, bu bakış açısının uzun vadede birçok sağlık problemine de davetiye çıkarabileceğini hatırlatmakta fayda var” dedi.

İslâm âleminin dört gözle beklediği Ramazan ayı bugün başlıyor. Buna göre, İslâm’ın beş şartından biri olan oruç vazifesini yerine getirecek olan Müslümanlar, bugünden itibaren bir ay boyunca oruç tutacak.

Uzmanlar ise orucun insan sağlığına faydalar sağlayabileceğini fakat sağlığı müsaade etmeyen kişilerin oruç tutmaması gerektiğini ifade ediyor.

Diyetisyen Dilara Topcan, genel sağlığı müsaade eden her bireyin oruç tutabileceğini ve inancı doğrultusunda bu değerli manevi görevi yerine getirebileceğini söyledi.
Topcan, oruç tutmanın, ruha olduğu kadar beden ve zihin sağlığına da olumlu katkılar sağlayabilen bir hal olduğunu aktardı.

Oruçlu olma halinin daha bütünsel bir bakış açısıyla bakıldığı zaman insanoğluna büyük faydalar sağladığını kaydeden Topcan, “Kişiler oruç tutmayı bir nevi kilo kaybetme aracı olarak da görebiliyor fakat bu bakış açısının son derece yanlış olduğunu ve uzun vadede birçok sağlık problemine de davetiye çıkarabilir” dedi.

Orucun en sağlıklı şekilde tutulabilmesi için öncelikle bireyin bedensel sağlığının buna izin vermesinin ilk kurallardan bir tanesi olduğunu belirten Topcan, bu nedenle oruç tutmak isteyen kişilerin hekim muayenelerinin belirli aralıklarda gerçekleştirilmesi ve bunu takiben genel kan tetkik sonuçlarının da her sene hekimin belirlediği aralıklarda incelenmesi gerektiğini ifade etti.

Topcan, aksi takdirde kişide var olabilecek herhangi bir ciddi kalp probleminin, diyabet, tansiyon vb. ya da diğer herhangi bir sağlık sorunu neticesinde oruç tutmasına mani olabilecek herhangi bir ilaç kullanım zorunluluğu gibi faktörler oruç tutma konusunda ciddi engel teşkil edeceğini vurguladı.

Topcan, ayrıca sağlık problemi yaşayan kişilerin oruç tutmalarının sağlıklarını daha da olumsuz yönde etkileyebileceğinden bu konuda özellikle dikkatli olunmasını gerektiğini iletti.

“Sahur mutlaka yapılmalı”

banner134
 

Diyetisyen Dilara Topcan, oruç döneminde sahurun mutlaka yapılması ve kesinlikle atlanmaması gerektiğini ifade etti.

Sahurun adeta oruç döneminin kahvaltısı olması gerektiğini anlatan Topcan, “Nasıl ki gün içerisinde kahvaltının önemine fazlaca vurgu çekiyorsak Ramazan döneminde de sahura o doğrultuda dikkat çekmemiz gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

Topcan, özellikle içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde bağışıklığımızı kuvvetli tutabilmek için bu dönemde de sahur ve iftar vakitlerinde tükettiğimiz yiyecek ve içeceklere dikkat etmemiz gerektiğini vurguladı.

  Topcan, bu dönemde, sebzeler, meyveler, tam tahıllar, kuru baklagiller, kefir, süt, yoğurt, az tuzlu ayran, balık, tavuk, kırmızı et, yağlı tohumlar gibi besin gruplarına yine doğru miktarlar dâhilinde de sofralarda yer verilmesi gerektiğini iletti.

Her türlü kızartma, katkı maddesi içeren yiyecek ve içecekler, glisemik indeksi yüksek olan gıdalar, aşırı tuzlu yiyecekler, aşırı şekerli gıda ve meşrubatların içinde bulunduğumuz dönemde bu besinlere çok seyrek yer verilmesi gerektiğini söyledi.

Topcan, “Hatta mümkünse bu tip besinler direkt olarak özellikle bu dönemde beslenme programına dahil edilmemelidir” dedi.

Topcan, sözlerine şöyle devam etti:

“Sahur öğünü kahvaltı tarzında ve hafif bir menü şeklinde olursa kişide hazımsızlık gibi problemleri ortaya çıkarma riskini azaltacaktır. Özellikle bahar dönemi içerisinde olduğumuzdan sahur öğününde tüketilebilecek ağır gıdalar gün içerisinde yorgunluğa, aşırı uyku isteğine, iş konusunda performans düşüklüğüne de neden olabilir. Sahurda az yağlı peynir, tam tahıl/çavdar ekmeği, yumurta, bol mevsim yeşillikleri, meyve, kefir/yoğurt gibi besin alternatifleriyle sağlıklı sahur kahvaltısı kombinasyonları hazırlayabilirsiniz.

Özellikle sahurda sıvı oranı yüksek yiyeceklere de (çilek, domates, kefir gibi) yer verirseniz günlük sıvı ihtiyacınıza da destek sağlamış olursunuz. Pek tabii sahurda bolca saf su tüketmeyi de ihmal etmemeli, vücuttan sıvı atımına neden olan çay/kahve gibi kafein içeren içecek tüketiminizi ise minimum düzeyde tutmalısınız”.

“İftarda yavaş

yemek yemeliyiz”


İftar zamanı öncelikli kuralın yemek tüketim hızının mümkün olduğunca yavaş olması gerektiğini ifade eden Diyetisyen Dilara Topcan, “Aksi takdirde birden hızlıca tüketeceğiniz yiyecek ve içecekler sindirim problemi, ekstra şişkinlik, nefes daralması gibi problemlere sebebiyet verebilir” ifadelerini kullandı.

Topcan, bu nedenle iftarda öncelikle sıvı alımıyla orucu açmanın (su, çorba), akabinde de bir 5-10 dakika sonrasında ana öğününüze geçmenin en sağlıklı karar olacağını vurguladı.

İftarda her daim sağlıklı besin gruplarının doğru kombinasyonlar dâhilinde tabakta bulunmasının hem bu dönemde sağlığımız için olumlu yönde katkı sağlayacak hem de kilo yönetimimiz konusunda bize destek olacağını belirten Topcan, “Fikir vermesi açısından mercimek çorbası, ızgara tavuk, bulgur pilavı, mevsime uygun az yağlı bir sebze yemeği, yoğurt ve bol salatayı iftar menüsüne uygun bir örnek olarak gösterebiliriz” dedi.

İftarda aşırı kremalı, yağlı çorbalar ve aşırı yağlı yemeklerden uzak durmamız gerektiğini aktaran Dilara Topcan, beyaz undan hazırlanmış olan Ramazan pidesine de fazlaca yer verilmemesi gerektiğini söyledi.
İftardan birkaç saat sonra ise kefir, yoğurt, mevsim meyveleri tüketilmesinin faydalı olacağını ileten Topcan, bu dönemde tatlı tüketmek isteyenlerin ise her gün olmamak kaydıyla dondurma veya sütlü tatlıları tercih etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Topcan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son olarak bu dönemde de en doğru ve en sağlıklı beslenme programınızın size özgü olarak diyetisyeniniz tarafından hazırlanması gerektiğinin altını çizelim.

Yukarıdaki örneklerde bile belirtmiş olduğum ‘sağlıklı’ diye sınıflandırdığımız bazı besinler, sizin vücut sağlığınızı olumsuz yönde etkileyen besinler arasında yer alıyor olabilir (örneğin süt ürünlerine alerjiniz olabilir ya da iftar menüsü örneğinde yer vermiş olduğum mercimek çorbası sizde fazlasıyla şişkinliğe neden oluyor olabilir). İşte tam da bu nedenlerden ötürü size özgü ve uygun olan beslenme önerileri için mutlaka diyetisyeninize başvurmanız gerektiğini unutmayın.

Özellikle kilo probleminiz varsa, oruç tutmaya mani olmayan herhangi bir sağlık probleminiz de varsa, beslenme konusunda yeterince bilginiz yoksa ve bu dönemde nasıl beslenmeniz gerektiği konusunda da bazı soru işaretlerine sahipseniz yine mutlaka diyetisyeninize başvurmalı ve en sağlıklı ve sizin bedeninize özgü bilgilere ulaşmalısınız”.
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75