Sahnede oyun olsa da seyirci koltukları boş, içimiz buruk

banner37

Sahnede oyun olsa da seyirci koltukları boş, içimiz buruk
banner90
banner99

Aliye ÖZENCİ


27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü…


1948’de kurulan Uluslararası Tiyatro Enstitüsü, 1961’de aldığı kararla 27 Mart’ı Dünya Tiyatrolar Günü olarak kabul etti. Karanlık bir sahne ve birkaç dakika sonra o sahneye hayat verecek insanlar orada olacaktı…


Perde açılır… Salonu saran sessizlikle birlikte birkaç saat sürecek bir hikayenin ilk kelimeleri dökülmeye başlar oyuncuların ağzından…


İzleyici, bu büyüleyici yolculukta kimi zaman ağlar, kimi zaman da güler… Toplumsal mesajlarla farkındalık yaratılır bazen… Düşündürür oyun, sorgulatır kendini insana…


Ancak bu yıl tüm dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan Covid -19 pandemisi dolayısıyla ne yazık ki tiyatro sanatçıları ve tiyatro severler bir çatı altında bir araya gelemedi.


Pandemi dolayısıyla Devlet, Belediye ve özel tiyatrolar 1 yıldan uzun süre perdelerini kapatmak zorunda kaldı. Alkışlarla ayakta duran ve üreten tiyatro sanatçıları da bu süreçte derin yara aldı...


KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Uzman Dramaturg İsmihan Yorgancı, bu güne özel mesajında, “Yıllardır, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nde tiyatrolar perdelerini izleyicisine ücretsiz açtı. O gün ve gece tiyatro insanları ve sevenleri için bir bayram havasında geçerdi. Günler ve geceler boyu süren oyun provaları ardından, izleyenler ile buluşmak, mukaddes bir huzurdur bizim için. Her yıl olduğu gibi bu yıl da tiyatrolar 27 Mart Tiyatrolar Günü bildirilerini yayınladı. Ancak sahnede oyun olsa da seyirci koltukları boş. İçimiz buruk. Ama geleceğe umutluyuz. Bu da geçer yahu… Dünya Tiyatrolar Günümüz Kutlu Olsun” dedi.

Yorgancı, Covid-19 dolayısıyla izole olduğumuz dönemde neler yaşadığını ve bu süreci nasıl değerlendirdiğini anlattı.


“Salgın, bizler için yeni bir durum oldu”

 Salgının, geçen yıl bu zamanlarda ada halkı olarak bizi etkilemeye başladığı dönem olduğunu hatırlatan Yorgancı, şöyle devam etti:


“İlk kapanmayı yaşadığımız günlerde, evlerimize kapandık ve çocuğumuz çoluğumuzla birbirimizi yeniden bulduk. Hayatın koşuşturması dışında da evlerimizde ailemizle beraber yapacak bir şeylerimizin olduğunu keşfettiğimiz keyifli zamanlardı.

banner134

Salgın, bizler için yeni bir durum oldu. Kendi adıma geçici bir durum ama yeni bir normal değildi. Tiyatro sanatı için yeni bir normal nasıl olabilirdi ki? Geçici bir durum; geçici bir süreç olarak zamanı nasıl lehime çevirebilirim diye düşünürken, önceden yazmış olduğum tiyatro oyunlarımı bir araya getirip, yeniden bir okuma yaptıktan sonra Dorlion Kitap Evine gönderdim. Eserlerim yayınlanmaya değer bulundu ve ilk oyun kitabım ‘Toplu Oyunlarım 1’ adı ile kitap evlerinde yerini aldı”.


Yorgancı, pandemi dolayısıyla kitap tanıtım ve imza günlerini düzenlemenin mümkün olmadığını ise üzülerek ifade etti.


 

“Uzun zaman oldu elimiz kolumuz bağlı oturuyoruz”

Girne Belediyesi Tiyatro Stüdyosu’nda ve Çatalköy Belediyesi Tiyatro Su’da çocuk ve gençlik ekiplerinin yaklaşık yedi yıldır yönetmenliğini yapan ve serbest de çalışan Yorgancı, pandemi dolayısıyla önceden yapılması planlanan birçok çalışma ve projenin yarım kaldığını bu süreçte yeni deneyimler de kazandığını söyledi.


Yorgancı anlatmaya şöyle devam etti: “Maalesef salgınla beraber çalışmalarımız da durdu. Yeni yılla beraber, yeni bir girişimde bulunup, Serdarlı Belediyesi’nde de tiyatro çalışmaları başlatmaya karar vermiştik, belediye Başkanımız Halil Kasım ile ancak son kapanma ve tiyatro adına alınan hükümet kararları ile bu mümkün olmadı. Belediyeler çatısı altında yaptığım çalışmalarda, benden hizmet alımı yapıyorlar. Yani çalışırsam kazanırım. Uzun zaman oldu elimiz kolumuz bağlı oturuyoruz. Çalışma yaptığım gençler ve yetişkinler, ne zaman çalışmaya başlayacağımız ile ilgili sorup duruyorlar.

Yakın Doğu Üniversitesi Sahne Sanatları Fakültesi, Tiyatro Bölümü’nde 2012’den beridir yarı zamanlı olarak Dramaturgi ve Tiyatro Tarihi derslerini veriyorum. Geçen yıl salgın ile beraber derslerimi uzaktan vermiştim. Bu bizim için; yeni bir deniyim yeni bir tecrübe oldu. Yeni eğitim yılında derslerimizi yüz yüze sürdürmekteyiz.  Bu yılın başında İlk kapanmamızdan sonra bir açılım yaşamıştık. Tam çalışmalarımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz derken yeniden kapandık. Eğitim Bakanlığımızın aldığı kararlar bizim için önemli. Okulların yüz yüze eğitime başlaması bizim de çalışmalara başlayabilmemiz anlamına geliyor. Bu nedenle istikrarlı bir aşılanma programı ile toplumun, öncelik sırasına göre; eğitim sektörünün aşılanması daha güvenilir ortamlarda çalışmamız için gerekli”.

“…Belirsizlik insanı yıpratıyor”

Pandemi döneminde evde kaldığı süreci “daha çok okumak ve daha çok yazmak” olarak değerlendiren Yorgancı, Çatalköy Belediyesi’nin bir süre önce açmış olduğu ve sonuçlanan kısa oyun yazma yarışmasında seçici kurul üyesi olarak görev aldı.


Düzenlenen bu yarışmaya katkı koyabilmenin mutluluğunu yaşadığını belirten Yorgancı, bu gibi etkinliklerin toplum sağaltımında önemli olduğunu söyledi. Yorgancı, toplumsal darboğazdan geçtiğimiz bugünlerde, daha çok adalete ve eşitliğe ihtiyacımız olduğunun altını çizerek insanı yıpratanın “belirsizlik” olduğunu belirtti.


“Toplumsal sağlığımız için sanatsal faaliyetlerin tamamen durması toplumsal olarak hepimizi yıpratıyor” diyen Yorgancı, internet üzerinden, konferanslarla, tiyatro oyunlarının gösterimlerini yayınlayarak, sahne ruhunu ayakta tutmaya çalıştıklarını söyledi. Yorgancı, “Tiyatro adına bu şartlarda daha ne yapabilirim diye sorguladığımda uzaktan oyun yazma dersleri verebilme ihtimalini planlıyorum. Belki içinde bulunduğumuz zamanı böyle de değerlendire bilirim diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75