Saman kamyonlarıyla kum, çakıl taşıyorlar

banner37

Makine Mühendisleri Odası Başkanı Ayer Yarkıner, ülkede araçların, standartların üstünde yük taşıdığını belirterek, bunun çok tehlikeli olduğunu ve kazalara davetiye çıkardığını söyledi; şu örneği verdi:

Saman kamyonlarıyla kum, çakıl taşıyorlar
banner90
banner8

Ceren ÖZBİL
“ÜRETİCİ FİRMANIN BELİRLEDİĞİ STANDARTIN ÜSTÜNE ÇIKIYORLAR”… Makine Mühendisleri Odası Başkanı Ayer Yarkıner, ülkede araçların yük taşıma standardının, üretici firmanın belirlediği yük taşıma kabiliyetinin üzerinde kaydedildiğini belirtti. Yarkıner, “Örneğin kendi ağırlığı 12 ton olan ve üretici firma tarafından yük taşıma ağırlığı da 15 ton olarak belirlenen bir aracın yük taşıma standardı, bizde, 27 ton olarak kaydediliyor. Yani brüt ağırlığı, yük taşıma ağırlığı olarak kaydediliyor. Böylece araç toplam 27 ton yük taşıyor ve bu da fren yapılması durumunda aracın istenilen mesafede durmamasını, karşı şeride geçmesini ve devrilmesini getiriyor” dedi

TAŞIYABİLECEĞİ AĞIRLIĞIN 2 KATI FAZLA YÜK TAŞIYORLAR… Yarkıner, “Örneğin 12 ton ağırlığı olan bir aracın yük taşıma ağırlığı 15 ton ise, bizde bu aracın yük taşıma ağırlığı 27 ton olarak kaydediliyor. Ancak bu 27 ton aracın brüt ağırlığıdır. Yani taşıması gereken yük 15 tondur. Bu araç 12 ton fazla yük taşıyor demektir. Şimdi bizde saman taşıyacak araçla, çakıl, kum taşınıyor, bu da tehlikeli oluyor” dedi.

Ülkede ağır vasıtalarla ilgili yeterli yasal düzenlemeler olmaması, kazalara davetiye çıkarıyor. Bu araçlara taşıma kabiliyetinden fazla yük yüklenmesi, fren yaptıklarında ya sürüklenmelerine, ya da devrilmelerine neden oluyor. Durum böyle olunca da kazalar kaçınılmaz oluyor.

Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Makine Mühendisleri Odası Başkanı Ayer Yarkıner, ülkede araçların yük taşıma standardının, üretici firmanın belirlediği yük taşıma kabiliyetinin üzerinde kaydedildiğini belirtti ve şöyle dedi:

“Örneğin kendi ağırlığı 12 ton olan ve üretici firma tarafından yük taşıma ağırlığı 15 ton olarak belirlenen bir aracın yük taşıma standardı bizde 27 ton olarak kaydediliyor. Yani brüt ağırlığı, yük taşıma ağırlığı olarak kaydediliyor”.

Yarkıner, “Bizde saman taşıyacak araçla, çakıl, kum taşınıyor, bu da tehlikeli oluyor” şeklinde konuştu.

Ayer Yarkıner, ayrıca ülkede hâlâ araç kategorilerinin belirlenmediğini ifade etti ve “Binek oto sınıfı nedir”, “yük taşıma sınıfı araçlar nedir”, “römork sınıfı nedir” ve “iş makinesi sınıfı nedir” diye sordu.

“Bu yolun Karayolları Dairesi Müdürü tarafından açılması gayrı yasal”

Makine Mühendisleri Odası Başkanı Ayer Yarkıner, Resmi Gazete’de yayınlanan kararda, Girne girişi ile St. Hilarion arası olan yolun 5 bin kilogram ve üzerindeki ağırlıkta olan araçlara trafik yol güvenliği ve kamu düzeni açısından açılması gerektiğinin yer aldığını anımsatarak, şöyle konuştu:

“Bu yazıyı Karayolları Dairesi Müdürü imzaladı ve bu yetkiyi de Fasıl 83’ün 4’üncü maddesinden aldığını belirtiyor.

Bu yolun Karayolları Dairesi Müdürü tarafından açılması da, kapanması da gayrı yasaldır.

Karayolları Dairesi Müdürü, sadece düzenlemeler getirebilir ve tehlike yaratan bir konu tespit ederse, yolu kapatabilir. Yani kapalı bir yolu açma yetkisi yoktur.

2008’den beri zaten bu konularla ilgileniyorum ve o zamandan beri bütün çıkan kararlar, daha önceki bakana, müsteşara anlatıldı.

Bu yol açılacaksa düzenleme yapılması gerekir. Diğer yollarda da aynı düzenleme yapılması gerekir. Ancak “o yollarda bu düzenlemeler ihmal ediliyor, hiç olmazsa bunda ihmal etmeyin” dedik ve o dönemdeki bakan Tolga Atakan bu yolu açmadı.

Kamu yolları koruma mevzuatında da bu madde, “Karayolları Dairesi Müdürü, zaman zaman Resmi Gazete’de yayınlayacağı bir bildiri ile yola zarar verme ihtimali bulunan, bulunduğuna inandığı, bildiride belirtilecek olan herhangi bir taşıt aracının, kamu yolunu kullanmasını yasaklayabilir veya düzenleyebilir” şeklindedir.

Biz yol açıyoruz ve düzenlemedik de… Orada trafik yol güvenliği açısından nasıl bir güvenlik görüldü de açıldı?

Bu yolu St. Hilarion’a kadar açmak, Lefkoşa’ya kadar açmak anlamına geliyor.

St. Hilarion Tepesi’ne gelindiğinde, orada kaçacak başka bir varyant yoktur.

Hız radarlarının olduğu yere kadar olan yolda başka sapma yeri yoktur. Bu da demektir ki oraya gelen araç rampadan aşağıya inecek.

O rampa ise 2016 yılında kaza yapılan Tüfekçi Ltd. önündeki rampanın bir benzeridir. Ona yakın derecedir yani 16-18 derece civarıdır.

Şimdi o kazadaki TIR gibi araçlar bu yoldan aşağıya inmeye başlayacak. Oradaki hız limiti ise 80 kilometre… Radara kadar hız limiti 80 kilometre… Bu araç 50 kilometrede bile o yolda gidemez.

Bu araçların hiç biri karayollarına uygun değildir.

Bunun suçlusu da araç sahipleri değil, devletin ta kendisidir.

Dağyolundaki TIR’ın durumuna baktığımızda da bu aracın taşıma kabiliyeti, kendi yük taşıma kabiliyetinin 15 kg üzerindedir.

Bunun gibi araçlar hiçbir düzenleme yapılmadan bu açılan yolu kullanacak.

Bu araç kazada duramamıştı. Rampayı çıkmış olmasına rağmen, frene basmış olmasına rağmen, bu araç duramamıştı. Çünkü üzerinde fren yoktu. Şimdi bu aracın frenlerinin düzenlemeye ihtiyacı yok mu? Var. Neden bu düzenlemeler yapılmadan bu yol açıldı?”.

“Gerekli önlemler alınmalı”

Ülkede bir yolun birim zamandaki yoğunluğunun bilinmediğini kaydeden Ayer Yakıner, şöyle devam etti:

“Girne girişi ile St. Hilarion arası olan yol Dağyolu’ndan daha az yoğun olan bir yol mu? Gerekçe olarak Dağyolu’nun yoğun olması söylendi.

Bunları ölçmek Karayolları Dairesi’nin görevidir. Ayrıca bu yolu açarken levhalar incelenmeli, işaret doğru mu, değil mi kontrol edilmeli, bakımı yapılmalı, ağır vasıtaların gideceği şerit belirlenmeli ve ağır araçların yük taşıma kabiliyetleri ile ilgili standartlar belirlenmeli”.

“Kum havuzları da tehlikeli”

Ayer Yarkıner, mühendisliğin, borudan akan su gibi olduğunu belirtti ve her gün gelişerek devam ettiğini söyledi. Mühendislerin riskleri gördükçe o riskleri ortadan kaldıracak tasarımları yaptığını kaydeden Yarkıner, şunları kaydetti:

“Ağır araçların havalı frenleri var.

Bu havalı frenlerin, fren basıncı örneğin 12 bar ise ve 12 barda yüzde 63 civarında hava kaçağı varsa, o zaman frenlerin emergency break sistem denilen acil fren sistemi devreye girer ve aracı kilitler.  Bu nedenle kum havuzu ihtiyacı çağdaş değildir.

Eğer biz, araçlarımızı Avrupa’daki gibi çağdaşlaştırırsak, kum havuzuna ihtiyaç yoktur.

Ayrıca kum havuzunun da riskleri vardır. Ağır bir kamyonun rampayı inerken frenlerinde bir arıza olduğunu düşünün.

banner134
Aracın üzerinde de 30 ton yük varsa, bu 30 ton yükle bir tabela gördü ve onda da kum havuzu bin 500 metre ileride yazıyor. 40 kilometre ile giderken bin 500 metreyi gitmesi için 40 dakikaya ihtiyacı vardır. Tespit ettiğinde o hızını koruyabilse bile kum havuzuna ulaşmak için en az 3-4 dakika ister. Ancak frenler sorun yarattığı için o yer çekimi kuvvetinde en az 4 metre saniyede ivme kazanacak. Yani bir dakika sonra o aracın hızı 150 kilo metreye çıkar, iki dakika sonra 300 km’ye çıkar ve değil fren, dağ bile o aracı durduramaz.

Bu kadar teknik bilgi zafiyeti ile trafiğimiz yönetilmeye çalışılıyor. Artık bunların bitmesi gerekir”.

Ülkede, araçların yük taşıma ağırlık standardı, üreticinin yük taşımada belirlediği standartların üstündedir”

Yarkıner, ülkede araçların yük taşıma standardının üreticinin belirlediği standartların üstünde kaydedildiğini belirtti ve şunları anlattı:

“Örneğin 12 ton ağırlığı olan bir aracın yük taşıma ağırlığı 15 ton ise, bizde bu aracın yük taşıma ağırlığı 27 ton olarak kaydediliyor. Ancak bu 27 ton aracın brüt ağırlığıdır. Yani taşıması gereken yük 15 tondur. Yani bu araç 12 ton fazla yük taşıyor demektir.

O zaman durma mesafesi de bir o kadar artıyor. Bu nedenle bu araçlar yolda duramıyor, karşı şeride geçiyor. Aracın tasarımını makine mühendisleri yapıyor. Aracın yük taşıma kabiliyetini makine mühendisleri belirliyor. KKTC’nin Ulaştırma Bakanlığı’nın ya da Karayolları Dairesi’nin böyle bir yetkisi yoktur”.

“Şartlar olmalı”

Ayer Yarkıner, üstyapılı araçların yol uygunlukları ile ilgili İmal Tadil Montaj Tüzüğü denilen tüzüğü yaptıklarını söyledi ve “Şimdi bizde saman taşıyacak araçla, çakıl, kum taşınıyor, ancak aynı ağrılıkta değildir ve bu da tehlikeli oluyor” dedi.

Yollarda seyreden bu araçların hepsinin muayenesinin de kaydının da olduğunu belirten Yarkıner, Araç Kayıt Dairesi’nde gümrüğü ödenen aracın uygunluğuna bakılmadan kaydedildiğini ifade etti.

Yarkıner, ikinci el olarak ithal edilen araçların mutlaka ithal edildiği ülkede yaşla birlikte kullanımı ve egzos emisyonunun uygun olması şartı aranması gerektiğini söyledi.

Ayer Yarkıner, bizim ülkemize İngiltere’den gelen araçların hurdaya gidecek araçlar olduğunu da savundu.

“Ülkede hâlâ araçların kategorileri belirlenmedi”

Ayer Yarkıner, ülkede hâlâ araç kategorilerinin belirlenmediğini söyledi ve “Binek oto sınıfı nedir, yük taşıma sınıfı araçlar nedir, römork sınıfı nedir ve iş makinesi sınıfı nedir, bilinmiyor” dedi.

Yarkıner, 40’a yakın bir sınıf belirlendiğini ancak bunların mesnetsiz olduğunu ifade etti ve şu şekilde konuştu:

“Bunun düzeltilmesini istedik, yapılmadı. Resimleri ile birlikte bunu hazırladık. Her aracın sahip olması gereken regülasyonu da yazdık. Yani burada binek otoların sahip olması gereken regülasyon ve benzerleri anlatılıyor. Bunları Türkçeleştirdik”.

“Polis bu şartlarda denetim yapamaz”

Ayer Yarkıner, polisin de denetlemiyor diye eleştirilmesine değindi ve “polis neyin denetimini yapacak? Polisin elinde araçların regülasyonunu, sistemini gösteren doküman yok. Nasıl denetlesin” diye sordu.

Yarkıner, şu an yürürlükte olan mevcut tüzükte kamyonun boyunun 9.10 santimetreden uzun olamayacağının, genişliğinin 2.4 metreden daha geniş olamayacağını ve yüksekliğinin de 3 metreden daha yüksek olamayacağının yer aldığını söyledi ancak adada böyle bir kamyon olmadığını ifade etti.

“Birçok tüzük ve proje hazırladık”

Ayer Yarkıner, Araç Muayene İstasyonları İşletme Tüzüğü ve Araç Yol Denetim Tüzüğü’nü hazırladıklarını söyledi. Yarkıner, şöyle konuştu:

“Şu anda çekici araçların tanımı bizim mevcut mevzuatta yoktur. Yasal değildir.

Üstyapılı araçların, üst yapıları ile ilgili tasarımları ne olması lazım diye çalıştık. Örneğin damperli bir kamyon eğer damperi inmemişse 5 kilometre üzerinde gitmeyecek.

Çöp kamyonunun eğer arkasında bir çalışan varsa, geri vites konulduğunda gitmeyecek, bunların çalışmasını yaptık.

Ayrıca araç hız limitleri ile ilgili çalışma yaptık. Hâlâ takometreyi yasalaştırmadık. Üstyapılı bir aracın bunun başka bir araca nasıl dönüştürülebileceğinin projesini yazdık”.

“Araç ağırlık ve yükleri sensörle ölçülebilir”

Yarkıner, Araç Muayene İstasyonları’nın taslak tüzüğü onaylanmadan araç muayene istasyonlarının özelleştirilmesi planı yapıldığını belirtti ve önce mevzuatın yapılıp, nerede eksik olduğunun belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Makine Mühendisleri Odası olarak da bu konuda hiçbir ücret talep etmeden proje konusunda gerekli desteği vermeye hazır olduklarını söyleyen Yarkıner, “Sensör vasıtası ile artık aracın yolda giderken hem ağırlığı, hem boyutu ölçülebilir, hem de her bir dingile maruz kalan yük ölçülebilir. Bunlar çok kolay kullanılabilecek bir sistemdir. Hem de sağlayacağı gelir, yatırımı karşılar. Bunların üç ya da dört tane kurulması gerekir” dedi.

“AB, Araç Muayene İstasyonları özelleşsin diye olumlu bir rapor vermedi”

Hiçbir zaman Avrupa Birliği’nin ülkemizde araç muayene istasyonlarının özelleştirilmesi ile ilgili olumlu bir rapor vermediğini ifade eden Yarkıner, şunları kaydetti:

“Avrupa Birliği hiçbir zaman resmi kurumlarımız araç muayene istasyonlarını özelleştireceğiz diye bir taahhütte bulunmadı.

Özelleştirme idari bir faaliyettir.

Ben bir makine mühendisi olarak araç muayene işleminin bir kamusal işlem olup, özelleştirilmemesi gerektiği görüşündeyim. Özelleştirilmesi tekelciliğe sebebiyet verir, imtiyaz sağlar. 

Ancak ekonomik şartlardır ve ülkeyi yönetenler bunu ekonomik olarak değerlendirebilir.

Pozisyonunu bozmadan, denetim, idare ve ita amirliği pozisyonunu bozmadan sadece fiili olarak teknik olarak muayeneyi özelleştirebilir. Yap işlet devret şeklinde…

O sistem kurulduktan sonra tekrar üzerine alır ve araç muayene istasyonu devletin kontrolünde yine çalışır”.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75