Sayıştay üyeliği seçimi 13 Mart'a ertelendi

banner37

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu bugün 7 saati aşkın süren toplantısının son bölümünde, geçen haftadan beri gündeminde bulunan Sayıştay Üyeliği seçiminin; Başbakan Yardımcısı, Maliye Bakanı, DP Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın önerisiyle Başsavcılık’tan görüş gelmesi amacıyla 13 Mart’a kadar ertelenmesini oy çokluğuyla kabul etti.

Sayıştay üyeliği seçimi 13 Mart'a ertelendi
banner90

Toplantıda Sayıştay Komitesi’nin Birleştirilmiş Yeniboğaziçi Belediyesi’nin 2006-07 Mali Yılı Kesin Hesap Sayıştay Denetim Raporu” Komite Başkanı CTP Milletvekili Teberrüken Uluçay tarafından okundu.

Ardından, Dilekçe ve Ombudsman Komitesi’nin “Ertech Ltd.in Direktörü Sadi Erdendoğ’un Başvurusu Üzerine Hazırlanan Denetçi Raporu”, “Hasan Yıkıcı ile KTAMS’ın Başvurusu Üzerine Hazırlanan Denetçi Raporu” ile “Yeşim Saygılı’nın Başvurusu Üzerine Hazırlanan Denetçi Raporu” komite başkanı Fazilet Özdenefe tarafından okundu.

Başbakan Yardımcısı, Maliye Bakanı, DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, “Hasan Yıkıcı ile KTAMS’ın Başvurusu Üzerine Hazırlanan Denetçi Raporu”na ilişkin söz aldı.

Denktaş, AB Koordinasyon Ofisi’nin yasal dayanağı olmayan, Bakanlar Kurulu kararı ile oluşturulmuş bir ofis olduğunu yasal statüsü bulunmadığını söyledi.  Denktaş, Bakanlar Kurulu’nun, ofise istediği kişiyi yönetici olarak atayabileceğini ifade etti.

Denktaş’tan erteleme önerisi

Başbakan Yardımcısı, Maliye Bakanı, DP Genel Başkanı Serdar Denktaş,  Hukuk Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesi’nin “Sayıştay Üyeliği Başvurularının Değerlendirilmesine İlişkin Rapor”una yönelik öneri sundu. Denktaş, Savcılıktan görüş gelinceye kadar Sayıştay üyeliği seçiminin 13 Mart tarihine kadar ertelenmesi önerisini sundu. Öneri oy çokluğuyla kabul edildi.

Yükseköğretim (Değişiklik) Yasa Tasarısı” kabul edildi

Bu arada Üst Kademe Yöneticiliği Yapan Kamu Görevlilerinin Atanması Hakkında (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile “Yükseköğretim (Değişiklik) Yasa Tasarısı” görüşülerek, oy çokluğuyla kabul edildi.

Daha sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yükseköğretim (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın görüşülmesine geçildi.

Burada ilk sözü CTP milletvekili Ahmet Gülle aldı.

Gülle: Olumsuz oy vereceğiz

CTP milletvekili Ahmet Gülle yasa tasarısına olumsuz oy vereceklerini söyledi. Gülle, yükseköğretim ve YÖDAK ile ilgili düzenlemelere büyük önem verdiklerini söyleyerek, turizmin öncelikli sektör olduğunu ancak yükseköğretimin de çok önemli bir alan olduğunu belirtti.

Gülle, bu konuda da çok sayıda üniversite ve öğrencinin olmasının eğitim kalitesine gerekli nitel değişimi artırımı sağlayamadığını, bunun; üniversitelerin çalışmalarını düzenleyecek, bağımsız özerk etkin bir kurumla mümkün olabileceğini belirtti.

YÖDAK kararlarının yeterince önemsenmemesi sonucunda, yeterince hızlı ve etkin olmayan bir süreç yaşandığını ifade eden Gülle, üniversitelerin nitelik ve saygınlığını artırmanın YÖDAK’ın gücü ve etkinliğinin artırılmasıyla mümkün olabileceğini söyledi.

Gülle, YÖDAK Yasası’nda belli düzenlemeler yapıldığını bunların bir kısmının olumlu olduğunu, ancak hükümet ve bakanlığın “siyasi iradeyi önde tutma yaklaşımını” belli noktalarda aşamadıklarını belirtti.

YÖDAK üyelerinin atanması noktasında özerk yapıyı güçlendirme amacında olduklarını söyleyen Gülle, siyasi iradenin etkin rol üstlenme isteğini kıramadıkları noktalardan birinin üniversite açma ön izni olduğunu, bakanlığın ilk başvurunun Milli Eğitim Bakanlığı’na yapılmasını istediğini, kendilerinin ise bu izin için ilk başvurunun YÖDAK’a yapılmasını istediklerini belirtti.

Dinçyürek: Devlet politikası oluşturulması bekleniyor

Bağımsız milletvekili Hakan Dinçyürek, yasa tasarısının üniversitelerin çalışma düzenini düzenleyen bir yasa tasarısı olduğunu, ancak tasarının ülkedeki yükseköğretim ile ilgili devlet politikası oluşturulmasına olanak sağlamasını beklediğini söyledi.

Dinçyürek, üniversite sayısının artmasının bir “kabus olarak görülmemesi” gerektiğini söyleyerek, izinlendirilen üniversiteler konusunda bakandan bilgi talep etti.

Üniversite açma izinlerinin koşullu verilmesi gerektiğini dile getiren Dinçyürek, hangi bölümlerde nasıl eğitim verileceğinin bilinmesi gerektiğini kaydetti. Dinçyürek, izinlerin rant kapısı oluşturmasının engellenmesini istedi.

İzinlerin koşullara uygunluğunun da denetlenerek, gerekirse izinlerin ve lisansların iptal edilmesi gerektiğini söyleyen Dinçyürek, eğer bu denetimler yapılmazsa, yakın gelecekte bu alanda sorunlar yaşanacağını belirtti. 
Dinçyürek, öğrenci sayısındaki artışın başarı göstergesi olmadığını, gerekli adımlar atılmazsa sektörün çökebileceğini söyledi.

Üniversitelerin denetlenebilmesi için YÖDAK’ın kurumsallaşması gerektiğini dile getiren Dinçyürek, yasanın bunu sağlamayacağını savundu.
Dinçyürek, olumlu oy vereceğini ancak yasa tasarısına ilişkin bazı önerilerde bulunacağını belirtti. 

Şahali: YÖDAK yeniden yapılanmalı

CTP milletvekili Erkut Şahali, YÖDAK’ın yeniden yapılanmasının amaçlanması gerektiğini, kurumun üniversiteler açısında hayati bir görevi olduğunu belirtti. 
Şahali, yükseköğrenim sektörü ifadesinin yanlış olduğunu, sektör olarak bakılan bir şeyin ekonomik açıdan değerlendirildiğini ve bunun akademik boyuta uygun olmadığını söyledi.

banner9
YÖDAK’ın hak etmediği bir şekilde anıldığı bir dönem yaşadığını söyleyen Şahali, adli bir süreç de yaşandığını kaydetti ve bu durumun bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.

Şahali, YÖDAK’ın üniversitelerin işlemlerini yürüten ve kurulacak olan üniversitelerin ilk başvuru adresi olması gerektiğin ancak yasa tasarısının bu yetkiyi Milli Eğitim Bakanlığı’na verdiğini kaydetti.

Bunun özerklik kavramıyla çeliştiğini söyleyen Şahali, bu noktada bir değişiklik önerisi sunacaklarını ifade etti.

Şahali, standardizasyonun önemine işaret ederek, bu alanda YÖDAK’ın yetki sahibi olması gerektiğini belirtti.

Tam bağımsız bir YÖDAK’ı yaratmayı görev olarak gördüklerini dile getiren Şahali, Meclis’te çoğunluğu elde ettikleri zaman bu konuyu öncelikli olarak değerlendireceklerini ifade etti.

Angolemli: Adli olayların çoğu öğrenciler tarafından gerçekleşiyor

TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli, ülkeye gelen öğrencilerin güvenliğini sağlamak gerektiğini, ülkede yaşanan adli olayların çoğunun öğrenciler tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.

Güvenliğin sağlanamadığı bir ülkeye kimsenin öğrenci göndermek istemeyeceğini belirten Angolemli, “Gün gelecek evimizden dışarı çıkamayacağız” dedi.

Angolemli, polis sayısının da yeterli olmadığını belirtti.

Üniversitelerin esnafın can damarı olduğunu söyleyen Angolemli, bunun düzgün bir şekilde denetlenmesi gerektiğini ifade etti.

DAÜ ve LAÜ’de partizanca uygulamalar bulunduğunu savunan Angolemli, özerk olamayan bir kurumun sonunun çöküş olacağını belirtti.

Angolemli, yasa tasarısı ile özerk bir yapının teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.
Üniversite öğrencisi olarak ülkeye gelip kaçak işçi olarak çalışanlar bulunduğunu söyleyen Angolemli, bu konunun araştırılması ve ortak çalışma yapılması gerektiğini kaydetti.

Arabacıoğlu: Tartışmalar yasanın içeriğinden uzaklaştı

DP milletvekili Mustafa Arabacıoğlu, meclis tartışmalarında yasanın içeriğinden uzaklaşıldığını ve YÖDAK konusunda odaklanıldığını belirtti.

Arabacıoğlu, İTÜ VE ODTÜ ile ilgili YÖK’ten gelen uzmanların denetim yaparak, bakanlığa rapor verdiğini söyleyerek, ülkedeki diğer üniversitelerle ilgili böyle bir denetim raporu sunulmadığını, denetim yapılmadığını ifade etti.
Arabacıoğlu, YÖDAK’ın Anayasal bir kurum olması gerektiğini söyledi.

Yükseköğrenimle ilgili kararları vermesi gerekenin siyasi erk olduğunu ancak denetimi yapanın YÖDAK olması gerektiğini ifade eden Arabacıoğlu, atanan YÖDAK üyelerinin Cumhurbaşkanı’na karşı sorumlu olacağını kaydetti. 
Arabacıoğlu, yasa tasarısında YÖDAK’a birçok yetki verildiğini, özerk bir yapısı bulunduğunu söyledi.

YÖDAK’ın etkin ve fiili denetleme yapabilmesi

Milli Eğitim Bakanı Özdemir Berova, hükümet programına YÖDAK’ın etkin ve fiili bir denetleme yapabilmesi konusunu koyduklarını belirterek, üzerlerine düşen görevi yaparak, bu unsurları hayata geçirmek üzere olduklarını ifade etti.

Berova, yasa tasarısı ile ilgili görüşlere teşekkür ederek, muhalefet partilerinin eleştirilerinin YÖDAK’ta siyasi iradeyi etkin hale getirmeleri yönünde olduğunu, ancak bu partilerin aslında bunu desteklediğini belirtti. 
Berova, yasa tasarısı ile YÖDAK’ın gerçek anlamda özerk bir kurum hale gelmesi için yetkilerle donatıldığını ve kendine düşen görevi bilfiil yerine getirmesi için gerekli yetkilerin verilmiş olduğunu ifade etti.

YÖDAK Başkanı’nın Cumhurbaşkanı tarafından seçileceğini ve görevden almayı da Yüksek Adliye Kurulu’nun yapacağını söyleyen Berova, YÖDAK Başkanı’nın görevi kötüye kullanması halinde, görevden alınmasını sağlayacak kurumun da net hale geldiğini belirtti.

Berova, üyelerin görevden alınma şeklinin Yüksek Adliye Kurulu tarafından yapılacağını, bunun özerkliğe yönelik en önemli gösterge olduğunu ifade etti. Yarı zamanlı üyeliğin de ortadan kaldırıldığını tam zamanlı üyeliğin getirildiğini söyleyen Berova, tam bağımsız görev yapacak üyeler ve kurum oluşturulduğunu belirtti.

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Berova, yasa tasarısı ile ilgili YÖDAK’a çağdaş değişiklikler yaptıklarını kaydetti. 

Ana muhalefetin bazı önerilerine olumlu baktıklarını söyleyen Berova, sonuçta yasa ile YÖDAK’ın özerk bir kurum haline getirileceğini belirtti. 
Konuşmaların ardından yasa tasarısı oy çokluğuyla kabul edildi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu bugünkü çalışmalarını saat 18.20’de tamamladı.

Genel Kurul bir sonraki toplantısını yarın saat 10.00’da yapacak.

 

Güncelleme Tarihi: 07 Mart 2017, 07:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner108

banner107

banner88

banner96