Sayıştay’ın LTB raporuna bakın, okuyun, ders alın, yapmayın!

banner37

Lefkoşa Türk Belediyesi’nde, en yoğun grevlerin yapıldığı dönemde, çalışanların örgütlü olduğu Belediye Emekçileri Sendikası’nın başkanı olan Savaş Bozat, hem belediyelerdeki krizleri değerlendirdi, hem de belediye başkanlarına bir tavsiyede bulundu

Sayıştay’ın LTB raporuna bakın, okuyun, ders alın, yapmayın!
banner90

“4 YIL GEÇTİ”… LTB’de en yoğun grevlerin yapıldığı dönemde çalışanların örgütlü olduğu Belediye Emekçileri Sendikası’nın (BES) Başkanı olan Savaş Bozat, o dönemde belediyede yaşanan krizin Sayıştaylık tarafından 2015 yılında raporlanıp yayınlandığını belirtti. Ancak bunun üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen hâlâ savcılık tarafından bir adım atılmadığını kaydeden Bozat, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da yapılmadığını ifade etti

“NE YAPILMAMASI GEREKİYORSA YAZIYOR”… Bozat, tüm belediye başkanlarına da tavsiyede bulunarak, “Sayıştay’ın, Lefkoşa Türk Belediyesi ile ilgili 2008-2011 yıllarını kapsayan raporunu alın ve okuyun. Orada, bir belediyede ne yapılmaması gerekiyorsa yazıyor. Sakın ha orada yazanları yapmayın” dedi.  Bozat, bu raporda, belediyelerde işlenebilecek tüm suçların yazılı olduğunu söyledi

“3 AY SÜRE TANINDI ANCAK ÖDEMEDİLER”… Savaş Bozat, Sayıştay raporuna göre, belediyenin uğratıldığı zarar için ismi geçen kişilerden belli miktarlarda tazminat talep edildiğini ve bu tazminatı ödemeleri için de 3 ay süre verildiğini anlattı. Ancak bunlardan sadece bir tanesinin belediye veznesine ödeme yaptığına dikkat çeken Bozat, gerisininse ne ödeme yaptığını, ne de aklanmak için yargıya başvurduğunu belirtti. Bozat, ayrıca raporda kimden ne kadar ve ne nedenle bu miktarların talep edildiğinin de yazılı olduğunu kaydetti

“10 GÜNDE YASA DEĞİŞTİ”… Savaş Bozat, geçmişte yaptıkları grevlerden de söz ederek, 1995 yılında yaptıkları bir grevden örnek verdi. O dönemde belediyelerin katkı payının yüzde 2,5 olduğunu kaydeden Bozat, sokağa inmelerinden 10 gün sonra, dönemin hükümetinin yasayı değiştirdiğini ve belediyelerin katkı payının yüzde 2,5’ten yüzde 4,5’e çıkarıldığını anlattı

Ceren ÖZBİL


Lefkoşa Türk Belediyesi’nde (LTB) en yoğun grevlerin yapıldığı dönemde, çalışanların örgütlü olduğu Belediye Emekçileri Sendikası’nın (BES) Başkanı olan Savaş Bozat, hem belediyelerdeki krizleri değerlendirdi, hem de LTB çalışanlarının sokağa indiği günleri anlattı.

Bozat ayrıca, tüm belediye başkanlarına da tavsiyede bulunarak, “Sayıştay’ın, Lefkoşa Türk Belediyesi ile ilgili 2008-2011 yıllarını kapsayan raporunu alın ve okuyun. Orada, bir belediyede ne yapılmaması gerekiyorsa yazıyor. Sakın ha orada yazanları yapmayın” dedi.

Bozat, bu raporda belediyelerde işlenebilecek tüm suçların yazılı olduğunu ifade etti.

“İlk başta ‘iftira atmakla’ suçlandık”

Savaş Bozat, LTB’de krizin patlak verdiği dönemi anlattı ve sendikanın, bu krizin başladığı dönemdeki tepkilerinin bazı kesimler tarafından “iftira atmak” olarak yorumlandığını söyledi. Ancak daha sonra gerçeğin ortaya çıktığını söyleyen Bozat, şöyle konuştu:

“Lefkoşa Türk Belediyesi’nin beşinci başkanı ve Lefkoşa halkından en çok oyu alan başkan… Ancak 14 ay sonra bizim sendika yönetimini devralmamızın ardından istifa ediyor.


Burada sorun yasalar değil. Yasalar güzel ancak uygulanmıyor. Bu nedenle de birçok belediyede sorunlar yaşanıyor. Bugün bile sorunlar var.


Bizim sokağa çıkmamızın ardından bu belediye başkanı istifa ediyor. Geriye dünya kadar borç kalıyor. Çok ciddi bir borç yükü ve yapılanması gereken borçlar vardı.


Cemal Bulutoğluları ayrıldıktan sonra da belediyede üç tane seçim oldu. Bir ara seçim oldu. Kadri Fellahoğlu kazandı, ardından iki seçim daha oldu, şimdiki başkan kazandı.  


Halk ‘biz bunlardan çok çektik. Artık bunları göreve getirmek istemiyoruz’ dedi.


Bilindiği üzere Bulutoğluları, ilk seçime DP’den katıldı, ardından kısa bir süre sonra da UBP’ye geçti.


Bu olayın başında da hep bu iki parti vardı. Lefkoşalı artık uyandı. Biz o yıllarda da bu durumu anlatmıştık. Biz bunları söylediğimizde “yalan söylersiniz”, “iftira atarsınız” diye bazı siyasilerden eleştiri aldık”.
 

“Ne zaman dava açılacak?”

Lefkoşa Türk Belediyesi ile ilgili 2015 yılının haziran ayında, Sayıştaylık tarafından bir rapor yayınlandığını kaydeden Bozat,  bu raporun savcılık, polis ve başbakanlığa ulaştığını kaydetti.

Ancak bu konuda bir adım atılmadığını belirten Bozat, şöyle devam etti:

“Peki ne yapıldı? 2019 yılına geldik. Herhangi bir soruşturma başlatıldığını duymadık. Neyi beklerler? Bu, devlet kurumlarının çalışmadığı anlamına gelir.


Burada açılan davada, belediye başkanı ve meclisin aldığı bir kararla ilgilidir. İnsan buna da yanar.


4 senedir neden bir şey yapılmadı? Polis neden bir şey yapmıyor? Savcılık ne yapıyor? Ne aşamadır diye bilgi vermeleri gerekir.


Herhangi bir bilgimiz de yok. Ne zaman dava açacaklar, açacaklar mı? Bu konularda detaylı bilgi veren kurum yok.


Mehmet Harmancı, 2017’de bu dava için başvurdu. 2019’a geldik ve şimdi görüşülmeye başladı. 2 yıl da öyle geçti. Bu alınan karar 2017’den beri mahkemededir”.

“Ödemeleri için 3 ay süre tanındı, ancak ödemediler”

Bozat, bu rapor çıktığında hapislik cezası olmadığını ve raporda bazı yolsuzluklar, usulsüzlükler ve yasa dışı harcamaların yer aldığını belirtti.

Bu doğrultuda da herkese ödemesi gereken bir miktar çıkarıldığından söz eden Bozat, bu ödemelerin de nedenleri ve niçinlerinin de raporda yer aldığını ifade etti.  

Savaş Bozat, buna rağmen tek ödeme yapanın bir belediye personeli olduğunu söyledi ve gerisinin ne ödeme yaptığını, ne de aklanmak için mahkemeye başvurduğunu söyledi. Bozat, şunları kaydetti:

banner9

“Hepsi de yasalara bağlıdır. Bu yasa da derki ‘en geç 3 ay içerisinde bu miktarı belediye veznesine yatırın’. Bunlardan sadece bir kişi, o da çalışan, 2 bin 222 TL açığı vardı, geldi, belediye veznesine yatırdı. Şu anda da açılan bu davadan muaftır. Çünkü Sayıştaylığın kararlarına saygı duydu ve gelip, kapattı. Bir de örnek oldu.


Diğerleri de ödeseydi bu konu kapanacaktı. Mahkemede de merak ederim nasıl savunma yapacaklarını… Yargı yolu demokrasidir, hakkını arayabilirsin. Ancak benim adım çıksaydı, savcılık ve polis böyle sorumsuzca hâlâ bu işi oyalasaydı, ben vicdanen rahatsızlık duyardım ve kendim dava açardım. Çünkü ben bu açığı vermedim ve ben, suçsuzum diye konuyu yargıya taşırdım. Hangisi açtı? Hiç biri açmadı.


Bunlar ülkeyi yönetenler, bir kısmı da belediyeyi yönetenlerdir.

Bu rakamın 2015 yılında 10 milyon TL civarında saptandığını düşünürsek, o günden bugüne bu rakam ciddi oranda artmıştır.


TL, döviz karşısında değer kaybetmiştir. Bu süreç içerisinde belediyenin kaybı kat ve kat artmıştır.


Bu borçlar kapansaydı belediye ne kadar avantajlı olacaktı. Bu toplanan para da halka hizmet olarak geri dönecekti”.
 

“Yoksulluk bütçesinden ödeme yapıldı”

Bozat, belediyenin, çalışanlarının sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı ödemelerini yapmadığı dönemde belediye başkanının hasta olan bazı kişilere yardım amacıyla yoksulluk fonundan ödeme yaptığını anlattı.

Bu durumun da yine Sayıştay raporunda ortaya çıktığını kaydeden Bozat, konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Bir dönem, çalışanların sosyal sigortası yatmıyor. Birileri hasta olduğunda, ya da çocukları hasta olduğunda, gidip belediye başkanına söylüyordu. Cemal başkan da acıyıp, bir miktar para verirdi. Bu parayı da belediye bütçesindeki yoksul ve fakirlere verilecek paradan ödüyordu. Bu da zaten Sayıştay Raporu’nda ortaya çıktı.


Sen kalktın belediye başkanı olarak acıdın ve bu parayı verdin ancak bütçeye de eklerken o kaleme koydun. Bunun üzerine de bu parayı alan o çalışanlar polise çağrıldı ve ifadeleri alındı.


Belediye başkanı umarım bu sorunun cevabını yani neden bu bütçeden para verdiğini söyler de biz de cevabını buluruz”.
 

“Belediyeler zor durumda”

Savaş Bozat, bir önceki hükümet döneminde yani 2018’de, “belediyelere geçmişten gelen sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı borçları için bir taksitlendirme yapılacak ve 2018’de katkı payından kesilecek” denildiğini ancak 4’lü koalisyon hükümetinin bunu 2020’ye ertelediğini söyledi.

2020’nin arifesine gelindiğinden söz eden Bozat, “Nasıl ödenecek, şartlar nedir? Bugün oldu herhangi bir çalışma başlatılmadı. Sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı dışında devlete vergi borçları da var. Belediyelerde de reform dillerinden düşmez. Ancak atılan bir adım da yok” dedi.  

“Bu raporu okuyun ve suçları öğrenin”

Belediye başkanlarının Lefkoşa Türk Belediyesi ile ilgili hazırlanan Sayıştay Raporunu okumasını isteyen Bozat, “Bunu dikkate almasınlar. Burada yazılanın tersini yapsınlar. Burada hep suçlar yazılıdır. Burada yazılanların tersini yaparlarsa bölgelerine de hizmet vermiş olurlar. Belediye başkanlarına ve meclis üyelerine tavsiyemdir, açsınlar okusunlar” şeklinde konuştu.

“10 gün sokağa indik, katkı payı yüzde 2,5’ten yüzde 4,5’e çekildi”

Savaş Bozat, geçmişte yaptıkları grevlerden de söz ederek, 1995 yılında yaptıkları bir grevden örnek verdi.


O dönemde belediyelerin katkı payının yüzde 2,5 olduğunu kaydeden Bozat, sokağa inmelerinden 10 gün sonra, dönemin hükümetinin yasayı değiştirdiğini ve belediyelerin katkı payının yüzde 2,5’ten yüzde 4.5’e çıkarıldığını anlattı.  Bozat, şunları söyledi:


“51/95 sayılı yasa nasıl geçti? Yıl 1995… Belediyeler yine çok ciddi bir bunalımda… Mali kriz var. Maaş ödeyemeyecek durumda… Devletin verdiği katkı yüzde 2,5… Bütün belediyeler tıkandı. LTB de tıkandı.


İstediler yeni bir yasa çıksın ve katkı artsın. Aylarla tartışma yapıldı. O zaman ben sendikada genel sekreterdim. Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı da Şemi Boray’dı. O dönemde Belediyeler Birliği başkanıydı da…  


Aynı sıkıntıları belediye başkanı da yaşıyordu. Kendisine sorduk “Başkan ne yapacaksınız”. O da dedi ki “görüşüyoruz konuşuyoruz”…


“Başkan bu işin çözülmesini ister misiniz?” diye sorduk. O da “tabi isterim. Uyku girmez gözüme… Yatırım projelerim var, gerçekleştiremiyorum. ” dedi. Biz de dedik, “Biz grev yapacağız”. Şaşırdı.


Ancak başka türlü olmayacağını anlattık. “Yapacaksınız da yasa geçecek mi?” diye sordu. Biz de geçeceğini söyledik ve Belediyeler Birliği başkanı olarak tüm belediye başkanlarını alarak yanımızda durmasını istedik.


Onun aleyhine yapmadığımızı ve bunun toplumsal sorun olduğunu anlattık.


O dönemde de DP-CTP hükümeti vardı. 10 gün grev yaptık. 11’inci gün grevi kaldırdığımızda yasa geçmişti. En son 4,5 oldu devlet katkısı… Grev sadece Lefkoşa’da olacak mesajını vermiştik. Grev kırsal kesimde ses getirmez”.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner108

banner107

banner88

banner96