Seçimleri ertelemek çözüm değil

banner37

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Asbaşkanı Dr. Ahmet Özant, ülkemizde yapılması düşünülen seçimin olası riskleri ve tedbirleri hakkında bilgi verdi:

Seçimleri ertelemek çözüm değil
banner90
banner8

Ceren ÖZBİL

ÖNLEMLER ALINIP SEÇİM YAPILABİLİR… Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Asbaşkanı Dr. Ahmet Özant, dünyadaki diğer ülkelerin seçimlerde nasıl bir yol izlediğinden örnekler verdi ve IDEA (Inernational Institute for Democracy and Electoral Assistance) kuruluşuna göre en az 78 ülkenin pandeminin ilk başladığı tarihten itibaren seçimlerini ertelediğini, 117 ülkenin Covid-19 endişelerine rağmen seçimlerini yaptığını söyledi. Seçimlerini erteleyen ülkelerden 52’sinin ulusal seçimlerini ve 28’inin ise seçimlerini veya referandumlarını daha sonra gerçekleştirdiğinden söz eden Özant, son 6 ayda seçimlerin ertelenmesi değil, yapılması yönünde bir eğilim başladığını kaydetti. Özant, yasa gereği seçim yapılmak zorundaysa, yapılması gerektiğini ifade etti ancak önlemlerin de alınmasının önemli olduğunu kaydetti

OY VERME SÜRESİ UZATILIP, MERKEZLER ÇOĞALTILABİLİR… Ahmet Özant, bazı ülkelerin seçimlerini posta yoluyla, bazılarının da elektronik ortamda yaptığını, ancak bunun ülkemizde yapılmasının bu koşullarda uygun olmadığını belirtti. Özant, bizde yapılabilecek olanın, Seçim ve Halk Oylaması Yasası’nda değişikliğe gidilmesi, oy verme saatinin uzatılması ve ülkedeki oy verme merkezleri ile sandık sayısının artırılması olduğunu kaydetti

Ülkemizde erken seçimin 29 Ağustos 2021’de mi yoksa 3 Nisan 2022’de mi yapılacağı tartışmaları devam ederken, pandemi sürecinde sağlık açısından hangi tarihin daha uygun olacağı da merak konusu.

Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Asbaşkanı Ahmet Özant, seçimin hangi şartlar altında ve nasıl yapılabileceği hakkında bilgi verdi.

Dünyadaki diğer ülkelerin de seçimlerde nasıl bir yol izlediğinden örnekler veren Özant, 78 ülkenin ilk başta seçimlerini ertelediğini ancak yaklaşık 6 ay sonra ertelemek değil yapılması yönünde görüşler verildiğini anlattı.

Yasa gereği seçim yapılmak zorundaysa, yapılması gerektiğini ifade eden Ahmet Özant, ancak önlemlerin mutlaka alınmasının öneminden bahsetti.

Özant, ayrıca Seçim ve Halk Oylaması Yasası’nda da değişikliğe gidilerek, oy verme saatinin uzatılabileceğini ve ülkedeki oy verme merkezleri ile sandık sayısının artırılabileceğini söyledi.

“Dünyada örnekleri var.

Ertelenen seçimler daha sonra yapıldı”

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Asbaşkanı Ahmet Özant, pandemi sürecinde dünyada seçimlerle ilgili neler yapıldığı konusunda araştırma yaptığını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Covid-19 salgınından, sağlığımız, ekonomimiz, sosyal yaşantımız etkilendi.

Ekonomi dibe vurmuş durumdadır.

Ne yazık ki dünya olarak hâlâ Covid-19’a adapte olmaya çalışıyoruz. Çünkü virüs sürekli mutasyona uğruyor.

Pandemiden kurtulmanın en etkili yolu aşı, ancak mutasyonlar sonucunda aşının etkinliği tartışılır bir duruma geliyor. İlaçlar bulunmaya çalışılıyor, bulunuyor, kullanılıyor, etkinliği veya etkisizliğine göre yenileri ekleniyor.

Hakikaten bu mücadelede çok yol alınmış olsa da hâlâ sosyo- kültürel ve ekonomik koşullara, yeni normale adaptasyon sürecini yaşıyoruz.

Ne yazık ki bu salgının ne zaman ve nasıl bitebileceği konusunda da henüz net bir şey söylenemez.

Tabii ki seçimlerle Covid-19’u birlikte değerlendirdiğinizde de karşınıza kolay bir süreç çıkmıyor.

Seçimler yasalar gereği yapılmak zorundadır. Bu konuda ciddi tartışmalar da yaşanıyor.

Dünyanın dört bir yanında pek çok ülke, bizim Cumhurbaşkanlığı seçimleri gibi, seçimlerini ertelemek zorunda kaldı.

2020 Şubat’tan bugüne yaptığım araştırma sonunda gördüğüm, eylül ayına kadar 70 ülke seçimini ertelediğidir.

Fakat günümüzde görüş, seçimin ertelenmesi değil de tedbirlerle birlikte yapılabileceğidir. Tedbirler de çok önemlidir. Covid-19 açısından seçimlerin yapılmasından da bir takım tecrübeler çıkarıldı.”

“Yasa gereği seçim yapılmak zorundadır”

Seçimin yasa gereği yapılmak zorunda olduğundan söz eden Özant, yasal olarak yapılması gereken seçimin ertelenmesi durumunda, o pozisyonda bulunan kişinin veya hükümetin yasallığının da, meşru durumunun da, statüsünün de tartışılabileceğini belirtti.

Özant, ertelemenin, görevde bulunanların görevlerini ve yetki sürelerini uzatmaya yönelik bir girişim olarak algılanıp kamuoyunda endişelere neden olacağından söz etti ve “Demokratik olmayan bir durum teşkil etmektedir” dedi.

Dolayısıyla yasa gereği seçim yapılmak zorundaysa, yapılması gerektiğini ifade eden Ahmet Özant, şöyle devam etti:

“Seçim tarihini belirlerken, hükümet ile muhalefet birlikte karar verip, bir tarih ortaya koymalıdır. Bu yapılmazsa zaten şu anda olduğu gibi ciddi tartışmalar yaşanmaya devam edecek ve ülkede zaten olmayan istikrar ve icraatların yapılamamasına, var olan sorunların daha da artmasına neden olacaktır. 

Kurulan hükümet seçim hükümetiydi ve ekim ayında seçim demişti. Ancak daha sonra karar değiştirdi ve önümüzdeki nisana bıraktı. Ancak yasa gereği bir ara seçim yapılması zorunluluğu vardır ve eğer genel seçimler için bir tarih belirlenmezse, YSK, ara seçim için bir tarih belirlemek durumunda kalacaktır. Bu konuda da şu anda ciddi anlamda tartışma var.”

“Net bir tutum sergilendi”

Avrupa Konseyi liderliğinin virüsle mücadelede çok net bir tutum sergilediğini belirten Ahmet Özant, temel özgürlükler ve hukukun üstünlüğüne zarar verilmemesinin öneminden bahsederek, “Önlemlerin, salgının yayılmasını önlemeyi hedef alması ve zaman olarak kısıtlı olması gerektiğini ancak endişe verici bir durumda sağlık için bazı özgürlüklerden feda edilebileceğini vurguladı” dedi.

“YSK Başkanı’nın yasanın değişmesi için yaptığı bir çağrı var”

Yüksek Seçim Kurulu Başkanı’nın bu konuda bir açıklaması olduğundan söz eden Özant, bunun da mevcut Seçim ve Halk Oylaması Yasası nedeniyle oyların sayılması bakımından çok sıkıntılar yaşandığı ve yasanın değiştirilmesi gerektiği yönünde olduğunu hatırlattı.

Ancak hâlâ bu konuda bir çalışma yapılmadığını söyleyen Ahmet Özant, “Yasa değişmedi. Hükümet, seçimi önümüzdeki yıla bırakmak istiyor. Belki onların düşüncesi de gelecek yıla kadar o süreç içerisinde yasayı yapmaktır” dedi.

“Yasal değişiklikle oy verme saati uzatılabilir,

birkaç güne yayılabilir ve daha fazla sandık kurulabilir”

Ahmet Özant, bu süreç içerisinde partiler fikir birliği yaparak bir tarih belirlese bile yine sıkıntıların söz konusu olacağını söyledi ve şunları kaydetti:

“En önemlisi halk sağlığını göz önüne almamız gerektiğidir. Bunun dışında riskler de vardır. Bunlardan biri de halkın korkması nedeniyle sandığa gitmemesi, yani seçime katılım oranının düşmesi olabilir. Bütün bunları göz önüne almak lazım…

banner134
En önemlisi de yasanın bizi seçim konusunda zorlamasıdır. Burada en önemli konu halk sağlıdır.

Bu seçimler yapılacaksa ki yapılmak zorundadır, mutlaka önlem alınmalıdır. Farklı ülkelerde farklı uygulamalar var.

Bazı ülkeler posta yoluyla ve elektronik ortamda oy kullandı, bazı ülkeler oy verme saatini uzattı. Bunlara bakıldığında bunların büyük bir bölümünün bizim ülkemizde olma olasılığı yoktur. Zaten yasamız izin vermiyor. Ancak oy verme saati ya da günü uzatılabilir. Oy kullanma merkezlerinin sayısı ve sandık sayısı artırılabilir. Bu da insanların kalabalık gruplar halinde bir araya gelip yığılmasını önler.

Diğer yandan da ekim ayındaki Cumhurbaşkanlığı’nda yaşadığımız bir tecrübe var. Orada da katılım oranımız düşüktü ve belki de önümüzde yapılacak olan seçimlerde de katılım düşük olacaktır. Ancak gördük ki önlemler alınmıştı. Hijyen için dezenfektanlar vardı, insanlar içeriye sıra ile alındı, binalar, kapılar ve pencereler açık ve havalandırılmış, giriş ve çıkış yerleri farklı yerlerden verilmiş ve asla oy veren insanları içeride kapalı alanlarda kalabalık bir şekilde biriktirmediler.”

“Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra vaka sayılarında ciddi bir artış gözlemlenmedi”

Yine pandemi sürecine denk gelen Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesindeki ve sonrasındaki vaka sayılarını incelediğini belirten Ahmet Özant, “ekim ayında geçen yıl yapılan seçimden bir hafta ve iki hafta sonrasında vaka sayılarına baktım ve bulaş konusunda herhangi bir artış görmedim. Çok düşük vaka sayıları vardı. Ciddi bir artış yoktu” dedi.

“Mustasyon önemli”

Geçen yıl sonuna doğru İngiliz mutasyonunun konuşulmaya başlandığını ve daha sonra da Güney Afrika mutasyonunun çıktığını belirten Özant, bugün ise Brezilya mutantının ve maalesef Türkiye’de de görülen Hindistan mutantının (Hint Varyantı) konuşulduğunu söyledi. Özant, şöyle devam etti:

“Tabii ki mutasyon da etkilidir. Çünkü şu anda aşılarımızın bazılarının mutasyona uğramış virüs üzerinde çok bir etkinliği yok.

Bazı aşıların etkili olacağı, bazı aşıların ise etkili olamayacağı söyleniyor. Etkili olan aşıların da etkinliğinin düştüğü yazılıp, söyleniyor. Bu nedenle önlem şart…

Bulaşın hızını düşürmek açısından önlem şart…

Gerek hijyen, gerek sosyal mesafe, gerekse de maske, asla vazgeçemeyeceğimiz uygulamalarımızdır.

Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler çok farklıdır. Çok farklı ortamda geçer.

Genel seçimlerde sandık başında resmi görevli kişiler yanında partilerden görevli gözlemciler de olacak, sandık görevlileri olacak ve bütün bu görevli kişiler, belirli bir saat içinde kapalı bir yerde, bir seçim merkezinde oturacaklar, sonrasında da saatlerce oy sayımı için birlikte çalışacaklar.

Bu zaten her seçimde olan bir şey, ancak bu pandemi ortamında ciddi anlamda halk sağlığı açısından büyük bir risk…”

Sistem değişecekse halk bu konuda bilgilendirilmeli”        

Bir yasa çalışması yapılıp da seçim sisteminde değişiklik olacaksa, halkın bu konuda bilgilendirilmesi gerektiğini söyleyen Özant, “Yeni sistemle ilgili halk, günler öncesinden bilgilendirilmelidir ki seçim anında sandıklarda uzun zaman harcayıp da kime nasıl oy vereceğini düşünmesin, birikim olmasın” dedi.

“Propagandalar çok büyük risk” 

Seçim döneminde yapılacak propaganda konusunun da çok önemli olduğundan söz eden Ahmet Özant, şöyle konuştu:

“Bazı ülkelerde yapılan çalışmalar var.

Bu da virüsün açık havada bulaş oranının çok düşük olduğu yönündedir.

Ancak bu açık havada maske takmadan propagandamızı yapalım demek değildir.

Dünya Sağlık Örgütü ve uzmanlar, açık ortamda dahi olunsa eğer kalabalık bir grup oluşacaksa mutlaka maske takılmasını öneriyor.”

“Her türlü durum değerlendirilmeli”

Ülkede seçim tarihinin belli olmadığını ancak bu seçimlerin yapılacağı dönemdeki bulaş hızının da çok önemli olduğunu ifade eden Özant, şunları kaydetti:

“Bulaş hızı ve vaka sayımız, o günlerde ne olacak, bugünden bilemeyiz. Farklı bir mutasyon geçirmiş yeni mutant bir virüsün saldırısına maruz kalır mıyız?

Hükümet şu anda önümüzdeki yıl diyor ancak belki de ekim veya daha erken bir zamanda yapılabilecektir.

Bu süreçte umarım aşılanmamızı bitireceğiz ve iki doz aşımızı, belki nüfusun yüzde 70’ine yapmış oluruz. Ama endişeler de var.

Mutasyona uğramış virüslere karşı bazı aşıların etkinliğinin düşmesi bizi endişelendiriyor.

Bir sonraki yıla ertelendiği zaman mutasyona uğramayacağı ne malum, ya da bu mutasyona uğramış bir virüsün ülkemize gelmeyeceği ne malum…

En yakınımızda olan Türkiye ve Güney Kıbrıs’ta vaka sayıları çok artmıştır ve en son olarak Hindistan mutantının Türkiye’de görüldüğü de belirtildi.

Hiç belli olmaz, Türkiye’ye has farklı bir mutasyonun gelişmesi endişesi ve olasılığı da var.

Kısacası seçimin yapılması kararlaştırılan dönemde ülkemizdeki salgının durumuna göre toplumsal tedbirler düzenlenmelidir.

Bireysel tedbirler ise bugünkü bilgimize göre maske-mesafe hijyen ve kapalı alanların havalandırılmasıdır.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75