banner6

Semral Erel, inşaat sektörüne adını ilk yazdıran kadın

banner37

Küçüklüğünden beri çok çalışıp, azim ve cesaretle ticarete atılıp kurduğu üç büyük şirketini Semra Grup altında toplayan Semral Erel, tırnaklarıyla kazıyarak bugünlere geldiğini söyledi

Semral Erel, inşaat sektörüne  adını ilk yazdıran kadın
banner150 banner151 banner143

Sedef BOŞNAK

Eski adı Galatya şimdiki adı Mehmetçik’te 1961’de doğdu.  Çalışmaya küçük yaşta başladı, büyük emek harcadı. Fiili çalıştığı 40 yıllık iş hayatında sayısız tecrübe edindi. Azmetti, cesaret etti, ticarete atıldı. Kıbrıs’ın kuzeyindeki inşaat sektörüne, adını ilk iş kadını olarak yazdırdı...
Başarılı bir iş kadını, fedakâr bir anne. O’nun adı Semral Erel. Alın teriyle üç büyük şirket kurdu, şirketlerini adını verdiği Semra Group altında topladı.
İki oğul, 4 torun sahibi ama yüzlerce çalışanının Semral annesi, çalışanlarının çocuklarının manevi babaannesi...
Günde 12 saat özveriyle çalışan Semral Erel, 2015’te, adım adım büyütüp, ülkede inşaat sektöründe her zaman ilk 3’te olan şirketlerinin yönetimini 2 oğluna devretti ve kendini sosyal sorumluluk projelerine adadı.
“İş kadını veya girişimci olarak doğulmaz” diyen Semral Erel, ataerkil bir ailede büyüyen iki kızın küçüğü olarak büyük imkânsızlık ve şansızlıkları aşıp, tırnaklarıyla bugünlere geldiğini söyledi.
Semral Erel, “Bir kişinin kaderine, ailesinin bilgisi ve donanımı ve imkânları şekil verir. Her tarafı Rumlar’la çevrili bir Türk köyü olan Mehmetçik’te doğdum, büyüdüm, evlendim, iş hayatına atıldım. Köyde ve ülkede inşaat sektörüne atılan ilk kadınım. Hayatım boyunca ne yaptıysam, kimseye bel bağlamadım. Hep kendime güvenerek yaptım” dedi.

 

“Gaz lambasında ödev yaptı, babasıyla
toptancıya ürettiklerini sattı”

 

Kırsal kesimde büyüyen ve bir insanın kim olduğuna ve ne olacağına kendi kendisinin karar verdiğine inanan Semral Erel, küçük yaşta, çiftçi babasına annesi ve ablasıyla birlikte tarlada, bağda, bahçede; ev işlerinde annesine yardım etti.
İlk ve ortaokulu Mehmetçik’te, liseyi Mağusa’da tamamladı. Elektrik olmayan köylerinde, gaz lambasında ödev yaptı. Lise yıllarında, babasıyla Lefkoşa’daki toptancılara, tarihi bandabulyaya ürettikleri sebze ve meyveyi taşıdı. Köylüsüne, şoför babasının şehirden istek üzerine getirdiği birçoğu traktörler için olan yedek parça, filtre, yağ, cıvata ve daha saymakla bitmeyen birçok parça alıp sattı.
Tüccarın üreticiden daha fazla kazandığını yaşayarak öğrenince, ticarete atılmaya karar verdi. İlk işyerini, evinin önünde ambar olarak kullanılan bir odayı tadil ederek açtı. Köylünün ihtiyacını şehirden köye taşıdı.

 

“Köyde yokluk, şehirde imkan vardı”
 

Semral Erel, geleceğini kurabilmek için küçük yaşta, iradesini kullanmayı öğrendiğini anlattı.
“Köyde yokluk, şehirde imkân vardı” diyen Erel, büyürken, başka yerlerde daha güzel hayatların olduğunun farkında olduğunu ve hem kendinin hem de çocuklarının geleceği için çok çalıştığını söyledi.
Eşini kanserden kaybedince, küçük yaştaki çocuklarına hem baba hem anne olan Semral Erel, ezilen ücretinin tüccardan daha az kazandığını görünce, o da ticaret hayatına 1982’de atıldı ve sözlerine devam etti:
“İş yeri çalıştırma kadına göre değil, yapma” diyen çok oldu. Dinlemedim. Çalışacak olan da zorluğu çekecek olan da benim diyerek yolculuğuma başladım. 1998’de Mağusa’da ikinci iş yerimi açtım. Zamanla mal aldığım kişilerin benimle rekabet etmeye başladığını fark edince ürünleri kendim ithal etmeye ve toptan satış yapmaya karar verdim. O yıllarda da enflasyon şimdiki gibi çok yüksekti, fiyatlar çok değişkendi. 2003’te Gazimağusa Serbest Bölgede Semport Ltd kurduk. “

 

“Kendime güvendim, başardım”
 

Evlatlarının iyi eğitim alabilmesi ve kendi ayakları üzerinde durabilmesi için her türlü imkânı sağlayan Semral Erel, kurduğu şirketlerinin yönetimini, gönül rahatlığıyla evlatlarına devretti.
Semral Erel, “İnsanı yaşadıkları şekillendirir. Hayattan ders aldıkça, yolunuz açılır. Hayattan ders almasını, şansızlıklarımdan, hatalarımdan ders çıkartmasını bilen bir kadınım. Başarılarımı dürüst çalışmaya, çalışanlarıma ve sadakatli müşterilerime borçluyum. Yaşamım boyunca yaşadığım olumsuzluklardan ders aldım. Bunlar pahalı tecrübelerdir. Yaşadıklarım, beni başarmak için daha güçlü kıldı ve başarı için daha çok hırslandırdı. Zorluklar beni hiç yıldırmadı. Kendime güvendim, başardım” şeklinde konuştu.
Erel, ticarette teknolojiyi kullananın kazandığını dile getirerek, yenilikleri evlatlarıyla takip ettiğini, büyük oğlunun henüz 15 yaşındayken kendisiyle ihale hazırladığını anımsadı.

 

“Prensiplerden ödün vermedim”
 

Erel, yaşamı boyunca prensiplerinden ödün vermediğini belirtti ve hep aynı çizgide yoluna devam ederek uzun bir yol aldığını vurguladı.
  “40 yıllık iş hayatımda, kimseye sözünü tutmadı dedirmedim” diyen Erel, aynı zamanda İş Kadınları Derneği Başkanlığı, Ticaret Odası Asbaşkanlığı görevini yaptı. Yaşlı Hakları ve Ruh Sağlığı Derneği’nin kurucusu ve asbaşkanı olan Semral Erel, birçok sosyal sorumluluk derneklerinde görev aldı.
Kendi gibi kendi tırnaklarıyla bir yerlerde gelmek için çaba sarf eden insanlara hep örnek oldu... Kendisini rol model olarak alan insanların yaptıklarıyla gurur duydu. Ülkenin birçok bölgesinde kadın girişimcilere eğitim verilmesine katkı sağladı.

 

“Ticaret zorlaştı, hammaddeye ulaşım güçleşti”
 

Kendisini görev adamı olarak tanımlayan Semral Erel, küçük yaştan beridir, yapabileceğinin en iyisini en güzelini yapmayı hedeflediğini sözlerine ekledi.
Erel, yeni girişimcilere öğüt verdi ve şöyle devam etti:
“Ticaret çok zorlaştı. Savaş ve pandemi nedeniyle ham maddeye ulaşım güçleşti. İşler yüzde 50’ye yakın düştü. Enflasyon yüksek. Malın değeri de... Ciro düşmedi ama kar azaldı. Elektrik ve mazota gelen zamanla işletmeler bundan böyle daha da zarar edecek. Zora düşen işletmeci çalışanını azaltıp işlerini küçültecek. Bu durum ülke ekonomisine büyük zarar verecek. Çözüm bulunmalı aksi halde işsizlik artacak.”
Ülkesini kalkındırmak için 2015’ten beridir sosyal girişimciliğe önem veren Semral Erel, vatan ve insan sevgisi olan kişilerle birçok sosyal sorumluluk projesine imza attı.
2000 yılında Mehmetçik İlkokulu’nda ilk anasınıfı inşa ettirdi, ardından yaşamını yitiren kalp hastası ilk çalışanı, manevi ablası Aysel Öngül anısına, 2020’de Lefkoşa Dr. Burhan Nalbatoğlu Devlet Hastanesi’nin Kalp Damar Cerrahi bölümünü yeniden yarattı.
Pandemi döneminde yardımlaşmanın, özellikle devlet kurumlarına yapılan katkıların topluma fayda sağladığını vurgulayan Erel, kimsesiz ve yardıma muhtaç insanlara hep yardım etti. Yaşlıların insan onuruna yaraşır bir hayat sürdürmesi için birçok projede yer aldı.
Eğitim ve sağlık sisteminin daha ileriye gitmesi için mücadele etti ve mücadeleye devam edeceğini belirtti.
Erel, ayrıca, 8 Mart’ta hayatını ve geleceğini kendi elleriyle inşa eden tüm dünya kadınlarının gününü kutladı ve günümüzde 8 Mart’ın insan hakları temelinde kutlanması gerektiğine vurgu yaptı ve 8 Mart’ta, kadınların sosyal hayattaki,  siyasette, ekonomideki başarılarının kutlanması gerektiğine vurgu yaptı.

 

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110