Sevgiyi paylaşalım

banner37

LTB Belediye Meclisi Üyesi Çağansoy, LTB Engelsiz Dans Okulu Temsilcisi Genç ve katılımcı Kartal, ülkemizde engelli bireylere karşı daha çok duyarlık gösterilmesi gerektiğini söyledi.

Sevgiyi paylaşalım
banner90

Onlar Anlatıyor - Emine DAVUT YİTMEN- Gizem ÖZGEÇ

Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) Belediye Meclisi Üyesi Çelen Çağansoy, LTB Engelsiz Dans Okulu Temsilcisi Hasan Genç ve katılımcı Yudum Kartal, ülkede engelleri kaldırmak için birlik olmanın önemini ortaya koydu.

Çağansoy ve Genç, LTB bünyesinde yer alan Engelsiz Dans Okulu hakkında bilgi vererek, okulun engelli bireylerin hayatına birtakım artılar kattığını anlattı. Stüdyo 21 desteği ile hayat bulan dans okulu şu anda 30 kişiye eğitim veriyor. 21 yaşında olan Kartal ise Dans Okulu’na gitmekten büyük mutluluk duyduğunu belirtti.

Çağansoy, ülkemizde engelli bireylerin en büyük sorunlarından birinin, mimari engeller olduğunu ancak özel eğitim alanında da sorunlar yaşandığından söz etti.

SORU: Dans okulu fikri nereden doğdu?

ÇAĞANSOY: Birim sorumlulardan olan Münür Öztürk’le birlikte toplantı halindeydik. Yaklaşık 3 yıl önce de bir dans gösterisinde sahne almıştım ve o gün bugün kendi kendime “Biz bu dans oklunu neden yapmıyoruz, neden böyle bir ekip kurmuyoruz” diye sorardım. Toplantı esnasında bu fikir doğdu. Burada en büyük destekçimiz Stüdyo 21. Stüdyo 21’e ulaşınca ve olumlu yanıt alınca, bu yola hep birlikte çıktık.

SORU: Hasan, özel figürler mi gösteriyorsunuz? Çalışmalarınızı nasıl yapıyorsunuz?

GENÇ: Genelde çalışmalarımız ısındırma hareketi ile başlıyor. Sonra birkaç temel hareket gösteriyoruz. Nefes dersleri yaparız. Meditasyon öğretilir. Hip Hop figürleri de var. Doğaçlama çalışmalarımız da olur. Gösteriye hazırlandığımızda bir plan çıkarıp şarkıyı ayarlarız ve o şekilde çalışmalarımız devam eder. Dans etmeye her yaştan gelen var. Bazen mahalledeki çocuklar da katılır. Biz de bunu gönülden yapıyoruz, çok seviyoruz.

ÇAĞANSOY: Hasan’la birlikte çok değerli gençlerimiz var. O grupların başına geçiyorlar. Örneğin çocuğu tanımak için hangi hareketleri yapabildiğine bakılıyor. Çocuğun yapabildiği hareketlere göre, onu geliştiriyoruz.

SORU: Yudum, çalışmalarda neler yapıyorsunuz? Eğlenceli mi? Dans ederken neler hissediyorsun?

KARTAL: Önce ısınıyoruz sonra sıra haline geçip dansa başlıyoruz. Evet çok eğlenceli. Dans ederken heyecanlanıyorum. Gösteriye de çıktım. Herkesin önünde dans etmek güzel bir şey.

ÇAĞANSOY: Tüm gençlerimiz gösterilerde yer alıyor. Örneğin Yeşilyurt Özel Eğitim bizi ziyarete geldi. Biz bu dans gününü her Perşembe yapıyoruz. O gün bizimle hep birlikte oldular ve paylaşım mutfağımızda da öğle yemeği yediler. Dans, bu çocukların, gençlerin hayatına gerek sosyalleşmeleri adına gerekse birşeyleri başarabilmeleri adına çok şey katıyor.

SORU: LTB bünyesinde bulunan dans okulu diğer belediyelere de örnek oldu mu? Size, nasıl yapıyorsunuz, biz de yapmak istiyoruz diye talepler geliyor mu?

ÇAĞANSOY: Herhangi bir belediyeden bize dönüş olmadı. Ancak o belediye sınırları içerisinde yaşayan engelli aileler ve orada öğretmenlik yapan öğretmenler, “Keşke bizde de olsa biz de belediyemize başvuralım ve böyle bir çalışmayı başlatalım” düşüncesi doğuyor.

SORU: Hasan, ilk kez mi böyle bir ortamda çalışıyorsun? Engelli bireylere dans öğretmek nasıl bir duygu?

GENÇ: İnsanı çok farklı duygular kaplar. Her insanın hayatında eksik bir şeydir bu. İlk kez çalışıyorum. Daha önce de böyle bir işte bulunup, yardımcı olmayı istemiştim. Onlara yardımcı olduğum zaman, çok farklı bir enerji doğuyor, çok saf duygular oluyor. Herkes bu duyguyu tatmalıdır. Zorlandığımız zamanlar da oluyor. Öyle durumlarda hoca devreye giriyor. Çalışmalar haftada bir gün. Eğitimde salona bağlı kalmayı sevmiyoruz. Sokaktan da beslenmeyi istiyoruz; çünkü sokak çok farklı bir ortamdır, enerji farklıdır. Açık alan, algı açısından da daha iyidir.

SORU: Yudum, dans ederken en çok hangi figürleri yapmayı seviyorsun?

KARTAL: Rap’i seviyorum. Oryantali de seviyorum.

ÇAĞANSOY: Çocuklar gösteriye hazırlanırken, Derviş ve Hasan figürleri aktarıyorlar. Bazen de çocukları serbest bıraktığımız an olur ve müzik aniden değişir. Bir coşku olur ve o coşkuyu da veren oryantaldir.

banner9
SORU: Belediyede engelsiz dans projesinden farklı başka neler yapıyorsunuz?

ÇAĞANSOY: Çok değişik alanlara el attık ve el attığımız alanlardan da çok olumlu tepkiler alıyoruz. Örneğin Akdeniz Karpaz Üniversitesi ile yaptığımız bir protokol gereği, artık liseden mezun olan geçlerimize burslu eğitim hakkı veriliyor. Berberler ve kuaförlerle bir protokolümüz var.  Gönüllü olan salonlarımızda engellilerimize ücretiz hizmet veriliyor. Gönüllülerimizle özel eğitim okullarımızda sanat çalışmalarımız var. Belediyede çalışanlara işitme-konuşma dil eğitimi verdirdik ve şu an haftada bir gün çalışanımız bülten hazırlayıp, web sayfamızdan konuşma ve işitme engellilere haber sunuyor. Lefkoşa’nın engelsiz hale gelmesi için Beyaz Yasemin projemiz var. Bu proje, restoran ve işyerlerinin düzenlenmesi için yapılan Sağlık Birimi’nin bir projesiydi. Bu projeye, engelsiz bir mekanın nasıl olabileceğini de kattık. 20’ye yakın işletme Beyaz Yasemin almaya hak kazandı. Mimarlar Odası’nın iki yıl boyunca çalışıp gerçekleştirdiği engelsiz kitapçık var. Sosyalleşme adına yurtdışı ile temaslarımız var. Lefkoşa’da şu anda engelsiz oyun parklarımız mevcut ve her geçen gün sayısını artırıyoruz.

SORU: Bugün bulunduğunuz yere gelene kadar nasıl bir süreçten geçtiniz?

ÇAĞANSOY: Engelimi burada anlayan bir doktor olmadı. Türkiye’de teşhis kondu ve orada ameliyatım oldu. Her yaz ve her kış tatillerinde Türkiye’de tedavilerimi devam ettim. Burada en büyük faktör ailenin destek olması. Aile desteğiyle sonrasında gelişen olaylarda çok iyi bir arkadaş çevrem oldu. O bakımdan şanslıyım. Bir de kendi kendimi anlatma yolunda iyiyim sanırım. Yerel yönetimlere çok görev düşüyor ancak devletin de gereken desteği vermesi gerekir. Ne yazık ki o desteği devlet alanında görmüyoruz.

SORU: Engelli bireyler günlük hayatta, pratikte ne tür zorluklarla karşılaşıyor? Sokağa çıktığınızda ilk karşılaştığınız zorluk nedir?

ÇAĞANSOY: Mimari engeller ve ulaşım beni zorlar. Bazen bir yerlere yalnız gitmeniz gerekiyor veya anneden babadan, nereye kadar beni götür talebinde bulunabiliriz. En fazla zorlayan bu iki unsur. İyi dostluklarım var ve anne babaya fazla istekte bulunmadan bunları çözebiliyorum.

SORU: Engelli bireylerle çalışmaya başlamadan önce, engelli bireylerin yaşadıkları zorlukların farkında mıydın?

GENÇ: Evet, farkındaydım. Türkiye’ye gitmiştim. Yollarda görme engelliler için birtakım tasarımlar vardı. Bir gün yolda yürürken bu tasarımları inceliyordum. İncelerken karşımda yeşil bir şey gördüm; çöp kutusuydu. Toplum böyle şeylere karşı duyarsızdır. Örneğin biri karşıdan karşıya geçeceğinde bunu görmezden gelenler oluyor. Engelli park yerlerine engelli olmayanların da park ettiğini gördüm.

ÇAĞANSOY: Aslında duyarlılığı artırdık. Özellikle Hasan gibi gençlerin bizi yakından tanıması ve çevrelerine tanıtması gibi… Ortak sorunumuz mimari engellerdir ama özel eğitimi ele aldığımızda, bana göre özel eğitim yeterli değildir.

SORU: Yudum, sen özel okula gidiyorsun.  Okulda günlerin nasıl geçiyor? Derslerin nelerdir? Bize biraz anlatır mısın?

KARTAL: Derslerim iyi gidiyor. Matematik, Türkçe, Hayat Bilgisi yapıyoruz. İngilizce dersi de var. En çok matematik dersini seviyorum. Okul dışında genelde vaktimi evde geçiriyorum.

ÇAĞANSOY: Yudum’un bir de güzel yeteneği var. Eğer üzerine daha çok eğilirse iyi bir kuaför olabilir. Bu konuda oldukça yetenekli. Bu gibi arkadaşlarımızın da bir iş edindirme olayına girilmesi gerektiğini düşünüyorum.  Belediye olarak özel sektörde engelli bireylere iş verilmesi konusunda bir düşüncemiz var. Ancak birtakım eğitimlerden geçmemiz lazım ki o engelli bireyi nasıl karşılayacağımız bilelim. Marketlerde raf dizme, poşet doldurma, gerekirse başka işler ancak daha tam oturtamadık… Engelli bireyleri olduğu gibi görürsek hiçbir sorun olmaz. Buna en iyi örnek, belediyenin geçtiğimiz hafta başlayan Kara Tahta adlı tiyatro oyunu. Oyuna gittiğiniz zaman, engelli bireylerin neler başarabildiklerini görebilirsiniz. Oyun, her Çarşamba belediye tiyatrosunda saat 20.00’de başlıyor. Çok değişik iş gruplarından insanlarla engelli bireyleri biraya getiren bir oyun.

SORU: Özel sektör, engelli bireylerin istihdam edilmesi yönünde bir işbirliğine nasıl bakıyor?

ÇAĞANSOY:  Bu konu halen proje aşamasında. Devletin özel sektöre sağladığı bir katkı var. Engelli bireyi yanınızda çalıştırın ve Sosyal Sigorta ile İhtiyat Sandığını biz yatıralım deniyor. Ancak bunu icraata pek göremiyoruz. Özel sektör saatlerinin uzun oluşu yanında, özel sektörde binanın fiziksel uygunluğu da önemli. 2007’den beridir hiçbir engelli birey devlette istihdam edilmedi. Nedense bütçe bu gibi anlarda olmaz. Dernekler, bu gibi sıkıntıları iletiyor ancak nedense “Engellidir çalışamaz raporu var” düşüncesi bulunuyor.

SORU: Özel eğitim veren okullarda hem devlet hem de özel okulların sıkıntıları olduğundan bahsetmiştiniz. Bunlar ne gibi sıkıntılardır?

ÇAĞANSOY: En fazla maddi sıkıntılar yaşanıyor. Eğitim Bakanlığı’nda devlet okulların tam anlamıyla bütçesi yoktur. Okul aile birliklerinin ve gönüllülerin birtakım katkılarıyla bu okullar ayakta duruyor. Devletin, okullarına daha fazla sahip çıkmasını isterim. 18 yaşındayken bunları söylüyordum, halen söylemeye devam ediyorum. Özel okullarımız da var. Bir hiçbir zaman özel ya da devlet diye ayırmadık. Ancak özel okula paranız varsa gidebiliyorsunuz. Özel okullarda da sıkıntılar var. Onlar da kendi çarklarını döndürebilmek için bir ücret almak zorunda. Ancak çoğu okulumuzda “Çocuğa bir sponsor bulabilirsek alabiliriz” deniyor. Öte yandan sponsorsuz gönüllü çocuk alan özel okullar da var. Devlet, kendi okullarına yıllardır ulaşım sağlayamadı. En ağır engel grubuna sahip olan okulumuzda bir liftli araç yok.

SORU: Son olarak vermek istediğiniz mesaj var mı?

GENÇ: Sevgiyi paylaşalım, daha çok saygı gösterelim ve duyarlılık konusunda daha farklı adımlar atalım.

KARTAL: Programa katıldığım için çok mutluyum…

ÇAĞANSOY: Engelleri kaldırmak için hep birlikte olmamız gerektiğini düşünüyorum. Sevgiyi ve paylaşımı hep birlikte yapmamız gerekiyor. Daha güzel bir Lefkoşa yaratmak için birbirimize saygı ve sevgi göstermeliyiz.

Güncelleme Tarihi: 06 Mart 2017, 09:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96

banner108