Seyyar tatlıcılar da pandemi kurbanı!

banner37

Lefkoşa’da sayıları ikiye düşen seyyar tatlıcılar, pandemi sürecinde tatlı satamayacak duruma geldi. Tatlıcılar, 1 Temmuz’dan sonrası için tedbirlerin alınması durumunda işlerin düzeleceğine inanıyor

Seyyar tatlıcılar da pandemi kurbanı!
banner90
banner99

SEYYAR TATLICILAR ZOR DURUMDA… Başkent Lefkoşa’da sayıları ikiye düşen Surlariçi’ndeki seyyar tatlıcılar, asıl müşteri kitleleri olan öğrencilerin ülkelerine dönmesi, askerlerin izinlerinin kaldırılması ve yerli halkın sokağa çıkmaya korkması gibi nedenlerle zor bir dönem yaşıyor. Tatlıcılar, belediyeye verdikleri “Kaldırım İşgal Harcı’nı” bile zar zor ödüyor

1 TEMMUZ UMUT VERİCİ OLABİLİR…1 Temmuz’dan itibaren ülkeye gelişlerin başlaması, seyyar tatlıcıların da umudu oldu. Halil İbrahim Uçar, ülkeye gelişlerin başlamasıyla insan sayısının artmasına paralel tatlı satışlarının da artacağını düşünürken, Hakan Âşık, kişilerin karantina altında ve tedbirli bir şekilde gelmesi halinde işlerin düzelebileceğine inanıyor

Ahmet UÇAR

   Modernleşme ve tüketici alışkanlıklarının değişmesiyle Lefkoşa’da sayıları ikiye düşen seyyar tatlıcılar, pandemi sürecinin yarattığı ekonomik sorunları yaşıyor.

   Yaklaşık 20-30 yıldır Surlariçi’nde satış yapan seyyar tatlıcılar, asıl müşteri kitleleri olan öğrencilerin ülkelerine dönmesi, burada yaşayan kişilerin ise evden çıkma korkusu nedeniyle tatlılarını satamayacak duruma geldi.

   Belirlenen kurallara uyma koşuluyla 1 Temmuz’dan itibaren ülkeye gelişlerin başlamasıyla işlerinin düzelebileceği umudunu taşıyan tatlıcılar, aksi halde sağlık sorunlarının işlerin önüne geçeceğini vurguladı.

   32 yıldır Surlariçi’ndeki sokaklarda seyyar tatlıcılık yapan Halil İbrahim Uçar, bu dönemde “Kaldırım İşgal Harcı’nı” belediye anlayış gösterse de zar zor ödeyebildiğini dile getirerek, ülkeye yolculukların başlamasıyla işlerin düzelebileceğine inandıklarını yineledi.

   Yaklaşık 20 yıldır seyyar tatlıcılık yapan ve Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nin karşısına kurduğu seyyar arabasıyla “Muhallebici Hakan” olarak tanınan Hakan Âşık ise 20 yıl önce ülkede 15 -20 seyyar tatlıcı varken, bu sayının 2’ye düştüğünü, pandemi süreciyle ise seyyar tatlıcıların satış yapamayacak duruma geldiğini söyledi.

   1 Temmuz’dan itibaren karantinasız yolculukların sağlık noktasında zaafiyet yaratacağını savunan Âşık, gereken tedbirlerin alınması durumunda ise işlerin düzelebileceğini düşündüğünü anlattı.

  

banner134
Uçar: Umutluyuz

   32 yıldır Surlariçi’ndeki sokaklarda seyyar tatlıcılık yapan Halil İbrahim Uçar, Covid-19 süreci nedeniyle ekonomik olarak sıkıntı yaşadıklarını belirterek, tatlılarını satamayacak duruma geldiğini kaydetti.

   Baba mesleğini devam ettirdiğini dile getiren Uçar, asıl müşteri kitlesi olan öğrencilerin ve askerlerin sıfıra düşmesiyle satışlarının da düştüğünü ifade etti.

   Uçar, Belediyeler Yasası’na bağlı olarak “Kaldırım İşgal Harcı” ödediğine işaret ederek, pandemi sürecinde bu harcı zar zor ödeyebildiğine dikkat çekti.

Âşık: 1 Temmuz’dan sonra tedbirler alınırsa işler düzelebilir

   Yaklaşık 20 yıldır seyyar tatlıcılık yapan ve Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nin karşısına kurduğu seyyar arabasıyla “Muhallebici Hakan” olarak tanınan Hakan Âşık, pandemi sürecine bağlı olarak öğrencilerin ülkelerine dönmesi, yerli halkın sokağa çıkmaya korkması nedeniyle işlerin oldukça düştüğünü belirterek, “Bizi ayakta tutan daha çok mahkemeye gelen vatandaşlardır” şeklinde konuştu.

   Mahkemelerin randevuyla çalışmaya başladığını ve seyyar arabasının durduğu yöne bakan mahkeme kapısının ise kapalı olduğunu dile getiren Âşık, bu nedenle mahkemelere gelen müşteri kitlesini de kaybettiğini ifade etti.

   Âşık, seyyar satıcılığa ilk dondurma yaparak adım attığını, ardından tatlı yapmaya başladığını ifade ederek, salep ve muhallebiye geçiş yaptığını ancak bu dönemde iş yapamayacak duruma geldiğini söyledi.

   Seyyar tatlıcılığa başladığı 20 yıl önce yirmiye yakın seyyar tatlıcının bulunduğunu anımsatan Âşık, şu an bu sayının ikiye düştüğünü bildirdi.

   Âşık, 1 Temmuz’da ülkeye yolcuların gelmesiyle sağlık noktasında büyük bir zaafiyet yaşanacağına işaret ederek, “Sağlığımızı kaybettikten sonra iş yapsak ne, yapmasak ne. Ülkeye gelecek kişiler karantinaya alınarak tedbirli bir şekilde gelirse işlerimiz düzelebilir ancak şu anki şartlara göre gelirlerse kötü sonuçlar yaşayabiliriz” dedi.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner75