Sihirli değneğim olsa, deniz kenarındaki binaları ortadan kaldırırdım 

banner37

HP Güzelyurt Milletvekili Hasan Büyükoğlu, siyasete giriş nedenleri ve ülkenin durumu hakkında bilgi verdi. Büyükoğlu’na göre, ülkenin en büyük sorunlarından biri, ada ülkesi olmamıza rağmen denizlere ulaşamamamız…

Sihirli değneğim olsa, deniz kenarındaki binaları ortadan kaldırırdım 
banner99

“AKLIMDA AKTİF SİYASET YOKTU”… Cumhuriyet Meclisi’ne 2018 yılında gerçekleşen genel seçimle giren Halkın Partisi Güzelyurt Milletvekili Hasan Büyükoğlu, bu süreçte yakın olduğu bir siyasi parti olmadığını ve vekil olmak gibi bir hedefi de bulunmadığını anlattı. Sadece Toparlanıyoruz Hareketi’nin görüşlerini ve Kudret Özersay’ın düşüncelerini beğendiğini kaydeden Büyükoğlu, bunun üzerine HP’den gelen teklif üzerine milletvekili adayı olmayı kabul ettiğini belirtti

“DENİZİ GÖREBİLECEK YÜRÜYÜŞ YOLLARI YAPARDIM”… Büyükoğlu, elinde sihirli bir değnek olsa ve ülke ile ilgili bir şeyler değiştirme şansı olsa ilk yapacağı işlerden birinin, deniz kenarlarına yapılan binaları silmek olduğunu belirtti. Hasan Büyükoğlu, “Elimde sihirli değnek olsa yolların düzenli olmasını, deniz kenarındaki yapıların bir anda ortadan kaldırılmasını, denizi görebilecek yürüyüş yollarının olmasını, herkesin denize ulaşabilmesini ve çöplerin yok olmasını sağlardım. Bol bol çim sahalar, spor alanları yapardım” dedi

Cumhuriyet Meclisi’ne 2018 yılında gerçekleşen genel seçimle giren Halkın Partisi (HP) Güzelyurt Milletvekili Hasan Büyükoğlu, siyasete giriş nedenlerini ve ülkenin durumu ile ilgili düşüncelerini KIBRIS Gazetesi ile paylaştı.


Ülkedeki en büyük sorunlar arasında çevre kirliliğini ve denizlere ulaşamamayı gören Büyükoğlu,  bu durumu ise “elimde sihirli bir değnek olsa, deniz kenarındaki binaları ortadan kaldırırdım” cümlesi ile anlatıyor.


KIBRIS Gazetesi’nin sorularını yanıtlayan Büyükoğlu, hedefleri ve ülkenin içerisinde bulunduğu durum hakkında bilgi verdi.
 

KIBRIS: Kendinizi tanıtır mısınız ve siyasete girişiniz hakkında bilgi verir misiniz?


Büyükoğlu: Evliyim, bir kızım bir oğlum var. Oğlum 25 yaşında doktora öğrencisi, kızım 20 yaşında, o da İngiltere’de öğrenim görüyor.


Biz 1974’ten sonra kuzeye geçtik, göçmeniz.


Herhangi bir siyasi parti ile ilişkim yoktu.


Sadece sürekli, ‘Toparlanıyoruz Hareketi’ ve Kudret Özersay’ın söylemleri bana çok mantıklı ve yerinde geliyordu.


Ondan sonra milletvekili adayı olur musunuz diye bir teklif geldi. İlk önce kabul etmedim, düşündüm. Çünkü geri dönüşü ne olacak diye baktım. Ondan sonra kararımı verdim, aday oldum.


7 Ocak 2018’de meclise girdim.

KIBRIS: Meclise girdiğiniz zaman, nasıl bir ortamla karşılaştınız?


Büyükoğlu: Aslında bizim için çok farklı durumdu. Çünkü hiç birimiz daha önce mecliste olmadık.


Halkın Partisi’nden 9 kişi meclise girdi. Kim nereye oturacak, parti grup odası neresi bilmiyorduk. Orada görevli bir arkadaş bize yerimizi gösterdi. Genel Kurul’a girmeden önce yemin etmemiz gerekiyordu, hep bunlar bize farklı geldi. Heyecanlı bir süreç yaşadık. Bize yön gösteren biri yoktu. Çünkü tümümüz meclise yeni girmiştik. Daha önce meclise gitmişliğim bile sayılıydı. Heyecanlıydım ve hâlâ bu heyecan devam ediyor.

KIBRIS: Daha önce spor kulübü yöneticiliği yaptınız. Spor kulüplerinin yaşadığı sıkıntıları biliyorsunuz. Bu konuda bir çalışmanız olacak mı?


Büyükoğlu: Mecliste bir futbol takımı kurduk. Her hafta bir bölgeye gidip, bir takımla futbol maçı yapıyoruz. Hem sosyalleşme, hem sporun güzelliğini anlatma adına büyük önem taşıyor.


Tekerlekli basketbol takımı ile maç yaptık, gençlerle maç yapıyoruz, basınla maç yapıyoruz.  Özel günler için maçlar düzenledik.


Bunlarla hem farkındalık yaratmak, hem onların gözü ile bizi görmelerini sağlamak, hem de bizim onlarla empati yapmamız için… Gençlerimizin örnek alması için bu çalışmaları yapıyoruz.


Amaçlarımızdan biri de sporu sevdirmektir. Ben uzun yıllar spor yaptım. Şampiyonluk yaşadık, küme düştük. Bunlar güzel heyecanlardı. Çocukluğumuzdan başlayan spor aşkı hâlâ devam ediyor. Sağlığımız elverdiği sürece de yapmaya devam edeceğiz. Spor insana birçok şey kazanıyor.


Bunlar arasında sağlık, sosyalleşme ve insan ilişkileri var.  Meclis başkanımız da bunu sevdiği için organizasyonları düzenlemek de kolay oluyor.

banner134

KIBRIS: Güzelyurt’ta bir süre öncesine kadar göç vardı. Sizce bunun nedeni nedir?


Büyükoğlu: Güzelyurt, müzakerelerde her zaman için pazarlık konusu oldu. Bu nedenle bölge halkı cenazesini bile oralara gömmekten çekinir hale geldi.


Lefkoşa civarında ve Türklere ait yerleri tercih etmeye başladı. Hatta cenazeleri bile Lefkoşa’ya gömmeye başladı.


Bu özellikle Annan Planı’na Kıbrıs Türkü ve Güzelyurt da dahil olmak üzere “evet” dedi.


Güzelyurtluların aslında bıktığı, her gün “verildi”, “veriliyor” denmesindendi.


Bence Güzelyurt şu an pazarlığa bile açık değildir. Biz Güzelyurt’u pazarlık konusu yapmayacağız. Artık orada yaşıyoruz, hayatımızı orada kurduk, çocukluğumuz, gençliğimiz oralarda geçti, kesinlikle ve kesinlikle pazarlık konusu olmasını istemiyoruz.


Tabi ki Kıbrıs sorununda bir anlaşma olmasını istiyoruz. Ancak Güzelyurt’u da pazarlık konusu yapmayacağız.


Göçler de aslında bu durumdan kaynaklıydı. Zaten göç edenler de daha çok Türk malı olan bölgelere göç ediyordu.


Ancak son 10-15 yıldır üniversitelerin de bölgeye kurulmasıyla göç durdu. Bölgeye yatırım da başladı.

KIBRIS: Elinizde bir sihirli değnek olsa, ülke ile ilgili ilk neleri değiştirirdiniz?


Büyükoğlu: Elimde sihirli değnek olsa yolların düzenli olmasını, deniz kenarındaki yapıların bir anda silinmesini, denizi görebilecek yürüyüş yollarının olmasını, herkesin denize ulaşabilmesini ve çöplerin yok olmasını sağlardım.


Bol bol çim sahalar, spor alanları yapardım. Adadayız ancak denize ulaşamıyoruz.


Ülke öyle bir duruma geldi ki her taraf parsellendi. Yolu bilmiyorsanız denize ulaşamıyorsunuz.


Ülkedeki en büyük sıkıntılarımızdan biri de denizi kullanamamamızdır. Dediğiniz gibi elimde sihirli değnek olsa güzel marinalar yapardım. Yeşilırmak’tan Mağusa’ya kadar deniz otobüsü seferleri düzenlerdim. Üniversite öğrencileri ve turistlerin konaklayabilecekleri yerler yapardım.


Önce hayal edersiniz, sonra uygulamaya geçersiz. Belki binaları geri çekemeyiz ancak deniz seferlerini yapabiliriz. Eğer doğru yerlere birer marina yaparsak bu gerçekleşebilir.

KIBRIS: Pandemi sürecinde hükümetin aldığı kararları nasıl değerlendirirsiniz?


Büyükoğlu: Çok aceleci olmadan alınan kararlar yerindedir.


Özellikle birinci döneme bakarsak, ilk vaka görüldüğü anda alınan kararlar yerindedir. Deniz kapılarının, kara kapılarının, uçuş kapılarının durdurulması çok önemliydi. Ancak süreç bundan sonra kapanmamızın çok da doğru olmadığını gösteriyor.


Kapalı olduğumuz süreç ciddi bir kayıptı.


70 bin ikamet izinli buradan gitti. Bu 70 bin tane kiralık ev, su, ekmek demektir.


Düşünün yıllar önce insanlar “İstanbul’un taşı toprağı altın” diyordu. Bunun nedeni oradaki nüfustu. Çünkü iş yaparsan para kazanıyordun.  İnsan nüfusu olduğu yerde ekmek parası kazanabiliyorsun.


Kapanma sürecini yaşadık. Eğer bunu tekrar yaşarsak çok ciddi sıkıntılar yaşayacağımızı düşünüyorum. Bu virüs ile yaşamaya alışmalıyız.


İnsanları sosyal medyadan çok dövüyoruz. Çok ciddi tepkiler gösteriyoruz ve korkular yayıyoruz. Bunlara gerek yok, maskemizi takalım, sosyal mesafemizi koruyalım ve hijyen kurallarına uyalım. Hayatımızı da böyle sürdürelim.


Kapanmamız bizim açımızdan çok ciddi bir sıkıntıdır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75