Siyasetçileri önce seçiyor, sonra da sövüyoruz

banner37

Sosyolog ve Siyaset Bilimi Uzmanı Hakan Gündüz, KIBRIS TV’de Hasan Hastürer’e konuştu:

Siyasetçileri önce seçiyor, sonra da sövüyoruz
banner99

KIBRIS TV’de Hasan Hastürer’in konuğu olan Sosyolog ve Siyaset Bilimi Uzmanı Hakan Gündüz, “Hırsızlık, rüşvet, uyuşturucu, fuhuş, sarkıntılık, tecavüz, cinsel istismar, çocuk istismarı, her türlü şiddet, çeteleşme, insan ticareti, kara para aklama, her türlü yolsuzluğun yoğun yaşandığı ve hatta olağanlaştığı bir toplumsal yapı var.

Savaş döneminde vermediğimiz kayıpları yollarda, trafikte verdik. İnsanlarımız yetersiz yollarda can veriyor. Trafik sorunu çözülemiyor” dedi.

“Okullara devlet tuvalet kağıdı bile veremiyor”

Hakan Gündüz, “Her türlü güvenlik açığımız var, güvenlik güçleri yetersiz, polis teşkilatı darmadağın, teşkilattakiler dahi isyan ediyor. Sorun çözülemiyor” vurgusunun devamında şunları söyledi:

“Hastanelerimizdeki, okullarımızdaki yetersizlik herkesi umutsuzluğa düşürüyor. Bir hastane, bir okul yapmaktan aciziz. Okullara devlet tuvalet kâğıdı bile veremiyor.

Reel ekonominin hiçbir çarkı çalışmıyor. Hatta çarktan bahsetmek bile mümkün değil. Üretim yok, üreten pişman, topluma fayda edecek tüm sektörler çökmüş. Kumar, kadın ticareti sektörü ayakta ve üstelik bunlar ile anılır olduk, düşünün. Kıbrıs demek bunlar oldu. Bozuk yapının değişimi için toplumsal seferberlik şart oldu.”

“Ağır koma durumu”

“Tam tanım ağır koma durumu. Tepki yok denecek kadar az. ‘Nasıl olsa değiştirecek irademiz yok’ diyerek bu olguyu da daha da büyütüyoruz. Olan irademizi artırmak istemiyoruz. Hatta tümden devredip sorumluluktan kaçıyoruz” diyen Gündüz, konunun hassasiyetine dikkat çekip konuşmasının devamını şöyle getirdi:

“Belli ki üst irade değimiz güçler de Kıbrıs Türkünü bu halde tutmak istiyor. Ancak Kıbrıs Türkü de buna çoktan razı. Mücadele etmiyor. Bu ülkede özne olmak istemiyor. Masaya elini vurup ‘ben de varım’ demiyor. Çalışıp politika proje üretmiyor. Bu güçlerin karşısına geçip ‘işte politikalarımız işte projelerimiz. Yardım edecekseniz bunlardan başlayalım’ demiyor.

‘Suçlu siyasetçi’ diyoruz ama aslında siyasetçinin de devletin de biz olduğumuzu unutuyoruz. Bu siyasetçiler bizim insanlarımız, alternatiflerini yaratamayan biziz, aynı siyasetçilere hem söven hem seçen biziz. ‘Tanıdıktır, cenazeme geldi, düğünüme geldi, işimi yaptı, seçim zamanı kahveye geldi’ diyerek ‘adamı olma’ üzerinden seçim yapan ve düzenin değişmesini engelleyen yine biziz.”

“Dünya şekillenirken biz uyuyoruz”

Toplumun içinde bulunduğu durumun vahametini algılamaktan uzak olduğunu anlatan Hakan Gündüz, “Siyasal ve toplumsal anlamda bulunduğumuz vahameti bir an önce algılayıp, düzelme yönünde tepki vermemiz gerekir. Aksi halde bu ağır koma halinde hiçbir şekilde düzelme şansımız yoktur.

Rumların bizi yok etme tehlikesinden bahseder dururken aslında toplumun bu hali kendi ‘kendini çoktan yok etme durumu değil midir?’ diye durup düşünmüyoruz. Bu bağlamda değişim talep eden her türlü halk hareketi çok önemlidir. Değişim enerjisi, yaşanan sıkıntılardan dolayı birikmektedir. Yol yoksa seyrüsefer de yok hareketinin 1 günde nasıl örgütlendiği önemlidir. Bu ciddiye alınmalıdır.

Ama yanı başımızda dünya bizi de içine alıp şekillenirken biz uyuyoruz. Suriye’de, Libya’da, Kuzey Irak’ta olup bitenin farkında değiliz. Sıra bize çoktan geldi, biz hâlâ ‘KKTC mi Federasyon mu’ tartışma ekseninden çıkamadık” dedi.

“Özne olmazsanız meze olursunuz”

Sosyolog ve Siyaset Bilimi Uzmanı Hakan Gündüz, Kıbrıslı Türklerin, siyasal sıkıntılara rağmen, bölgedeki gelişmelerle ilgili etkin konuma gelmesinin gerekliliğine de işaret edip sözlerini şöyle tamamladı:

“Magazinsel trajikomik gündemler ile oyalanıyoruz. Yarın pazarlıkların döndüğü masada herkesin önce kendi çıkarını düşüneceği gerçeğini ise tamamen ihtimal dışı tutuyoruz. Oysaki bu bir realite ve bunu en acı şekliyle yaşayacağımız yüksek ihtimal. Neden mi çünkü hiçbir hazırlığımız yok.

Bizi belirleyen Türkiye hakkımızı savunacak. Türkiye’nin hakkını kim savunacak. Suriye’ye bakın, Libya’ya bakın. Büyük bir ittifak var ve bu ittifak karşısında kimin ne kadar gücü olduğu ortada. Her ülke önce kendi çıkarını gözetecek. O yüzden özne olarak var olmalıyız. Hazırlanmalıyız. Türkiye ile uyum içinde ama özne olarak biz de süreçte olmalıyız. Masada 2 özne 1 özneden daha güçlüdür. Özne olmazsanız meze olursunuz.”

Güncelleme Tarihi: 21 Ocak 2020, 10:41
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75