Spor; barış, kardeşlik ve dostluktur

Kıbrıs Futbol Federasyonu döneminde gol kralı olan, ilk ve tek Kıbrıslı Türk; Sevim Ebeoğlu, yaşamını yitirdi. KIBRIS’a 2015 yılında röportaj veren Ebeoğlu’nun söyledikleri öğüt niteliğindeydi:

Spor; barış, kardeşlik ve dostluktur
  • 22 Kasım 2018, Perşembe 10:46

Aylin ÖZKÖK ŞAHİN

Türk ve Rum takımlarının birlikte olduğu Kıbrıs Futbol Federasyonu (1934-1955) döneminde gol kralı olan ilk ve tek Kıbrıslı Türk, aynı zamanda Kıbrıs Türk futbolunda da ilk gol kralı; Sevim Ebeoğlu yaşamını yitirdi.

Ebeoğlu, 2015 yılında KIBRIS’a verdiği röportajında sporun barış, kardeşlik ve dostluk olduğu vurgusunu yapmıştı. Ebeoğlu’nu saygıyla anıyoruz…

87 yaşındaki Ebeoğlu, tedavi gördüğü Girne Dr. Akçiçek Hastanesi’nde dün sabaha karşı yaşamını yitirdi.
Ailesinden alınan bilgiye göre, Ebeoğlu’nun cenazesi bugün Girne Nurettin Ersin Paşa Camii’nde, öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazıyla Karaoğlanoğlu Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
 

Ebeoğlu: Benim canım artık toptur başka bir şey düşünemem

1931 yılında Alehtero’da (Gökağaç) doğan Sevim Ebeoğlu, annesi ebe olduğu için altı yaşında Limasol’a yerleşti. Meşhur futbolcu Moreket Hocası sayesinde yedi yaşındayken futbolla tanışan Ebeoğlu, Limasol Sedat Simavi İlkokulu’nu bitirdi. Ortaokul eğitimi için Lefkoşa’ya gelmesine rağmen sınavlarda başarılı olamadı. Futbola olan büyük tutkusu nedeniyle eğitimine devam edemedi. Annesi okumasını çok istiyordu. Ancak o, annesine “Benim canım artık toptur başka bir şey düşünemem” dedi. 

Eğitimini yarım bıraktığı için annesi 1947 yılında terzi olan Kemal Usta’nın yanında çalışmasını istedi. Terziciliği öğrendikten sonra kendisine bir terzi dükkanı açtı. EOKA devri başlayana kadar terzicilik yaptı. Terzicilik zamanında Rum müşterileri de vardı. AEL’de futbol oynamaya başladıktan sonra aynı zamanda su dairesinde de çalışmaya başladı.

Ebeoğlu’nun Leymosun Türk Spor Kulübü’nde 1 gol krallığı, 1 şampiyonluğu, AEL’de 3 lig şampiyonluğu, 2 gol krallığı, D.T.B’de 1 lig şampiyonluğu 2 gol krallığı var. 

1974 yılında 20 Temmuz Stadyumu’nun sorumluluğunu üstlendi. 13 sene boyunca 20 Temmuz Stadyumu’nun sorumluluğunu yaptı. Kıbrıs futboluna çok büyük hizmetleri oldu.

“Yedi yaşındayken futbol hastalığına yakalandım”

KIBRIS: Futbol hayatınız ne zaman ve nasıl başladı?

EBEOĞLU: Meşhur futbolcu Moreket Hocam sayesinde yedi yaşındayken bu güzel futbol hastalığına tutuldum. İlkokuldayken sınıf olarak herkes ikişer kuruş vererek altı tane top aldık. Topların bakımı ise bana verildikten sonra futbola tutkum bir o kadar daha arttı.

13-14 yaşıma geldiğim zaman rahmetli Ziya Rızkı’nın yardımı ile Leymosun Türk Spor Kulübü’nde oynamaya başladım. İlk yıllarda sol bek ve sol açık mevkisinde oynadıktan sonra santrafor olarak futbol hayatıma devam ettim. Santrafor oynarken birçok gol krallığı sevinci yaşadım.

Leymosun Türk Spor Kulübü’nde bir gol krallığım bir de şampiyonluğum vardır.

Önce AEL, sonra Doğan Türk Birliği

 

KIBRIS. AEL’de futbol hayatınıza devam ettiniz… Bu nasıl oldu?

EBEOĞLU: Leymosun Türk Spor Kulübü’nde oynarken İskele, Çetinkaya ve AEL’in genç takımları ile maçlarımız olurdu. Leymosun Türk Spor Kulübü olarak KOP ikinci kümede oynuyorduk. Bu maçlar sırasında AEL’in antrenörü Kavallaris oyunumu beğendi. AEL takımından bir yetkili dükkanıma takım elbise diktirmek için geldi. Rum yetkili bana “ Sen AEL’e gelir misin?” diye sordu. Bende “niçin gelmeyeyim, ama önce bir ustaya sormanız gerekir” dedim. Kemal Usta’da AEL’e gitmem için beni teşvik etti.

1951 yılında 1. kümede olan AEL’de futbol hayatıma devam ettim. 1957 yılının haziran ayına kadar AEL’de oynadım. 2 kere gol kralı ve 3 kere de şampiyonluk yaşadım. 

AEL’de oynarken 1953 yılında Kıbrıs Karması’na seçildim. İsrail’e giderek İsrail Milli takımıyla maç yaptık. Ayrıca AEL’de oynarken Çetinkaya takımı beni çağırarak İsrail’e maça gittik.

Bizim futbol hayatımız dönemindeki şansızlığımız para almak yoktu. Yalnız iş bulunurdu. AEL’de futbol oynarken aynı zamanda su dairesinde çalışmaktaydım.

EOKA devri başladığı için AEL’den ayrılarak 1957 – 1960 yılları arasında Doğan Türk Birliği’nde futbol hayatıma devam ettim. Burada da gol krallıkları ve şampiyonluk yaşadım.

1958 – 1959 sezonunda 17 gol, 1959 – 1960 lig sezonunda ise16 golle iki defa gol kralı oldum. 

Attığı golle, AEL’i şampiyon yaptı

KIBRIS: Futbol hayatınıza kısa bir süreliğine İngiltere’de devam ettiniz...

EBEOĞLU: 1956 yılında adada olan tatsızlıklardan kaçmak için İngiltere’ye gittim. Ama yine de futbol oynamaktan vazgeçmek istemediğim için Coventry City takımının yetkilileri ile görüştüm. Coventry City’de de dört buçuk ay oynadım. Daha sonra hem annemin ısrarı hem de AEL’in şampiyonluk maçı olduğu için AEL’in başkanı geri dönmemi istedi. AEL başkanı benim ve ailem için geri dönüş biletlerimizi yolladı. Uzun bir vapur yolculuğundan sonra adaya dönmüştük. Adaya döner dönmez örfi idareden dolayı maçın saati sabah 11:00’e alındığı için anneme bile seslenemeden ayrıldım. Eşim ve çocuklarım annemle birlikte eve gitti. Ben de apar topar APOEL ile AEL’in şampiyonluk maçı için sahaya gittim. Bu maçta da benim attığım golle APOEL’i 1-0 yenerek AEL şampiyon oldu.  

AEL’in forma rengini belirledi…

KIBRIS: AEL’in formasının rengi sizin önerinizle sarı lacivert oldu… Bu nasıl oldu?

EBEOĞLU: AEL’in başkanı Solomonidis bir gün bana telefon açarak yanına gitmemi istedi. Yanına gittiğim zaman AEL’in mavi beyaz olan forma renklerinden usandığını söyledi. Ben de Fenerbahçeli olduğum için sarı lacivert olmasını önerdim ve kabul etti. 1955 – 1956 yılında AEL’in renkleri sarı lacivert olarak değiştirilerek günümüze kadar geldi.

AEL’den ayrıldıktan sonra ilk şampiyon oldukları zaman bana da bir forma hediye gönderdiler. AEL’in hâlâ daha lisanslı futbolcusuyum.

 

Antrenörlük de yaptı

KIBRIS: Antrenörlük döneminizden bahsedebilir misiniz?

EBEOĞLU: Futbolu bıraktıktan sonra 1960 yılında Loughborough Trainning College’de yaklaşık bir ay kadar antrenörlük kursu aldım. Dört beş sene de antrenörlük yaptım. Antrenörlük dönemimde de D.T.B.’de bir şampiyonluk sevinci daha yaşadım. D.T.B’nin yanında TOL’da antrenörlük yaptım. Hadiseler çıkınca antrenörlüğü bıraktım.

 

“Başarımın sırrı; disiplin”

KIBRIS: Başarınızı neye bağlıyorsunuz?

EBEOĞLU: Disiplinli bir şekilde çalışmaya bağlıyorum. AEL’de futbol hayatımı sürdürürken müthiş bir disiplin altında büyüdüm. Bizim zamanımızda gece eğlenceye çıktığımızda polisler her zaman bizi takip ediyordu. Antrenörümüz Kavallaris ters bir davranışımızı gördüğü veya duyduğu zaman ertesi gün bizi çağırarak uyarıda bulunurdu. Aynı hatayı tekrarlamamız halinde bizi kapı önüne koyacağını söylerdi. Futbol hayatım sayesinde ne içkim ne de sigaram oldu.

Ailemin de başarımda çok büyük bir katkısı vardır. Aileme de çok teşekkür etmek istiyorum.

 

Maç için kendi düğününe gitmedi 

KIBRIS: Unutamadığınız anılarınız mutlaka vardır. Bizimle paylaşmak ister misiniz?

EBEOĞLU: 1952 yılında eşimi düğünümüzde yalnız bırakarak tebrik kabul etmesini hiç unutamıyorum. Çünkü o gün AEL’in APOEL’le şampiyonluk maçı vardı. Hatta bu maçta benim golümle şampiyon olmuştuk.

Bir diğer anım ise; 1974’te Rumlar Limasol’da tüm erkekleri toplayarak futbol sahasına kapattılar. Futbol hastası olan Rumlardan biri bana gelerek “Geçmiş olsun” dedi. Ben de “Daha evvel bu sahada gol atardık şimdi de nöbet bekleriz direklerin altında” dedim.

93 gün esirliğimiz sürdü. Esir düştüğümde iki oğlum da benimle birlikte idi. Esir düştüğümüz zaman yanımızda hiçbir eşya bırakılmamıştı. Ama bir arkadaşımız radyoyu kâğıda sarıp gizlice su matarasının içerisine koyarak saklamayı başardı. Rum askerlerin moralimizi bozmak için bize söylediği uçaklarınızı düşürdük gibi söylemlerine inanmıyorduk. Futbol sahasında esir tutulurken rahmetli Ecevit’in açıklamasını da radyodan duymuştuk. Ecevit Rumlara seslenerek esirlere dokunulmamasını istedi. “Sakın dedi, ne kadar esirlerimizi öldürürseniz biz de bir o kadar daha öldüreceğiz”. Bu demeçten sonra bizim moralimiz yükselmişti. 

Okullar tatil olduktan sonra ise futbol sahasından bizi toplayarak okula götürmüşlerdi. Rumlar beni tanıdıkları için diğer esir düşen Türkler arasında aşırıya kaçan hareket yapanları uyarmamı istiyordu. Yemeklerimizi ise eşlerimiz, annelerimiz yaparak bize gönderiyorlardı. 20 Eylül 1974’te Rumlar artık bizi serbest bırakmıştı. Araba almaya gittiğimde AEL’in başkanı Solomonidis beni gördüğü zaman çok güzel karşıladı. Arabanın fiyatından ilk önce Solomonidis 200 lira, yetkili olan bir diğer kişi de 100 lira daha düşürdü. Bunu da unutmuyorum. AEL yöneticilerinin ve futbolcularının bana karşı çok büyük saygı ve sevgilerinin olması beni çok daha mutlu ediyor.   

AEL 8 Kasım 2012’de Fenerbahçe ile oynayacakları UEFA maçı için beni de İstanbul’a götürdü. Aziz Yıldırım AEL’e sarı lacivert forma giydirdiğim için beni kucaklayarak tebrik etmişti. Fenerbahçe – AEL maçını şeref tribününde izledim. Fenerbahçe ile AEL’in karşılaşmaları sırasında çok heyecanlandım. Gönlümde AEL’in kazanmasını istememe rağmen Fenerbahçe’nin yenilmesini de istemezdim.  

“Futbolumuz iyiye gitmiyor”

KIBRIS: Ülkemiz futbolunu nasıl görüyorsunuz? KOP’a üyelik konusunda ne düşünüyorsunuz?        

EBEOĞLU: Zaman geçtikçe futbolumuz iyiye gitmiyor. Maçlarda seyirci yok ve yeni bilgiler öğrenmek istiyorsak dışarıdan da antrenör getirmeliyiz. Bunun için artık bir takım atılımların yapılması gerekmektedir. KOP’a üyelik konusunda Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu’nu sonuna kadar destekliyorum. Futbolumuz ölmek üzeredir bu atılımın da ülkemiz futbolu adına iyi olacağını düşünüyorum. Milliyetçilik ayrı spor ayrıdır. Bunun unutulmaması gerekir. Milliyetçilikten bahsedilirse benden daha iyi bir milliyetçi yoktur. Spor barış, kardeşlik ve dostluktur. Kutsokumnis ile telefonda konuştum. Kutsokumnis’in bana “Bir Kıbrıslı Türk futbolcunun tek başına gelerek bir takımda oynamasını kabul etmiyoruz. Takımlar hep beraber geldiği zaman kabul ederiz” dedi.

 

KIBRIS: Son olarak ne söylemek istersiniz?

EBEOĞLU: Futbol oynadığım için hiç pişman olmadım. Şimdiye kadar Kıbrıs Türk futboluna bir katkım olmuşsa ne mutlu bana ve hepimize. Spor hayattır ve spordan daha güzel bir uğraş yoktur.

Ülkemiz futbolu çöküyor yetkililerin buna bir çözüm bulmasını istiyorum. Yetenekli sporcu az yetişiyor. Arada yıldız gibi çıkan bir futbolcu olsa dahi kendini geliştirme imkanı bulamadığı için kariyerinde ilerleme şansı yakalayamaz.

Beğendim 0 Muhteşem 1 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 10 1 1 17 31
2 YENİCAMİ AK 12 9 2 1 18 29
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 0 5 9 21
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 6 2 4 9 20
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 6 2 4 1 20
7 GÖNYELİ SK 12 6 1 5 4 19
8 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
9 LEFKE TSK 12 5 3 4 0 18
10 ÇETİNKAYA TSK 12 5 3 4 0 18
11 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 2 7 3 -10 13
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 2 4 6 -8 10
13 BİNATLI YSK 12 3 1 8 -10 10
14 GİRNE HALK EVİ 12 2 1 9 -9 7
15 ESENTEPE KKSK 12 2 1 9 -15 7
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 1 4 7 -16 7
yukarı çık