banner6

Su kuyuları, yeraltı su kaynaklarımızı tüketiyor

banner37

KIBRIS’ın yaptığı araştırmaya göre, ülkemizde kamuya ve kişiye ait olmak üzere 11 binden fazla su kuyusu var

Su kuyuları, yeraltı su kaynaklarımızı tüketiyor
banner99

Ahmet UÇAR

Yeraltı suları dünyada etkisini gösteren küresel iklim değişikleri ve ülkemizde zaman zaman yaşanan kuraklık periyotlarından etkileniyor.

Su kaynaklarının korunması kapsamında yeraltı suları büyük önem taşıyor. Yeraltı suları, kendini yenilemeye fırsat bulmadan, tüketiliyor ve bu kaynaklar yok oluyor.

KIBRIS, yer altı kaynaklarının kullanıldığı su kuyularının hangi yöntemlerle açıldığını ve ülkemizde kaç tane su kuyusu açma izni verildiğini araştırdı.

Bu konuda tek bir merkezde istatistik tutulmaması nedeniyle, birçok kaynaktan elde edilen veriler, farklılık gösterdi.

KIBRIS’ın bölge kaymakamlıklardan elde ettiği verilere göre, 1974’ten bugüne kadar ülkemizde 11 binden fazla su kuyusu açma izni verildi.

Buna göre, Lefkoşa’da 2 bin 514; İskele’de 2 bin 142; Mağusa’da 3 bin 48 normal kuyu, bin 719 birlik kuyusu;Güzelyurt’ta 336; Lefke’de bin 377 adet su kuyusu izni verildi.

Girne’deki veriler ise, sadece 2020-Haziran 2021’e kadar, su kuyusu sayısı ise 87.

Araştırmamız sonucunda, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın internet sitesinde 2017 Tarım Master Planı’nda da su kuyularıyla ilgili yer verilen rakamlara ulaştık.

Buna göre, 2017 yılında yapılan araştırmada ülkemizde 14 bin 688 su kuyusu bulunduğu, bunların 428’inin kamuya ait, 14 bin 260’ının ise kişiye ait olduğu belirtildi.

Kayıt altında olan kuyuların yanı sıra, izinsiz açılan kuyular da var ancak bunların tespitini yapmak oldukça zor.

Jeoloji ve Maden Dairesi Müdürü Ayşe Toroslu Özhür, su kuyularının “kamusal” ve “özel şahıs” olarak iki kategoride ele alındığını ifade ederek kamusal amaçla açılan su kuyuları için belediyelerin Jeoloji ve Maden Dairesi ile iletişime geçerek su kuyusu talebinde bulunduğunu söyledi.

Özhür, özel amaçlı su kuyuları için ise vatandaşların bir dilekçeyle kaymakamlığa başvurduğunu ve kaymakamlığın da yine Jeoloji ve Maden Dairesi’nden hizmet talep ettiğini açıkladı.

Su İşleri Dairesi Müdürü Tarkan Çeki ise su kaynağı sıkıntısı yaşanan bölgelerde Su İşleri Dairesi  tarafından yapılan talep üzerine, Jeoloji ve Maden Dairesi’nin bölgede su kaynağı araştırması yaptığını dile getirerek, kaynak bulunduğu durumda gerek belediyeler gerekse Daire tarafından su kuyusu açıldığını ve devreye alındığını açıkladı.

Ombudsman bir raporunda vurgulamıştı: Kuyuların bilinçsizce işletilmesi önlenmeli

Ombudsman 2019’da yayımladığı bir raporunda, servet olarak adlandırılan su kuyularımızın korunması ve kullanılmasının devlete ait olduğunu belirtiyor. Raporda söyle deniliyor, “Bu bakımdan Kaymakamlar kuyu izni verirken Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arasında imzalanan Su İhtiyacının Karşılanmasına ilişkin anlaşmayı göz önünde bulundurmaları ve vermeyi tasarladıkları izinleri bir plan çerçevesinde ve sınırlı sayıda vermeleri gerekmektedir. Sürdürülebilir su yönetimi için su kuyularının kayıt altına alınması ve bu kuyuların bilinçsizce işletilmesinin önlenmesi gerekmektedir” diyor.

Akademisyen Celal Şenol’un makalesi

Akademisyen Celal Şenol da “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Hidrografik Yapısı, Su Sorunu ve Çözüm Önerileri” adlı makalesinde KKTC’de üç ana (büyük) akifer olmak üzere toplam 11 yeraltı su havzası

bulunduğunu belirtiyor. Bunlardan ana akiferlerin Güzelyurt, Beşparmak Dağları ve Gazimağusa (Güneydoğu Mesarya) Akiferi olduğunu anlatan Şenol, adada küçük olan ve kıyılarda bulunanların ise Akdeniz, Beşparmak Dağları (Kıyı akiferi), Dipkarpaz, Doğu Mesarya, Orta Mesarya, Yedikonuk-Büyükkonuk, Yeşilköy ve Yeşilırmak Akiferleri olduğunu belirtiyor.

Detaylı bilgilerin yer aldığı makalede Şenol, öneriler de sunuyor. Şenol’un önerilerinden bazıları şöyle:

“KKTC elinde bulundurduğu ayrıcalıkları en iyi şekilde değerlendirmelidir. Ziraat alanlarına değerli tarım ürünlerinin ekilerek ekonomiye daha fazla destek sağlanması gerekmektedir. Suyun verimli kullanılması için uygulanması gereken tedbirlerden birisi de kayıp kaçak oranının azaltılmasıdır. Bu şekilde kayıp kaçak oranlarının minimuma indirilmesi gerekmektedir.

Bir diğer önemli husus ise yeraltı su kuyularının çok sıkı denetlenmesidir. Yeraltı suyuna sık sık analizler yapılarak tuzluluk derecesi belirli takvim çerçevesinde takip edilmelidir. Bu şekilde kuyu yoğunluğu ile yeraltı suyunun kalitesi arasında bağlantı kurulup planlama yapılmalıdır. Ayrıca Türkiye’den gelen suyun dağıtıldığı

bölgelerde yeni kuyu açılmasına ve kuyuların gereksiz yere kullanılmasına müsamaha gösterilmemelidir”

1 yılda 286 su kuyusu izni verildi

Merkez Kaymakamlığı’ndan elde edilen bilgilere göre Fasıl 351 Kuyular Yasası kapsamında son bir yıl içerisinde Lefkoşa’da 45, İskele’de 36, Gazimağusa’da 122, Girne’de 62, Güzelyurt’ta 14 ve Lefke’de 7 olmak üzere ülke genelinde 286 kuyu açma veya ıslah etme izni verildiğini belirtti.

Girne’de ise, kaçak yola kuyu açtığı için bir kişi hakkında yasal işlem başlatıldı.

En fazla su kuyu izni Mağusa’da verildi

KIBRIS, kaymakamlıklara ulaşarak ülkemizde verilen su kuyu izinlerini araştırdı.

Buna göre, Lefkoşa’da 1970’ten 2021’e kadar 2 bin 514; İskele’de 1974’ten 2021’e kadar 2 bin 142; Mağusa’da 1975’ten 2021’e kadar 3 bin 48 adet normal kuyu, bin 719 adet de birlik kuyusu; Güzelyurt’ta 1974’ten 2021 yılına kadar 336; Lefke’de 1913’ten 2021’e kadar bin 377 kuyu izni verildi.

Girne’deki veriler ise sadece 2020-Haziran 2021 dönemini kapsıyor. Buna göre, söz konusu bir buçuk yılda Girne’de toplam 87 kuyu izni verildi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan 2017 Tarım Master Planı’nın da ise ülkemizde 14 bin 688 su kuyusu bulunduğu, bunların 428’inin kamuya ait, 14 bin 260’ının ise kişiye ait olduğu belirtilmişti.

Özhür: Açılan kuyular yer altı sularını işgal etmemeli

Jeoloji ve Maden Dairesi Müdürü Ayşe Toroslu Özhür, ülkede su kuyularının kamusal amaçlara yönelik ve özel şahısların kullanımına yönelik olmak üzere ikiye ayrıldığını belirterek, kamusal ve özel amaçlı su kuyuları açma noktasında ise farklı yollar izlendiğini kaydetti.

Özhür, su kuyularının içme ve kullanma suyu elde etmek için açıldığını dile getirerek, kamusal amaçlı su kuyusuaçmak amacıyla belediyelerin girişimlerde bulunduğunu ifade etti.

Bölgede yeterli su olmadığı durumda belediyelerin Su İşleri Dairesi’ne yazı yazarak sorunu bildirdiğine işaret eden Özhür, “Su İşleri Dairesi, bu durumu iç hatlarda inceleme yaparak çözmeye çalışır. Çözemediği durumlarda ise Jeoloji ve Maden Dairesi’ne başvurarak, bölgede su kuyusu açılması talebinde bulunur. Jeoloji ve Maden Dairesi, jeoloji mühendisleriyle incelemeler yapar ve gereken koşulların sağlanması durumunda su kuyusunu açıp Su İşleri Dairesi’ne verir. Su İşleri Dairesi de belediyeye teslim eder” şeklinde konuştu.

Özhür, özel amaçlı su kuyularının, tarımsal ürünleri sulamak için talep edildiğini belirterek bu kişilerin de kaymakamlığa dilekçe yazdığını, kaymakamlığın yer planı, emlak vergi belgeleri, koçan gibi belgeleri toplayarak bir dosya ile Jeoloji ve Maden Dairesi’ne ilettiğini anlattı.

Su kuyusunun açılacağı yerin yer altı sularını ve yeraltı su depolarının bulunduğu akifer alanlarını işgal etmemesi gerektiğine vurgu yapan Özhür, “Jeoloji ve Maden Dairesi yeraltı kaynaklarını korumaktan da sorumludur. Talep geldiği durumda jeoloji mühendislerimiz bölgede inceleme yapar ve akifer (yer altı suları) alanların olmadığı bir noktanın seçilmesine çalışılır. Özel şahıslar da burada belli şirketlerle anlaşarak kuyu açtırır” dedi.

Özhür, izin alınmadan kaçak yollarla açılan su kuyuları noktasında izlenen yol üzerine de bilgi vererek, Jeoloji ve Maden Dairesi’nin sadece görüş verdiğini, izin makamının kaymakamlık olduğunu ve kaymakamlığın kaçak kuyuları kapatma yetkisine sahip olduğunu vurguladı.

Çeki: Alternatif su kaynaklarının kullanılması için çalışma başlatıldı

Su İşleri Dairesi Müdürü Tarkan Çeki, ülkede mevcut durumda yeterli düzeyde ve kalitede suyun olmadığını, daha çok tuzlu suyun bulunduğunu ifade ederek ülkenin ihtiyacı olan suyun KKTC Su Temin Projesi kapsamında Türkiye’den geldiğini hatırlattı.

banner134

5 yıldır Türkiye’den gelen su kullanıldığını belirten Çeki,bu nedenle kullanılmayan kuyuların devre dışı kaldığını, birçok kuyunun işlevini yitirdiğini ifade etti.

Çeki, söz konusu su projesi kapsamında ocak ayında deniz geçişinde oluşan arıza üzerine ülkede su sorunu yaşandığına işaret ederek, su kuyularını tekrar faaliyete geçirebilmek adına çalışmalar başlattıklarını söyledi.

Çeki, Güzelyurt bölgesinde yaklaşık 30-35 su kuyusunun bulunduğunu ifade ederek Kumköy’den Serhatköy’e kadar uygun kalitede 11 kuyuyu faaliyete soktuklarını, kuyu sayısının da 18’e yükseldiğini anlattı.

Adanın su ihtiyacını karşılayabilmek için çalıştıklarını belirten Çeki, su ihtiyacı olan bölgelerde su kuyusu açılabilmesi için Jeoloji ve Maden Dairesi ile istişare içerisinde çalışıldığını belirtti.

Çeki, su sorununun tamamen çözülmediğini ama vatandaşı biraz da olsun rahatlattığını dile getirerek, yerel su kaynağının yetersiz olduğu bölgelerde “Vatandaşa her gün olmasa da 4 günde bir, haftada 1 su verebildik” dedi.

Çeki, kaynak sıkıntısı yaşanan bölgelerde Su İşleri Dairesi  tarafından yapılan talep üzerine, Jeoloji ve Maden Dairesi’nin bölgede su kaynağı araştırması yaptığını, kaynak bulunduğu durumda gerek belediyeler gerekse Daire tarafından su kuyusu açıldığını ve devreye alındığını açıkladı.

Çeki, sadece yer altı kaynaklarından gelen kuyu sularının veya sadece Türkiye’den gelen suyun kullanılmasının ülkedeki su ihtiyacını gidermek noktasında etkili olmayacağına dikkat çekerek, gelen suların yer altı kaynaklarına katkı yapması gerektiğini ifade etti.

Ayrıca alternatif kaynakların kullanılması konusunda da çalışmalar başlatılacağını dile getiren Çeki, böylece su temin proje kapsamında herhangi bir arıza olması durumda bu yerel kaynaklar ve alternatif su kaynaklarından yararlanılabileceğini vurguladı.

Vadilili: Kuyu ruhsatları uzun süredir siyasallaştı

Yerbilim Mühendisleri Odası Başkanı Oğuz Vadilili, Bakanlar kurulu tarafından tüm ülkeyi kapsayacak şekilde yürürlüğe konulan Su Temini Özel Tedbirler Yasası’nın gereklerinin uygulanmadığını belirterek, Fasıl 351 Kuyular Yasası’nın ise güncelliğini arttık kaybettiğini kaydetti.

Vadilili, uzun süreden beridir kuyu ruhsatı verilmesinin ise görünürde bürokraside olsa bile uygulamada siyasetin tekelinde olduğuna dikkat çekti.

Tarım politikasıyla su politikasının birbirine paralel şekilde yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Vadilili, kuyu sularının yüzde 70’inin tarımsal faaliyetler için tüketildiğine, bunun da yer altı sularının azalmasına yol açtığına vurgu yaptı.

Vadilili, standartların ve ihtiyacın dışında su çekimleri yapıldığının altını çizerek, “Tarım politikasına uyulmuyor. Örneğin bizim ülkemizde bir tarım ürünü için bin dönümlük bir üretim gerekirken, 10 bin dönümlük üretim yapılıyor. Denetimsiz bir şekilde ihtiyaçtan fazla üretime su kuyularından çekilen su da yer altı sularını tüketiyor” şeklinde konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104