banner6

Suç işlenmeden önlem alınmalı

banner37

Art arda yaşanan cinayet, hırsızlık, tecavüz ve çocuk istismarı gibi olaylar halkın Ceza Yasası'nı sorgulamasına neden oldu. CTP Milletvekili, Avukat Fazilet Özdenefe durumu KIBRIS Gazetesi'ne değerlendirdi:

Suç işlenmeden önlem alınmalı
banner99

Ceren ÖZBİL

Ülkede son günlerde art arda yaşanan hırsızlık, cinayet, tecavüz, çocuk istismarı ve darp gibi olaylar korkutucu bir hal aldı.

Özellikle son dört gün içerisinde yaşanan ve şu anda yargıda olan “iki kadın cinayeti” ve “bir babanın öz kızına tecavüz etmesi” olayları tüyleri diken diken etti. Vatandaşlar neredeyse sokağa çıkmaya korkar oldu.

Bazı kesimler bu suçların işlenmesinin nedeninin cezaların caydırıcı olmamasından kaynaklandığını söylerken bazı kesimler ise yeterli önlemlerin alınmamasına bağlıyor.

banner134

KIBRIS Gazetesi'ne konuşan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Girne Milletvekili, Avukat Fazilet Özdenefe, bu gibi olayların nasıl önüne geçilebileceğini değerlendirdi.

Özdenefe'ye göre bu gibi suçların önüne geçmek için sadece ceza uygulanması yeterli değil. Bu suçlar işlenmeden önce halkın bilinçlendirilmesi, gerekli eğitim verilmesi ve farkındalık yaratılması gerektiğini ifade eden Özdenefe, birçok eksik olduğuna değindi.

Özdenefe, bu eksiklerin bazılarını, çocuk ıslah evi olmaması ve cezaevine giren suçluların rehabilite edilememesi olarak sıraladı.

“Bilimsel veriler olmalı”

Fazilet Özdenefe, ülkedeki suç oranının geçmişe oranla artıp artmadığının anlaşılabilmesi için bilimsel veriler olması gerektiğini söyledi ve bazı olaylara karşı farkındalığın artması ve medyanın artık bilgilere daha kolay ulaşması nedeniyle bu vakaların artış gibi görünebileceğini söyledi.

Bu gibi konular araştırılırken, 15-20 sene önceye göre nüfusun artmış olmasının, nüfus yapısının değişmesinin, eskiden gün ışığına çıkmayan suçların artık daha görünür olmasının göz önünde bulundurulması gerektiğini kaydeden Özdenefe şu ifadeleri kullandı:

“Örneğin kadına yönelik şiddet, geçmişe oranla daha görünür olmuş olabilir. Bunlar doğrulardır anlamında demiyorum, ancak ‘ülkede suç oranı arttı mı, artmadı mı’ yönünde sağlıklı bir çalışma olup, olmadığına emin değilim. Daha çok duyulan görülen suçlarda bazı başka faktörlerde var. Bunlar belirli konularda farkındalığın artması olabilir. Medyaya, sosyal medyaya artık bilgilerin daha kolay ulaşması olabilir. Ancak muhakkak ki suçların orantısal olarak artması da söz konusu olabilir. Bunların bilimsel verilerle araştırılması gerekir. Çünkü sadece cezalandırarak suçun önüne geçmek mümkün değildir.”

“Suç işlenmeden önce önlem alınmalı”

Özdenefe, Modern Ceza Hukuku doktrinlerine göre; suç işlenmeden önce koruyucu önlemlerin alınmasının esas olduğunu belirtti ve suç işlenmeden önce ve suç işlendikten sonra kişilerin topluma rehabilite edilmesi, topluma kazandırılması gerektiğini söyledi.

“Aksi takdirde bir kişi bir suç işler, cezaevine koyarsınız, ceza verirsiniz ama rehabilite etmezseniz çıkar yine suç işler” diyen Özdenefe, bu nedenle olaya farklı perspektiflerden de bakılması gerektiğini ifade etti.

Özdenefe, ülkede maalesef birçok olaya tek perspektiften yaklaşıldığını kaydetti ve bu olaya da tek perspektiften bakıldığını belirtti.

“Tüm birleşenleriyle ele alınmalı”

Bu gibi konuların sosyolojik, ekonomik, politik, toplumsal cinsiyet eşitliği de dahil birçok bileşeni olduğunu ve buna karşı bütün bu birleşenler üzerinden mücadele edilmesi gerektiğini söyleyen Özdenefe, kendi gözleminin de artık daha çok ceza davası olduğu yönünde olduğunu belirtti.

Özdenefe ayrıca çoğu zaman mahkemeye çıkarılan kişilerinde aynı kişiler olduğunun görüldüğünü ifade etti.

“Çocuk ıslah evi yok”

Özdenefe, çocuk suçlu sayısı da çok arttığına dikkati çekerek, “çocukları ıslah edebileceğimiz çocuk ıslah evleri, özel merkezler de yok. Birçok kez yargıçlar cezaevine göndermeyi uygun görmüyor, hapislik gerektirmeyen şekilde cezalandırıyor. Fakat yine aynı çocukların suç işleyerek yine mahkemeye çıktığını görüyoruz. Rehabilite edici süreçler olmayınca ve bir yandan da çocuklar cezaevine girdiklerinde bilmedikleri suç mekanizmalarının parçası haline geliyor” şeklinde konuştu.

“Sadece ceza çözüm değil”

Özdenefe, sadece cezalandırma değil, suç işlenmeden önce koruyucu, denetleyici önlemler alınması gerektiğini söyledi ve şu şekilde konuştu:

“Ataerkil yapının kadın üzerindeki egemenliği ile alakalı meselelerde eğitim sisteminden başlayarak, toplumsal cinsiyet eşitliğinin her alana yayılması, bunun için gerekli yasaların yürürlüğe girmesi gerekiyor. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi kuruldu, ancak kurumsallaşmadı. Bunların ivedilikle hayata geçmesi lazım. Ev içi şiddetin önüne geçilmesi için mevcut düzenlemelerin olması gerekir ve gerekirse daha da yasal düzenleme yapılması lazım.”

“Sınır kontrolleri yapılmalı”

Fazilet Özdenefe, sınırların yeteri kadar kontrol edilmediğini belirtti ve şu şekilde konuştu:

“Bugün ülkemizden birçok üniversite var ve turizm açsından da önemli bir ülkeyiz. Yurt dışından gerek turist olarak, gerek öğrenci olarak gelenler oluyor. Ancak sınırlarımız kontrolsüz. Yani herkesin elini kollunu sallayarak ülkeye girmesi de sıkıntılı. Bunu kesinlikle insanlar arasında ayrım olarak söylemiyorum. Ya da Kıbrıslı Türkler suç işlemez de dıştan gelenler işler anlamında da söylemiyorum. Zaten öyle bir bakış açısını da çok tehlikeli buluyorum. Hep kendimiz dışında görmemiz tehdidi ve kendimizi pür pak görmemiz tehlikeli bir bakış açısıdır. Ancak bir gerçek de vardır ki ülkelerin kendi sınır kontrollerini yapma hakları da vardır. Kriminal suç işleme eğiliminde olan insanların da sorgusuz sualsiz ülkeye girmesi de sakıncalıdır. Bugün Avrupa'da, dünyada, nereye giderseniz gidin nerede kalacaksınız, tatile geliyorsanız gerekli maddi imkanınız var mı, ailenizin yanında mı kalıyorsunuz, otelde mi kalıyorsunuz bunları sormuyoruz.

Öğrenci adı altında insanlar geliyor üçüncü ülkelerden, ülkemize seks köleliği, seks ticareti altında kendileri de mağdur oluyor. Üniversitelerin de, turizm sektörünün de kontrol altında olması lazım. Gerçekten öğrenci mi gelen yoksa adını kaydettirip, başka bir şey mi yapıyor. Bunların tespit edilmesi gerekir. Ancak ben bunları kesinlikle suç dışarıdan ithal ettiğimiz bir meseledir anlamında söylemiyorum.”

“Birçok yönde mücadele edilmeli”

Özdenefe, bu gibi vakaların önüne geçmek için birçok yönde mücadele edilmesi gerektiğini ifade etti ve şu şekilde konuştu:

“Birçok bacak vardır mücadele edilmesi gereken. Bunlar eğitim sistemi, farkındalık, sınır kontrolleridir. Birçok yasa ile mücadele edilebilir. Ancak sadece yasa yapmakla olmaz. Bunu yürütmenin hayata geçirmesi gerekir. Polis gibi kurumların, sağlıkçıların eğitilmiş olması lazım. Örneğin, şiddete uğrayan bireyleri, kadınları, çocukları tespit edip onları ilgili kurumlara doğru şekilde yönlendirmek lazım. Bu çok kollu bir mücadeledir. Bir tek cezalar yeterli mi yetersiz mi kısmına bakarsak ben ilerleme kaydedebileceğimizi düşünmüyorum. Ceza Yasası'ndaki bazı suç kavramları genişletilebilir ama bugün bize rahatsızlık veren; kadınların, çocukların cinsel istismarı, tecavüz gibi meseleler zaten genişletildi bizim dönemimizde. Onun dışında adam öldürme gibi suçlar zaten Ceza Yasası'nda var. Yani cezalandırmanın ötesinde önleyici tedbirler nelerdir diye düşünmemiz gerekiyor. Bu çerçevede bir eylem planının hayata geçmesi gerekir. Sosyal Hizmetler’den tutun da polis teşkilatımıza, okullara kadar mücadele etmemiz gerekir. Suçlar işlendikten sonra ceza sistemi devreye girer.”

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2017, 10:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104