Suçlar, sadece cezayla önlenemez

banner37

Barolar Birliği Başkanı Esendağlı, ‘müebbet’ hapis cezası öngören ‘cinayet’, ‘tecavüz’ , ‘çocuğa karşı cinsel saldırı’ gibi suçları önleme konusunda tek sorumlunun mahkemeler olmadığına işaret etti, devlete düşen görevler de olduğunu vurguladı:

Suçlar, sadece cezayla önlenemez
banner90

Emine UYSAL ÇALUDA

Son yıllarda toplumun huzurunu kaçıran ‘cinayet’, ‘tecavüz’, ‘çocuğa karşı cinsel saldırı’ gibi adli suçlarda deyim yerindeyse patlama yaşanıyor.

Vatandaşlar, ülkemizde artık sıklıkla karşımıza çıkan bu suçların nasıl engelleneceğini tartışmaya başladı. Kimileri mahkemelerin daha ağır cezalar vermesi gerektiğini belirtirken, kimileri de bunun devlet politikası haline gelmesi durumunda önlenebileceği görüşünde.

Vatandaşların görüşleri farklı ancak Fasıl 154 Ceza Yasası’nın maddeleri oldukça açık. Yasa, “cinayet”, “cinsel saldırı”, “tecavüz” gibi suçlara müebbet hapse kadar ceza öngörüyor. Hatta yasa kapsamında cezaların, yüksek olması da dikkat çekiyor.

Esendağlı: Mahkemelerin tüm suç türlerine karşı müsamahası azaldı

KIBRIS’a konuşan Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, suçun tek başına ceza vermekle önlenemeyeceğinin altını çizerek ‘cinayet’, ‘tecavüz’, ‘çocuğa karşı cinsel saldırı’ gibi suçlara yasada ömür boyu hapis cezasına varabilen ağır cezalar öngörüldüğüne vurgu yaptı.

Esendağlı, bu cezaların kağıt üzerinde kalmadığını ve özellikle son yıllarda mahkemelerin tüm suç türlerine karşı müsamahasının azaldığını, cezaların ciddi şekilde artırıldığını söyledi.

Esendağlı, “Buna karşın biz, uzun zamandır sadece cezalandırmanın veya cezaları yükseltmenin suç ve suçluluğun önüne geçilebilmesi için yeterli olmadığını her platformda ifade etmekteyiz. Suçları tek başına ceza vererek önleyebilmek mümkün değil. Keşke konu bu kadar basit olsaydı. Devletin alması gereken önlemler var” dedi.

banner9
Esendağlı, özellikle şiddet ve cinsel şiddet içerikli suçların işlenmesinin, sadece yüksek cezalar vermekle önlenemeyeceğinin altını çizerek devletin bu konuda suçun cezalandırılmasından önce, ortaya çıkışının engellenmesi için etkin tedbirler alması ve bu yönde politika geliştirmesi gerektiğini belirtti.

“Suçun nedenleri belirlenmeli”

Hasan Esendağlı, suçlu ve suç türlerinin analiz edilmesinin yanı sıra bu suçları ortaya çıkaran psikolojik, sosyolojik, ekonomik ve diğer sebeplerin tespit edilmesi ve bunların ortadan kaldırılması için mücadele edilmesinin şart olduğuna vurgu yaptı.

Esendağlı, “Bu anlamda devletin hemen hemen her alanda görevleri vardır. Suçun önlenmesinde birinci derecede kolluk yani polis sorumlu olmakla birlikte; eğitim, sağlık, sosyal hizmetler politikalarının bu amaca uygun revize edilmesi şarttır” dedi.

“Ev içi şiddetin önlenmesi için öncelikle devlet bu sorunu ciddi şekilde kavramalı”

Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, özellikle ev içi şiddetin önlenmesi için öncelikle devletin bu sorunu ciddi şekilde kavraması gerektiğine işaret etti.

Esendağlı, şöyle devam etti:

“Ev içi şiddettin diğer şiddet türleri ile farklarını ve özelliklerini saptayıp, önleyici fiili tedbirleri her anlamda devreye koyması ile zamanla ulaşılabilecek bir hedeftir. Her geçen gün aleyhtedir. Her geçen gün birilerinin canına, sağlığına mal olmaktadır. Bu konuda harekete geçilmek için geç kalınmıştır. Durum acildir.

Genel anlamda şiddet suçlarının önüne geçilmesi için de, toplumsal ve bireysel anlamda tedbir alınması ve bu tedbirlerin etkin, ciddi muhaceret ve ikamet denetimlerinden başlaması gerekir. Bunu söylerken, asla Kıbrıslıların suç işlemediğini veya işlemeyeceğini iddia etmiyorum. Ama devletin toplumsal ve bireysel analizleri yapıp, suçun sebeplerini kavrayabilmesi için öncelikle ülkedeki nüfusa ve insan yapısına tam anlamda hakim olması gerekiyor. Bu konunun da geç kalınmış ve acil olduğunu söylememe gerek yok.”

Güncelleme Tarihi: 02 Aralık 2018, 10:51
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96

banner108