banner6

Sucuoğlu: Hükümet olarak üretime destek verme kararlığımız devam edecek

banner37

Sucuoğlu: Hükümet olarak üretime destek verme kararlığımız devam edecek
banner150 banner151 banner143

Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği’nin 36’ncı Genel Kurulu yapılıyor…

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Zorlu Töre, Başbakan Faiz Sucuoğlu, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, HP Genel Başkanı Kudret Özersay ve UBP Milletvekili, eski Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği Başkanı Hüseyin Çavuş genel kurulda konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, turizm ve yükseköğretimdeki gelişmelere işaret ederek, nüfusun da artmasıyla ülkede üretilenlerin çok daha fazla sayıda insana ulaştığını kaydetti.

Dünyadaki gelişmelere ve Rusya-Ukrayna savaşına işaret eden Tatar, “KKTC’nin imkanları belli. Keşke imkanlar bol olsa da sübvanselerle takviyelerle hepimizin işi daha kolay olsa...” dedi.

Ersin Tatar, renkli mazotun tekrardan değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, bu uygulamanın denetlemeyle yapılabileceğini söyledi.

Tatar, kendisinin Maliye, Zorlu Töre’nin Tarım, İrsen Küçük’ün de Başbakan olduğu dönemde tepkilere rağmen zeytinyağının yurt dışından ülkeye gelişinin yasaklandığını anımsattı.

“Ülkemize güvenelim. KKTC’ye sahip çıkalım” diyen Tatar, Anavatan Türkiye’nin desteğiyle daha verimli sürdürülebilir yapının ortaya çıkmasının, Kıbrıs Türk halkına refah bir yaşam sunmanın temennileri olduğunu söyledi.

TÖRE

Meclis Başkanı Zorlu Töre, yerli üretimi ve yerli yatırımların koruması gerektiğini belirterek, “Bu en büyük görevimiz olmalıdır. Olmalıydı” dedi.

Kısa bir dönem Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı yaptığını anımsatan Töre, “Göreve geldiğimde ilk yaptığım iş zeytinyağının ülkeye gelişini yasaklamak oldu” şeklinde konuştu.

Zerdali, kayısı gelişini de yasakladığını belirten Töre, parmak patatesi korumak için fon koyduklarını, nar ithalatını durdurduklarını, et ve et ürünlerine ithalattan katkı payı aldıklarını söyledi.

“Çok büyük tepkilerle karşılaştık” diyen Töre, Toprak Ürünleri Kurumu’na ithal edilen et ve et ürünlerinden 25 milyon TL katkı geldiğini söyleyerek, “Bu katkı payının kaldırılması için direnç gösterildi ama kaldırılmadı. Eğer o karar o gün alınmasa TÜK’ün 25-30 milyon TL daha borcu olacaktı.. Bunları Sayın İrsen Küçük’ün başbakanlığı döneminde yaptık” şeklinde konuştu.

Ülkede birçok sanayi yatırımları yapıldığını ancak korunmadığı için hepsinin kapandığını, borç içinde kaldığını kaydeden Töre, “Bunlar acı gerçeklerimiz. Üretmeyen toplum yok olur demek, bunu seçim bildirgelerine, hükümet programlarına yazmak yeterli değil…. Kimin yerli üretime, yatırıma tarıma, hayvansal üretime destek verdiğini, vermek istemeyenlerin nasıl köstek olduğunu anlatabilirim… Ben Ziraat Yüksek Mühendisiyim, ekonomi de okudum ama o dönem ekonomiden yoksun bakan oldum” şeklinde konuştu.

Ülkenin kendi ihtiyaçlarını karşılamak için iklim şartlarının uygun olduğunu, tarımsal faaliyetlerin artırılması gerektiğini vurgulayan Töre, Annan Planı reformuna Rumlar da “evet” dese, bugün tarımsal faaliyet yapılacak arazi de bulunamayacağını söyledi.

Töre, ülke için ifade edilen hedeflerin dilde değil, yürekte olması gerektiğini ifade ederek, “Çoğu insanın yüreğinde bunların olmadığını biliyorum” dedi.

SUCUOĞLU

Başbakan Faiz Sucuoğlu, dünyanın artık değiştiğini, ülkelerin üretime ağırlık vermesi gerektiğini gördüğünü ifade etti.

Tarımın, yerli üretimin turizm ve yükseköğretim kadar önemli olduğunu belirten Sucuoğlu, üretimin güçlendirilmesi, üretimde kendi kendine yetebilme ve üreticinin desteklenmesi gibi konulara ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi.

Tarımda devlet politikası yaratılması gerektiğini söyleyen Sucuoğlu, üretimde günübirlik politika döneminin geçtiğini kaydederek, “Ülkeler kendi üretecek, kendi kendine yetecek...Yetmek zorunda. Hükümet olarak özellikle üretim yönünde atılacak her adıma, eldeki imkanlar çerçevesinde destek verme kararlığımız devam edecek. Gereken açılımlar için her türlü çalışmayı ortaya koyacağız” dedi.

Türkiye’de de üretimin ne kadar önemli olduğunun, desteklenmesi gerektiğinin konuşulduğunu belirten Başbakan Sucuoğlu, “Anavatan Türkiye’nin yardım ve katkılarını önümüzdeki dönemde göreceğiz. Bu konuları da görüştük. Her zaman olduğu gibi hassasiyet had safhadadır. Gereken her türlü katkının, yardımı daha önceki gibi yapılacağından kimsenin kuşkusu olmasın” dedi.

Başbakan Sucuoğlu, “Hepimiz aynı gemideyiz. Bu gemi su alırsa, zarar görürse hep birlikte zarar göreceğiz. Zaman birlik, bütünlük, hepimizin elini taşın altına koyma zamanındayız.  Süreç dünyada olduğu gibi burada da sıkıntılı devam ediyor. Bıkmadan, usanmadan, sabırla çalışmaya devam edeceğiz, zorlukları hep birlikte göğüslemeye çalışacağız” şeklinde konuştu.

OĞUZ

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz, dünyada tarımın öneminin arttığını, üretimin değerini bilmeyenlerin de öğrendiğini söyledi.

Oğuz, “Tarım bakanları tarıma devlet politikası olarak bakıyor ama ülke şartları uygulamaya böyle yön veriyor…” dedi.

Bazen para olsa da gıdaya ulaşılamadığını, bu günlerde bunun da yaşandığını ifade eden Oğuz, “tarımdaki zafiyet bütün ülkeyi etkiliyor. Planlama yaparken dünyayı düşünerek yeni politikalar geliştirmemiz gerek” dedi.

Tarım Bakanlığı’nın tescil çalışmalarına devam eden Oğuz, arpadan sonra önümüzdeki yıl buğday, incir ve zeytinle ilgili çalışmaların başlayacağını kaydederek, alt yapının daha modern, daha çağdaş ve bilimsel olması gerektiğini söyledi.

Girdi maliyetlerinin arttığına işaret eden Bakan Oğuz, üretim için dünyanın her yerinde üreticiye teşvik verildiğini, bunun bir lütuf değil, geleceğe yatırım olduğunu vurguladı.

ERHÜRMAN

Ana Muhalefet Genel Başkanı CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, tarımsal üretiminin kıymetinin herkes tarafından fark edildiğini ifade ederek, CTP’nin uzun süreden beri kullandığı “üreten yok olmaz” sloganını anımsattı.

Erhürman, “Üretimde ne kadar dışa bağımlıysanız kendi ayakları üzerinde durma konusunda o kadar sıkıntıdasınız demektir. Duymaktan en korktuğum laf... ‘Böyle giderse üretmekten vazgeçeceğiz’ lafıdır” şeklinde konuştu.

Üretimin, sağlığın, eğitimin devlet politikası olması gerektiğini belirten Tufan Erhürman, “Bunu hepimiz biliyoruz, her yerde söylüyoruz da neden gerçekleştiremiyoruz?... Politikalar değişmemeli, günü birlik olmamalı… ” dedi.

Erhürman, bu nedenle 5 yıllık Uzun Vadeli Ekonomik, Sosyal, Kültürel Kalkınma Planı’nın Meclis’ten geçmesi, hükümeti de muhalefeti de bağlaması gerektiğini söylediklerini, niyet varsa bunun yapılabileceğini belirtti.

Tufan Erhürman, “Türkiye ile protokol imzalanmadan biz kendi kalkınma planımızı yapmak, yapacağımız plan üzerinden Türkiye Cumhuriyeti ile istişareye geçmek, Türkiye’nin bu planda neleri destekleyeceğini görmek zorundayız dedik çünkü bu memleketin tarımını burası biliyor…” şeklinde konuştu.

Girdi maliyetlerinin arttığını kaydeden Erhürman, TL’nin değer kaybı hayat pahalılığının artmasına neden olduğunu kaydederek, “Türkiye ile Protokol görüşmelerini yaparken TL kullandığımız için, üretimde, reel sektörde, kamu sektöründe ortaya çıkan kayıpların nasıl kapatılacağı meselesi değil midir?... Biz hatalar yapıyoruz, doğru, dünyada enflasyon var o da doğru çünkü ithalata bağımlıyız. Bütün bunları kağıdın üzerinde, kendi planımızı yaparak konuşmamız gerekmiyor mu?” dedi.

ÖZERSAY

Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, dünyada her şeyi yerle bir eden ciddi değişimler yaşandığını, yaşanmaya devam ettiğini belirtti.

Özersay, tarımda dışa bağımlılığın azaltılmasının esas hedef haline gelecek gibi göründüğünü, öyle de olması gerektiğini ifade ederek, kendi ayakları üzerinde durabilmenin ve coğrafyaya özgü türlerin geliştirilmesi ve tescil edilmesinin önemine dikkat çekti.

Kudret Özersay, hükümet ya da muhalefet fark etmeksizin tarımda dışa bağımlılığın azaltılmasının desteklenmesini gerektiğini söyledi.

Tarımdaki teşvik konusuna da değinen Özersay, desteklerin planlı ve verimlilik esas alınarak yapılması gerektiğini vurguladı.

ÇAVUŞ

2014’te Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği’nin başkanlığına seçilen Hüseyin Çavuş da Genel Kurul’da konuşma yaparak, 8 yılık dönemde tarım konusunda ne hayalleri varsa gerçekleştirdiklerini söyledi.

Çiftçiler Birliği’nin 80 yıllık tarihi olduğunu vurgulayan Çavuş, tarım devlet politikası olmadığından 80 yıl önceki sorunların yaşanmaya devam ettiğini kaydetti.

Hüseyin Çavuş, “Hep birlikte bir masada buluşmalı, kısa, orta uzun vadeli tarım politikasını belirlemeli, barış kültürü çerçevesinde Meclis’ten geçirmeli, gıda güvenliğini sağlayacak bir noktaya gelmeliyiz” şeklinde konuştu.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110