Sulak alanlarımızı koruyamıyoruz

Biyolog Tuğberk Emirzade, atık boşaltımı, moloz dökülerek dolgu yapılması, bitkilerin tahrip edilmesi gibi olaylarla sulak alanlarımıza geri dönülmez zararlar verdiğimize dikkat çekti

Sulak alanlarımızı  koruyamıyoruz
  • 02 Şubat 2018, Cuma 8:21

Ahmet İLKTAÇ

Biyolog Tuğberk Emirzade, ada genelinde dere ve dere yatakları dışında, yüzey alanı 1000 metrekare ve daha fazla olan 373 sulak alan olduğunu tespit ettiklerini açıkladı.

2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü için KIBRIS’a konuşan Emirzade, bu sulak alanlarımızı yeterince koruyamadığımıza dikkat çekerek, göletler çevresinde kaçak avlanma, sulak alanın etrafında “riparian zon” olarak bilinen bölgedeki bitki örtüsünün tahrip edilmesi, araçlarla sığ ve mevsimsel olarak kuruyan sulak alanlarda dolaşılması, atıkların boşaltılması, moloz veya başka malzemelerle dolgu yapılmasının sulak alanlara geri dönülmez zararlar verdiğini söyledi.

Sulak alanlar yüzey sularının toplandığı su havzalarını, toplanan suların aktığı dereleri, biriktiği göletleri de kapsadığından ülkemizi bir vücuttaki kan damarları gibi sardığına değinen Emirzade, dolayısıyla bir noktadaki kimyasal kirliliğin mutlaka uzaktaki noktalara ulaştığını, yer altı sularına bulaştığını vurguladı.

Emirzade, bunun da tarım, gıda üretimi ve içmek için kullanılan suların sağlıksız olmasına yol açtığına değinerek dere yatakları dahil, göletler ile diğer sulak alanların sınırlarına, taşma yataklarına dolgu yapılmaması ve doğal bitki örtüsünün tahrip edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

“Ada genelinde 373 sulak alan var”

Biyolog Tuğberk Emirzade, ülkemizin “kurak” olarak bilindiğini ancak sulak alan olarak tanımlanabilecek yerlerin ülkenin dört bir yanında bulunduğunu söyledi. Emirzade, dünya genelindeki sulak alanların korunması amacında olan RAMSAR Konvansiyonu’nu temel alarak ülkemiz için sulak alanları sazlık, bataklık, doğal veya yapay sürekli veya geçici durgun veya akar, tatlı, acı ve tuzlu karasularını ile deniz kenarlarındaki gelgit bölgelerinde oluşan su birikintileri olarak tanımlayabileceklerini kaydetti.

2014–2015 yıllarında katıldığı bir çalışmada ada genelinde bu tanıma uyan dere ve dere yatakları dışında, yüzey alanı 1000 metrekare ve daha fazla olan 373 sulak alan olduğunun tespit edildiğini anlatan Emirzade, bunların yaklaşık 80 tanesinin KKTC sınırları içerisinde kaldığını bildirdi.

Emirzade, sulak alanlarımızın çoğunun sürekli su tutmadığını veya yol üzerinde olmadıkları için bilinmediğini belirtti.

En geniş sulak alan sistemlerimizin Ayluga, Gülseren, Glapsides civarlarını kapsayan ve Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilen Mağusa Sulak Alanları olduğuna dikkat çeken Emirzade, sulak alanların ekolojik, sosyal ve politik önemleri olduğunu işaret etti.

Biyolog Tuğberk Emirzade, doğal veya yapay, sulak alanların biyo çeşitliliğin yüksek olduğu, binlerce göçmen kuşun uğrak yeri ve kışı geçirdikleri sığınma alanları olduğunu söyledi.

Sulak alanlarının su canlıları dışında o bölgede yaşayan birçok canlıya besin kaynağı sağladığına dikkat çeken Emirzade, bu tür bölgelere bağımlı olarak yaşayan pek çok canlının hayatının ancak sulak alanlardaki ekolojik yapının korunmasıyla sağlanabileceğine vurgu yaptı.

Emirzade, sulak alanların ülkemizde kritik olan su kaynaklarının yeterliliği, seyri ve kalitesi hakkında izleme olanağı sağlayan alanlar olduğunu kaydetti. Sulak alanların turizm ve rekreatif amaçlı olarak da değerli bölgeler olduklarının altını çizen Emirzade, her yıl birçok turist grubunun kuş gözlemi yapmak için ülkemize geldiğini bildirdi.

Emirzade, birçok doğa tur programlarında flamingo, kaşıkçın, çeltikçi, balıkçıl ve diğer kuşların gözleminin yapılabildiği turların da yer aldığına değindi. Emirzade, KUŞKOR’un yürüttüğü Kukla Göleti Kuş Gözlemi projesinin bu konuda çok başarılı bir çalışmaya örnek olduğunu dile getirdi.

 

“Sulak alanlar vücuttaki kan damarı gibi”

 

Tuğberk Emirzade, sulak alanlarımızın büyük çoğunluğunun resmi olarak koruma altında olmasına karşın ne yazık ki yeterince korunamadıklarından yakındı.

Gölet çevresinde kaçak avlanma, sulak alanın etrafında “riparian zon” olarak bilinen bölgedeki bitki örtüsünün tahrip edilmesi, araçlarla sığ ve mevsimsel olarak kuruyan sulak alanlarda dolaşılması, atıkların boşaltılması, moloz veya başka malzemelerle dolgu yapılmasının sulak alanlara geri dönülmez zararlar verdiğini anlatan Emirzade,  sulak alanlar yüzey sularının toplandığı su havzalarını, toplanan suların aktığı dereleri, biriktiği göletleri de kapsamakta olduğundan ülkemizi bir vücuttaki kan damarları gibi sardığını söyledi.

Emirzade, bir noktadaki kimyasal kirliliğin mutlaka uzaktaki noktalara ulaştığını, yer altı sularını da kontamine ettiğini dile getirdi. Bunun da tarım, gıda üretimi ve içmek için kullanılan suların sağlıksız olmasına yol açtığına değinen Emirzade, dere yatakları dahil, göletler, diğer sulak alanların sınırlarına ve taşma yataklarına dolgu yapılmaması ve doğal bitki örtüsünün tahrip edilmemesinin gerektiğinin altını çizdi.

Emirzade, bu tür müdahalelerin sonucunda sulak alanların sağladığı su baskınlarını önleme, suyu filtreleyip temizleme, depolama, biyolojik çeşitliliği idame ettirme gibi önemli ekosistem hizmetlerinin aksadığına dikkat çekti.

2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü’nde öncelikle yeni kurulan hükümetin sulak alanlara duyarlılıkla yaklaşmasını temenni ettiğini kaydeden Emirzade, ülkemizin dört bir tarafına yayılmış olan sulak alanların tanınması, insan hayatına olumlu etkisinin yaşanabilmesi, insanların kendilerine yakın sulak alanların yerlerini öğrenmesi, doğada vakit geçirmeleri, temiz tutmalarını ve orada yaşayan canlıların farkına varmasını önerdiğini açıkladı.

Tuğberk Emirzade, özellikle Karpaz yarımadasında görülmesi gereken tüm adanın en iyi korunmuş estuarileri (denizle buluşan nehir ağzı) bulunduğunu da işaret etti.

Sulak alanlar politik sınırlarla bölünemeyeceği için hem güneyde hem kuzeyde bulunan sulak alanlarının birbirleriyle ilişkisi olduğu göz önünde tutulması gerektiğinin altını çizen Emirzade, tüm adayı kapsayan araştırma ve koruma projelerinin yapılmasını umduğunu sözlerine ekledi.

Beğendim 1 Muhteşem 1 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık