Tabuları yıktı

banner37

Nesrin Hikmet… Eski Yunan Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu… Ancak şu anda yolcu taşımacılığı ile uğraşıyor. Yaptığı işi seviyor ve gece gündüz demeden çalışıyor. Yaptığı meslekle de “mesleklerin cinsiyeti olmadığı” mesajını veriyor

banner87
Tabuları yıktı
banner90
banner99

İŞİNİ SEVİYOR… Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde Eski Yunan Dili ve Edebiyatı bölümünü okuyan Nesrin Hikmet, şu anda yolcu taşımacılığı işi ile uğraşıyor. Yeri geliyor, gece yarısı, yeri geliyor sabahın erken saatlerinde havaalanlarından yolcu alıp, taşıyor. İşini severek yapan Hikmet, zaman zaman bazı erkek müşterilerin “ben sürsem olmaz mı” şeklindeki şakası ile de karşılaşıyor.

Ceren ÖZBİL

Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde Eski Yunan Dili ve Edebiyatı bölümünü okuyan Nesrin Hikmet, şu anda mezun olduğu bölümden çok farklı bir alanda çalışıyor.

Hikmet, üniversite yıllarında Kıbrıs’a geldiğinde yapmaya başladığı yolcu taşımacılığı işini devam ettiriyor. Yeri geliyor, gece yarısı, yeri geliyor sabahın erken saatlerinde havaalanlarından yolcu alıp, taşıyor.

İşini severek yapan Hikmet, zaman zaman bazı erkek müşterilerin “ben sürsem olmaz mı” şeklindeki şakası ile de karşılaşıyor.

“Mesleklerin cinsiyeti olmadığını” söyleyen Nesrin Hikmet, KIBRIS Gazetesi’nin sorularını yanıtladı.

KIBRIS: Kendinizi tanıtır mısınız?

HİKMET: Nesrin Hikmet, 27 Ocak 1993 doğumluyum. İlkokul eğitimimi Lefkoşa’da Şht. Tuncer İlkokulu’nda, ortaokul ve lise eğitimimi ise Yakın Doğu Koleji’nde tamamladım. Daha sonra sınavlara hazırlanarak 2012 yılında Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde, Eski Yunan Dili ve Edebiyatı bölümünü kazandım. Eski Çağ Dilleri ve Kültürleri departmanı bünyesinde bulunan bu bölümü severek ve büyük bir özveri harcayarak okudum. Üniversite yılları içerisinde 4 yıl satranç kulübünün kaptanlığını yaptım ve ayrıca ortaokul yıllarında başladığım yakın savunma (dövüş) sporlarına devam ettim. Lisans eğitimimi tamamladıktan sonra 2017 yılında Yunancamı geliştirmek için 1 yıl Selanik’te Aristotle Üniversitesi’nde eğitim aldım. Eğitim hayatım boyunca kendi ayaklarımın üzerinde durmayı, sorunlarımla baş etmeyi ve çözümler bulmayı öğrendim. Birçok ülke dolaştım ancak hiçbiri Kıbrıs sevdamın önüne geçemedi ve adaya geri döndüm. Geçtiğimiz yıl Atatürk Öğretmen Akademisi’nden Pedagoji eğitimimi ve aynı anda bakanlığın açtığı Turist Rehberleri yetiştirme kursunu başarı ile tamamladım. Şu anda ise daha önceden de tecrübe edindiğim yolcu taşımacılığı işi yapıyorum.

KIBRIS: Yolcu taşımacılığı işine girişiniz nasıl oldu?

Hikmet: Yolcu taşımacılığı işine ilk girişim üniversite yıllarında oldu. Her yıl yaz tatillerinde Kıbrıs’a dönerdim. O dönem bir tanıdığım bu işle uğraşıyordu, bir gün Larnaka Havaalanı’na yolcu almaya gideceğinde ben de eşlik etmek istedim. Daha sonra bu işi ben de yapabilirim dedim. Sonrasında gerekli ehliyetlerimi de tamamlayarak bu işe başladım. Yaz tatillerini boş geçirmemek amacıyla başladığım bu işi, okulu bitirip döndüğümde de umduğum iş ortamını bulamadığımdan halen profesyonel olarak devam ettirmekteyim.

KIBRIS: Bu işe başladığınızda yakın çevrenizden aldığınız tepkiler nasıl oldu? (Bu iş bir kadına göre değil yönünde tepkiler aldınız mı?)

HİKMET: Aslında bu iş bir kadına göre değil şeklinde değil de, o kadar okudun geldin bu işi mi yapacaksın, yorucu olmuyor mu şeklinde tepkiler aldım. Ancak insanın emeğini harcadığı her iş hakkıdır. Maalesef evde oturup bekleyerek hiçbir şey önümüze serilmiyor. Bir mücadele göstermeliyiz. Bu konuda ailemin desteği hep yanımda oldu. Eğer bu iş bir kadına göre değil şeklinde tepkiler alsaydım da buna cevabım; bu işin kadını erkeği yok, olurdu.

KIBRIS: Yolcular karşılarında bir kadın gördüğünde nasıl tepki veriyor?

HİKMET: Şaşıranlar oluyor, şoförümüz sen misin diye soranlar oluyor, bazı erkek müşteriler ben sürsem olmaz mı diye şaka yapıyor. Ancak bir sonraki gelişlerinde özellikle benim gelip onları almamı istiyorlar. Beni cana yakın ve güvenli buluyorlar.

KIBRIS: Bir kadının yolcu taşımacılığı yapması zor mu? Bu konuda hiçbir zorlukla karşılaştınız mı?

HİKMET: Zor. Bir kadının değil genel olarak yolcu taşımacılığı işi zor. Bu işi yapan evli, çocuklu kadın arkadaşlarımız var. Onlar için daha da zor. Yorucu bir iş, dikkat gerektiren bir iş ve en önemlisi can taşıyorsun. Bunların hiçbirini kadın veya erkek olmak değiştirmiyor. Yolda aracının lastiği patlayabilir, yedek lastiğini değişebiliyorum, araç mekanik bir sorun verebilir, buna hızlı bir çözüm bulabiliyorum. Fakat, insanın karşısına zorluğu yine bir insan çıkartıyor, yollarda kendini bilmez sürücüler oluyor mesela, kadın şoför görünce bir şekilde taciz etmeye çalışıyorlar, onlarla baş edebiliyorum ama yine de böyle olmak zorunda değil.

KIBRIS: Gece yarısı ya da sabahın erken saatlerinde seferler olduğu oluyor mu?

HİKMET: Bu işin en zor yanlarından biri de bu. Çalışma saatlerin sabit olmuyor. Uçak saatleri gece yarısında da olabiliyor, sabahın erken saatlerinde de. Ben bu işi gecemi, gündüzümü vererek yapıyorum.

KIBRIS: Ne yazık ki ülkede kadınların çalışabileceği işler konusunda hâlâ belli tabular var. Bu konuda vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

HİKMET: Evet ne yazık ki toplumsal cinsiyet eşitsizliği halen ülkede var olmaya devam ediyor. Mesleklerin cinsiyeti yoktur, öncelikle önyargılarımızdan kurtulmalıyız. Bugün kadın, aynı anda bir anne, bir eş, bir ev kadını ve bir çalışan olabilir. Hem de kadın yapamaz dediğiniz bir işi yapabilir. Kadın isterse, potansiyelinin yeterli olduğu her sektörde işini başarıyla yapar. Yeter ki (siz)ler de bizlere köstek değil, destek olun.

KIBRIS: 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir çağrınız var mı?

HİKMET: Emek kelimesi benim için çok özel, bir o kadarda duygulandırıcıdır. Öncelikle tüm emekçi kadınlarımızın gününü kutlarım ve her zaman birbirimizin destekçisi olmamız gerektiği hatırlatırım. Öncelikle kadına karşı fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddetin bitmesi için hep birlikte el ele vermeliyiz. Eşit, özgür ve aydınlık yarınlara ulaşmak elimizdedir. Kadın ilk önce kendisine güvenmeli ve sonra da istemeli... Kadın mücadeleden vazgeçmemeli ve boyun eğmemelidir. Eşit ve özgür hayat herkesin hakkıdır. Açıkçası ben kadınsız bir dünya, kadınsız bir başarı düşünemiyorum. Yanında bir kadınla yürüyeceksin, yanında bir kadınla mücadele edeceksin, başarının mutluluğunu bir de öyle göreceksin...

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75