banner6

Tahıl rekoltesi 80 bin ton düştü

banner37

Tahıl rekoltesi 80 bin ton düştü
banner151 banner143

Ahmet UÇAR

   Dövizdeki yükselme, girdi maliyetlerindeki aşırı artış, ülkedeki hayat pahalılığı gibi nedenlerden dolayı ayakta duramayacak hale gelen üreticiler, bir darbe de kuraklıktan yiyor.

   Normal şartlarda 100-120 bin ton olması gereken tahıl rekoltesi, kuraklık, don ve verim kaybı gibi sorunlardan dolayı da 40-50 bin ton civarına düştü.

   Hem girdi maliyetleri, hem doğal afetler, hem de desteklerin yetersiz olması nedeniyle büyük zorluk çeken birçok üretici de üretimden kopmak zorunda kalıyor.

   KIBRIS’a konuşan Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği Başkanı Mehmet Nizam, üreticilerin en büyük sorununun girdi maliyetlerinin artması ve TL’nin döviz karşısında değer kaybetmesi olduğunu belirterek, bunun yanında kuraklığın da üretimin düşmesine neden olduğunu kaydetti.

   Nizam, kuraklık, don ve verim kaybı nedeniyle bugün 100-120 bin ton olması gereken tahıl rekoltesinin 40-50 bin ton civarında kaldığını dile getirerek, tahıl üretiminin yeterli düzeyde olmamasının ise dış ülkelere bağlılığı artırdığını vurguladı.

Kuraklık, üretimi olumsuz etkiliyor

   Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği Başkanı Mehmet Nizam,  kuraklık, verim kaybı, don olayı ve düşük rekolte gibi sorunların üreticinin günden güne yıkılmasına sebep olduğunu belirterek, bunların bir an önce devlet tarafından teşviklendirilmesi, tazmin edilmesi ve üreticinin giderlerinin en aza indirilmesi için çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.

   Kuraklıkla ilgili zararların karşılığını devletten değil, sigorta fonundan aldıklarını dile getiren Nizam, Doğrudan Gelir Desteği’nin ise Doğal Kaynaklar ve Tarım Bakanlığı’n tarafından ödendiğini ifade etti.

   Nizam, kuraklıktan zarar gören çiftçilerin zararlarının bir an önce tazmin edilmesi gerektiğine işaret ederek, TL dövizin karşısında değer kaybetmeden önce üreticilerin bu parayla borçlarını ödemesi gerektiğini ifade etti.

   Kuzey Kıbrıs’ın kurak bir ülke olduğuna dikkat çeken Nizam, 5 yılın iki ya da üçünün kurak olduğunu, biri olgun diğeri yarı kurak bir atmosferin söz konusu olduğunu anlattı.

   Nizam, kuraklık, don, verim kaybı nedeniyle bugün 100-120 bin ton olması gereken tahıl rekoltesinin 40-50 bin ton civarında kaldığını dile getirerek, tahıl üretiminin yeterli düzeyde olmamasının dış ülkelere bağlılığı artırdığını vurguladı.

   Nizam, hem kuraklık, hem de don zararı gören üreticilerin bugün isyan bayrağı çektiğini vurgulayarak, üreticilerin sadece yılda bir kez ödendiğini, ancak aldıkları paranın giderlere yetmediği için ailelerini geçindiremeyecek duruma geldiklerini açıkladı.

   Nizam, ülkedeki kuraklığın ne ölçüde olduğuyla ilgili kuraklık çalışmalarının devam etmekte olduğu üzerinde durarak, kuraklığı saptayan tespit komitesinin şu an sahada olduğunu, net bir rakam olmadığını, ancak Çiftçiler Birliği gözünden bakıldığında büyük bir kesimin kuraklıktan zarar gördüğünün söylenebileceğinin altını çizdi.

   Kuraklığın tahıl üretiminin tamamında büyük bir sorun olarak kendini gösterdiğini belirten Nizam, kuraklığın gün geçtikçe arttığını kaydetti.

“Bıçak kemiğe dayandı”

   Nizam, çiftçilerin en büyük probleminin girdi maliyetlerinin günden güne artması ve döviz karşısında TL’nin erimesi olduğunu belirterek, üreticilerin girdi maliyetlerinin dolar olmasına rağmen, gelirinin TL olduğunu kaydetti.

   Nizam, üretim sektörünün büyük bir yıkıntı içerisinde olduğunu dile getirerek, çiftçilerin bunun yanında kuraklıkla da karşı karşıya kaldığını yineledi.

   Nizam, ancak üretimle var olunabileceğini ifade ederek, şöyle devam etti:

   “Gelinen noktada bıçak kemiğe dayandı. Üreterek yok oluyoruz. Bu da göz ardı edilmemeli.

   Üretim sektörünün tamamı hak edişinin karşılığını alması lazım. Alın terinin karşılığını alamayan bir üretici, gece gündüz, soğuk sıcak demeden çalışırken, çalıştığı zamanları göz önünde bulundurarak ve hak ettiğinin karşılığını alması gerekir. Ama bugün gelinen noktada bu karşılığı alan herhangi bir üretici yoktur. Bunların bir an önce düzelmesi gerekir”.

   Nizam, girdi maliyetleri yüksek olduğu zaman üreticinin eline geçen paranın çok az olması nedeniyle bu meslekten vazgeçen çiftçilerin olduğuna da dikkat çekerek, sürdürülebilir bir tarım politikasının bulunmadığını söyledi.

   Üreticilerin aldığı desteklerin girdi maliyetleri oranında paralel olarak verilmesi gerektiğine işaret eden Nizam, yüzde 500 artan maliyetler karşısında üreticilere desteğin de yüzde 500 artmasının önem arz ettiğini anlattı.    

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104