banner6

Tapuda 20 milyar TL’lik kaynak yatıyor

banner37

Tapuda 20 milyar TL’lik kaynak yatıyor
banner150 banner151 banner143

Eniz ORAKCIOĞLU

   Ülkede ekonomik ve psikolojik anlamda yaşanan kaos, tüm sektörleri ve vatandaşları derinden etkiliyor.

   “Ülke bitti, battı, çöktü” diye tanımlanan KKTC için her sektör farklı çıkış yolları arıyor.

   Ülkemizin ekonomik anlamda en güçlü sektörlerden biri olan inşaat sektöründe de yaşanan başlıca sorunların yanında bu sektörde ülkenin ekonomik anlamda güçlenmesini sağlayacak kaynaklar da mevcut.

   Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) Başkanı Cafer Gürcafer, KIBRIS’a konuşarak, ülkede sektör bazında değil, bütünlüklü planlamalarla krize çözüm bulunabileceğine işaret etti.

   Gürcafer, krizden çıkış için inşaat sektörünün doğru bir araç olabileceğine dikkat çekerek, bunun iyice planlanıp, doğru bir araç haline getirilmesi ve sürdürülebilir olması gerektiğini belirtti.

   Tapuda milyarlarca TL kaynak yattığını vurgulayan Gürcafer, “Bu ülkenin insan ve ekonomik kaynakları ülkeyi ayağa kaldırmaya yeterlidir” şeklinde konuştu.

“Bütünlüklü çözüm şart”

   İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, ülkede yaşanan ekonomik krize, sektör bazında bakılmaması gerektiğini ve sektör bazında sorunları çözmenin ekonomiye fayda sağlamayacağını ifade ederek, devletin çağdışı kalan yapısından dolayı bugün bütün sektörlerin yerde süründüğünü ve ancak genel bakış, genel planlama ile çözüm bulunabileceğini belirtti.

   Gürcafer, ülkenin tamamının sudan çıkmış balık durumunda olduğuna işaret ederek, “Devlet para arar, memur fakirleştik diye isyan eder, esnaf iş yapamıyoruz, batıyoruz diye ses yükseltir. Bu nedenle sorunları, daha fazla halının altına süpüremeyiz. Bize bütünlüklü bir çözüm lazım” dedi.

“Krizden çıkış için inşaat sektörü doğru araç olabilir”

   İnşaat sektöründe özel firmalarda bir şekilde çarkın döndüğüne vurgu yapan Gürcafer, özel firmaların yabancı talebine çalışarak, inşaatları tamamlayıp yabancılara sattığını, ama sadece 200-300 firmanın iş yapıp para kazanmasının ekonomiyi kalkındırmaya yeterli olmadığını kaydetti.

   Gürcafer, krizden çıkış için inşaat sektörünün doğru bir araç olabileceğine dikkat çekerek, bunun iyice planlanıp, doğru bir araç haline getirilmesi ve sürdürülebilir olması gerektiğini belirtti.

   Uzun süreli düşünüp, doğru çalışmalar, iyi planlamalarla inşaat sektörünün ülkede yaşanan krize çıkış olabileceğinin altını çizen Gürcafer, ülkenin bir ucundan diğer ucuna tüm sektörleri içine alarak planlamak gerektiğine vurgu yaptı.

   “Ülke çöktü, dibe vurdu, battı” diyen Gürcafer, ülkenin mental, ekonomik ve psikolojik olarak battığını, herkesin bavulları hazır bu ülkeden kaçmayı hedeflediğini söyledi.

   Gürcafer, artık partizanlığın bir tarafa bırakılarak hep birlikte çalışılması gerektiğini savunarak, “Bu ülkenin insan ve ekonomik kaynakları ülkeyi ayağa kaldırmaya yeterlidir” şeklinde konuştu.

“94 bin devredilmeyen tapudan kayıp 20 milyar TL”

   Ülkede eskisi gibi atıl durumda inşaatların olmadığına ve bu konuda sorun yaşanmadığına dikkat çeken Gürcafer, kalanların ise yıllar öncesinden Bulut İnşaat gibi sorunlu firmalara ait olduğunu vurguladı.

   Gürcafer, 2010 yılından bu yana projelerin yolunda devam ettiğini, proje ve inşaatlarda ekonomik krize bağlı sorunlar yaşanmadığını belirtti.

   Mülkiyet Edinme Yasası ve Askeri Bölgeler Tüzüğü sebebi ile 94 bin adet çıkmış tapunun devrinin yapılamadığına işaret eden Gürcafer, bu noktada devletin kaybının 20 milyar TL olduğuna dikkat çekti.

   Gürcafer, 94 bin devredilemeyen tapudan dolayı kaybın 20 milyar TL demek olduğunu söyleyerek, tapuda milyarlarca TL kaynak yattığını vurguladı.

   Gürcafer, Askeri Bölgeler Tüzüğü ile yabancıların askeri bölgelere yakın belirli sınırlar içerisinde ev veya daire alamadıklarına dikkat çekerek, askeri bölgelerde de ciddi bir miktar paranın olduğunu, buralara odaklanılması durumunda bu kaynakların devletin hazinesine aktarılmasının mümkün olabileceğini ifade etti.

“İç piyasaya dönük projeler durdu, 

yabancılardan talep çok”

   İç piyasaya dönük projelerin vatandaşların alım gücünün düşmesinden kaynaklı durduğunu belirten Gürcafer, artık projelerin dış piyasaya yönelik olduğunu kaydetti.

   “Yabancılardan çok yoğun talep var” diyen Gürcafer, özellikle Girne, Esentepe, Tatlısu, Boğaz gibi bölgelere yabancıların talebinin yoğun olduğuna işaret etti.

   Gürcafer, dünyanın dört bir yanından gelen bu taleplerin fazlalığının ise İskandinav ülkeleri, Rusya, Ukrayna, Çin ve İran gibi ülkelerden olduğunu vurguladı.

   Gürcafer, alım gücü düşen ve ev daire ya da arsa alamayan vatandaşlar için de birliğin bir çalışması olduğunu ifade ederek, “Gerçekten ihtiyaçlı olan ve dar gelirli vatandaşlara yönelik hazırladığımız bir sosyal konut projemiz var. Ama bunu uygulamaya koymak için siyasi istikrara ihtiyaç var. 9 ayda değişen hükümetlerle bu iş olmaz” şeklinde konuştu.

   Sosyal konut projelerinin gerçekleştirilebilmesi için siyasi istikrarın yanında, devletin belirleyip proje için göstereceği arazi, düşük faizli kredi olanakları ve yüzde 40’lık vergide indirim gerektiğini söyleyen Gürcafer, projelerin kooperatif mantığı yaklaşımı ve doğru kişi tespitleri ile partizanlıktan uzak olması gerektiğini kaydetti.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110