banner6

Tarihi surlar yıkılmak üzere!

banner37

Lefkoşa’nın Surlariçi bölgesindeki 400 yıllık tarihi surların durumu içler acısı. Zar-zor ayakta duran surların bazı bölgelerinde delikler oluştu, bazıları ise yazılarla kirletildi. Turistlerin en çok uğrak yerlerinden biri olan surlar acilen tamir bekliyor

Tarihi surlar yıkılmak üzere!
banner151

Ahmet UÇAR

Lefkoşa’nın Surlariçi bölgesindeki tarihi surların harabe durumu, görenlerin yüreğini burkuyor. 400 yıllık bir geçmişe dayanan tarihi ve turistik anlamda önemli bir değer olan surlar, zar zor ayakta duruyor.

Bazı surların taşları düşmüş ve delikler açılmış, bazılarının üzeri yazılarla dolu, bazılarında oluşan delikler ise sıradan kerpiç taşlarla kapatılmaya çalışılmış. Bu çirkinlik, tarihi güzelliklerimize büyük bir darbe vuruyor.

 Surlariçi bölgesindeki İstanbul Sokak, Zahra Sokak, Çağlayan bölgesi gibi yerlerde bulunan surlar tam harabe şeklinde duruyor.

Surlariçi bölgesindeki surların acınası haldeki durumundan yakınan bazı vatandaşların isyanı büyük.

 Vatandaşlar, “Surlariçi’ne gereken değer bir türlü verilmiyor. Hem tarihi, hem kültürel, hem de turistik açıdan çok önemli olan bu surların haline bakın. Yıkılan yerleri yaptılar, otları temizlediler ama devamı gelmedi. Bir turist bu surları görse nasıl bir tepki verecek? Bu surlar onlarda nasıl bir izlenim uyandıracak? Turizmi, tarihi bırakın, bu surlar özellikle çocuklar için tehlike de yaratıyor. Delik deşik, yıkılmış surlar çocukların oyun oynadığı alanlarda bulunuyor. Surlariçi’ne ve Surlariçi’nin en önemli yapıları olan surlara gereken ilginin gösterilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

KIBRIS’a konuşan Kültürel Miras Teknik Komitesi Eş Başkanı Ali Tuncay ise pandemi süreci nedeniyle çalışmaların aksadığını belirterek, Lefkoşa’nın Surlariçi bölgesindeki bazı surlarının düzenlendiğini, geri kalanlar için de çalışmaların devam edeceğini kaydetti.

“Venedikliler ve Osmanlılar’dan bu yana varlığını sürdürüyorlar”

Kültürel Miras Teknik Komitesi Eş Başkanı Ali Tuncay,  Cumhurbaşkanlığı binasının yakınından Çetinkaya Burcu’na kadarki alanda bulunan surların, özellikle Zahra bölgesindeki yıkılan surların  tamir edildiğini ifade etti.

Tuncay, Girne Kapısı’ndan Çağlayan bölgesine kadarki alanda bulunan surların henüz tamir edilmediğine işaret ederek, kaynak bulma durumuna ve uzmanların çalışmalarına göre bu surların da düzenleneceğini ama zamanının belli olmadığını söyledi.

Surlariçi’ndeki bu surların Venedikliler ve Osmanlılar’dan bu yana varlığını sürdürdüğüne dikkat çeken Tuncay, 400 yıllık bu yapıların önemli değerler olduğunu söyledi.

Lefkoşa’daki surların tarihi

Lefkoşa’da ilk sur, 1211’de Lüzinyanlılar Dönemi’nde savaşlarda savunma amaçlı kullanılmak için yapılan bir kaledir.

Margarita Kulesi adındaki büyük kule, 1368 yılında Kral I. Peter tarafından yapılmış, ancak II. Peter, bütün şehri çevreleyen ilk surları inşa ederken Margarita Kulesi'ni yıkmıştır.

Venedikliler dönemindeki çalışmalar

Kıbrıs, 1489'da Venedik Cumhuriyeti'nin bir parçası haline gelirken, Osmanlı’nın genişleyeceği korkusu ve 1565’teki Malta Kuşatması’nın ardından Akdeniz’deki birçok Hıristiyan devletin tahkimatlarını (savaşta kullanılan savunma amaçlı binalar) güçlendirmesi sonucunda şehri 1567’de güçlendirmek için adım atmıştır.

Venedikliler, yeni tahkimatların tasarlanması için İtalyan askeri mühendis Giulio Savorgnan ve Francesco Barbaro'yu görevlendirirken, yapımın başlamasından on ay sonra, Savorgnano Venedik’e çağrılmış ve çalışmaya asistanları devam etmiştir.

Mühendisler savunma açısından yetersiz görmesi nedeniyle Orta Çağ tahkimatını, yeni duvarlara yer açmak için yıkmış, Venedikliler ayrıca hem yapı malzemelerinin satın alınması hem de kentin savunulması için daha net bir görüş alanı açmak için şehirdeki birçok evin, kilisenin ve sarayın yanı sıra yeni duvarların dışında kalan binaları da yıkmıştır.

Dördüncü Osmanlı-Venedik Savaşı, tahkimatların henüz tamamlanmadığı bir dönemde başlarken, Piyale Paşa komutasındaki Osmanlılar, 1 Temmuz 1570'te Kıbrıs'ı ele geçirmiş ve 22 Temmuz'da Lefkoşa kuşatmasına başlamıştır.

Surlariçi’ne açılan kapılar

Şehirde 19. yüzyılın ortalarında bir canlanma yaşamaya başlarken, İngilizlerin 1878'de Kıbrıs'ı işgal ettiği sırada şehir hâlâ duvarların içinde bir konumdadır.

Çevreye erişimi kolaylaştırmak için 1879'da Paphos Kapısı yakınında bir giriş yapılırken, 20. yüzyıl boyunca surların içinde daha fazla kapı yapılmıştır.

Lefkoşa'daki Venedik surları, yaklaşık 5 km çevresi bulunan dairesel bir şekle sahipken, duvarlar, Palmanova'nın burçlarına benzer şekilde yuvarlak biçimde çevrelenmiş on bir beşgen burç içermektedir.

Bu burçlara, duvarların inşası için bağışta bulunan on ailenin adı verilmiştir.

Bu burçlar, Sazlı Burcu (Pedokataro), Bayraktar Burcu (Kostanza), Kara İsmail Burcu (D'Avilo), Değirmen Burcu (Tripoli), Kaytaz Burcu (Rokkas), Zahra Burcu (Mula), Cephane Burcu (Quirini), Musalla Burcu (Barbaro), Derviş Burcu (Loredano), Şevketli Burcu (Filatro), Altun Burcu (Giraffa/Caraffa) olarak gösterilebilir.

Lefkoşa’nın günümüzde üç kapısı bulunmaktadır. Bu kapılar ise Baf Kapısı (Porta San Domenico), Mağusa Kapısı (Porta Guiliana) ve Girne Kapısı (Porta del Proveditore)’ dır.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner75

banner88

banner110