Tarihleri kaydırılan davalar ile duruşmalar tekrar programlanacak

banner37

Barolar Birliği Başkanı Esendağlı, Koronavirüs tedbirleri kapsamında mahkemelerde çok acil meseleler ile tutukluluk ve teminat işlemleri haricinde, hiçbir davanın görüşülmediğini ve dosyalama yapılmadığını belirtti

banner87
Tarihleri kaydırılan davalar ile duruşmalar tekrar programlanacak
banner90
banner99

“HİÇBİR ŞEY İNSAN SAĞLIĞINDAN DAHA ÖNEMLİ DEĞİL”… Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, mahkemelerin, temas ve etkileşim bakımından en riskli kamusal alanların başında geldiğine dikkat çekerek insan sağlığı ve hayatından daha önemli bir dava olmadığına vurgu yaptı. Şu an tarihleri kaydırılan davaların ve özellikle duruşmaların tekrar programlanması gerekeceğinin altını çizen Esendağlı, “Önemle vurgulamak isterim ki, hiçbir şey insan sağlığı ve hayatından daha önemli değil. Bizler daha çok çalışır ve uğranılan kayıpları elimizden geldiğince telafi ederiz” dedi.

Eniz ORAKCIOĞLU

Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, tüm dünyayı etkileyen çok istisnai ve ciddi bir krizin ortasında olduğumuzu vurgulayarak, bu salgının gerek dünyada gerekse ülkemizde bazı şeyleri geri dönülmez şekilde değiştireceğine ve etkileyeceğine dikkat çekti.

Esendağlı, ülke gündeminin kitlenmiş olduğuna işaret ederek, sürecin nereye varacağını hep birlikte göreceğimizi belirtti. Esendağlı, bu aşamada esas olanın, bu salgını en az hasarla ve kayıpla atlatmak olduğuna dikkat çekerek, toplumumuzun ilan edilen kısmi sokağa çıkma yasağının amacını kavramasının ve buna göre hareket etmesinin hayati önem taşıdığının altını çizdi.

Esendağlı, insanların kendilerini ve sevdiklerini korumadıkça, alınan tedbirlerin etkili olmasının mümkün olmadığını söyledi. Esendağlı, yaşananlardan dolayı hukukçuların adli yılın ortasında ciddi bir iş kaybı yaşadığını belirterek, bu durumun hem bu adli yıla hem de gelecek adli yıla yansıyacağını kaydetti.

Şu an tarihleri kaydırılan davaların ve özellikle duruşmaların tekrar programlanması gerekeceğinin altını çizen Esendağlı, “Tekrar ve önemle vurgulamak isterim ki, hiçbir şey insan sağlığı ve hayatından önemli değil. Bizler daha çok çalışır ve uğranılan kayıpları elimizden geldiğince telafi ederiz. Ama tek bir kişiyi bile bu salgın sebebiyle kaybetsek, işte bunun telafisi olmaz” dedi.

Esendağlı, kısmi sokağa çıkma yasağı kararına uymayanlar için uygulanacak cezalarla ilgili bilgiler de verdi.

Esendağlı, kısmi sokağa çıkma yasağı için, Fasıl 156 Sokağa Çıkma Yasağı Yasası uyarınca ilan edildiğini belirterek, yasağa uymayanlara 100 Kıbrıs Lirası (muadili 3 bin 600 TL) para cezası veya 1 yıla kadar hapis cezası veya her iki ceza birden uygulanabileceğini vurguladı.

“Mahkemeler riskli kamusal

alanların başında gelir”

Esendağlı, salgının hukukçulara ve davalara etkisini de değerlendirerek, mahkemelerin kapanmış durumda olduğunu vurguladı. Esendağlı, çok acil meseleler ile tutukluluk ve teminat işlemleri haricinde, hiçbir davanın görüşülmediğini ve dosyalama yapılmadığını belirtti. Esendağlı, bunların doğru bir adım olduğunu kaydetti.

Mahkemelerin, temas ve etkileşim bakımından en riskli kamusal alanların başında geldiğine dikkat çeken Esendağlı, insan sağlığı ve hayatından daha önemli bir dava olmadığına vurgu yaptı.

Esendağlı, bu sürecin ne kadar uzayacağına bağlı olarak bir takım olumsuz sonuçlar ve/veya mağduriyetlerin kendilerini beklediğini hatırlatarak, bu yaşananların çok istisnai bir durum olduğunu yineledi. Esendağlı, “Bu istisnai duruma denk gelen herkes gibi mahkeme hizmetlerinin muhatapları olan kişiler ve avukatların da o veya bu şekilde mağdur olması, yüksek olasılık maalesef” şeklinde konuştu.

“Virüsün cezaevine girmesi

ağır sonuçlara yol açabilir”

Esendağlı, cezaevinde af isteği ile yapılan greve de değinerek, herkesin kendi ve yakınları için endişe duymakta haklı olduğunu kaydetti.

Esendağlı, cezaevinin kapalı bir yer olduğunu ve normal koşullarda da sağlıksız bir ortam olduğunu vurgulayarak, virüsün cezaevine girmesinin ağır sonuçlara yol açabileceğini belirtti.

Bu durumu değerlendiren Başsavcılık ve Mahkemelerin, durumu uygun olarak görülen bazı hükümsüz tutukluların teminat koşullarını değiştirerek serbest bırakılmalarını sağladığını söyleyen Esendağlı, böylelikle cezaevindeki yoğunluğun bir miktar azaltmayı amaçladıklarını aktardı.

Esendağlı, cezaevinde çok ciddi önlemlerin alınması gerektiği ve özellikle yüksek risk grubundaki mahkumların korunması için özel gayret sarf edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, cezaevindeki hükümlü mahkumların sayısını azaltmak gerektiği neticesine varılırsa bunun iki yolu olduğunu belirtti.

Esendağlı, birinci yolun, Af Yasası yapmak olduğunu ve bu yetkinin Cumhuriyet Meclisi'ne ait olduğunu hatırlatarak, ikinci yolunun ise İnfaz Tüzüğü'nde değişiklik yaparak, ceza indirimi oranını artırmak ve cezalarının belli bir kısmını çeken mahkûmların tahliyesini sağlamak olduğunu vurguladı. Esendağlı, bu yetkinin ise, Bakanlar Kurulu'na ait olduğunu anımsatarak, “Alınacak uzman görüşleri ışığında cezaevindeki mahkum sayısının azaltılması gerektiği sonucuna varılırsa, İnfaz Tüzüğü'nde değişiklik yapılması alternatifi, benim kanaatime göre eşitlik ve adalet ilkeleri bakımından daha uygun olacaktır” dedi.

“Durum ekonomik alanı da

ciddi şekilde etkileyecek”

Esendağlı, yaşanan sürecin olumsuz sonuçları olacağını belirterek, durumun ekonomik alanı da ciddi şekilde etkileyeceğine dikkat çekti.

Esendağlı, “Küçük ve imkanları dar bir devletimizin olması, yaşanacak olan sıkıntıların boyutunu da artıracaktır. Ama ben bu aşamada o kadar karamsar olmak istemiyorum. Bu noktada da söyleyeceğim yegane şey şu: Kurallara, sokağa çıkma yasağına uyalım, tedbirlerimizi alalım ki, bu kapalı dönem mümkün olduğunca erken bitsin. Ne kadar erken biterse, hasar o kadar az olur. Aksi halde mahkemeler bunun neticeleri ile başa çıkabilir mi, hep beraber görmek durumunda kalırız maalesef” şeklinde konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75